ehl-i sünnet'in, şia'nın, mezheplerin vs. vs. vs. bozuk inançlarından nefret ediyorum.
devamını gör...
7. sınıfta kürşat tüzmen'in oğluna aşıktım. aynı dersanedeydik. kendisi benim ilk aşkım. platonik tabii.
şimdi ne yapıyor acaba.

edit: üşenmedim tvaytırda buldum kendisini. koca adam olmuş. hey gidi. farovladım.
devamını gör...
her şey ders seçimlerinde sistemin senin dersini başka bir dersimle çakıştırmasıyla başladı. sana gelip "hocam beni diğer sınıfınıza kaydeder misiniz?" diye sordum ve sen "bana bunlarla gelme git öğrenci işlerinden tekrar açtır seç" dedin ve bir düşman kazandın. bir hafta uğraştım ve diğer sınıfına kaydoldum. buna rağmen listeyi yenilemediğin için ismim yoktu. ve sürekli yok yazılıyordum. her ders çıkışı yanına koşup bunu hatırlatmak zulümdü. çünkü hep başından savarak kibirli cevaplar veriyordun. sonra ne oldu biliyor musun ukala mantık hocası? arkadaşım sınav sorularını çoğalttığınız yerde işe başladı. fotokopi makinesinin son çektiği şeyi hafızasına kaydettiğini keşfetmemiz pek uzun sürmedi. hiçbir sınav hocasının sınav sorularına bakmadık. ama sen geldin o odaya. sınav sorularını çektirdin. sen gidince en son ne çekilmiş acaba diye bastık düğmeye. evet... mantık, hata affetmez sevgili yürüyen kibir. şimdi onlar düşünsün. eheh.
devamını gör...
sürekli sigara içen biri değilim. stresli zamanlarımda içerim, o da günde 2'yi taş çatlasın 3'ü geçmez.
ve sigara konusunda tanıdığım en büyük otlakçılardan biri de kendimim. fakat bunda suç sadece bende değil. kimden istesem veriyor, şimdiye kadar yok olmaz vermem diyeni görmedim. *
devamını gör...
bu keşmekeşlikten sıkıldıgim , bir yerlesik hayata gecmek istedigim dogrudur.evet itiraf ediyorum ilk defa bir düzen istiyorum artık.
bak dedim anında pişmanlık hissi.
devamını gör...
anaerkil bir ailede büyüdüm, o yüzden erkeklerin egemenligini tanımıyorum.
devamını gör...
bu hayatta beni en çok mutlu eden son dakikada tutan iddaa kuponudur.öyle bir heyecan yok.
devamını gör...
arabayı satmışlar dün sözlük. iyi fiyata satmışlar ama üzüldüm, hüzünlendim sözlük. onda öğrendiydim la ben araba sürmeyi. ilk arabamızdı. anam ehliyeti aldığın gün araba alacam derdi hep. ehliyeti aldığım gün aldılardı gerçekten de. kapıda göremeyince üzülüyor lan adam. ne maceralarımız vardı sevgilim abazam seninle.
devamını gör...
kaldığım odadan etüte göç ederken akla gelebilecek her türlü ıvır zıvırı yühttp://klendim.etütün içi ana baba günü.zar zor kapıyı açacaktım.elimde bulunan su şişesi küt diye kapıya çarpıp yuvarlanmaya başladı.hemen etrafı kolaçan ettim.katın yarısı etütteydi zaten.şişe önde ben arkada nasıl ışınlandığımı hatırlamıyorum.10 dakika sonra hiç bir şey olmamış gibi tekrar etüte gittim.içerdekiler az önceki sen miydin bakışı attı.az önce ne oldu ki bakışı attım.yeme la bizi bakışı attıhttp://lar.ne saçmalıyorsun bırak da ders çalışayım bakışı attım.onlar da döndü önüne sert konuştum tabi.
devamını gör...
kendimi kandiriyorum. simdi annemin başımı oksamasi bile * yetermiydi bilmiyorum.
nasil birşey istersiniz küçük.. neyse ya ben daa bisi demiyorum bana.
devamını gör...
bugün sınavım var ve hiç bişey bilmiyorum neden mi? depresyondan tabi. tam bu zamanlarda bulur adamı bu illet. itiraf ediyorum bu dersten kalıcagımı biliyorum ve calısmıhttp://yorum.bi sigara yakim de kafam acılsın bari
devamını gör...
her an bunalım takılan, iç karartıcı tanımlar yazan, edebiyat yaptığını zanneden yazarlara basıyorum eksiyi. kardeşim herkesin sorunları var. rabbim seni sınamak için bunları yasatıyor önce bunu unutma. sonra senden daha çok sıkıntı çekenleri gör o zaman anlarsın sorununun basitliğini. hayır da şer de Allah dan. bu sıkıntılar için şükret ki seni rabbine yaklaştırıyor...

(bkz: allah var problem yok)
devamını gör...
bugün anaannem sabahtan kalma çayı yeni demledim diye yutturdu.* hayır sanki tadından renginden anlamayacaz. idareli olmak adına yapıyor bunu. bu huyundan dolayı bulaşık suyunu bile lavoboya değil de kovaya akıtan, sifondan tasarruf için tuvalete döken bir insan * itirafa gelince anaannemde de babannemde de yemek yerken midem pek kaldırmıyor ama çaktırmıyorum. yaşlanınca biz de mi pis olacaz acaba?

bir itirafta daha bulunayım; parmaklarını simyiyah kınalayan insanların yaptığını yiyemiyorum. midem bulanıyor o elleri görünce. zaten kınanın kokusunu da hiç sevmiyorum
devamını gör...
babamın bilgisayarda takılırken şarkı söyleyip ıslık çalmasına uyuz oluyorum. dayanamıyor ve odamı terk ediyorum anlasın diye. ama anlamıyor. offluyorum puffluyorum, ses çıkarıyorum anlamıyor. işte o an cinnet geçirip ailesini doğrayan insanlarla empati kurabiliyorum. evet...
devamını gör...
küçükken ben de böyle yapıyordum. (#612477) . itiraf etmeliyim ki şimdi nasıl pişman olduğumu anlatmak yerine ölmeyi tercih ederim.
devamını gör...
lise 2. sınıfta falandık. abilerde geçen son yılımdı. biz tabi kıdemli olduğumuz için rehber statüsüne yükselmiştik. velhasıl-ı kelam sızıntı ve gazete abonesi için kapı kapı gezeceğiz dediler. eyvallah dedik. başladım ben gezmeye ama bir yandan da içinde bulunduğum durumu sorguluyorum. "ulan ben burada ne yapıyorum?" diyerekten. tam o sırada kapıyı çaldım.
şöyle bir diyalog yaşandı;

- kimooooo?
- beniiiiimmm!?

budur.
devamını gör...
düşmüş sari yaprakları sevmiyorum. kurumuş olanlardan dahi hem düşmek üzere olanlardan da nefret ediyorum. kuru sonbahar akşamlarindan da. neolacak bilmiyorum , bilmiyorum.
nefret ediyorum. gülücük.)
devamını gör...
8 yaşındayken öğretmenime öğle arasına girdikten hemen sonra şu soruyu yönelttim:öğretmenim neden köö pek diye heceliyoruz da köp ek diye hecelemiyoruz ya da neden kaa lem de kal em değil? beni öyle bir azarlayıp gönderdi ki önümdeki 8 yıl boyunca rahatça soru soramadıhttp://m.ve 12 yıl sonra sertap erener in 'ama yoksa bahçemin eski şanı' sözlerini 'ama yok sabah cemin eski şanı'diye okuyan da bendim.
devamını gör...
ven ay vaz çayld, yani 4buçuktan beş yaşında falandım. o zaman devlet lojmanlarında oturuyoruz. annem kardeşime hamileydi, böyle doğuma yakın bi zamandı galiba. nereden olduğunu bilmiyorum ama annemle birlikte bi yerden geliyorduk. tam mesai bitimi falandı galiba ki, bir sürü adam(komşular, babamın iş yerinden arkadaşları) lojmanın bahçesinde, lokalde falan oturuyolardı. tabi babalarından gelecek çikolataları, gofretleri yolda karşılamayı adet edinmiş bir iki arkadaşım vardı. onlar da babalarının etrafında dönüp, çikolatalarını gofretlerini yemekten önce aşırabilmenin derdindeydiler. yol boyunca artık annem kendi heycanından mı, yoksa beni uslu tutabilecek, ilgimi çekecek bir konu olduğundan mı bilmem ha bire doğacak kardeşimle ilgili şeyler anlatıp durmuştu. tabi tüm bunların üzerine gaza gelen çocuk bünyesi dayanamadı haliyle. lokalin yanından geçerken onca adamın içinde annemin karnını da işaret ederek. arkadaşım mustafaya bağıra bağıra "len mıstık, kardeşim olcek olum benm, bak burda duruyo şimdi, ama dışarı çıkcakmış yani, doktor öyle demiş anneme.. bak olum bak burda işte, elleri yumuk yumuk olcekmiş annem söyledii" falan diye yardırıyodum. mıstık tuhaf tuhaf suratıma bakıyor olanları anlamaya çalışıyodu. onca adamın içinmde annem utancından yerin dibine geçmiş beni çekiştirerek, elime koluma hakkim olmaya çalışarak, bi an önce apartman kapısına ulaşmaya çalışyordu. oradan sus işareti yapan amcaları görünce ben daha da coşuyodum. "ömer amca bana abi diycekmiş bebek biliyon mu" falan diye hoplayıp zıplamışım. o kadar kardeş kardeş diye tepinip kadını rezil ettikten sonra, hepinizin tahmin edebileceği gibi o çok arzuladığım kardeşlerin beşiyle birden buluşturdu beni annem sağolsun. gözümü açtığımda televizyonda power rangers bitmek üzereydi. o derece yani.. özet çocukken çok patavatsızdım, şimdi ki asosyalliğim o zaman beni frenlemeya çalışan ebeveynlerimden geliyor sanırsam. haklılar..*
devamını gör...
çok sevmişim ben ya. nasil koyuyor şimdi böyle.itiraf edip ,soylemek hem de iş işten geçtikten sonra. zaten olacak is değildi. is is değildi. is bu tanım ayikken yazilmistir, yazıldı.
devamını gör...
küçükkene bi türk filmi izlemiştim bizanslı neyindi.neyse bu türk filminde kadının kocasını bide çocuğunu öldürmüşler.kadına eziyet etmek için kafalarını kesip bir tencere gibi bişeye de koymuşlar.ya kahkaha ataraktan bir açtılar kapaklarını kesilmiş kafa hemide gerçek insan kafası.tabi o zaman çocuğuz hakikaten kestiler sandım.psikolojim bozuldu valla.o günden beri türk filmlerinden tırsıyorum...
devamını gör...
yaşadığı her anının fotoğrafını çekmek ve bunu facebookta paylaşmak beceriside olanları tebrik ediyorum. ama her anını. her ya. bildiğiniz gibi değil her. ya banane, senin kuzenlerinle bilmem birşey keyfinden, banane senin günün yorgunluğunu atma amaçlı içtiğin kahveden. derdim tasam yok da başka, senin 'keyif' lerini mi like'lıcayağım.
boş insanlar, bir koloni oluşturmalı, ve diğerleri olarak bizlerle iletişim kurmamalılar bence. biz diğerleri onların yokluğuna zor da olsa alışırız.
devamını gör...
çoğu insandan aşırı şekilde zeki olduğumu düşünüyorum..

haklıyım da..

net.
devamını gör...
üst sınıflarıma artistlik yapmayı çok seviyorum, misal 5. sınıfların notlarına bakıyorum, "sen bunlara mı çalışıyorsun, ben bunları 2. sınıfta öğrenmiştim zaten, 5. sınıfı yatarak geçeceğim galiba." diyorum, araya da aklımda kalan bir kaç bilgi sıkıştırıyorum. zavallılar inanıyorlar benim o konuları gerçekten bildiğime. aslında hiçbir şey bilmediğim halde biliyormuş gibi yapmak benim çok hoşuma gidiyor sözlük.(u: )
devamını gör...
sözlüğe kazandırmaya çalıştığım yazarlar hatalı tanım girince, sözlük yönetiminden girilen her hatalı tanım için on tanımımın eksileneceği gibi bir tehdit aldım. şu an derse girmedik taze yazarlarla bilgisayar labında ''sözlük nasıl kullanılır'' derslerinin ilkini gerçekleştiriyoruz. *

edit: düzenleme nasıl yapılır editi.
devamını gör...
dün ömrü hayatımda görüp görebileceğim en dramatik sahnelerden birine şahit oldum.

küçücük bir kız, 14 yaşında hemde, masmavi gözlü, sarışın, güzüne bakmaya kıyamazsın hemde, öylesine güzeller güzeli… 18 yaşındaki sevgilisiyle kaçmış. karakol, doktor derken 3 aylık hamile olduğu ortaya çıkıyor. 14 yaşındaki kız 3 aylık hamile yani. yahu çocuksun sen çocuk…

babası bu evden gelinlik giyip çıkamaz dedi, siyah, simsiyah kıyafetleri giydirip gönderdi evinden çocuğunun babasının yanına, hani şu 18 yaşındaki çocuğun yanına yani… o çocuğun o şekilde gidişi çok içimi yaktı çok hemde… yüzünden okunan o pişmanlık ama hiç bir şey yapamayışı… annenin babanın, anneanne, babaanne ve dedelerin utancı… bir anlık heves dedikleri şeyin yol açtığı bunca hüzün… çok içim yandı, çok hemde… uyuyamadım gece boyunca, o kızın bakışı gözümün önünden gitmedi sabaha kadar… hem kızdım, hem üzüldüm… 14 yaşındaki bir çocuğun böyle bir olayın içinde bulunmasına çok kızdım, sen çocuksun yahu, sen çocuksun dedim içimden, ama o çaresiz bakışı da ciğerimi yaktı…

hayat çok garip gerçekten, rabbim ne kadar çok acı, ne kadar çok mutluluk var, bana daha büyük bir kalp ver dedim içimden sessizce…
devamını gör...
arkadaşlarımın büyük çoğunluğuyla görüşmeyi kestim sözlük. sadece 3 arkadaşım var görüştüğüm. diğerleriyle irtibatı kestim. artık eve erken gidiyor onlarda kalmıyorum. daha çok kitap okuyorum artık.
devamını gör...
yılların kahve içicisiyim, öyle nescafe - cafe crown falan değil bildiğin türk kahvesi burdaki olayımız, ilk kez bu gün aşırı gaza gelmeye bağlı fal baktırma deliliğinde bulundum. hem yapmamam gerektiğini biliyor hem de ölesiye bir merak yaşıyordum ki, lanet olsun merakım üstün geldi baktırdım. günahını falan zaten yüklendim başladık olaya fincanda çıka çıka çamaşır makinesi çıkmasın mı? hayır millete yatlar, katlar, 3 vakte ceo olma fırsatı, bali'de tatil falan çıkıyor benim fincana bak bide: calgon kireçle mücadele bayiliği mübarek, çamaşır makinesi ne beee!!ben bunun için mi günaha girdim ya. çok pişmanım sözlük, hayır çamaşır makinesi ya var mı daha üstü....
devamını gör...
blackberry blackberry bırak beni derken geldi yakamdan yapıştı bırakıp gitmiyor. demek ki büyük laf edip; bu aleti hayatta kullanmam gibi ifadeler kullanmamalıymışım.
devamını gör...
dün bölümün koridorunda 3 arkadaş oturuyoruz. biri çok samimi arkadaşım, diğeriyle de az buçuk bir samimiyetim var. ikisinin de milliyetçilikle ilgili konularda benle tamamen zıt görüşlere sahip olduğunu biliyorum, onlar da biliyor bu durumu. konu askerliğe gelince onlar bana takılmaya ve dalga geçmeye başladılar, ben de vicdanî ret üzerinden onlara aynısını yaptım. biz konuşurken kampüsün güvenlik amiri geldi, tokalaşıp oturdu falan. arkadaşlarımdan biri hemen "abi bu vicdanî ret kullanacakmış ne diyorsun" diye sordu. adam başını öbür tarafa çevirirken yavaşça bir küfür etti ve "gönderecen bunları ülkeden" dedi. ben de tamamen spontane şekilde oturduğum yerde arkaya doğru gerinirken "size kaldı sanki milleti ülkeden göndermek" dedim. hiç aklımda yoktu böyle bir şey söylemek, normalde konusu açılınca şakaya vurup geçiştiririm. ama bu saçmalık derecesindeki düz mantığa o an için sessiz kalamadım. "ben bu konularda katıyım, benim yanımda açmayın bu konuları" dedi adam "bence de konuşmayalım" dedim. daha sonra askerliğiyle ilgili bir şeyler anlattı ve "iki tane arkadaşım benim kucağımda öldü" dedi. ben de "abi işte ben o manzarayı yaşamak istemiyorum" dedim. tepki vermedi. kim yaşamak ister ki o manzarayı.
devamını gör...
akrabalarla batak oynanmıyor sözlükcüm. misal dün akşam dayımla eş olduk batakda. ulan kendisi 11 deyip ihaleye giriyor batıyor ben ağzımı açmıyorum. ben adamları batırmadım diye adam küsüp oyundan kalkıyor şaka gibi. yav dayı gel otur diyorum falan yav bırak yeğenim diyor trip atıyor. lan ben neyse bir şey demiyorum.
devamını gör...
yalnızlığın da nimet olduğu dönemler varmıs.
misal ağlayacağım, gözlerim doluyor habire.
evin içinde ev halkıyla köse kapmaca oynuyoruz.
Allahım sen yardım et sen feraha cıkar.
amin...
devamını gör...
stockholm sendromunun ne olduğunu,ne anlama geldiğini rüyamda öğrendim.rüyamda olayı yaşayıp sonrasında da kendi kendime 'resmen stockholm sendromu oldum' diye söylendim.uyandığımda stockholm sendromunun anlamına baktım gerçekten yaşadığım durumu tanımlıyodu. ayrıca ne pis bi sendrommuş,allah göstermesin.
devamını gör...
misafirliğe gittiğimiz evin 3 yaşındaki oğluna "çık bak bakayım ben yukarda mıyım?" dedim o da çıktı baktı.bunu yaparken çok eğlendim.*
bir de yukardan bağırıyor: burda yoksun ki seeeen
devamını gör...
zaman gazetesi bu hafta sanırım bana özel muamele yaptı,teşekkür ettik...*
devamını gör...
evlerden ırak bkz 'si vermeye bayılıyorum ya bu kadar olmaz.her başlığın altına yazasım geliyor tutamıyorum kendimi.nerde evlerden ırak varsa kesin bendendir.
devamını gör...
sınavlardan iyi almak düşündürüyor beni.. içimde bir çiçekçi yatıyormuş da haberim yokmuş gibime geliyor.. hayır iyi almak güzel hoş da beklenti artıyor.. şimdiden çiçekçi açarsın önce sonra botanik bahçesine kadar yolu var.. etrafımdakiler bunları düşünmeye başladı ve korkutuyor bu beni..

he bir de okul öncesi var ki; amann evlenince çocuğuna güzel bakarsın diyorlar.. öehh 4 yıl boşuna mı okuyoruz onu yuh..
devamını gör...
( #610735 )

sorular elimde olduğu halde bazı cevapları hiçbir yerde bulamadım. kırk yılın başı aa gelecekti halbuki. kendimi tekrar örselenmiş hissettim. çok geri zekalı bir olay bence evet. hoca resmen soru uydurmuş.
devamını gör...
yahu geçen motosiklete binecem bir de baktım af edersin seleye kuş pislemiş. eldivenli elimle şöyle bir güzelce temizledim pisliği. sonra eve gelir gelmez eldiveni elimden çıkarmadan sıvı sabunla bir beş dakika elimi yıkadım, geçti gitti. yalnız yanlış olmasın sabun protex'ti, tabi hijyen önemli.
devamını gör...
nickaltı cancişliğinden nefret eden biri olarak çok pis cancişlik yapmak istediğim zamanlar oluyor bazılarına...ama onların sözlükteki konumlarını yerle yeksan etmemek için yapmıyorum bunu...yapamıyorum...hayır yani cancişlik yapabilir miyim sana diye de soramıyorum çünkü yapmak istediğim şey tam olarak cancişlik değil...bunu onlar da biliyor...sorun da burda...birilerine yavşamış mıydım ilanı aşk mı evlenme teklifi miydi...öyle yanlış anlaşıldığım zamanlar oldu ki...aynısını onlara da yapacağımı sanıyorlar ama yok...vallaha yok...tesbihimi nickaltına fırlatıp "seviyorum ulan" demek istemiştim sadece...

diyemedim ya la!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar