birkaç yıl öncesine geri dönsem bu sefer onunla düşünmeden evlenirdim herhalde.
devamını gör...
1 yıldır tanıştığım ve arkadaşım olan bir kız vardı, kızı pek umursamazdım; yeri geldiğinde mesafeli, yeri geldiğinde de samimi davranırdım ama az önce 'sana aşık olmaktan korkuyorum.' falan dedi, bundan önce de bana saniyelik aşık olduğunu vurgulamıştı, sonrada 'seni hayatımdan çıkarıyorum.' dedi, tabii ben de 'umurumda değil.' deyip geçtim... sonuç: engellendik.

yahu benim üzerimde bir lanet mi var acaba sevgili yazarlar? benim kimseyi kendime aşık etmek gibi bir isteğim/niyetim falan yok. bu tür insanlar niye kendi kafalarına göre iş yapıyorlar ki? bir anlamadım gitti yahu. ulan; ya aşık olunur, ya hiç olunmaz. bunlar neyin derdinde moruk ya? harbiden bu kadınları/kızları anlamak o kadar zor ki...

edit: sözlükteki eksici sayısını bu tanımdan öğrenebilirsiniz, teşekkürler...
devamını gör...
işyerinde birinin işten çıkarılıp çıkarılmaması kararının verilmesi için ağzımdan çıkacak 2 kelime bekleniyor.

"gönderin" veya "kalsın". çok stresliyim şu anda...
devamını gör...
dün beynimin kısa devre yapması sonucu bankacıları payladım. haksız yere rezonans yaşamalarına, bir gerilim filmine maruz kalmalarına neden oldum. bugün aklım başıma gelince de gidip paşa paşa tükürdüğümü yaladım. eee Allah'ın tokadı yok merrydef! neyse ki böyle durumlarda tek tesellim gururumu yeterince örselemiş pespaye bir geçmişin getirisi, özür dilemekten gocunmayan esnek karakterim. burnumu düştüğü yerden alıp yaşamaya devam...
devamını gör...
öyle bir süreçteyim ki...


yaklaşık 1,5 yıldır bu kadar da olmaz dediğim ne varsa hızla üstüne katarak yaşıyorum tüm sayın olmazlarımı.

hepsini değil belki ama birçogundan haberdar olan bir arkadaşım vardı.aynı şekilde ben de onun bircok yaşadığını iyi-kötü her halinden an be an haberdardım.

sonra birbirimize aynı vakitlerde benzer hatalar yaptık. ben sinirli iken kırdım onu, daha sonrasında pişmanlığımı dile getirirken beni ateşleyenin o olduğunu hatırladım cümle aralarında, bu ona özür değil onun da hatalı olduğunu vurgulamamdı. hal böyle iken ikimizde toz kondurmadık egomuza.

şimdi ayrı toprakların tozuyuz. bir rüzgarla uçuşup birbirimize dokunma şansımız olsa da yorgunuz rüzgarın sırtına binmeye.
ben galiba özlüyorum yine bugün dostumu.
devamını gör...
ülke de azcık kendini okumuş bilmi zanneden biri, karışısındaki farklı konuşunca yaşın kaç senin diyebiliyor. geçen biri bana seninle aramızda 20 yaş var ona göre konuş diyor. ne yapayım sen bu yaşına kadar benim kadar deneyim yaşamadıysan. lan kimsin sen. neyseki toplumun en akıllıları delileridir.
burda ki birkaç kişi ile kendimi yormayacağım.
konuyu nerelere getirdiler. sen hadis bilmiyorsan ben ne yapayım.
devamını gör...
itirafımdır; mutluyken hiçbir şey koymuyor. hele gülüşünü duyduktan sonra pıçaklasalar kanım akmaz. *
devamını gör...
uzun zaman sonra gözlerimden yaş aktı. ama ne üzücü bir şey oldu ne de sevinçli bir şey. yetersiz olduğum için ağladım bugün evet. annemin babamın önünde yetersiz biri olduğum onaylanmış oldu. utandığım için ağladım.

böyle günlerde aklıma iyi şeyler de gelmiyor. keşke biraz daha cesur biri olabilseydim.
devamını gör...
başkasına sağanak olup yağanlar bize bir damla bile damlamıyor.
devamını gör...
itiraflarınızı hiç beğenmiyorum. daha açık olun. yoksa karalama defterine buyrun. *
devamını gör...
8 senelik bir mevzunun öznesi kişi bana dönüp bakmadığından ötürü, hayattaki her güzelliğe kötü gözle bakıyorum.
küçük bir örnekle açıklamak istedim. mesela bir ortama girdim ve herkes beni çok sevdi, çok iyi biri çok dürüst biri buldu, artık ne ise.
ardından kendime dönüp, o'nun bana dönüp bakmadığını hatırlıyorum. ve olan bitenden mutlu olamıyorum.

hayatının birinin ellerinde olması ne garip. ve o hiçbir zaman dönüp de bakmayacak.
geçen mevlana idris'in çocuklar için yazdığı bir kitapta okudum galiba. insanın her istediği olsaydı çok zarara uğrardı tarzında bir lafı vardı. o cümleyi düşünüp kendimi teselli etmeye çalışıyorum.
devamını gör...
yaşım 12, 13 iken dedemin cebinden o uyurken para çalar atari oynardım. adam bir kere bile gelip bir şey söylemedi yüzüme. en fazla yaptığı giysileri başka yere koymak oldu. ben de akıllandım kısa bir süre sonra kestim bu salak davranışı. ama o adamın naifligi çıkmadı aklımdan. sessiz sedasız, bana çok büyük bir ders verdi.
devamını gör...
değmeyecek cesurluklarda bulundum. bazen cesaretsiz olmak gerekiyor. ne derler; herşeyin fazlası zarar.
devamını gör...
kendimi bildim bileli, gergin olduğum vakitlerde angara havası dinlediğim doğrudur. hele son zamanlarda müzik zevkim de, keyfim de evrim geçirdi.
devamını gör...
çalan telefonu ters çevirerek sessize alıyorum. 2 dostumtan başkasını görmek istemiyorum. onların iyi yada kötü olmasından dolayı değil sadece istemiyorum. ben bana iyi gelen insanlarla konuşmak istiyorum bencillik mi bu öyle olsun.
devamını gör...
bu seneyi hayatımın en ahmak senesi ilan ediyor ve kendisini bir detay dışında unutmak istiyorum. unutacağım günlere varmak istiyorum.

başardım, büyümedim bunca zaman ama korkarım artık büyümeliyim.
devamını gör...
bugün iki tane sınavım vardı. birinden çıktım digerine bir buçuk saat var. önce bi eminönü'ye dogru gidecek oldum sonra ne alaka diyip tekrar merkez kütüphaneye yöneldim. beyazıt meydandaki kuşların arasından geçerken (fatafatafata diye kanat çırpıyo güvercinler) ne kadar da yalnızım lan diyip kendime güldüm sonra salla diyip notu okumaya gittim.
devamını gör...
ne yazılırki şimdi buraya. yaşanmamamış bir şeyin itirafımı olur len?
devamını gör...
dün gece bu başlığa girdim. yazsaydım küçük hayatımın büyük itirafı olacaktı. fakat şu kısa ömrümde gece sarhoşluğuyla yazmama iradesini kendime kazandırmışım. sabah kalktığımda yazmadığımı görüp gururlandım.
devamını gör...
ev arkadaşlarımla oturuyoruz birinden bahsediyorum, olay anlatıyorum. ordan oda arkadaşım sordu işte:
-burcu ne? akrep mi? o da?
+ yok canım ne akrebi öyle rahat akrep mi olur. manyak. yay o.
-sessizlik ,acı gülüşler.-
dememle yan tarafıma bakamamam bir oldu. ben sıralayıp sıralayıp en sonunda yay o, derken yanımda oturan arkadaşın yay olduğunu unutmuşum. *neyse rezil oldum toparlamaya çalıştım ama nafile kızın morali de pek iyi değildi toparlayamadım yani ama ben onu kastettiğimden deği..*
devamını gör...
üç yıl önce 11 martta bir mesaja verdiğim cevaptan sonra bugüne kadar yaşadıklarım beni benden etmeye yetti.
devamını gör...
8 yıl boyunca koşturduğum güzel işlerden bir süredir uzak kaldım, bu süreçte ne kadar çabuk rehavete ve rahatlığa kapıldığıma şahit oldum. "oysa 6 7 ay önce dertleriyle uykularımı kaçıran çocuklar vardı etrafımda, ne oldu onlara? ne çabuk boşluğa bıraktım kendimi? ben bırakınca onların derdi son buldu mu?" diye düşünürken 4 yıl önceden bir fotoğraf çıktı önüme az önce... yine mart ayındayız ve yetimlerle bir salonda eğlenip kendimizden geçerken yarım yamalak bir poz vermişiz, hepsinin yanakları al al koşmaktan... bense şaftı kaymış bir palyaço kılığında osman'ı kucağımda zapdetmeye çalışıyorum. hepsi önüme dizilmiş, ibrahim başgan, ayşe, şirince zeynep ve diğerleri... biliyorum yerime başkaları onlarla ilgileniyor belki de beni çoktan unuttular. ben uzaklaşsam da hiçbirini unutmadım.

hem nasıl unutabilirim ki, sen de olsan unutmazsın sözlük...

şirince zeynep'in salondan dışarı çıktığımızda yoldan geçen bir çocuğun babasına seslenerek koşarken bakakalışı ve onlar gittikten sonra yeni kaybettiği babasını hatırlayıp "ben de babamı istiyorum." diye ağlarken beni jokerden bozma palyaço halimle ona sarılarak ağlatmasını, yanlarına giderken haber verdiğim muhammedle isa'nın sokağın başında beni karşılayıp bacaklarıma dolanmalarını, uçuramayacağımı bile bile mutlu olsun ve eğlensinler diye mahallenin dik yokuşundan uçurtma uçurma bağanesiyle yalpalaya yalpalaya koşmalarımızı nasıl unutayım.

yine mart ayındayız, yetim dayanışma günleri başladı ve maskot ablanız sizi çok özledi...
devamını gör...
geçen perşembe öğlen dersteyken bi mesaj aldım, filmlerde oyuncunun etrafındaki her şey döner kişi fenalaşır başı döner ya. hah işte o şekil oldum. hemen gittim idareye izin aldım birkaç arkadaşa dedim ben gidiyorum.. duramayacaktım.

o gün arayan arkadaşlardan sadece birine olayın aslını anlattım. diğerlerine ise tek söylediğim kötüydüm ama şimdi daha iyiyim demek oldu. eskiden gerekli olduğunda ustaca yalan söyler, kendimi kurtarmam gereken bi hal varsa kurtarır , başı sonu iyi bağlardım. şimdilerde daha az yapıyorum. hafızam eskisi kadar iyi değil ondan mı üşengeçlik mi bilmem ama bazı ifadelerle geçiştirmeyi seviyorum.
devamını gör...
mıymıntı, mutsuz, memnuniyetsiz insanlarla muhatap olmuyorum çok arkadaşlığımı bitirdim böyle. hatta kuzenim de böyleydi bütün dünyanın kahrını o çekiyor sanki hiç bir şekilde mutlu edemedik. neyse işte evlendi de kurtuldum. canım kuzenim.
devamını gör...
kötüyüm.
bu kadar kötü biri olduğumu hiç düşünmemiştim. öyle böyle değil bayağı kötü biriyim.
evvelinde yaşadığım olaydan ötürü daha büyük bir darbe yemeyeceğimi düşünürdüm. şimdi ise kendimi tanıyamıyorum.
çimkafa her gün biraz daha uzaklaşıyor kendi masumluğundan. biraz daha yabancılaşıyorum kendime.
devamını gör...
kendim ile ilgili analizleri tespit edemiyorum bazı konularda. ve bu karşıdakini çıldırtıyor sanırım..
devamını gör...
bugün haberlerde engelli adamı engelli asansöründen indirmeye çalışan iranlı kadınlara ana avrat sövdüm. hele "allah biliyormuşta seni o sandalyeye oturtmuş" dedi biri sülalesine düz kaydım. şuan yazarkende hala küfür ediyorum. hatta çevredekilerede sövdüm ulan yokmuydu orda o lafı duyunca saç baş yolacak biri? ne biçim duyarsız bir millet olmuşuz!! engelli adamı asansörden biz binicez diye indirmeye çalışıyorlar yanı başlarında da yürüyen merdiven!!! tüüü sizin insanlığınıza!
devamını gör...
insanların değişim hızına ayak uyduramiyorum. heyecanını yitirenlerin, yolun dönenlerin, ben onu hayatta yapmam diyenlerin dönüş hızlarını hesaplayacak matematiğe dahi sahip degilim.
önceki kalem ucum çok iyi çıkmıştı mesela. öyle sevmistim ki onu... sonra o uc bitti, hatırasına riayeten bir liralık uc almak yerine o kadar para verdigim uçlu kalemimi bir kenara koydum, yumurtlayan kalem aldım. kalın ve silik yazıyor ama yol ya bu dönmek yok.
aynı biten ucumu bekler gibi beklediğimi farkettim bazı şeyleri. o kadar umutsuz aslında durum.
sonra beklediğime bakıyorum da, hadi kendine saygın yok insan karsidakine ayıp olmasın diye biraz duraksar. tamam biliyorum tiyniyetinde vefa yok da sigara markana daha riayetlisindir be. ne ara... diye iki kelime çıkıyor sadece ağzımdan.
neyse koca bir elhamdulillah.
devamını gör...
"çok şey diyecektin, bir anlamı kalmadığını fark edip sustun. konuşmak istedin, beklenilmediğini hatırladın, geri döndün. kimse bilmedi"
devamını gör...
sabah sabah 432 başlık altında 1334 entry ile zirveyi zorluyoruz hadi hayırlısı bakalım.
devamını gör...
içimde kıyamet kopsa anneme iyiyim annecim diyorum, kötüyüm dersem açıklama yapmam gerekecek çünkü ben açıklarken o umursamayacak ve kalbimde bir yara daha açılacak biliyorum.

bunca yıldır iyiyim diye yalan söyledim, bırak telefonu gözünün içine baka baka bile iyiyim diye yalan söyledim ama o hiç anlamadı.

bir gün anne olur muyum bilmiyorum ama asla annem gibi bir anne olmayacağım bunu çok iyi biliyorum.
devamını gör...
korkmuyor gibi yapıyorum ama gireceğim ameliyattan korkuyorum gençler. erteleyip duruyorum, bakalım nereye kadar.
devamını gör...
bunaldığım anlarda “hayat geçici bir imtihan, ne olursa olsun devam etmem lazım” diyip kendimi avutuyorum.
devamını gör...
bi zamanlar bi araf kişisi vardı,noldu la ona diye hiç merak eden oldu mu çok merak ediyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar