dün avm'nin birinde, bir arkadaşımla cafe de oturmuş bir şeyler içiyoruz. cafe oldukça kalabalık. hemen yan tarafımızda yaklaşık 15-20 kişi civarında bir grup kemalist teyze oturuyor. muhtemel yürüyüş öncesi enerji depoluyorlar. hemen çaprazımıza da çocuklu bir kadın gelip oturdu. çocuk 3-4 yaşlarında zıp çıktı afacan bir şey. çok mu çok tatlı. herkesin dikkatini çekti haliyle. elinde bir balon sağa sola koşturuyor. arada balonu kafama atıyor. sonra bir hışımla gelip balonunu istiyor. garsonlara ''abii gel maç yapalım'' falan diyor. tam bu sırada kemalist teyzelerden biri çocuğu kolundan tutup sevmek istedi. çocukta sıcak kanlı başladı onlara maymunluk yapmaya. güldürüyor kahkahalar havalarda uçuyor falan. o an teyzelerden biri '' adın ne senin bakalım'' diye sordu. çocukta '' erdoğan'' dedi. o an bütün kadınlar elini ayağını çocuktan sanki hastalıklıymış gibi biranda çektiler. arada '' a aaa iğrenç'' falan gibi mırıldanmalar da duydum. hepsi sandalyesini çevirip çocuğa uzaklaşmasını söyledi. o an nevrim döndü. dellenmemek işten bile değildi. açtım ağzımı yumdum gözümü. biz onlara, onlar bize başladık tartışmaya. araya garsonlar müdürler falan girdi. öyle bağır çağır bir tartışma değildi elbette. açık oturum gibi bir şeydi. her neyse zafer benim ve arkadaşımın oldu. masayı dağıttık.* yani çekip gitmek zorunda kaldılar. tam zafer duygusunun tadını çıkarıp '' 20 kişiyi dağıttık'' gibi cümleler kurup kendimi şımartmaya çalışacaktım ki, yürüyüş saatinin başladığını anons ettiler. olsun biz yine de çaktırmadık durumu. çıkarken cafeden, herkes akıllı olsun gibi bakışlar fırlattık etrafa. itiraf mı ? kemalist teyzelerden nefret ediyorum evet.
devamını gör...
bugün kahvaltı yapmadım ve dahi öğle yemeği de yemedim. öğlen sadece üzüm yedim. öyle birileri gibi ekmek arasına koyarak da değil. sade üzüm. akşam oldu, sabah 7'de kalkmış olmama rağmen hiç acıkmadım. nasıl bir kurban bayramı tatili geçirdiysem artık. gelecek haftaya kadar bir şey yemeyi de düşünmüyorum.
devamını gör...
bazen gereginden fazla politik dogrucu kesilebiliyorum. her seyi catir catir soylemek.varken boyle yapinca iki yuzlu gibi hissediyorum. bu beyaz yalanlarin beyazligi konusunda ayse teyzeyle konusmaya ihtiyacim var.
devamını gör...
insanlar bana yol vermeyince şöföre bakıyorum.. gözlerimi 2 kat büyütüp kırpıştırıyorum, dudaklarımı nokta kadar yapıyorum. hafif bir tebessümle yol veriyorlar.
sonra hihihiiihi şeklinde şeytani şeytani gülümsüyorum.
devamını gör...
bu itirafı yapmazsam rahat edemem. her ne kadar sen bunları okuyamayacak olsanda yapacam bu itirafı. dün geceden beri gözüme tek bir damla uyku girmedi. ben bu kadar korkak bir adamım işte bunları senin yüzüne diyemiyorum keşke sana diyebilseydim ne olur affet beni. bu vicdan azabı içimi her saniye kemiriyor. ama dün akşam diyemezdim bunu sana. beni de anla lütfen anlayışlı ol. evet dilaver abi dün o okey bastığı elde dayım taş çaldı. ben bunu gördüm ama ses etmedim çok pişmanım.şu an ağlıyorum biliyor musun.
devamını gör...
koşullanma diye bir şey gerçekten varmış ya da ilahi adalet. bundan çok uzun yıllar önce daha mini mini ikiler iken sınıfımdan fatma adında zararsız bir sabiye ismiyle ilgili malum tatsız şakayı ağlatana kadar yapardım. kötü bir çocuk değildim de altta kalanın canı çıksın kültürü bizde baya hakimdi ve altta kalmaktan sıkıldığımda birilerinin altımda kalması psikolojik olarak rahatlatıyordu çocukken bile. işte şimdi neredeyse dersine girdiğim her sınıfta fatma adında bir öğrencim var ve ben her fatma dedikten sonra o tatsız, ahlaksız kelimeleri kullanmamak için kendimi zor tutuyorum. istemsiz oluyor, zaten istemsiz olunca bu duruma koşullanma deniyor. önceden teorik olarak patolojiktim ama şimdi reelde deliyim. bir ara geçer inşallah.
devamını gör...
bonibon yiyen insan samimiyeti diye bir şey harbiden var.
devamını gör...
karmasıyla varması arasında derin uçurumlar bulunan yazarlara oy vermek istemiyorum.

edit: varması daha yüksek olanlara değil tabii, düşük olanlara. eksileri bekliyorum.
devamını gör...
bugün evin kapısını 3 kez yerine 2 kez kitleyerek hırsıza davetiye çıkardım, yine ben yine adrenalin.
devamını gör...
mutfağa geri dönmemek için küçücük tepsiye bir sürü tabağı sıkıştırıyorum, sonra ışığı kapatmak için boş boş geri dönüyorum. hep yapıyorum ama istisnasız.
devamını gör...
kendimce bir yöntemim var ve bana eksi veren yazarı kesin olmasa da bulabiliyorum. az evvel yaşandı, ardından bu itiraf yapıldı.
devamını gör...
diş fırçalama özürlüsüyüm.ben niye fırçalarken o köpük teee koluma varıyor.o köpüğün orada ne işi var?ağzım kapalı da denedim olmuyor.sorun bende değil sende newton.
devamını gör...
ölümü dahi hissedemiyorum.
istemek yetmiyor yazarken fark ediyorum ki haketmek gerekiyor.
cildirmamak elde değil. dert ben iken bile ben bende değil. Allah zaten hep büyük.
devamını gör...
normalde ankara'yı sevmem.. soğuk ve itici gelir. ama bir ay kadardır içimde bir sıcaklık var. orda bi şey olacak gibi..
ankara'yla ilgili ne olursa deyim yerindeyse balıklama atlıyorum.
itiraf kısmı ise, evet yine tepe üstü çakıldım.

bir de.. kardeşimi gata'ya götürecekmişiz.

bu mudur yani ey his sorarım sana? *
devamını gör...
uzun zamandır birine kendimi bu kadar açmamıştım.
konuştukça konuştum.
uzun zamandır yük gibiydi oysa birkaç kişinin haricindeki konuşmalar..
devamını gör...
bugün derste bir arkadaşın burnu kanamış, hoca da bunu görünce, "ne oldu, burnun mu kanıyor? çok mu karıştırdın?" dedi ciddi bir tavırla ve ben buna gereğinden fazla güldüm, çok güldüm, dakikalarca güldüm sözlük.
devamını gör...
nefret ediyorum ders çalışmaktan bugün ki kapasitemi fazlasıyla kullanmdım çalışarak.daha da çalışmam bu akşam.yarın artık yarın...
devamını gör...
ben korkunç bir teknoloji özürlüsüyüm.

ilk defa yalnız başıma bir teknoloji magazasına girdim, önceden yanıma telefondan anlayan birilerini muhakkak alırdım. ne biliyim bana bir güven geldi ve gittim işte.

üstelik iphone 4s ve iphone 5 varmı diye sordum, adam elime bir ıphone 4s tutuşturdu. telefonu evirip çevirip baktım, bilmişçe hmm felan yaptım. halbuse telefon nereden açılır onu bile bilmiyorum.

"önceki modelleri ne kadar, iphone 1 ve iphone 2 ne kadar " diye sordum. baktım adam kahkahalarla gülüyor, meğersem iphone'un 1 ve 2 si yokmuş. adam "iphone 3s demek istiyorsunuz sanırım" dedi.

ben kıpkırmızı oldum, rezil oldum yani o kadar olur. bir daha teknoloji cehennemine dalmayacağım.
devamını gör...
sigara içerken dayımın 5 yaşındaki oğlu gördü. dayıma demez inşallah. gergin bekleyiş başladı. derse çok utanırım la ben.
devamını gör...
annemin beni öperken çıkardığı sesten nefret ediyorum.
ağız şapırtısından nefret ediyorum. yüksek sesten, ince sesten nefret ediyorum.
babamın gereksiz hareketlerinden, bile bile birşey sormasından, gereksiz şeyler söylemesinden nefret ediyorum.
genel olarak birçok şeyden nefret ediyorum ama sorun şu..
nefret ederken kendi içimde çılgına dönüyorum, karşıdaki kişiyi öldüresiye bir nefretle içim kaynıyor. böyle kendimi zor zaptediyorum.
psikologları, piskiyatristleri göreve çağırıyorum.
lütfen beni bilgilendirin. yaşam kalitem düştü.
devamını gör...
yasadigim sehirde uzuk soluklu araliklarda goz goze geldigim biri var sozluk. kiz oyle bi bakiyor ki* gozlerime ben garipseyip gozlerimi kaciracak evreye geliyorum. oyle de guzel ki tipki yulia timosenko'ya benziyor. ayrica kizi hic gulerken gormedim ya da denk gelmedigimdendir bilinmez ama; hal boyle olunca kiz daha bir cekici izlenimi birakiyor bende.
devamını gör...
zamanında demediklerimi susup susup içimde büyütüyorum.ay keşke böyle deseydim efendime söyleyeyiiiim şöyle deseydim.halbuki bunların beni üzmekten başka hiçbir anlamı yok.ama zeka seviyeleri gerçekten düşük bazı insanlar hiç çekinmeden,düşünmeden istediklerini söyleyebiliyorlar.bu da beni deli ediyor.algı düşük olunca karşıdakini kırmak çok daha kolay oluyor.yok yok seviyeyi harbiden düşürmek lazım bazı gerzeklere karşı.
devamını gör...
2,5 sene önce http://itiraf.com'da yayınlanan bir itirafımın buralarda pek sevilen bir arkadaşımız tarafından kendi itirafıymış gibi yazıldığını gördüm az önce. sence de ayıb olmuyor mu kardeşşş?
devamını gör...
üşenmedim 2 sayfalık sözlük için tanım yazdım ama onu sözlüğe atmak için şimdi o kadar üşeniyorum ki.. hayatımda bir ilki gerçekleştirecektim üşengeçliğim buna da engel oldu iyi mi?
devamını gör...
dün catıdaki odunluğu düzenleyeyim derken 3 metre yükseklikten yere düştüm
ve oturduğum yerde paso nete takılmanın keyfini sürüyorum.
anam o neydi öyle deprem dedikleri şey böyle bir şey olsa gerek..
devamını gör...
birisinin çok pis gözü değdi sözlük. eskiden ne kadar yersem yiyim kilo almazdım hep 77 diydim. son zamanlarda acayip kilo alıyorum. 82 olmuşum.
devamını gör...
her şey insanın çevresinde bitiyor yeminle.
Allah affetsin ama öyle sinirliyim ki.
ulan misafir geliyor bir haftalığına.
hem de birkaç kişi.
bir denge tutturamıyorum ya.
tamam diyorum, şununla şu borcu kapatırım toparlarım hoop çıkıyor bişey.
hem de onları gönderen kim?
annem..

ne diyem mahmut mu diyem.
ya sabır.

bişey de denmiyor.
bir sakin olun da bir toparlıyım kendimi.
bi düzelteyim belimi.
zaten agırlarım en güzel sekilde.............
devamını gör...
efendim vaktiyle şöyle bir itirafım olmuş idi; ( #580843 )

şu hesabımı kapattırdığım süreçte sözlüğe dışardan göz attığım sıralarda da aynı şey başıma gelince bu işin içinde bir iş var diye düşündüm ve o an sık kullanılanlarla göz göze geldik.yaaaa! çok utandım hemen gözlerimi kaçırdım ekrandan ve el çabukluğuyla sözlüğü kapattım.kareli battaniyemi tepeme kadar çekip bir süre nefes almadım.çok zordu bu durumu kabullenmek.ama geçti, ama geçicek!
devamını gör...
cogito'yu cogito diye telaffuz edince de kogito diye telaffuz edince de bir garip oluyorum. boyle bir kelime hic var edilmemeliydi diyerek kendi kendime deliriyorum.

cogito mu diyem kogito mu? ne diyem yoksa mahmut mu diyem?
devamını gör...
çok utanıyorum sözlük.ben bu sabah bile isteye evden geç çıktım.o her yıl tam 9.05 te yolun ortasında kalıp ne geri ne ileri gidebildiğim her seferinde de cumhuriyetçi bir teyzeyle göz göze gelip bitmek bilmeyen iki dakikayı yaşamak istemedim çünkü.yoksaaa o kulak tırmalayıcı siren sesi ve iki dakikacıklık saygı duruşuyla bir kavgam yok.atam alınma sen ben o saatler bağıra çağıra sana şiir okuyordum evde. hani şu saat dokuzu beş geçe diye başlayan.neyse ışıklar içinde yat atam.*
devamını gör...
birazdan bir türbeye gidip atlet sallayacağım. yok, şaka yaptım sallamayacağım ama rüyasının peşinden ısrarla koşmak isteyen bir arkadaşıma refekat edeceğim. yani türbeye gideceğim. en son çocukken türbeye giden çocuksuz komşularca kucaklanıp ''darısı başıma'' dizeleriyle içim dışıma çıkana kadar sallanığımdan, benim için post travmatik bir ziyaret olacak. bir kaç gün sözlüğe uğramayabilirim.
devamını gör...
face'imde aynı okulda okuduğum benden bikaç dönem büyük ya da küçük, normalde muhabbetim olmayan pek çok kişi ekli, yani onlar ekliyor ben de kabul ediyorum. neyse işte bazen paylaşımlarımı beğeniyor bu insanlar. ben de minnet duygusuyla onların paylaşımlarını beğeniyorum, sonra onlar benimkini tekrar beğeniyor, ben de onlarınkini tekrar beğeniyorum, sonra ben tekrar beğe... tamam tamam şaka, işte bu döngü böyle devam edip gidiyor. sonra bu insanlarla gerçek hayatta karşılaşınca napacağımı bilemiyorum, selam versem mi vermesem mi, neyse işte böyle garip haller içine giriyorum, yarım ağız bir tebessüm yapmaya çalışıyorum ama o ifadeyi yaparken yüzüm nasıl bir hal alıyor bilmiyorum, bilmek de istemiyorum.
devamını gör...
yalan söyledim annemle babama. moralim o kadar bozuk ki bugün sesimi kimseye duyurmayaya niyet ettim, onlar da beni pek sık aramazlardı bu yüzden işim kolay diye düşündüm. sonra öğleyin aradılar beni, ama onlarla konuşursam eğer muhakkak ki üzülecekler halime. açmadım telefonu. sonra akşam 5 kere aradılar, açmamaya niyetliyim çünkü ağlamaktan konuşamayacağım. ama başıma bir şey geldi sanacaklar, ne yapsam diye düşündüm çok. ders çalışıyorum diye mesaj atayım dedim ama zaten normalde de onlar her aradığında ders çalışıyor olduğum için bu bahane olamazdı. sonra baktım çok yağmur yağıyor dışarda, dedim ki "bugün çok yağmur yağıyor, şimşek falan çakıyor korktum telefonla konuşmaya, ben sizi ararım sonra." yahu bu kadar saçma bir yalan söylenebilir mi, evet söyleniyormuş.
devamını gör...
bugün tüm gün telefonumu kapatıp gece yarısı açayım bakalım bi merak edecek olan olur mu dedim ama yapmaya cesaret edemedim.*
devamını gör...
alışveriş yaparken ona mesaj atmayıp özlediğimi hissettirmediğim için hatalı olduğuma ve özür dilediğime inanamıyorum.
devamını gör...
ne çok acı var.
eksilenmis değiştiriyorm tanımımi : ne cok essoglusu var. itiraf ediyorum bunu her zaman ypmam.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar