o kadar rahatım ki şu ara. dönemin başında sürekli yurt dışı planları yapıyordum. kredi kartı borcunu hesaplamalar, krediye bakmalar, para biriktirmeye çalışmalar, hesaplar, hesaplar. ne alsam içim yanıyordu. sonra ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi. euro oldu 5 lira ve avrupa planı tamamen rafa kalktı. artık gönül rahatlığıyla para harcıyorum. hayaldi, gerçek oldu!
devamını gör...
insanlar, yaşam tarzları bakımından üç gruba ayrılır.
1. kendisine verilen nimetlerin farkında olan ve şükreden grup,
2. kendisine çeşit çeşit nimetler verilen, bunun farkında olmayan fakat hayattan zevk alan grup,
3. kendisine çeşit çeşit nimetler verilen, ekserisi bunun farkında olmayan ve sürekli az bulan, elindekileri küçümseyen ve hep daha fazlasını isteyen; olmayınca isyan eden acayip bir grup.

şu sözlükte 100 kişi varsa eminim 90 kişisi 3. gruba dahildir. herkeste bir isyan, bir boşvermişlik, yenilmişliğin verdiği eziklik ve çöküntü...
aranızda eğlenceli bir kişi bile yok mudur arkadaş?
hepiniz mi depresyondasınız? hepinizin mi karadeniz de gemileriniz battı?

karar verdim, artık depresif takılanlarla yavaş yavaş arayı açmayı düşünüyorum.
valla sizinle hayat çekilmez. valla çekilmez, billa çekilmez.
mutsuzluk denizinde mutluluk arıyorsunuz. mars'ta su bulunur ama size uygun bir mutluluk şekli bulunmaz.
değişin biraz. hayattan keyif almayı öğrenin.
azcık parklara, bahçelere çıkın da şu suriyelilerden hayattan nasıl tat alınır, nasıl eğlenilir öğrenin.
devamını gör...
oturup hüngür hüngür ağlamak istiyorum. birazcık sakinleşip hava almak, iki günlüğüne bir yerlere kaçmak yada her şeyi başa alıp tekrar başlamak hiç bir işe yaramıyor artık. sanki beynimdeki alan bitti. daha önce yaşamak için hiç bu kadar boşa çabalamamıştım.
devamını gör...
az önce çok sevdiğim bir grubun başlığına baktım entry girmek için. ne göreyim uzun zaman önce kapanan bir sözlükte yazdığım bir entrynin tıpatıp aynısını gördüm, dünya ne kadar küçük. bunu artı olarak kabul ediyorum.*
devamını gör...
son günlerde ciddi ciddi mahlasımı değiştirmeyi düşünüyorum. bir mevzu açılıyor çinlilere sallıyorum sonra okuyucu mahlasa bakıp birader o zaman bu mahlas ne diyor. eeee o da haklı şimdi. orjinal bir şey bulmam lazım.
devamını gör...
geçen gün yaz geldi diye sevindirik olmuştum
bugün görüyorum ki yaz, baya baya yer yapıyo kendine.
kimseye bu kadar müdahil hakkı tanımam!
çekilir misin tepemden?

keşke bu kadar kolay olsaydı....
- üşüyorum, hey sen beni üşütemezsin soğuk! geri bas!
desem ve tüyse soğukluk...

hakimiyetimin olmadığı her şeyden nefret ediyorum.
devamını gör...
kıskanmıyormuş gibi yapmaktan, kuul takılmaktan yoruldum. seni deli kıskanıyorum be adam var mı diyeceğin!! burayı da görürsen diye yazıyorum bunu asla ağzımdan duyamayacaksın. çünkü, çünküsü yok! duyamayacaksın.

kendime sinir oluyorum.
devamını gör...
epeydir üzerinde çalıştığım önemli bir konuda resmen pisliğe bulaştım bir şey değil konuyu da bitiremedim.
her şey yarım kaldı ve ben koca bir merak topu olarak ortalıkta gezinmek durumunda bırakıldım.
işte bu hiç adil değil.

oysa olumlu ya da olumsuz sonuç önemli değildi veriler üzerinde çalışsam bana yetecekti.
devamını gör...
bir dünya insanın çok kolayca yaptığı uyuyabilmeyi yapamıyorum. en son bir saat önce herşeyi bıraktım yattım bir milyon öteye beriye dönüşümü yaptım ve yoruldum. neden yahu neden bi insan neden uyuyamaz. hayır belirgin derdim tasam yok Allah’a şükür. erken kalkacağım azıcık uyusamya.

hepinizi kıskanıyorum başını yaslığa koyup hemen uykuya dalan tayfa. alacağım var sizden.
devamını gör...
yaptığım şeylerden pişmanlık duyacağımı adım gibi biliyorum ama yaptığım şeyler bana zevk veriyor diye onlardan vazgeçemiyorum.
devamını gör...
dün akşam çay içtiğim masaya gelip para isteyen suriyeli dilenciye 1 tl verdim. az gelmiş olacak ki suratıma pis pis baktı. ne bakıyon? başka bozuk param yok dedim. ısrarla tepemde bekledi durdu. şorba şorba dedi. ben de ufak bir kağıt para verip; "al git şorba iç" dedikten sonra inşallah cırcır olursun deyip için için güldüm.
gecenin bu saatinde kalkıp entry girmemin sebebi ise cırcır olmam.
ulan bu dilenciler de hiç şakadan anlamıyor arkadaş!
devamını gör...
bu saatlerde sözlüğü dinlemeye başlıyorum. mahlasları. gecenin sessziliğinde mahlaslara sesli tasavvur yüklemek değişik bir his. mesela kaderini kovalayan adamın ayak seslerine ateşin çıtırtısı ekleniyor. çinli ipek tüccarı en güzel ipekler bende diye yırtınırken boyacı çocuğun fırça sesleri gecenin sessizliğini delip geçiyor. eyjafjallajöküll diyemeyen izlandalının eyjafjallajökül demeye çalışırken meydana gelen harf kalabalığının sesine boştenekenin dolu sesi eşlik ediyor. kıraathanemüdürü ise kendisi ses çıkarmazken çay tabaklarının şakırtısı ile bu ahenge ortak oluyor.
devamını gör...
arkadaşımla wp’de konuşurken ailesinin ekin yapmaya gittiklerini söyledi. karadeniz’de evleri varmış. fotoğraf istedim. sadece fotoğraflarda görebileceğim, ekran resmi yapabileceğim fotoğraflar gönderdi bana. sisli dağlar, alabildiğine orman. o kadar özendim ki. tepkilerime de çok şaşırdı. ona artık normal geldiğini söyledi. en çok da mayısta güzel oluyormuş. üzülüyorum sözlük. betonun içinde çürümekten korkuyorum.
devamını gör...
üşüdüğümü söylemiş miydim? düzeltiyorum; üzerimdeki kışlık pijamanın ve yeleğin üzerine sıkı sıkıya yorgana sarılmış olmama rağmen üşüyorum.

bir hastalığım eksikti, o da vizelerimin en yoğun olduğu haftaya geldi ya tamamım artık. ankara'nın en güzel zamanında hasta olmayı başardığım için alkışımı bekliyorum, yalnız alkıştan önce biri Allah rızası için bana sıcak su torbası ayarlasın galiba az sonra ruhum donacak.

10 saat sonra gelen güncelleme: sen ne ulvi ne müstesna ne güzel bir ilaçsın majezik. seni üreten, üretmeyi akıl eden, eczaneye getiren yada herhangi bir şekilde bana ulaşmanı sağlayan herkese sarılasım var.
devamını gör...
tam çarpıcı bir itiraf geldi aklıma anlatacam sonra vazgeçtm. içinde bulunduğum teşkilatın kuralları aklıma geldi. uçmak istemiyorum sevdiğim ve saydığım bir platform.
devamını gör...
ben aşığım.
hayatım boyunca yenilgiden kaçtım. yenileceğimi, kaybedeceğimi düşündüğüm savaşa girmek istemedim hiçbir zaman.
çok korkakça ama belki denesem yapabilirdim diye düşünmek bana güç veren düşünce oldu.
yine de kaybettiğim çok oldu elbet. başaramadığım, elde edemediğim yığınla şey var. herkes gibi.
ve ben yine “hayır” cevabını almak istemediğim bir durumdayım. üstelik aylardır.
daha fazlasını teklif ederek elimdekini kaybetme düşüncesi kadar korkutucu bir şey yok şu an hayatımda.
olacaksa tam olsun, olmuyorsa olmasın diyemiyorum. yarım’a mı razıyım, yoksa zaten bu halimle de mi mutluyum ayırt edemiyorum.
ayırt etmeye dair herhangi bir çabam da yok zaten, istemiyorum çünkü. sonucunu görmek, buna katlanmak istemiyorum.
sadece seviyorum. aşığım ya da. farkı neyse artık.
ve bu çok güzel bir his.
bunu kaybetmemek adına her şeyi yapmaya hazırım.
aşk, salaklıktır çünkü. ben bu salak halimi çok seviyorum.
bu da sözlüğe değil, kendime itirafım olsun.
devamını gör...
içime sinmeyen, canımı sıkan bişiyler var. kral olsam emrimdekilerin tizzz vurun bunların kellesini der rahatlamaya çalışırdım da o da yok.

monark tiz göm şunları...
devamını gör...
ah bir bildiklerimi söylesem sözlük hallaç pamuğu olacakta neyse insanlık gene bende kalsın. mevlananın en sevdiğim sözü "başkalarının kusurlarını örtmekte gece gibi ol." ben en iyisi mevlanayı dinleyeyim. bunu neden söylüyorum benimde kusurum vardır elbette, insanım kimine göre yaptığım hatadır. ama bu güne kadar yapıp da arkasında durmadığım, inkar ettiğim bir şey olmadı. elhamdülillah Allah ikiyüzlü etmesin kimseyi. ha bir de not sagopa kajmerin çok sevdiğim bir şarkı sözü var:
" benim hayatım beni bağlar
benim hayatım beni düğümler
uzaktan konuşmak kolay
ateş düştüğü beni yakar. "
devamını gör...
okulun cennetini mezuniyete 2 ay kala keşfettik. 1500 basamak indim çıktım, yorgunluk başıma vurdu sabahtan beri bu şarkıyla geziyorum.
devamını gör...
ağlıyorum.
son bir saate yakındır ağlıyorum.
önce sessiz ağladım, evde kimsenin olmadığına emin olunca ise ses kattım gözümden sıktıklarıma.
sonra çok sesli ağladım.
çok ve sesli ağladım.
duvara çarpıp kulaklarıma tıkandı sesimin yankısı.
bunu fark edince alttaki komşular duymasın diye alt dudağımı ısırıp ağladım.
gözyaşlarıma kattığım dudağımın kanı çenemde birikene, onlar akıp göğsümü yakana kadar ağladım.
yüzümü fetheden tuzlu zaferin tadını alana kadar ağladım.
odamdaki hava bitmiş de boğuluyormuşum gibi ağladım.
zorunda olmanın teslimiyetine bir teslimiyet daha yazdırdığım için ağladım.
korkaklığımla tüm uçuşları iptal ettirdiğim icin ağladım.
şu an bitmeyen bir ağlamanın ağlayan tarafı olduğum için ağlıyorum.
devamını gör...
bu kadar derde kedere ragmen hala dimdik ayaktayım
aferin bana.
devamını gör...
birine yardım etmek için o kişinin müslüman olması daha da detaya inersek namaz kılıyor, oruç tutuyor olması gerektiğini öğrendim bugün ismi lazım değil bir yengeden göya yaptığın iyilik kabul olmazmış Allah katında. kafamda oturtamıyorum bu durumu, rabbimin kul ayırmadan her gün her beşere rızık vermesiyle o kadar bağdaşmayan bir şeyki birine yardım etmek için onun ibadetini sorgulamak. hem ibadet ulu orta mı yapılıyor ki bilesin. hadi onu gördün kalbini nasıl bileceksin? hiçbir şey söyleyemediğim için kendime çok öfkeliyim. bu soruları ona soramadığım için çok öfkeliyim. bizden olmayan ölsün mantığına öfkeliyim. her şeye öfkeliyim.
devamını gör...
banyo yaparken tıp fakültesinden mezun olduğum günü hayal edip sahnede konuşmamı yaptıktan sonra en sevdiğim hocalara ödüllerini veriyorum sırayla. and the oscar goes toooo yerli dr. houseee, alpay hocaaaaaa. ikincilik ödülü için çok kapışmalı iki aday birisi nörolojinin gülü nezih hocam, diğeri kardiyolojinin karizmasıı sadi hocammm. üçüncülük ödülü ise iki minnoş arasında seyrediyo göğüs hastalıklarindan banu reyisss ve psikiyatriden çiğdem kralll. kikikikiki.
devamını gör...
bazen evimi basan sularda boğulduğumu, bazen metro raylarına düştüğümü, bazen de kocaman buz küplerinin arasında uyuyakaldığım için donarak öldüğümü hayal ediyorum. birden geliyorlar ve korkutmayı başaramıyorlar. sanırım onlardan korkmayı isterdim.

korkmayınca 'öyle bir durumda ne yaparım' planı da olmuyor insanın. sanki uygulanmaya bir anlık kararlılık anı kalmış gibi oluyor. karar verilen an hop diye oluverecek gibi. oysa bunların ölüm ile sonuçlanabilmesi için dakikalar hatta saatler gerekiyor.

ayrıca tuhaf ama kesinlikle ürkütücü olmayan bir his o ince çizginin üzerinde durmak. bir o kadar da yorucu. iki taraftan birine karar vermek zorunda değilim ama karar verene kadar karar vermiş gibi görünmek zorundayım. çok saçma. birde ne saçma biliyor musunuz? yaşama karar vermiş gibi görünüp gülümsemek zorunda olmak. ne istediğini daima bilen, inatçı ve kararlı bir kişilikseniz 'daha karar vermedim' demek bir o kadar utanç verici.

bir daha uyanmamak üzere uyumak istiyorum. ölüm gibi ama değil, uyumak yalnızca.
devamını gör...
bugün eyüp'te van kedisi gördüm. bir gözü mavi gibi bir şeydi resmen. itiraf kısmı 10 dakika yakalamaya çalıştım dualar eşliğinde. ulvi bir yer olunca bu tek gözü farklı kediyi gören teyzelerin bi namaza durmadığı kaldı. teyzeler dua ben küfür ede ede kediyi kovaladık. ama kaçtı pis vanlı.
insanlık namına eyüp camisinin o tarafta bu kediyi yakalayan bana getirsin taktım o kediyi kafaya. viş o ne biçim gözdü öyle.
devamını gör...
sevgili dünya'lılar. bu bir itiraf değil lakin benim için önemli bir konuda tavsiye ihtiyacı . doktora yaparken kullanmak için bir laptop arayışındayım ve karar kıldığım model macbook air. lakin benim için çok çok elzem olan spss programını yükleme konusunda sıkıntı çıkardığını duydum. internette de adamakıllı bir bilgiye rastlayamadım. bu konuda bilgisi olanlar fikirlerini paylaşırlarsa çok çok makbule geçer.
devamını gör...
geçen gün bir yerde oturuyorum. pc’de takılıyordum öyle. bu arada yanımda bir tanıdık şahıs var. o da kendince birşeyler yapıyordu. aradan bir kaç dakika geçtikten sonra o tanıdık arkadaş telefonla birini aradı. telefonla konuşmaya başladı. konuşmasında ayağında mantar olduğunu, onun için “panax” ilaca lazım olduğunu ifade etti. muhatabı ise onlara dikkat etmesi gerektiğini ona söyledi. ben de panax’ın adını duyunca. ne oluyor lan? dedim.şok oldum. tanıdık şahıs devam etti konuşmasına “panax” iyi geliyor bana dedi. muhatabı ise yeniden onun sahtesi çok olur piyasada herkesten alma falan gibisinden uyarıda bulunuyordu. bir taraftan da hafifçe gülüyordu. konuşma devam ederken bende gülsem mi ağlasam mı kararsız kaldım. tanıdık şahıs 45 yaşında.. mantar ilacı istiyor.. ilacın adı ise panax..

evet, bu da böyle bir anımdır. bekarım ya hiç bir şey bilmiyorum. siz siz olun belarların yanında şifreli konuşmayın. *)

(bkz: panax)
devamını gör...
ulan ciddi ciddi siyasi teoriler ürettik üç saattir. hemde hiç birisi fantastik değil baya baya realist. korktum yeminlen.
devamını gör...
üç kuruş kazanmak için hala vasıfsız işler yapıyorum.
devamını gör...
kendime bile itiraf edemediğim şeyler var sözlük. sana nasıl edeyim.
devamını gör...
hacı abi bu iphone telefonlarda bi olay var, misal sana bir mesaj geldiğinde malum olarak zil sesi duyuyorsun. bu iphone sanırım mesaj okunmayınca tekrar zil sesiyle sizi uyarıyor. yani bir mesaj 2 zil bildirimi alıyorsun.
herneyse sadete geleyim, şimdi ben bunun böyle olduğunu bildiğim halde hatta defalarca kez her seferinde telefonu cebimden çıkarıp bakıyorum. bakmıcam diyorum, yine bakıyorum. olayın aslında bu olduğunu bildiğim halde yine de bakıyorum. sinirleniyorum kendime yine bakıyorum.

edit: iphone telefonlara ait bir özellik değilmiş.
devamını gör...
elimi hangi elektronik cihaza sürsem elimde patlıyor bu günlerde. şimdi de telefonum gitti.
devamını gör...
duygularıma teslim olursam yenilecekmiş gibi hissediyorum.
zar zor inşa ettim ben bu kendimi, mutlak geçici olduğunu bildiğim duyguların elinde çarçur ettiremem o nedenle. o duygular bizzat bana ait-benden olsa da...

insanın kendini kendinden kaçırması ne kadar zor lan.
devamını gör...
eskiden bu saatlerde gözüme uyku girmezdi. şimdi ise hemen uykum gel
devamını gör...
çok acıktım. şarjım %8. priz uzakta. herşey neden üst üste geliyor?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar