bence benim içime şeytan kaçmış . çok kötü olabiliyorum .
mesela sınıfın en inek kızını kandırıp notlarını aldım. kimseye vermedim.
süper notlardı. mutluyum.
devamını gör...
serdar ortaç dan mikrop şarkısını dinliyorum.ben daha iflah olmam vurun beniii...
devamını gör...
yarın makine elemanları sınavım var. aslında gün boyu çalıştım. bir tek son konu kaldı akslar ve miller. işte ona hiç başlayasım yok. enerjim bitti, hücreler glikoz yakamaz hale geldi. sınav yarın on yedi de yani beşte. sekiz arabasıyla okula gideceğim. arkadaşlarıma güveniyorum. akışkanlar bir deki gibi beni çalıştırılar inşallah akışkanlar mekaniği dersinin hiç bir şey bilmeden girmiştim arkadaşlarım çalıştırdı iyi hatta çok iyi bi not almıştım. belki bir umut bunda ad öyle olur. inşallah olur. ya ben çok yoruldum ne yapayım film izleyesim de geldi. sonra babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi diyemedim ben hiç çünkü benim babam hiç pasta yapmadı. bence ben baabam pasta yapmadı diye böyle deli oldum. babama gitsem mi şimdi, yakasına yapışsam ve baba bana niye hiç pasta yapmadın desem. çok mu abartırım . bilmiyorum. neyse çok susadım ama çok. en son akşam namazı için abdest aldığımda ağzıma su geldi. ve ben uzun süredir susamış vaziyetteyim. bence su içmeliyim ben. neyse öptüm.yok öpmedim. niye öpeyim ki. kip bay. kib değil bak dikkat kip. emir kipiyle konuşuyorum şu an.
devamını gör...
sabahtan beri autocad de çizim yapıyorum, saat kaç olmuş hala devam ediyorum, bir tarafta da sözlük açık, bazen autocad de mi yoksa sözlükte mi olduğu mu karıştırıyorum, tanım kısmına komutu giriyorum, "ulan diyorum niye almıyor bu komutu, senin gibi bilgisayarın "diyorum, sonra farkediyorum ki autocad e geçiş yapmamışım falan derken sanırım baba yorgun. *
devamını gör...
çok acayip bir şekilde geceleri karnım acıkırsa inanılmaz kuru fasülye pilav istiyorum
bi dünya peynir yedim* soda içtim leblebi yiyorum ama kuru fasülye açlığı başka bir şey.
devamını gör...
kar yağdıktan sonra şıp şıp damlayan sulardan, o bembeyaz karların kirli,pis gri renge dönüşmesinden,kafama acaba çatılardan sarkıtlar düşecek mi endişesinden,muz kabuğu kıvamındaki yollar yüzünden topuklu çizme havasından vazgeçmek zorunda kalmaktan,yollara araçlar ve yayalar için dökülen tuzların,talaşların,çakıl taşlarının oluşturduğu pis ve çirkin görüntüden nefret ediyorum. he bu bir itiraf mı aslında değil. *
devamını gör...
istanbul'da kalkmak üzere olan otobüslere hiç yetişemediğim için artık koşmaktan vazgeçmiştim. burada, anadolunun şirin bir şehrinde, kalkam üzere olan otobüse nasılsa yetişemem ön yargısı ile koşmadım. oyalana oyalana otobüse yaklaşırken otobüsün hala kalkmamış olmasına şaşırdım.otobüse bindiğimde şoför bey, daha da oyalansaydın nasılsa vaktimiz vardı manalı ters ters baktı. irezil oldum. ama dert değil.
bunun neresi ltiraf. hiç. baktım herkes buraya anılarını yazıyor. ben de yazıyım dedim.*
devamını gör...
sözlükte haddinden fazla sazan varmış iyi oldu bunu öğrendiğim!!!
devamını gör...
son birkaç gündür diğer sözlüklerin en iyi tanımlarını getiren butonlarına * basarak bir sürü entrylerini okudum. bizim cogiyilerde yer alan tanımların yanına bile yaklaşamıyorlar. komikse daha komik; kaliteliyse daha kaliteli bizimkiler... bazen şaşırıyorum hatta, ulan bu tanımların nesine bu kadar oy vermişler diye.
gerçekten çok sağlam yazarlarımız ve çok sayıda iyi tanımımız var. inşallah ileride çok daha fazla kişiye ulaşır bu tanımlar ve hakettiği yerlere gelir sözlüğümüz. *
devamını gör...
deminden beri cogiyilere tıklıyorum kendi tanımıma denk gelmedim ya la! hiç mi iyi tanımım yokmuş yahu?küstüm ben de*
devamını gör...
"benim rehberim olur musun" dedi. tabiki dedim. anlatmaya başladı. daha ilk cümlesinde gözyaşları birbiri ardına aktı. o anlattı ben dinledim. sonra bir iki gereksiz tavsiyede bulundum, o da gitti.
şimdi düşünüyorum da, belki on yıldır ağlamamış biri olarak ben, her cümle için ayrı bir inci gibi gözyaşı döken birine nasıl rehberlik edebilirim. dışarıda yağan yağmur için bile ağlayabilecek kadar içli, yürekli birini nasıl anlayabilirim ki ben. ben ona rehberlik falan yapamam. olsa olsa o bana rehberlik edebilir. arada epey bir yaş farkı olsa da durum değişmez. ağlayabilmek hala çocuk kalmak, yani ki insan kalmak değil midir?
yolunu kaybetmiş, kaybolmuş biri, yol sorana nasıl yok tarif edebilir?
yeri geldiğinde ağlayabilmeyi öğrenmeli birilerinden.
devamını gör...
bugün o kadar berbat bi gündü. sabah bacağıma batan şişle uyandım.tamam hamaratım falan ama bu kadar da abartmamalıyım işi. * sonra bi iki dolandım kim kalkmış kim hala yatışlarda diye.midem bulanmaya başladı. ama yok böyle bişey. açlıktandır dedim,yemek yedim.iyice kötü oldu. ee malum bugünde sınav var. dediler çocuklar kuiz olacaksınız final gibi düşünün çook önemli diye. ben ne yapım peki. 2-3 haftadır doğru düzgün okula gitmediğim yetmezmiş gibi kitap yüzü açmadım. dedim otobüste bakarım birazcıkın,olduğu kadar olmadığı kader. neyse işte. bulantıyla güç bela hazırlandım. durağa gittik. Allahtan yer vardı. oturdum. bir kaç durak sonra bi çocuk bindi. akbili boşmuş geldi istedi bende verdim. aman Allahım ne kadar çok teşekkür etti o öyle. tamam diyorum önemli değil. ama yook. içimden bari dua et be nankör dedim amaa neyse. çocuk kartı verirken teşekkür ettiği yetmezmiş gibi birde her göz göze geldiğimizde teşekkür etti. bişey değil dedim yine. valla sırf gözgöze gelmemek iiçin camdan dışarı baktım,derste çalışamadım. neyse okula gittik. oturduk. sınav başladı iyi güzel. dedim bildiğimi yaparım kalanlarıda full sallıcam. çünkü hiiiiç bilmiyorum,okula bile gitmemişim,halim duman. önümde oturan çocuk full esnedi,gerindi.benimde uykumu getirdi.sınav berbattı. sarfı 5 dk de bitirdim. çünkü bilmiyodum ve salladım.sonra neyse çıktık sınavdan,bizimkiler yine kopya çekmiş ona sinir oldum.en düşük ben mi alacağım Allahııımmm. işte çok olmadı yurda geldik. eve gidemiyorum.annemi özledim. midem bağımsızlığını ilan etti,beni kaale almıyor. şuan hayatımda iyi olan tek şey yanımda göz yaşımı elleriyle silen insanların olması. Allah büyük,çoook büyük.

işte böyle saçmaaaa bi gündü. yarın daha saçma olacak ve bir sonraki gündee. ben niye istanbula gidemiyorumm yaa. *
devamını gör...
ben beddua ederken oda arkadaşlarımın üçünün aynı anda ''tövbe tövbe tövbee'' demeleri çok komik yaa. seviyorum bu gızlarıı.
devamını gör...
annem, evin dağınıklığını görünce durdu ve felsefe dünyasında çığır açacak o sözünü söyledi: "her yer her yerde"
devamını gör...
kötü bir sesim var. geçen gün arkadaş; ya nikhu ne olur şarkı söyleme diye yalvardı resmen, napim sesim kötüyse... müzik kulağım var kullanmayım mı?
devamını gör...
yedinci katta oturan bir arkadaşı ziyaret edip gece birde çıktıktan sonra asansöre binen arkadaşlardan sessizce ayrılıp koşarak inerken her katta asansör çağırma düğmesine basan bendim. *
devamını gör...
canım elmalı kurabiye istiyor ama evde biri şeker hastası diğeri kilo problemi olan iki kişiyiz. yaparsam yeriz * ama yememeliyiz.
devamını gör...
bazen tam 22 dakika süren (evet araması, bulması, eklemesi vs vs derken) capsimi paylaştıktan sonra 4 oy alması beni çok üzüyor. halbusi dost listemde tam 7 kişi online. sözlükte o an online olan 47 yazar neyse de siz neden oylamıyorsunuz lan dost listemdekiler *

(bkz: şu an ağlıyorum biliyor musun)
devamını gör...
moral bozukluğumu, her türlü sinirimi hırsımı, mutsuzluğumu, tepkimi neyim var neyim yoksa konuşarak atıyorum. düşünmemem lazım. düşündükçe delirecek gibi oluyorum ki akıllı da sayılmam. cümleleri ki ile bağlamayı hala seviyorum buna mükabil canım sıkılıyor ve tepki doluyum. bugün çarşamba günkü sınavıma çalıştım. yarın sabah salıya çalışacağım öğle namazından sonra ise asıl derse başlayacağım yani pazartesi günkü sınava. yorgunum uykusuzum sınavlarıma "bakmayın burada olduğuma" çalışıyorum. kronometre ile çalıştığım zamanlara geri döndüm. hırslandımı insan daha iyi çalışıyor. moral bozukluğu ve mutsuzluklar beni çalışmaya ineklemeye mi sevk ediyor ne. bugün çıkardığım notları fotokopiye versem çok kişi sevinir. düşünüyorum sevabına vereyim. bunun yanında evet sözlük on beş tatil dediğimiz zaman dilimini kafamda programladım. hayat herşeye rağmen devam ediyor. herşeyini kaybetmiş insanlar için bile devam ettiğine göre yaşayabiliriz.
devamını gör...
leblebi gibi yuttuğum antibiyotiklerin de aslında bir halta yaramamasının neticesinde geçen gün alternatif tıbba giriş yaptım ve iki diş sarımsak yuttum. hiç de bir işe yaramadı arkadaş ya, hep yalan hep dolan. ateşim takribi olarak 38'e dayanmıştı ki soluğu hastanede aldım bir serum bir iğne ooohh! mis. yaşasın medeniyet, yaşasın modern tıp.
devamını gör...
fight club filmini yeni izliyorum. marla singer kimmiş yeni öğrendim. böyle de meraksız biriyim.
devamını gör...
her cuma olduğu gibi dün akşamda 8-9 halı saha maçımız vardı. bizim bir emmoğlu var çok mızıyor oyunda. bir pozisyonda el dedi ki oda şüpheliydi adam yerdeyken hemen başladı gol attılar. zaten cezasahasının hemen önünde olmuş adam bir ayağa kalksın bir müsade edin de. buda benim çok zoruma gitti top önümde kaldı yaptığın yapacağın işin diyerekten topu çektim sinirli bir şekilde. ayıp ettim orda pişmanım sözlük sonuçta benden kaç yaş büyük adam yapmamalıydım. kusura bakma abi de demedim maç sonu. ama lan oda çok zırlıyor yav.
o değil de manuel fernandes gibi bitirici paslar atan biriyim.
devamını gör...
derdifenâ, erkek, 78 yaşında, bekar, istanbul.

13 yaşlarındaydım, kahvehanede çalışırken bir gazetenin bulmaca ekini her gün sakladım. bir gün çözerim diye. çünkü müşteriler en kolaylarını çözüp bırakıyorlardı bulmacaları. ben en son baktığım için hiç çözebileceğim birşey bulamıyordum. aradaki 7 farkı bile bulmuş oluyorlardı müşteriler. evet neyse sakladım ya ben bulmacaları. sonra çözmedim ben onları naptıysam artık.
devamını gör...
girdiğim entrylerin artı ya da eksi oylanması bana keyif veriyor. görüşlerimin başkaları tarafından okunup değerlendirmesinden mutluluk duyuyorum.
tanımlarımın günün/geçen ayın en sevilen tanımlarına girdiğini görmek apayrı bir keyif.

edit 1: "artı ya da eksi" dedik ya adam basmış eksiyi.
edit 2: eğer bi tanıma "tamam la vurmayın" veya "eksi alsam da sorun değil" şeklinde bişeyler yazarsan psikolojik olarak eksi veren bazı insanlar çıkabiliyormuş...
devamını gör...
o değil de, halı saha maçı dedin aklıma geldi. ya arkadaş kaç haftadır halı saha maçlarında ya yeniliyoruz ya da berabere kalıyoruz. tamam bende de ciddi performans kaybı falan var ama bizim takım hepten kötü oynuyor.

ya bir de şu var, bizim maçlarda en çok mızıyan benim. ama elektrik doktoru'nun emmoğlu falan değilim biline. ayrıca ceza alan sahasının hemen dışında ki pozisyon kesinlikle eldi, ve öyle adamın ayağa kalkmasını beklememek gibi bir durum da yoktu. hatta kurulan iki kişilik baraja rağmen roberto carlos'un öldürücü ayak dışı vurşuyla gayette şık bir gol attım. o gole kimse çamur atmasın.

sonuç iki farkla yine yenildik.
devamını gör...
69 mustang boss umun içinde, elimde bir monte cristo number one ile nevada colünün ortasındayım. gece saat 1 bucuk civarı, ay ışığı yolumu aydınlatırken yavaş ve kararlı ilerliyorum. çölün o vahşi ve ölümcül sessizliğini delen boss un ürkütücü sesi şarkıya eşlik ederken güney amerikanın o yoğun baharatlı aroması beni benden alıyor. camım sonuna kadar açık, çölün rüzgarsız ama kuru soğuğu beni uyanık tutuyor ve düşünüyorum, hakikaten ölmek yok olmak için mi doğduk yoksa, gerçekten doğmak ve yaşamak için mi ölüyoruz? hergün.

http://cogi.tk/1e4b1s
devamını gör...
çok hastayken hep ölümü düşünür ve yalnız ölmekten korkarım.
eğer umudum azalmışsa iyileşmeye dair, kalkar, kalan son gücümle evi toparlar, bulaşık falan varsa yıkar, geri yatağıma dönerim.
amaç , ölürsem de eve birileri gelirse ve beni bulursa, "ne pis kızmış!" demesinler diye. halbuki ölmüşüm daha ne olsun ama, öyle değil işte.
ah anneciim ah anneciim, nasıl işledin genlerime sen böyle. git gide sana benzedim ben.
devamını gör...
uzun zamandır bu kadar kötü olmamıştım. kendimi kanser hastası gibi hissediyorum. yemek yiyecek ne hal ne de mide kaldı. 1,5 kilo verdim 1 haftada.ama iyi oldu zayıflamam. * hayal kırıklığı çok kötü birşeymiş. inandığım dağlara karlar yağdı. öyle ki dağı farkedemez,tanıyamaz oldum. annemi özledim ama hiç gidesim kalmadı yanıma. insanın konuşacak,dertleşecek birilerine ihtiyacı var. hele kuzum diyip dizine yatıran insanlara. asiliğim üzerimde,içimdeki kötü kıza durduramıyorum. atara atar yani,alttan alma gibi bi durumum kalmadı. büyüklüğü sahiplenecek halim yok. umarım sınavdan çok düşüp almamda annemle papaz olmayız. kadın 80i beğenmiyo. 40 falan alsam ne yapar benii,kim bilir. öyle iştiiikkk. 18 yaşındayım ama kendimi altın gününde kısır yiyen 40lı teyzeler gibi hissediyorum. annemin bi lafı var ama yanlış anlaşılmasın diye yazmıyorum şimdi. ben kendi kendimede güldüm yani no problem. ha birde serkan hoca evliymiş laa. niye bekarlarla takılıyo bu adam hiç anlamıyorum. * okullar kapandı okulu özledim. bir an önce açılsın. neyyyssseee..
devamını gör...
"yetişin, imdat" diye bağırasım var. keşke ıssız olmasaydı etrafımdaki topraklar.
devamını gör...
bugün onunla buluştum sözlük.bunun neresi itiraf bilmiyorum ama buraya da yazasım geldi.hemde herkese benden çaaaaay diye bağırasım var.
devamını gör...
dün akşam yemeğinde tavuk çorbası içtim yanında da soğan yedim, bu kadar uyumsuzluk yetmezmiş gibi bir de bon jovi dinledim. ne yani karnım doyarken ruhum aç mı kalsın diye düşündüm ama tam tersi oldu. çorba çok kötüydü, soğan da cidden ne alakaydı. napalım ruh tokluğuyla geçiştirdik günü.(u: )
devamını gör...
çok kötülenen tanımlar oluyor ya hani bazen. +2'ye -18 falan gibi.
işte o +2'nin kim olduğunu, inanılmaz derecede merak ediyorum.

aynısı +18 e -2 olanlar için de geçerli olabilirdi elbet, ama bu daha farklı.
devamını gör...
kendimi daha önce hiç bu kadar gıcık hissetmemiştim.kendi kendime trip atıyorum resmen ama haberi yok vatandaşın.heeyy heeyy tavşan dağa küsmüş,dağın haberi olmamış.kim bilir hakkımda ne düşünüyordur.
devamını gör...
sonunda evimdeyim ama yüreğim hala buruk.çok çabuk alışıyorum bişeylere,insanlara.sonra kopmak zor geliyor.sanırım bu yüzden hep ağlamalarım.istiyorum ki her şey hep aynı kalsın.ya ben severim kiimonotonluğu.evi çok özlemişim,anneme sarılıp uyumayı,yere terliksiz basmayı,ayaklarımı uzatıp televizyon izlemeyi,kardeşimin saçını çekmeyi.. her şeyi aslında o kadar çok özlemişim ki.ama ne biliyim,içim hala buruk.

devamını gör...
yann tiersen artık beni gülümsetmiyor.
devamını gör...
kendi rüyasında dayak yiyen bir insanım. millet rüyasında uçar, benim ağzımı burnumu kırıyorlar lan. cogito sözlük yazarıyım diyorum bize ne diyorlar. durum vahim beyler..
devamını gör...
bir hafta boyunca oturup sadece spongebob izledim. sanırım çizgi film kolik bir şeyim ben.
devamını gör...
annemin tansiyonu bugün epeydir olmadığı kadar yükseldi. korkuyorum. bu korkuyu da unutmuşum. hatırlamaktan da korkuyorum. hatırlatma ya rabbim...
devamını gör...
evi temizleyip pırıl pırıl yaptığım zamanlarda herkes bana övgü dolu laflar etsin istiyorum. görsünler, fark etsinler, kıymetimi bilsinler istiyorum. çamaşır suyu solumaktan tahriş olan boğazlarım, yer silmekten moraran dizlerim gümbürtüye gitmesin istiyorum. gerine gerine dışarıdan gelenler evi mahv-ı perişan etmesinler istiyorum. çok mu şey istiyorum? he, oldu da yapmadılar tüm bunları? köşeme çekilip sinsi sinsi birinin koltukların üzerindeki yastıkların şeklini şöyle bir bozmasını, yediği yemeğin tabağını makineye koymamasını bekliyorum. fark ettiğim anda gelsin nutuklar, gitsin aymazlık suçlamaları.

benim canım çıkacak, birileri keyfini sürecek. yoğöyle.
devamını gör...
bugün öyle bişey oldu ki bir daha bir daha şükrettim.iman,inanmak çok güzel.allah çok büyük,rabbim çok büyük. sabah namazında takvime bakarken o ayeti gördüm. beynimden vurulmuşa döndüm. belki yarım saat ağladım,bilmiyorum.hiç bir duam bu kadar çabuk cevap bulmamıştı.rabbim gördü halimi.elhamdülillah.bana bi çıkış kapısı göster diye hıçkırarak ağladığım gecenin sabahında benim yanan yüreğimi ayetiyle serinletti.

''her kim Allah'tan korkarsa(ona isyandan sakınır,onun öğütlerini tutarsa) Allah ona (düştüğü darlıktan,çektiği sıkıntıdan kurtulacağı) bir çare gösterir.''

ben kendi minik mucizelerimle inanıyorum rabbime.kendi varlığımdan daha çok inanıyorum.

elhamdülillahh..
devamını gör...
misafirlikte kurulamak için havlu bulamadıysanız, ellerinizi ev sahibinin bornozuna silebilirsiniz. ben öyle yapıyorum da.
devamını gör...
- orta okul ve lise yıllarında başka sınıfların tahtasına "aşı olacağız, öğleden sonra tatil" yazıp; daha sonra bu dedikodu ile bütün okul çalkalanıp da bizim sınıfa da haber gelince inanıp sevinen adam benimdir...

- "sağ serbest" diyen bir kız görmedim.

- her insan için en güzel yemek yapan kişi annesidir. fakat benim için babaannem... abartısız şu dünya üzerinde en güzel yemek yapan insanlardan biridir. ikinci sırada eşim geliyor yemek yapmada; ve ne yazık ki üçüncü sırada annem.. eşim de aynı fikirde.

- "kıpırdama çekiyorum" ve yarım saat hareketsiz bekleme sonrası gelen "aa kamera modundaymış" cümleleri bu hayatta iç burkan detaylardandır. ayrıca fotoğraf dediğin habersiz çekilir. doğal olanı bu!!

- boğazıma inanılmaz düşkünüm. üniversitede burslarım hep yemeğe giderdi. bütün yöresel yemekleri yerinde tatmaya çalıştığımdan üniversite hayatım boyunca çok yolculuk ettim. buna rağmen evlenene kadar hep 63 kiloda kaldım.

- herkes gibi istanbul'a aşığım ama ankara'yı istanbul'dan daha çok seviyorum.

- üniversite yıllarımda bakımıma çok düşkündüm. cilt, el, yüz, topuk-dirsek bakımı ürünlerim vardı ve yatmadan bir saat bakımlarımı yapardım ve bu sebepten arkadaşların alay konusu olurdum. sonra evlenince bıraktım hepsini. demek ki insan sattırınca kendini salıyor...

- 30 yaşıma girdim ama hala 23-24 yaşımda gibi hareket etmeye çalışıyorum. sanırım gençliğimin yavaş yavaş geçip gitmesi ürkütmeye başladı beni.

- işe başladığım andan beri üretkenliğim bitti. kısa film çekmedim, yazı yazmadım...

- hayat arkadaşın ile ortak zevkler çok önemli. bak misal biz eşimle oyun, müzik, sinema, dizi, kitap konularında hamd olsun müthiş uyumluyuz. ama benim amca oğlu öyle mi. karısı oyun oynamasına laf eder, film izlemeyi sevmez... ama iyi kız, sülaleye uyum sağladı hemen.

- cogito sözlüğü en çok eleştiren ve en çok seven insanlardan biriyimdir herhalde. ama insan sevdiğini eleştirir daha iyi olsun diye, şeklinde avutuyorum kendimi.

- sözlükte yazar kayırdığım doğrudur...

- normal hayatta yeri geldiğinde küfür ederim. eşim bu konuda bana çok kızar. kalbin kirleniyor der. ama tutamıyorum kendimi. bazen bazı küfürler cuk oturuyor olaya. bir de beni küfür ederken görseniz siz de hak verirsiniz. resmen yakışıyor bana küfür etmek. eğlenceli küfürlerim de var bak. şimdi burada yazamam ama doğaçlama çok keyifli küfürler çıkıyor ağzımdan ve eşim bile gülüyor bazen.

- görsel sanatlar daha bi hoşuma gidiyor. tamam okumak çok önemli ama ben daha çok izleyebildiğim, dinleyebildiğim şeyleri seviyorum.

- çok şükür muhafazakar bir ailede büyüdüm. Allah korkusunu kalbime çok iyi işledi anacığım. yalnız mahallemizin aşağısındaki 2 film birden gösteren sinemanın önünden her geçişimde merakıma yenik düşüp bakardım afişlere. tabi 80 sonları 90 başında afişler sinema sahibi tarafından sansürlenirdi. yıldız falan çizerlerdi başrol oyuncularına. hey gidi...

- eşin yanında küfür mü edilirmiş lan!!

- anneme hiç "anne" diye hitap etmedim. hep "anacığım" derim. o da "anan kurban olsun seni yaradana" diye karşılık verir her seferinde. sonra salak salak sırıtırım..

- bir gün bankacılıktan kurtulacağım diye diye 6 senem gitti bu illet mesleğe. ama bir gün kurtulacam hayırlısıyla. bankacı olanlar beni anlar.

- küfür dedin de geçen bursaspor-fenerbahçe maçında fanatik fenerli olmamıza rağmen döner bıçağı korkusuyla bursa tarafına oturduk. arkamdaki amca sayesinde gün yüzü görmemiş küfürler duydum. bi de gol olduğunda omuzlarımdan sarstı baya sağolsun. yalnız feci sövdüm fenerbahçeme. hatta abartmışım, ertesi gün sesim kısıldı.. döner pıçağı deyip geçme, en az 15 cm yarar adamın kafasını.

- buraya kadar okumaya dayanabildiysen helal olsun.

- bir önceki itiraf finali nasıl yapacağımı bilemediğimden yazdım..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar