birkaç entry yukarıda yazdığım itirafın neden eksilendiğini çok merak ediyorum.
devamını gör...
hayatımda ilk defa böyle sırılsıklam aşık oldum. gittim hiçbir şeyi gizlemeden anlattım. olmayacağını bile bile. bile bile umutlandım olur diye... olmadı... hala umutluyum...
devamını gör...
saatlerce, acaba yazarlar .. film hakkında ... kişisi hakkında ... olayı hakkında .... hastalığı hakkında ne düşünmüş ne yorum yapmış diye bir sözlükte vakit geçirdiğim oluyor ve bu cogito veya ihl sözlük değil.
*
devamını gör...
bebeklere yaptığım abuk subuk hareketleri, büyüyünce hatırlayıp bana ona göre muamele ederler diye çok korkuyorum. bi keresinde de dersaneye yeni başladığımda, erkek veya kadın mı belli olmayan bi tuvalete girdim. pisuvarları geçtim, içerde biri vardı ve gördü beni. işte o gün üniversiteyi kazanmam gerektiğini anlayıp, kendimi derslere verdim.
devamını gör...
eskiden yea telefonla çok konuşuyorum başım ağrıyor diyen adamlara içimden kaptırırdım lan ben meşgul adamım bak sürekli telefonum çalar mesajı vermek istiyor diye düşünürdüm. ama cidden telefonla çok konuşunca başım acayip ağrıyor. özür diliyorum sizden.
devamını gör...
insan kaynakları çalışanlarına uyuzum. elime geçen ilk fırsatta enselerinde boza pişirmeyi planlıyorum. evet kariyer planım bu.
devamını gör...
az önce internetle ilgili arandım güya.neyse hadi kendine iyi bak canım diye kapattı telefonu.ya kadın çok ciddiyetsiz ya da bunun içinde bir iş var.
devamını gör...
sandalyeye oturup bilgisayara gömüle gömüle kambur olacam diye korkuyorum sözlük.
devamını gör...
kimselere anlatmadığım sadece kendimle paylaştığım şeyler var. bir insanla paylaşınca değerini kaybedecek şeyler vardır. onları yalnız kendimde tutarım sımsıkı. kendimle konuşurum bu yüzden. sır tutmanın yükünü böyle hafifletirim.
devamını gör...
bugün benim doğumgünüm, hem bıkkınım, hem umarsız, hem neşeli, annemin üç çocuk annesi olduğu yaştayım.
devamını gör...
1 saat kadar önce, baktım etrafta stajyer filan yok. odamın kapısı kapattım. kremimi çıkardım. dedim bi krem süreyim yüzüme.

tamda şöyle bir haldeyken: alnıma, iki yanağıma, burnuma ve çeneme birer krem topu kondurmuşken ve ben onları henüz yüzüme dağıtmamışken, odaya patronum girdi lönk diye. hemde bu öyle departman patrnonlarından değil, bildiğin en büyük patron, big boss yani. ben yüzümde benek benek kremle adamın karşısında ne yapacağımı bilemedim. sonra iyi sür sür kremini dedi, ben bi panik oldum. kremi yüzüme dağıtırken, bi anda panikten mi neden, krem kutusu yere bi düştü, ve o krem yerden fırlayıp patronumun suratına, gömleğine her yerine bulaştı. adam şoka girdi bi an, noluyo laaaaan tarzında bi bakış attı. ben gülmekten ölüyorum, ama patron sinirden deliriyor. niye böyle oldu bilemedim valla ya. hüffff, o da 5 dakika geç geleydi. napim napim.
devamını gör...
bir hayalet gibiyim.

varlığım yokluğum ne ifade ediyor bilmiyorum.

dünyanın büyük bir kısmı varlığıma inanmıyor.

ruhumu huzura kavuşturmak için geldiğim bu köşkte ruhumu huzura erdirmesi gerekenin huzursuzluğuyla karşılaşıyorum.

hayaletlerin de kalbi var.

kıvırmalara gelemiyor.

azıcık delikanlı olun lan ! yeminle çarparım !
devamını gör...
bugün çok geveze ve dışa dönük bir günümdeyim. böyle günlerin sonrası genelde pek iyi bitmez benim için ve ayrıca gevezelik çağlarımı geçeli de çok olduğu için artık garip geliyor böylesi durumlar bana. dün de işe girdiğim günden beri masa başı en yoğun günümü yaşadım. garip şeyler oluyor bana ya da olması gerekip de olmayanlar gerçekleşiyor. kafa karışıklığı yaşıyorum her zamanki gibi. hayırlısi diyelim ya da diyeyim!
devamını gör...
gün içinde birçok şarkı paylaşıyorum. bazı şarkılar var ki beni alaşağı eden türden. tam o an da online listesine bakıp benimle beraber dinleyenlerin olduğunu gördüğüm de bir tuhaf oluyorum. kendimi kopyalanmış hissediyorum. belki de kendimi bir başkasında seviyorum. farkındayım karışıyorum. açıklayamıyorum da. olur öyle. bazen çok basit sorular karşısında açıklama yapmakta güçlük çekiyorum. bu da onun gibi bir şey. ha itiraf. bu durum hoşuma gidiyor.
devamını gör...
ben ne pis bi evhama sahip bir insanım yaa. o imzayı attım mı atmadım mı ? ay atmadıysam böyle böyle olur.atmışsam eğer oh ne güzel.e arayıp da nasıl öğrencem ben şimdi.o kadar yol da gittik.beynim resmen benle dalga geçiyor valla yaa bıktım bee.
devamını gör...
biliyordum hemde taaa en bastan beri boyle olacagini biliyordu. cok cabaladim ama anlamadi, anlattim dinletemedim. ya bu kadar bilmeme ragmen sasirmam neden? peki neden en cok ben uzuldum. ben neden banane yaa diyip gecemiyorum neden? ve hala benden ondan bundan gizlemeye calismasi da ayri bir tuhaflik! yufka yureklinin ondr gideni olabilirim, olaylarda hep sessiz kalmayi yeglerim, icime atarim ve hatta ama bu salak oldugum anlamina gelmiyor dimi? sen degil miydin bana intro zehir gibisin sen, ne yiyon da bu kadar zekisin kizim sen diyen??? eee hala neden sakliyorsun kizim neden??????
devamını gör...
itiraf ediyorum, nokia kullanıcısıym.

ama her çıkan modeli deli gibi alan bir insan değilim. şuanki nokia'mı 3 sene önce memleketimden almıştım.dışarıdan almadığım için tükiye piyasasındaki fiyatının yarısını ödemedim. daha önceki telefonlarımda yaptığım gibi nokia'ma 10 senelik kullanım ömrü tayin ettim. Allah nasip ederse yedi sene daha kullanmak istiyorum.
devamını gör...
sözlük ben bu "kız sana bakıyo ağbi" durumlarını anlayamıyorum.bakıyor mu bakmıyor mu bilemiyorum.bugün parkta basket oynuyordum.kamelyaya bi kız oturdu.15-20 dakika bekledim yanına hiç bi erkek gelmedi.arada dönüp çaktırmadan bakıyorum telefonla oynuyor namussuz.bir saat oturdu gitti.acaba bakıyor muydu lan?ama hep telefona bakıyordu.hayır baksa nolur bide işin o tarafı var tabi.ama harbiden güzel kızdı.yarın da gelir mi acaba?

itiraf: aranıyorum galiba.
devamını gör...
3 satırdan fazla yazmış yazara okumadan veriyorum artıyı, feda olsun, emek bi yerde.
devamını gör...
itiraf ediyorum, devrim arabaları filmini her izlediğimde duygulanıyorum ve hayallere dalıyorum. o film çok güzel lan izleyin.
devamını gör...
hep göz pınarımda duran ve o gözyaşımda akmaya hazırlanan neler neler var, ne hikayeler var...
devamını gör...
bugün öğle arası bir sunum yapıyorum, yeni gelen stajyerlere ortantasyon babında...
wirelesstan filan bağlanmadım, nolur nolmaz diye!

bi an otomatik olarak mı neyse artık, bağlandı, skype açıldı, bende kim yazcak ki diyip kapatmadım, zaten sunum esnasında uğraşamazdım.

bi an kocaman bi pencere açılıverdi, aynen şu yazıyordu, genşşşşşşler, öğle yemeğinde sadık abiyee, en etli davuklardan ayırttırdım, intro sana kör davuk (bugün kapıya çarptım da ondan kör diyo bana yani), ayşe sana kıl davuk, kendime de bodur davuuk (boyu 155 olduğundan) eeheheh.

rezil oldum stajyerlere... bi an herkes bi kahkaha patlattı. ehehehe diye yerlere yattılar. bense hı hı hı diye ne var be, hiç mi yazışmıyorsunuz skype'ta dercesine güldüm.

devamını gör...
aynı anda hem lise arkadaş grubum, hem de üniversite arkadaş grubum özel eve çıktılar. istanbul'un kahrı da bana kaldı ya lan. sanki ben böldüm şehri ikiye. mutsuzum, hüzünlüyüm. ne bileyim, dış kapının dış mandalı olmak gibi bir şey.
devamını gör...
sözlüğe ilk defa bu saatlerde giriyorum. hemi de atlet pijama kombinasyonuyla yazıyorum. tarfisiz duygular içerisindeyim.
devamını gör...
uff neyse işin war qaliba ii qeceler diyebilecem bi kişinin olmayışının eksikliğini yaşıyorum şu an hayatımda.
devamını gör...
uzun zaman sonra bugün zeka seviyesinde sorun olan bir insanla tanıştım. hem acıdım, hem güldüm.. hayat çok zalım yaaa.
devamını gör...
yeni bir hayattan öyle çok korkuyorum ki hayallerimin gerçekleşmesi yerine, öylece oturup yakınmayı, kaybeden edebiyatı yapmayı tercih edebilirim. suçu atacak birileri mutlaka vardır. hiç olmadı sistem de kader de, at suçu kurtul. hayır nedir yani, bayramlarda rahatsız sorular soran uzak akraba ve eğitim sistemine tümüyle hakim ilkokul terk komşu teyzeyi bir şekilde atlattın mı gerisi kolay; kaybeden edebiyatı, bohem bir hayat, oh mis.
devamını gör...
"canı tatlı"ve "malı kıymetli" insanlardan olmadığım için hâlime şükrediyorum, bazen.
devamını gör...
2 sene önce mezun olan bir arkadaşım presentable duruşu sebebiyle bir kanalda haber spikerliği yapıyordu. ulan bizi unuttu "skiper bey patladı" falan derken sabah mesaj atmış.

"alırsan bir selamım var!"

beni haber bültenine çıkarmak istiyormuş.

dünyanın en muhteşem insanını tanıtacaklarmış falan filan.

kibarca "olmaz" dedim.

çok üzüldü...

ben de üzüldüm tabi ki.
devamını gör...
eskiden insanlar şiir seviyormuş. sevdiceğinin ellerini avuçlarına alıp gözlerinin içine bakıp en derin şiirlerini okurlarmış. maalesef artık bulunamayan erkekler bunlar. fosilleşmeden önce ikinci bir türü dünyaya bırakmak akıllarına gelmemiş ne acı. şiir sevmiyorlar ve ben üzülüyorum. itiraf bu evet.
devamını gör...
cemal süreya "kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?" der sevda sözlerinde. ben yalnızca mutsuzluğa varım sanırım. evet varım ya.
devamını gör...
kendime not mu desem, itirafım mı desem, hey genç size bu öğüdüm dinleyin azcık mı desem öyle karmaşık, öyle bulamaç bişey. demem o ki nick dediğin şey öyle o an çalıştığın sınav ne ise onu almak şeklinde olmuyormuş, olmamalıymış şimdi anladım. değişmiyor da meret! misal şimdi gidip başka bir sözlükten kpdstime! diye nick almıyorsam hep bu yüzdendir, çünkü neymiş 1 musibet 1000 nasihatten iyiymiş. yani atalarımız yine haklı çıktılar. vay arkadaş hakkaten bu atalar da ne görmüş ne geçirmişlermiş ya.
devamını gör...
teyzemin oğlu beni çok sinirlendirdi.bende bi şey yapmamak için evden çıktıhttp://m.bi baktım ayakkabıları kapının önünde bana el sallıyor. tuttum gübreliğe doğru fırlattım.pişman mıyım? asla.ergen dua etsin ki onu fırlatmadım.
devamını gör...
başarılı insanları çok kıskanıyorum. hele benim yaşıtım olan başarılı insanları daha çok kıskanıyorum. hele benden küçük olup da benden daha başarılı insanları kıskanırken geberip gideceğim ve korkarım bu tembellikle bu kıskançlık beni yiyip bitirecek.
devamını gör...
başarılı insanları çok kıskanıyorum. hele benim yaşıtım olan başarılı insanları daha çok kıskanıyorum. hele benden küçük olup da benden daha başarılı insanları kıskanırken geberip gideceğim ve korkarım bu tembellikle bu kıskançlık beni yiyip bitirecek.
devamını gör...
la sözlük biri çok pis eksilemeye başladı beni. taramalı gibi.çat çat veriyor eksileri. çok zoruma gitti. bir taneyi falan eksilese eyvallah dicem de yok yani sırayla başladı. gidiom la uyumaya olmaz böle şey darlandım
devamını gör...
her biri başkasına doğum gününde hediye edilmek üzere 4 bölümden oluşan bir roman yazıyordum.

tek kopyası malum şahısta olan bu eserim ayrılınca tek bir sinir anıyla yakıldı.

o zamandan beri yazamadım tek bir satır.

bana gelsin:halil sezai-olsun..
devamını gör...
gümüş bir kadın bilekliği takıyorum. tam 10 senedir çıkarmadım bileğimden. *
devamını gör...
arkadaşlarım teker teker evleniyor. istersem bende evlenebilirim tabi. ama ben bunun için erken olduğunu düşünüyorum. o halde neden arkadaşlarım evleniyor. aynı yaştayız. onlar mı sorunlu yoksa ben mi bilmiyorum.
devamını gör...
bi insan mesajıma cevap vermedi mi ağzının ortasına arabayla vurmak istiyorum. arabayla evet. o derece nefret ediyorum o kişiden. siz de edin. sevmiyor sizi demekki. babanız bile size geri mesaj atmiyorsa şüphelenin sevgisinden.
devamını gör...
korkularım var sözlük benim.hep böyle kalacağım sanki.çocuk gibi görünen, hayatı ve insanları sallamayan, vurdumduymaz.öğretmen olabileceğimden bile şüpheliyim ben.ben takmazsam kim takar la beni.
devamını gör...
cumartesi adananın bir ilçesinde düğüne gittim. adamlar aynı şu inci swf de ki adamlar/kadınlar varya öyle swf ler ordakiler gibi oynuyordu. sanırım o swf leri orda çektiler. lan bende çekiyim atarım bi tane diye düşündüm ama geri vazgeçtim.
devamını gör...
güzel başlayan fakat sonu kötü biten bir hafta sonu geçirdim. kabus gibiydi..... yakın bir dostumun ısrarlarına dayanamayıp pazar günü görüşmek için sözleştik. çocukluk arkadaşımdır kendisi. yıllar önce üniye hazırlanırken, bir kıza aşık oldu. ve yıllar sonra iş güç sahibi olunca evlendiler. ben o kızı, ilk gördüğümde de sevmemiştim. sonraki görüşlerimde de sevmedim. hislerime hep güvenmişimdir. şimdiye kadar beni hiç yanıltmadı. * bunun kıskançlıkla bir ilgisi yoktu. kızda beni iten bir şeyler vardı. arkadaşımı üzeceğinden emindim. neyse pazar günü görüştük. her şey güzel başladı. sakin sakin oturuyoruz. sohbet muhabbet konuşuyoruz eskilerden yenilerden falan işte. kız birden farklı bir moda girdi. konuyla alakasız bir soru yöneltti eşine. eşi de cevaplamak istemedi. saçma sapan bir soruydu. bunun üzerine kız kendini kaybetti. sesindeki bas oranı gittikçe artmaya ve surat ifadesi agresif bir hal almaya başladı. o an '' noluyoruz ya'' diye şaşkın gözlerle kızı izlemeye başladım. sessizliğimi bozmaya niyetim yoktu. ama içimden........ * tartışmanın dozu giderek artmaya başladı. arkadaşımın yüzüne baktım. o an ne kadar mutsuz olduğunu gördüm. birden kıza dönüp '' bunu evde tartışsanız! cidden gerildim'' dedim. o ise yüzüme baktı ve hiç umursamadan eşine dönüp saçma sapan konuşmalarına devam etti. içimden neler geçti o an ve kendimi nasıl tuttum hiç bilmiyorum. sinirle ayağa kalkıp tuvalete gideceğimi söyledim. o an eve dönmek vardı ama yapamadım. işlerin iyice karışmasını istemedim. her neyse mekanın içinde bekliyorum. problemlerini halletsinler diye. birden arkadaşım yanıma geldi. '' özür dilerim turpentine, böyle olsun istemiyordum. artık ne yapacağımı bilmiyorum. ben bu dünyanın en mutsuz adamıyım'' dedi. ne diyeceğimi bilemedim. '' üzülme benim açımdan sorun yok. siz iyi olun önemli olan o'' dedim. masaya geçtik. zerre iştahım kalmasa da önümdeki balığı tırtıklamaya başladım. kız ise kendine bir küçük rakı açtırmış fondip yapıyor. o an nasıl bir haltın içinde olduğumu anladım. gözlerimdeki şaşkınlık ifadesinin yerini endişe ve korku almaya başladı. tam gitmek için izin almaya hazırlanıyordum ki, kız '' beni hiç sevmedin dimi turpentine ? '' sorusuyla irkildim. işin içine bir de içki karışmış kafayı da tütsülemişti. ne desem laf değil şimdi. diye düşünürken işi vurdum yalana napim. '' aaa olur mu! saçmalama lütfen bunu da nereden çıkardın. yok öyle bir şey'' gibi cümleler kurmaya başladım. bir an önce kendimden uzaklaştırmaya çalışıyordum kendisini. başarılı olamadım. kızın duru yoktu. kayışı koparmıştı bir kere. üstüme oynamaya başladı. sakin olmak için elimden gelen her şeyi yapıyordum. masanın altından bacaklarımı gören biri nasıl bir durumun içinde olduğumu hemen anlardı. her neyse bir süre hiç ses etmedim. kız devam etti. ve işte o muhteşem an. cipralexler de bir yere kadar. açtım ağzımı yumdum gözümü. çok sert cümleler kurdum. o an kızın gözlerindeki öfke yerini korkuya bırakmıştı. sonra aldım çantamı bir hışımla arkadaşımdan müsaade isteyerek mekanı terk ettim. itiraf mı ? o an söyleyememiştim. içimde kalmasın. evet ''seni hiç sevmiyorum.''
devamını gör...
bazı hayal kırıklıkları onlarca kez yaşansa bile aynı etkiyi oluşturuyor. kolunu kanadını kırıyor insanın.
devamını gör...
üzülüyorum sözlük aynı zamanda korkuyorum da. rabbim sen şifasını ver yardım et.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar