çok uzun zamandır leyla ile mecnun izlemiyorum, erkenden uyuyorum. iş yerinde acıdığım, dünyadan bihaber, tüm realiteden uzak, az ortam şenlensin diye paylaştığım yazıdaki ironiyi açıklamaya çabaladığım ama başaramadığım çalışana evrilmekten korkuyorum.
devamını gör...
ders çalışmam lazım ama ben bir yandan (bkz: o ses türkiye) izleyip bir yandan cogitoya giriyorum. bu ne rahatlık arkadaş. yarın hocanın karşısında yine beynim duracak.
devamını gör...
deminden beri yazdığım tanımları düzeltiyorum. hep eksik harf var veya bozuk kelimeler yazmışım. sorun bende değil arkadaşlar bilesiniz. tabletten yazıyorum ve klavyesi kötü kafasına göre tahmin yürütüyor, algılamıyor. belki dikkatinizi çekmemiştir ama olsun açıklayayım dedim içimde kalmasın.
devamını gör...
kot pantolonun altına kösele ayakkabı giyen bir kardeşim var. aynı kardeşim telefonun ekranı çizilmesin diye ekranına koli bandı yapıştırıyor.
devamını gör...
yoruldum,yıldım,kendimle bile anlaşamıyorum artık...yalnız kalabilaceğim bir yer arıyorum...ama bulamıyorum..
devamını gör...
şu an bir internet kafe kapatıp sabahlayacağız.. fakirlik böyle bir şey işte..
devamını gör...
hayat bana güzel lan. aylık 700 lira alıyorum. altımda araba eş çoluk çocuk yok. yalnız fazla boşum sanki. esenler civarında ev tutup yerleşebilirm bak.
devamını gör...
hani bazen uçurumun kenarında olursun, aşağıya bakarsın. atlamak geçer içinden. işte o bana olmuyor.
devamını gör...
yarına ödev var ama önce kendime itiraf etmem lazım. sonuçta herkesi kandırabilirsin ama kendini kandıramazsın. hadi salak ve gerizekalısın diyelim kendini de kandırdın diyelim. bunun mahşeri var.
çok kitap var bir de ya. eski zamanlarda yaşayacaktık anasını satayım. ne biliyim bi fizik kitabı olacaktı bitecekti. iki kitap okuyup iki düşünecektin hem matematikçi hem filozof hem doktor hem astronomici olacaktın. kiliseler asacaktı seni. böyle olacaktı hayat. çok kitap var işte. internet var bi de godumun.
devamını gör...
uykumla büyük bir savaş içerisindeyiz.

bir haftadır deli gibi uyumak istememe rağmen, yatağa yattığım an kendisi uçup gitmiş, beni ortada bırakmıştır sap gibi. şimdi ise bana yatağı sevimli gösterme çabası içerisinde. ama yemezler. yatmıyorum bu sefer. oldu mu.
devamını gör...
hastalandım sözlük kendi kendime nazar değdirdim. daha dün birine hava atıyordum dalga geçiyordum bayrama hasta girecen zaa xd diye bugün ben hastalandım. oruç tutacaktım la bide bugün. sahurdan hemen sonra 6.30 da kusulmazki. oldumu şimdi bu. neyseki kardeşime oruç tutturdum bir hayrı yaptıran o hayrı yapan kadar sevap alırmış. o değilde sözlüğümüzün doktorları gelsede derdime derman olsalar.
devamını gör...
şuan hepsi grubunun bir şarkısını diliyorum.ben daha iflah olmam vurun beni...
devamını gör...
üç nokta bağımlısı oldum resmen. üç nokta koymadan yazdıklarım eksik sanki. çok derinliği varmış gibi yazdığım her cümlenin sonuna üç nokta koyuyorum. işyerindeki yazışmalarda bile kullanmaya başladım.

sözlükte yazdığım tanımlara baktım çoğunu üç nokta ile bitirmişim... * *
devamını gör...
sabahın 5 inde buraya yazmis olduğum tanımım bir edebiyat eseri niteligindeydi fakat ttnet imiz vesilesi ile tanimimin havaya uçtuğunu gören ben uzulerek.itiraf ediyorum sanırım bu tanım bu konuya yazdıgim ilk ve son tanım olabilir. çünkü hakikaten insanin cani yaniyor emek verilenin kim vurduya gitmesi birden bir daha yazmayazmayacagima kadar getirtiyor insani.
devamını gör...
uzun zamandır hiç bu kadar parasız kalmamıştım.
cüzdanda 10, hesapta 20 lira var.
bayramda evden çıkmamayı düsünüyorum.
devamını gör...
çok yorgunum dersim var, moralim süper ama, hayat güzel en fazla birkaç sene daha geç mezun olurum ne var bunda ya. sonrası için tereddütlerim var işte. en büyük korkularım orada başlıyor. özel sektör çok acımasız geliyor gözüme. ilk seneler zorlanacağım bunun farkındayım ama bilmiyorum işte.
devamını gör...
dinleyicisi olduğum müzik grubu kurban'a kurban bayramında "abi bayramınız mübarek olsun, size 4 kişi giriyoruz bu sene haberiniz olsun ehehehehe" diye şaka yapan var mıdır çok merak ediyorum.
devamını gör...
66 artı alan bir tanıma o 1 eksiyi veren kişiyi çok merak ediyorum. kızdığımdan değil, gerçekten meraktan. onunla tanışmayı çok isterdim.
devamını gör...
altı yıldan fazla oldu kendi paramı kazanıyorum çok şükür fakat bugün babam bayram harçlığı verdi öylesine sevindim ki. harcamaya kıyamıyorum lan.
devamını gör...
altı yıldan fazla oldu kendi paramı kazanıyorum çok şükür fakat bugün babam bayram harçlığı verdi öylesine sevindim ki. harcamaya kıyamıyorum lan.
devamını gör...
iflah olmaz bir işkembe çorbasından nefret eden olan ben, 2 gün üst üste işkembe çorbası içtim akşam yemeğinde. ve bildiğin içtim. sofra esnasında da annemle teyzeme "bu beni son görüşünüz olabilir" dedim. "neden" dediler, "galiba başımıza taş yağacak" dedim. 3 gün evvel oldu bunlar, hâlen şaşkınım.
devamını gör...
Allah'ım umarım yanlış anladım. umarım umarım umarım umarım umarım umarım. lütfen lütfen lütfen öyle birsey olmasın. nolur nolur nolur nolur nolur nolur nolur yalvarıyorum.

ya düşündüğüm gibiyse? o zaman ben ne yaparım. nasıl kalkarım bunun altından. kime söylerim? kime şikayet ederim? kime ağlarım? ne yaparım? nasıl yaparım?

ya değilse? değer mi?

Allahım yardım!
devamını gör...
eşşek kadar olmama rağmen hala bir anneyle babanın asli vazifelerinin evlatlarının gerçek ve 1. anlamında karınlarını doyurmak olduğunu hissediyorum. mesela ben açken, canımın istediği şeyi dolapta bulamamışken annemle babamın tv seyretmesi çok canımı sıkıyor, hemen hastayım ayakları yapiyor kendimi gözlerinin önünde bi koltuktan öbürüne atıyorum. sonra nihayet ilgiyi üzerime topladığımda daha da abartıyor ecza dolabında benim için çaresizce çırpınışlarını keyifle izliyor ve ben açken sergiledikleri o kayıtsız hallerinin intikamını alıyorum.

(bkz: regression)
devamını gör...
bazı insanlar çok iyi ve ben onlardan sıkılıyorum.
devamını gör...
sözlükten çıkarken bana müsaade butonunu gördüğümde, aklıma tarkanın şarkısında artiz artiz bana müsaade hadi bay bay deyişi http://geliyor.ve bu çok sinir bozucu olmaya başladı artık.yeter bee fenalık geldi.
devamını gör...
bazen istemesem de kendimce koyduğum kurallar gereği bazı insanlara tanımaya gerek duymadan ters ve soğuk davranıyorum. öyle ki nasıl olsa bir daha görmeyeceğimi düşünerek tanışma aşamasında ismini bana söylerken dikkat etmiyorum bile. daha sonra inadına hep karsıma cıkarıyor rabbim. o bana ismimle ve tüm samimiyetiyle hitab ederken ben adını bilmiyorum kendimden utanıyorum. sanırım biraz önyargılıyım bunu aşmam lazım.
devamını gör...
ulan kac gundur sozluge ugramiyorum kimse de nerdesin la sen öldün mü kaldin mi demedi,cogalindim. * itirafim bu degil tabi.cok uzun bi itirafta buluncaktim ama nokia 3310dan uzun tanim yazmak zor olüyür.angaraya dönünce itiraf edicigim. cumhuriyet bayraminiz mubarek olsun, kalin saglicakla.
devamını gör...
la kaç gündür yoğuz şurda insan bi mesaj atar öldün mü kaldın mı diye çok içerlendim sözlük öyle böyle değil haberin olsun.
devamını gör...
bazı paslaşmalı tanımları okuyunca tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş ifadesinin ne kadar anlamlı olduğu geliyor aklıma.
öyle yani.
arada aklıma gelen seyler oluyor böyle.
itiraf bu kısım esasen.
devamını gör...
ask acısı ceken ınsan cok samımı gelıyor.. o kısıden kotuluk gelmeyecegını dusunuyorum. ve yıne oyle kısılere karsı zaafım var.. ne bıleyım dertlerını dınlemek falan benı mutlu edıyor. son olarak çekmeyın lan acı falan..
devamını gör...
tek sayılardan korkuyorum. çocukluktan beri var. tek sayıları sevmiyorum da 11 hariç.
o yüzden otobüslerde sağ tarfta pencere kenarı yolculuk yapıyorum. bunu da bu itirafı yazarken fark ettim.
devamını gör...
ilerde "çocuğum niye yanıma gelmedi, ah torunlarım, nerede o eski cıvıl cıvıl kalabalık bayramlar" diye hayıflanacak hatıralarım yok benim. nijeryalı bir çocuğun "niye ipad'im yoooğk!" diye böğürmeyeceği gibi bir durum. ipad ne yani görmemiş ki sabi. bir sömürgeci turist çocuğu elinde ipad'iyle çok enteresan bir canlı görmüş gibi gözüne sinek konarken fotoğrafını çekmediği sürece ruhu duymaz.
devamını gör...
sol şerite göz gezdirdim yeni, kendimi sözlüğe yeni gelmiş gibi hissettim. oysa ki çok da değişmiş bir sol şerit yoktu, her zamanki gibi. ama çok garip geldi nedense. sanki tüm mahlasları ilk kez görmüşüm gibi. oysa ki hemen hepsi hakkında ''ha o mu, o şöyle'' diyecek kadar okumuşluğum, görmüşlüğüm, bilmişliğim var. ilginç ama. neden böyle oldu anlamadım.
devamını gör...
hadi bi tane daha.
aynı seyleri giymekten hoslanıyorum. yani farklı giysilere alısmak zaman alıyor, rahatsız ediyor. ya da tembellik bilmiyorum.
bu yüzden bazen sevdiğim şeylerden birkaç tane alıyorum.
bugün okula giderken her zaman giydiğimden farklı bir pantolonu ve aylar önce tomarla para verip şaka şaka bi tane kaldığından indirimden 1/4 fiyatına aldığım gömleği diyerek gittim okula.
yolda ögrenciler "hocam çok sık olmussunuz, bugüne özel mi giyindiniz" dediler. he dedim.
düsündüm. utandım sonra. dolaptaki henüz diğer etiketi cıkarılmamıs ürünleri kullanmaya karar verdim.
devamını gör...
bayramın ilk günü boynuzlu bir keçiyi gören yandaki teyzeler; kurbanlıklarınızı iyisinden seçiniz. çünkü onlar sıratta sizin bineklerinizdir hadisini yanlış anlayıp, kurbanın boynuzlu alınması gerektiğinden bahsediyorlardı. tam duyamamakla anneme sorup öğrendim neden bahsettiklerini. o zaman dana kesenler n'apacak? dana hepsini birden nasıl taşısın, kağnı lazım bir de. yoksa bir kaç tur gelip gidecek mi zavallı şeklinde, annemin tuhaf bakışlarıyla birlikte kendimce eğlendim.*
devamını gör...
aklıma gelmişken itiraf edeyim de sonra ders çalışamayacağım sanki. şimdi tweetter denilen yerde bazen deney yapıyorum nasıl mı? beyaz önlüğümün içinde olduğum bir profil fotoğrafımı koyuyorum ***sonra takipçi sayım tavan yapıyor. şu sonuca varıyorum: kadınların "ay para, statü hiç önemli değil" ifadeleri çok yalan kalıyor. bir tane yürekli bir ablam vardı şunu demişti: "ayol ne yapacaksın yakışıklıyı, güzellik geçici para kalıcı." bana değil tabi, iki bayan konuşuyorlardı. neyse siz siz olun öyle klasikleşmiş yalan yanlış ifadelerde bulunmayın.
devamını gör...
bir itirafta daha bulunacağım. *evimde biri limon veren bir diğeri ise küçük iki adet limon ağacım, üç adet trabzon hurması ağacım, iki adet ceviz ağacım, bir adet çam ağacım, iki adet japon gülü çiçeğim, bir adet şeker çiçeğim *, bir adet ıtır çiçeğim, bir adet istanbul arkeoloji müzesi kütüphanesinden hediye verilen kaktüsüm, bir adet de adını hala bilmediğim çiçeğim var. * * *
edit: ***
devamını gör...
4 gün önce adamın bana telefonda 1.5 saat anlattığı benim de ya nasılsa kaydediyorum çok önemli değil diye doğru düzgün not almadığım yazılacak o metinler var ya..
var ya..
telefon sadece 10 dakika kayıt yapmıs.
yazılar yarına yetişcek.
Allahım sana geliyorum.
devamını gör...
bayram da mahallede yaşlı bir teyzenin evine gittik bayramlaşmak hal hatır sormak için. işte teyze sağolsun kolonya ve çikeleta tuttu. şu hani içinden fındık çıkanlardan. eh tabi bir taneyle ne olur bir daha istemeye de çekindim. kalkacağız tabi bayram ziyareti kısa olur derken teyze kapıya yöneldi bizde ayaklandık teyze görmeden bir çikelata yürüttüm. bir ince içim sızladı ama yaptım nabim dayanamıyorum çikeletalara. * *
devamını gör...
ışınlanma diye bir şey olmalı.. yoksa her istanbul-sakarya arası gidip gelmelerimde ikisinden birinden soğuyacağım.. o aradaki yolu hiç sevmiyorum yahu..
devamını gör...
bu sözlükteki en güzel nickler istinasız bana ait. Allah'ım şükür çok yakışıklıyım bir o kadar da mütevazi. bir de tavsiye falan etmeyin millete mahlas kimse onlara bakmıyor emin olun.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar