halt ettim de işi yavaş yaptım, o arabayı pederbey'in eline verdik al kaza yaptı işte, suç benim mi değil aslında ama, işi sen takip etmedin, senin suçuna döner bu, vay başıma gelen arkadaş, yine günah keçisi pardon danası olacağız.
devamını gör...
cogitanların tepkisiz olduğuna şahit oldum arkadaş, gittim lokum püskevit aldım yemek için, kıllık olsun diye birde resim çekip cogitoya ekledim bir Allahın kulu gelip canım çekti, çok kötüsün demediler lan sözlük, ben ne şanssız herifim şu can sıkıntılı günde uğraş bulayım dedim kimse iplemedi lan, yazık bana be, bunu bile düzgünce beceremiyorum.
devamını gör...
öyle bir geçer zamanki dizisindeki mete gibi, onun kadar öğretmenimi sevmiştim. ne tesadüf ki benim öğretmenim de kanserden öldü.
devamını gör...
öyle bır gecer zamankı dızısını zorla ızlemek zorundayım. bır de bu durumdan hoslanıyormus taklıdı yapmak zorundayım. ama nefret edıyorum bu dızıden,o depresıf muzıgını bıle duymak ıstemıyorum.
devamını gör...
otekilestirilmekten nefret ediyorum ama beni otekilestiren kisi cidden nefret ettigim ya da asla iplemeyecegim birisiyse bu sefer hosuma bile gidiyor.

beni kendinden farkli gormus, daha nolsun. vuuuuuu!
devamını gör...
istanbul boğazındaki köprülerin hangisine boğaz köprüsü deniliyor bilmiyorum. diğerini de bilmemiş oluyorum böylece. an itibariyle açıp öğrenmeye karar verdim. yeni şeyler öğrenmek güzel. kendimizi geliştirmeliyiz.
devamını gör...
ben küçükken ablamlar, kültürlü büyüyeyim diye hep bir şeyler öğretmeye çalışırlardı. ampülü icat edenin edison olduğunu söylemişlerdi. ben çok televizyon izleyen bir çocuk olarak aktörlerin isimlerini devamlı sorardım. bir gün gördüğüm birini sormuştum. ediz hun imiş. isim benzerliğinden dolayı ortaokul bitene kadar ampülü icat edenin, hep ediz hun olduğunu sanmıştım.
devamını gör...
bir yıldır aynı terlikleri kullanıyorum fakat birinin otuzaltı diğerinin otuzbeş olduğunu yeni farkettim farkındalığımı sorguluyorum şu sıra.
devamını gör...
hayatimda ilk defa birisine karsi nasil davranacagimi kestiremiyorum.

hani insanlar bazi zamanlarda saglikli dusunemezler ve disaridan birisinin onlari yonlendirmesi gerekir ama bu tarz zamanlarda onlar "bana dokunmayin modu"ndadir. siz de dokunmazsiniz.

caresiz bakakalirsiniz, eliniz ayaginiz baglidir. akliniz hep ondadir. ileride bir gun " keske bir seyler yapsaydim da bu duruma seyirci kalmasaydim" demekten korkarsiniz.

ps: bu arkadas bu kadar onemsendiginin farkinda mi onu da bilmiyorum ama bilsin diye de umursanmaz ki kisi di mi ama?
devamını gör...
dün bütün gece sıçtın mavisidiye sayıkladım. lan ?! ne oldu acaba bana ? cin mi girdi yoksa içime? cogito sözlüğe bir daha girmicem. *

sıçtın mavisi... sıçtın mavisi...sıçtın mavisi....
devamını gör...
24 yaşındayım ve bu aralar sık sık sivilce çıkmaya başladı yüzümde. resmen yeniden ergenliğe giriyorum.
dudağımın kenarındaki izzet altınmeşevari ben'in yanına sivilce yakışır mı Allahını seversen?
neyse mesele değil tabii, sakal uzatıyorum zaten. böyle tarz yapmış gibi görünüyorum; ama esasında sivilceyi saklıyorum.
devamını gör...
ahmet hakan coşkun'a aklı sıra twitter da ayar vermeye çalışan başörtülü kızlar midemi bulandırıyor.

arkadaş insan kendisini bu kadar mı rezil eder? ahmet hakan'ı retweetleyenlere bir bakıyorum, neredeyse yüzde 90 ı başörtülü kızlardan oluşuyor. ve bir de akıllarınca ahmet hakan'a ayar verdiklerini düşünüyorlar lakayt ifadeler kullanarak.

lan sözlük bana ne diyeceğim de yeminle zoruma gidiyor, eleştirme kasdıyla orada lakayt lakayt hareketlerde bulunmaları. sonuçta bunlar denince akla gelen biziz. biz denince de akla gelen onlar.
devamını gör...
bugün beyazıt'ta bir kız gördüm. uzun, upuzun bir etek giyinmiş. böyle çok sevimli bir şeydi.. çok güzeldi hakikaten. ah..
işte itiraf ediyorum. ama ona gidip söyleyemedim, ne yapayım? söyleyemedim işte..
devamını gör...
gunes gozlugu taktigim zaman, insanlarin onlari gormedigimi dusunup ona gore hareket etmeleri beni cok eglendiriyor. deve kusu misali... ozellikle de mevzu bahis yer iett otobusleriyse.

*
devamını gör...
the simpsons'in 11 sezonunu da buldum 1 hafta once. hani sahurdayken ezandan once son bi iki lokma daha yiyeyim tipleri vardir ya, heh iste ayni onlar gibi yaz okulum acilmadan once kac bolum izlesem kardir modunda takiliyorum. biri beni durdursun. *
devamını gör...
sene 90'ların sonu sanıyorum, üniversitede bir dergi çıkarıyoruz edebiyat ağırlıklı. ben yazımı yazmış göndermişim bir arkadaş aradı.

- üstad biliyorsun memlekete gitmek zorunda kaldım. vizeler felan derken bu ayın yazısını yazamadım.
+ ee?
- haci abi ölmüşlerin hayrına benim adıma bir yazı yazıp verir misin? konu belli zaten.
- neymiş abi konu?
+ platon'un symposion'una dair bir yazı yazacağımı söylemiştim. sen kesin okumuşsundur o kitabi. karala birşeyler gönder. bu saatten sonra kafamı toparlayıp yazamam ben.
- tamam hafız. sen yat kafanı dinle ben yazar yollarım elemana.
+ eyvallah üstad. Allah razı olsun. ödeşiriz bi ara.
- tamam tamam. mesele değil.

aradan 10 küsür yıl geçti. ama itiraf edeyim eflatun'un o kitabını okumamıştım ama söyleyemedim. oturdum symposion, bizim bildiğimiz adıyla şölen üzerine esaslı bir yazı yazdım, editöre gönderdim. eflatun dediğin sokrat büyüğümüzün talebesi neticede. sokrat'la yakın tanışırız. "baş nereye giderse kıç da oraya gider" ya da "armut dibine düşer" diyerekten görüntüde eflatun ama esasda sokrat bazında yazdeım yazıyı. kimseden itiraz felan da gelmedi... kimse dergiyi okumuyormuş demek ki...

buradan o arkadaşa sesleniyorum: kusura bakma haci abi. ben o kitabı o yazıyı yazdıktan yaklaşık 2 sene sonra ancak okudum...

devamını gör...
dun gece kota doldugu icin alamadigim bolum derslerinden birisi icin ayni zamanda o dersi veren danismanima consent mesaji attim, bugun oglene kadar geri donmedigi icin de programimi oldugu sekliyle gonderdim ve hemen onayladi.

yaklasik 5saat sonra da consent mesajima olumlu donus yapmis. hocam sizce de bi senkron kaymasi yok mu diyecektim ama vazgectim. herseye ragmen severiz sayariz kendisini. zor zamanlarimizin kurtaricisi olmustur her zaman. *
devamını gör...
lost ilk yayinlanmaya basladiginda, amerika ile es zamanli izliyordum. onume gelen herkese "super bi dizi baslamis bak izlemelisin mutlaka" diyordum ama aldigim cevap hep ayniydi: uffff yine klasik bi surviver geyigi. hayir bu cok farkli dediysem de dinletemedim coguna.

sonra hemen her hafta hecenin 3'u bile olsa, yayinlandiginda izlemeye basladim, hemen izleyim de bir kac yorum yazayim sozluge diyerekten.
lost artik siradanlasmisti, karakterlerin isimlerinin bile ne manaya geldigini bilmeyen adamlar felsefeden dem vurur olmuslardi.
.
.
.
vel hasil kelam sozluk, lost'un son 3bolumunu izlemedim hala. o kadar cok baymisti ki insanlarin yorumlari, atip tutmalari, abi paralel evren diye bir sey varmis demeleri...

bu aksam kismetse oturup finalini izlemeyi dusunuyorum. bakalim ne kadar sabredebilircem.
devamını gör...
sözlüğü seviyorum. ama ben vb isimli butonu sevmeme potensiyelimi ego yazması körüklüyor.
devamını gör...
yarın sınavım var ama ben gelmiş sözlükte takılıyorum dışarı çıkma planları yapıyorum... pff....
devamını gör...
inci sozluk'u tasvip etmiyorum fakat acayip takdir ediyorum.
devamını gör...
inci sözlük başlığını sol şeritte görmekten nefret ediyorum ve sırf bu yüzden hakkında bir tanım daha girmiyorum.
devamını gör...
ne çok itiraflarımız var hayatta ve ne çok itiraf edemediklerimiz. kendimize bile itiraf edemediğimiz gercekler. itiraf etmeye korktuğumuz gercekler. ne çok seviyorumlar, ne çok nefret ediyorumlar ve çaresiz oyunumuzu oynamak zorunda olduklarımız ve ne tuhaf olan, her geçen gün kendine yabancılaşmanı izlemen böylece.

itiraf ediyorum önce kendime sonra muhatap kimse artık: korkuyorum, korkmamaktan......
devamını gör...
yeni tanıştığım kız arkadaşımın sürekli eski sevgilisini dinlemekten nefret ediyorum..sıkılıyomusun sohbetten dediğinde, buna rağmen ona:
- benimle özelini paylaşmandan çok mutlu oluyorum..
diyerek bir şapşaloz hikayeyi daha dinlemek zorunda kalıyorum.
soğudum lan senden. hem senden hem kendimden..
devamını gör...
insanların bir türlü bir şeylerden kıl kapıp,burnunu uzatıp,başkalarının heveslerini kaçırmalarından nefret ediyorum.ortada bir ahlaksızlık yok,bir art niyet yok,karşıdaki kişiye atılan bir çamur yokken,kalkıp laf söylemesi sana mı kaldı?neyse sabredelim yine sabredelim*
devamını gör...
hasta olup da bir süre okula gidememiş, okula döndüğünde ise bazı şeylere geç kalmış, sanki o yokken her şey olup bitmiş bir velet gibi hissediyorum kendimi.
devamını gör...
doktorlar bile benden güzel yazıyor... kendi yazdığımı bile okuyamıyorum.. *
devamını gör...
blogları okumak hiç iyi gelmiyor bana.kendimi başarısız hissettiriyor. kıskanmak değil bu. yapabilecekken tembellikten, ötelemekten yapmamanın verdiği o tatsız duygu.
yazıya devam edebilirdim. radyoyu bırakmayabilirdim. çok sevdiğim hocamın yanında kalabilirdim. anlatacak bişeylerim olabilirdi.
aptal saptal işlerle uğraşmayabilirdim.
fena. çok fena..
devamını gör...
12-13 yaşlarındayım. babamın hediyesine karşılık olarak arkadaşı; kendi bahçesinden, dal diyemeyeceğim, bir ağaç muz göndermiş.
üzerinde 120-150 arası muz var belki. pisboğazın da tekiyim bu arada. neyse, baktım mutfakta bir ağaç muz. bağdaş kurup oturdum. 40 dk olmadı yamulmuyorsam, kabukları saydım ki 36 muz yemişim.
devamını gör...
uzun zamandır bu kadar utanmamıştım. kafamın üzerinde panjurlar olsa on on beş gün kapatıp açmayasım var.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar