ey gidi sözlük, facebokta dolaşıyorum, liseden bir kızın profilini gördüm, kız böyle sınıfta aşırı uzun boylu ve lalaydı, yani nasıl desem böyle boş boş bakardı, ağzından salyalar aktığını bile gördüm derste, soru sorulduğunda bön bön bakardı , hani sınıfın böyle artık mazur görülen bi özürlüsü vardır ya öyleydi gariban, ama anam nerdee o kız, profile baktım kız öğretmen mi ne olmuş, dubai de yaşayan bir adamla nişanlanmış üstelik o yeni moda nişan fotoğraflarından çekinmiş -hani şu yakın temaslı salak pozlu olanlardan- itirafım şudur ki sevgili sözlük: ulan nasıl oluyor da ben de öğretmen oldum bu kız da öğretmen oldu üstelik bir de nişanlanmış evlenecek, neden lisede kafamı sıraya vurup uyumadım! nenden!
devamını gör...
bugün son günüm stajda. defteri sallapati hazırladım inşallah okul kabul eder. şefin mühürüyle paraf atmak suretiyle defteri onayladım zaten.

son kez izgaz a bildirimleri girdim. her şeyi son kez yapmanın garip bir burukluğu var.... yok la yok hiç bir şey umurumda değil, oh be bitiyor sonunda . 1 ağustosta başlamıştım. ne çektim be sözlük.

bu arada odtü de olanlarla alakalı herkesten farklı düşündüğümü fark ettim. ilginç. insanlar çok fena tarafgir olmuş vaziyette. şu an bile osman usta odtü deki ... .. ...... ... yapmaktan bahsediyor. garib.

devamını gör...
bilinçaltlarınızda neler olduğunu biliyorum. kaçabilirsiniz ama saklanamazsınız. tanımlarınız sizi ele veriyor merak etmeyin. o naif yüzünüzün altında zamana ayak uydurmuş insan modeli var. bunu sakladığınızı zannediyorsunuz ama saklayamıyorsunuz. umarım bir gün foyanız ortaya çıkmaz ve o mutlu mesut görüntünüzü sergilemeye devam edersiniz.
devamını gör...
sözlük bugün itibariye sözlüğe gelmiş bir kaçtane adam olmayanlara bizim sözlük yazarlarımız cevap yazarak bu kişilerin kendilerini bir anlıkta olsa adam zannediyorlar...
bunların amacı belli gayet açık yazdıklarından..cevap yazıpta pekiştirmemek lazım..bırakın kendi haline yazsın gitsin amacı sinirlendirmek..

unutmayın bazıları kin ve nefretle beslenirler...
devamını gör...
çok boş boğazım ben ya.

gereksiz yere saçma sapan açıklamalar yapabiliyorum insanlara sonrada
neden ben dedem neden ben!

en basit örnek. bak en basiti!

garson geliyor sipariş verecek misiniz?
ben hemen başlıyorum sıralamaya. arkadaş bir yere gitti de markete gitti! marketten gelsin. sigara almaya gitti şimdi gelir. ozaman verelim biz sipariş.
lan bir sus bir sus bir kere sus!

http://cogi.tk/yjzdhx bide bu dert oluyor işte vay arkadaş!
devamını gör...
şey diyorum, bir günde uzun entryleri okuyayım. ama olmuyor abiler ya çok uzun yazıyorsunuz.
devamını gör...
uzun tanım okumayanların isimlerini not alıyorum, tanımlarımda isimlerini açık ederek haklarında ileri geri konuşuyorum, nasılsa okumuyorlar.
devamını gör...
trequartista yılan dansını izlemek için çay daveti bekliyordum, geldi. izleyip burada kendisi ile ilgili gözlemlerimi yazacağım.
devamını gör...
uzun koridorlarda yürürken tribe giriyorum sözlük. rolümü büyütüyorum resmen. böyle hemen bir klip çekme havaları.bide bir fon müziği açıyorum. tripli tripli dolaşıyorum.
ve ayrıca iki gündür sürekli ders çalışıyorum bıktım usandım çalışmak bana göre değil. benim içimden şiirler akarken bu sınav niye. ..
devamını gör...
potbori patlaması yaşıyorum sözlük. stajımın bitişini izzet altınmeşe türküleriyle coşkuyla kutluyorum. ayrıca öğretmeniiiiiiiiiiiiiiiiiim emirhan altına yaptı*
devamını gör...
bir elimde keleş diğer elimde kılıçla bekliyorum . bugün hiç laik modern insan katlemedim sözlük . hiç yobazlasamadim sözlük . ne yapacam bilemiyorum .
devamını gör...
iki gündür nickaltına 'hayırlı uçuşlar' yazdığım yazarlar sanırım uçuruldu . yok canım ne alaka geleceği felan görmüyorum . sadece olayları okuyup analiz ediyorum . buda bana verilmiş özel bi yetenek sonuçta. var mi başka uçmak isteyen .
devamını gör...
nostalji olsun diye yıllar önce arabesk-rapin meşhur olduğu cash flow hayki zamanlarına ait, ki bu benim lise dönemime denk geliyor, şarkıları dinliyoruz. ne dokunuyordu o zamanlar. şu an gülmekten kırıp geçiriyor fakat. heyhat.
kim sevdi seni benim kadar, bana ferrari alsana berkcan, eksik etek, ciğerin yansın. çok kötü rezil ama evet.
az kalsın unutuyordum, http://www.bombabomba.com. *
devamını gör...
bir zamandır ( bilmiyorum ne kadar zamandır ) böyle tahammülsüz ve sinirliyim. sabrım bitti.
devamını gör...
misyonerlik faaliyetlerimi internet üzerinden başarıyla gerçekleştirmeye başladım.
biri sri lankalı olmak üzere 5 kişi mevlana'yla tanıştı şimdilik.
huzur içinde uyuyabilirim.
cemaat beni keşfetsin artık.*
devamını gör...
evian programını gitgide çok sevmeye başladım sözlük. ondan çıkan bebeğimi gören herkes bayılıyo.canım ya hakikaten çok tatlı.
devamını gör...
yapmam gereken şeyleri yapmıyorum. yapamıyorum. çok rahat olmaktan rahatsız olan bir kaç arkadaş gördüm. bende de aynı ''hastalık'' var.

şimdi kameralarımızı istanbul gecelerine çeviriyoruz;

benim kendisine verdiğim değeri en yakın arkadaşımın bana vermemesi benim çok ağırıma gidiyor be sözlük. ''ergen'' gibi yakıştırmalar yapanlar olabilir fakat bu çok farklı bir şey. kendisiyle bu konu hakkında konuşmak istemiyorum. salağa yatıyor falan ne bileyim soğuyorum kendisinden. aslında soğuyamıyorum bile. yıllardır en yakın arkadaşım olduğunu düşündüğüm ''o''na yapamıyorum bunu. ben mi çok iyiyim, o mu çok kötü bilmiyorum. hiçbir şey bilmiyorum. zamanla düzeleceğini düşündüm fakat yaklaşık 2 yıldır bu böyle devam ediyor. hem de her geçen gün büyüyor. belki de en önemlisi bu yaşadıklarımı kimseye anlatamamamdır. ''içine atmak'' ne demekmiş bilen arkadaşlara saygılar... aslında arkadaşım bile yok benim galiba. suç bende de olabilir, bilmiyorum. gerçekten çaresi yok gibi görünüyor. ne yaptıklarını görmezden gelebiliyor ne de ondan vazgeçebiliyorum. ha bu arada; onun en yakın arkadaşının ben olmadığım kesin gibi. ne zamandır böyle bilmiyorum ama durum bu. kafama takacak onca şeyim varken buna kafayı takmam da ayrı bir salaklıktır. kutlarım ''levoenmipecho''

mutsuzum sözlük, mutsuz...
devamını gör...
itiraf ediyorum: ismail yk'yı coşarcasına dinlediğim oldu.*
devamını gör...
whatsapp profilimde evian bebeğimin resmi var sözlük. bu yaz beraber öğretmenlik yaptığımız bi arkadaşta çok sevmiş bebeğimi bende istiyorum felan dedi.tamam dedim yaptık benim bebeğime pek benzemedi. diyo ki sulu bu çocuğu cami avlusuna bırakayım ben en http://iyisi.ne anneler var yahu.
devamını gör...
şu son birkaç yıldır üstüme bir atalet düştü ki anlatamam. büyük bir zevkle yaptığım işleri yapmak istemeyecek ve yapamayacak konuma geldim. depresyona girdim, depresyona girince de daha çok arttı atalet. iyice dibe düşeceğimi düşünüyordum son bir iki gündür fakat tam tersi oldu. her gecenin bir sabahı vardır misali doğan güneşin ışıklarını görmeye başladım ve yıllardır uyuyam potansiyelimi uyandırma fırsatı yakaladım. benim muvaffak olmam için dua eder misiniz? Allah razı olsun.
devamını gör...
birçok insan geri zekalı. tümünü seçip onaylamaya basmak için sıra bekliyor. sizde kontenjan filan yok geri zekalı mal mal amele saf.

bunlar yüzünden şu an üç aylık emeğim heba olabilir. of intihar sebebi bunlar ya. bekle abilerin bi işlerini halletsin. senin neyine erkenden onaylamak. onaylamasan bir kaybın olmuyor senin. olmuyor.
devamını gör...
bazen,ilk yaptığın uçurtmayı uzun uğraşlar sonucu uçurabildiğinde yüzünde beliren tarifsiz tebessümü özlersin.bazen,mahalleye gelen dönen salıncağa binip ,beş dakika sonra inmek zorunda olduğunda ,salıncaktan inmeyen mahallenin zengin puştunu hatırlar ,iç geçirirsin .bazen,futbolcu kartlarında bütün mahalleyi köküp ,yüksek biyere çıkarak kapış yapan mahallenin yıldırım abisini hatırlar iç geçirirsin .bazen ,sınıfta beslenme kolu'nu çok istediğin halde öğretmeninin başka birini seçmesini içine sindiremediğin ilkokul günlerini özlersin.bazen ,beden dersini cuma gününe koydukları için sevindiğin,bazen de pazartesi günü ilk iki derse koyanlara sitem ettiğin günleri özlersin.bazen, dünyanın en gereksiz oyunlarından biri olan ''simiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiitttttttttt '' oyununu oynayıpta tekme tokat giriştiğin sınıf arkadaşlarının şimdi evli,mutlu ve çocuklu olduğunu görünce tebessüm edersin .bazen kola şişesinin içine doldurduğun misketleri sakladığın o günleri özlersin .bazen ,yakalığın kopunca ''alllaaaah ne dicem lan anneme bu sefer ? '' diye iç geçirdiğin o cuma günlerini özlersin.bazen,komşunun çocuğuna sinir olmadığın günleri özlersin.bazen ,üzerinde 20.000 in 1 yazan ama içinde 9-10 tane oyun olan atari kasetlerini düşünür,takas ettiğin günleri özlersin .bazen de içinde taso varmı diye yasin bakkal görmeden mıncık mıncık ettiğin çitos paketleri gözünün önüne gelir.bazen,bayram için alınan cicili bicili ışıklı ayakkabılarını bayramdan önceki gece yatağının başucuna koyarak,''yarın bayram,hemen uyursam hemen bayram olur ''diye iç geçirdiğin o arife gecelerini özlersin.bazen,elinde poşetle mahallede şeker toplamaya başladığında bi teyzenin,çocukluğunda en sevdiğin ''ender''marka çikolatasını verdiğini hatırlar ,iç geçirirsin .bazen ,bütün aile izlediğin kemal sunal filmlerini özlersin.bazen,''büyüyünce ne olacaksın''sorusuna verdiğimiz ''doktoy olucam'' cevabını bile özlersin.bazen,''isveç,norveç,danimarka,belçika belçika hollanda ,türkiye'nin başkenti ,ankara'dır ankara''diye başlayan tekerlemeleri bile özlersin.bazen yakartop oynarken ''çingene pembesi''diye bağıran mahallenin kıl çocuğunu bile özlersin.
bazen ,sabaha karşı dışarıda kuşlar sabahın en güzel parçalarını seslendirirken,bir ay boyunca yağmayan yağmur ,bu satırları yazarken yağmaya başlayınca ,balkona çıkar ,kafanı dışarı çıkarır ,istemdışı gülümsersin .bazen ,buzdolabına abur cubur yemek için gitmeye üşendiğinde ''neyse çişim gelsin ikisini aradan çıkarırız ''diye kendini kabullendirirsin.bazen ,sabahın altısında sen daha yatmamışken ,gözü kapalı işe giden komşunu görünce iç geçirirsin.bazen,sabahın köründe alarm çaldığında ''bu mu lan yaşamak istediğim hayat ?'' diye sorarsın kendi kendine ,bi cevap bulamazsın yine,kalkar hazırlanırsın işe gitmek için .bazen ,aradan yıllar geçmesine rağmen ''o''nu hatırlatacak bişey gelir aklına ,her ne kadar unutsanda için cız eder,''nerde acabaa ne yapıyo şimdi ? diye iç geçirirsin ,bazen ,kız kulesi'nin oraya gider ,salacak'ta çay bahçesinden bi çay alır ,köşedeki simitçiden de bi simit alırsın ,sahile geçersin ,açarsın bir türkü sessizce,derdini en iyi arkadaşına değil ,kayalara çarpan dalgalara anlatırsın .bazen ,keşke yanımda olsaydı dersin ..özlersin lan işte,illa bi sebebi mi olcak ,özlersin işte .
devamını gör...
mahalledeki çocukları bizim sokakta inşaatı uzun zamandır durmuş bi binanın bodrum katında topluyorum.amacım aşağı mahalledeki çocukları da buraya çağırarak teke tek dövüş müsabakaları düzenlemek ,bi nevi dövüş kulübü hesabı .ben de tyler durden karakteriyim ,götüm stratosferde yani o biçim kalkmış anlayacağın .geçenlerde bizim kartelin eriklerine dalarken görmüştüm bi kaç kez ipneleri .zaten kılım hepsine.yer misin yemez misin hesabı sırayla indiriyorum hepsini .bi tane dallama geliyo bu sefer ,lakabı sarı sefa .beni yere indiriyo bu puşt,bi sağdan bi soldan tokatlıyo beni .en son tokat biraz daha sert geliyo .gözlerimi açıyorum güç bela.sefa sandığım el annemin eliymiş meğer ,''uyan'' diyo annem, sefa kadar olmasada beni tokatlayarak ''kalk, kahvaltı hazır iki ekmek bi süt al ,ekmeği yasin bakkaldan al taş ekmeği olsun ,yanıklarından alma !.. '' diyo .ben yatakta oturur pozisyona geliyorum .kendime gelene kadar halıya uzun bi süre melül melül bakıyorum .saniyeler önce herkesi deviren götü kalkmış tyler durden olan ben ,şimdi ağzının kenarından salyalar akan ,sanki ailesinin ''ekmek almak için dünyaya getirdiği ,orta 3 'e giden çocuğu oluyorum .ekmek ile sütü alıyorum .güzel bi pazar kahvaltısı yapıyoruz tüm aile .kahvaltıdan sonra mahalle maçında ne giyeceğimi ayarlamak için odama geçiyorum .bakıyorum bi kaç formaya.kırmızı renkli okocha kramponumu siliyorum .ardından annem içeri giriyor ve az sonra söyleyeceği o cümlenin tüm kelimeleri beynimde yankı yaparmışçasına tüm vücudumda sirayet ediyor : ''akşamüstü pazara gidicez biyere ayrılma '' ''ama anne mahalle maçım var akşamüstü şimdi gidelim ''diyorum ,''şimdi olmaz ,akşamüstü gidicez,akşam pazarı oluyo ,ucuz alırız ,hem şimdi çok güneş var ''diyo .''ama annee ,deyip son şansımla son yakarışıma başlamayı düşünürken annem kapıyı ''zannnnk ''diye kapatarak cevabını vermiş oluyo ..

sabah ekmek almaya gönderilmek için dünyaya getirildiğini düşünen ben ,şimdi de ,tekerine çürük domates yapışmış,dibinde kurumuş soğan kabukları olan ,rengi solmuş eflatun yeşil şeritli bir pazar arabası yerine kullanılmak için dünyaya getirildiğimi hissediyorum.o sırada bizim çocuklar cama taş atmaya başlıyo.pencereye çıkıyorum ,''hadi murat !.., biraz antrenman yapalım akşamki maç için ,önemli maç malum ,sefa'lar geçen haftanın intikamını alacaklarmış sözde hehehe '' diyen onur 'a ,''ben gelemicem kardeşim,akşama pazara gitmem lazım annemle ,izin de alamadım ,siz bensiz idare edin bu hafta '' diyorum.

akşamüstü oluyo.annemle hayatımda en sevmediğim yere giriş yapıyoruz.annemin hem hamalı ,hem de en ucuz patates ,domates ,soğan ,biber ,sebze ,meyve fiyatlarını aklında tutan muhasebe elemanı gibi hissediyorum kendimi.anneler ,neyin nerede en ucuz olduğunu,bütün pazarı tavaf ettikten sonra üst üste sorarlar .halbuki orta 3'e giden bi velettim. o kadar şeyi nasıl aklımda tutabilirdim ki ?domates almak için bi yerde duruyoruz.annem domatesleri seçerken ,gözüm o kalabalıkta birine takılıyo.eda'yı görüyorum.7-a 'daki eski sevgilim .hemen gözlerimi tartıyı ayarlayan domatesçiye çeviriyorum ama o da beni görüyo .bizim yanımıza doğru geliyorlar.annesi anneme ''allah belanı versin oğlunun !...kızıma ne vaadler vermiş ,sonra bi peçete gibi kullanıp atmış '' demedi lan tabi sakin olun heheh ..''nasıl domatesler iyi mi ''diye soruyo.annem de ''en iyisi bu gibi ben alıyorum bi 3 kilo ''diye cevap veriyo .pazardaki tüm kadınlar gibi bizimkiler de ,sanki birbiriyle yıllardır tanışıyomuş gibi bi sohbete giriyolar .biz iki pazar arabası ise her ne kadar birbirimizden gözlerimizi kaçırsakta ,arada birbirimizi kesiyoruz .sanki çok ayıp bişey yapıyomuşum gibi ,yer yarılsa da yerin dibine girsem diye düşünüyorum o an .bizimkiler koyu bi sohbete dalınca anneme ilerdeki ''üüç tane bi milyoooaaan '' diye bağıran çorapçının yanına gideceğimi söylüyorum .en azından artık çok yakında değildik .aramızda bi patatesçi ile baharatçı bi amcanın tezgahı vardı .neyse ki annem domatesi almayı bitirip elime sıkıştırınca onlardan biraz olsun uzaklaşıyoruz .ben domates poşetine parmağımda yer edinmeye çalışırken ,içimden ''allahım inşallah bi daha karşılaşmayız '' diye dua ediyorum .fakat o dua pek işe yaramıyo o gün .4 kere karşılaşıyoruz.bitsin şu işkence diyorum içimden .artık takatım kalmıyo.pazar arabasının tekerlekleri misali ,ha bire çadırların demirlerine çarpıyorum.neyse ki annem ''tmm gidelim artık ''dediğinde biraz olsun seviniyorum.bir anne pazarda ''tmm gidelim'' dediği zaman son bişey almadan gitmeyeceğini benim gibi tecrübeliler bilir .en azından son bişeyi alıp gidicez diye seviniyorum içimden .pazarın çıkışından bi kavun alıyoruz.artık işkence sona eriyo .

eve zor atıyorum kendimi .hemen mahalleye çıkıyorum .mahalle maçını soruyorum 10'a -7 yendik diyo onur.çok seviniyorum.üstüne de ''maçtan sonra kavga çıktı ,çoğu kaçtı ,sefa'yı çok kötü dövdük,ağzını burnunu kırdık '' diyo .bu kadar berbat bi pazar maceramdan sonra bu haber biraz olsun yorgunluğumu alıyo.''tokatlasaydınız ibneyi'' diyorum.onur '' ne ? '' diyo.''neyse boşver ''diyorum.o sırada eda geçiyo biraz ileriden annesiyle ,5 oluyo bugün .son kez bakışıyoruz ,o yaz taşınmışlardı bizim oralardan .

küçükken ki pazar sendromu ,şimdi yerini pazartesi sendromuna bıraktı .küçükken ki yasin bakkal ,şimdi yerini süpermarketlere bıraktı .küçükken ki mahalle maçında ettiğimiz kavgalar ,oynadığımız oyunlar,daldığımız erikler ,kolalı meybuzlar,futbolcu kartları ,misketler,tasolar ;şimdi yerini google 'a ''hadise frikik ''yazan ,mynette bütün gün okey oynayan ,facebookta otu boku paylaşanlara bıraktı .küçükken televizyonda bütün aile izlediğimiz kemal sunal filmleri ,şimdi yerini ,bi odada diz üstünde ben ,diğer odada diz üstünde kardeşim ,aynı odada masaüstünde küçük kardeşim ,oturma odasında elinde kumanda babam ,ve bizi bir araya toplamaya çalışan biricik annemin çabalarına bıraktı .
devamını gör...
kıçdonduran soğuklarının cirit attığı aralık ayının ortalarıydı sanırım.o günün gecesi her zamanki gibi alarmı kalkacağım vakitten 20 dk.öncesine kurduğumu hatırlıyorum .2 dk.lık ertelemeler bitince mecbur yataktan kalkıyorum .günlük 3 dakikalık halıya mal mal bakma seansımı tamamlıyorum.okula gitmek için üstümü giyiniyorum.neyse ki her sabah olduğu gibi kız olmadığıma bu saatlerde daha çok şükrediyorum.tipimi pek beğenmediğimden güne iyi başlamak için aynaya bakmıyorum.kravatımı iyice bol yapıp aşağı doğru salık bırakıyorum.(lisede kravat ne kadar aşağıdaysa kızlara o kadar fazla hava attığını zannedengillerdendim ) anneme ''süt ısıttın mı'' diyorum(evett,uzun boylu olmamın sebebi lisede her gün süt içmemdi,basketboldan zerre anlamam).''ocakta,biraz önce kapattım ılımıştır şimdi''diyo .(daha sonra çiçeklerimi suluyorum ve sonra mathilda'ya hazırlanmasını söylüyorum. yok o leon'du lan .) sütümü içiyorum .evden çıkıyorum.minibüse biniyorum.tayyar abiye rastlıyorum o gün.''naber ortak'' diyo, (bazı insanlar ,naber diye sorduklarında vereceğin cevabı aslında dinlemezler ,umrunda değildir ne dediğin,zaten dünyanın en çok söylenen yalanı ''iyiyim sen nasılsın ''dır ,bunu bildikleri için seni dinliyomuş gibi yaparlar ,bana ''naber ortak''diye soran tayyar abinin kafasında aslında 20 milyon'un bostancı üstünü hesaplamak vardır)''iyi aabi nolsun,okula gidiyorum işte'' diyorum.kısa süreli günlük ''muavinlik'' stajımı tamamladıktan sonra okula geliyorum.

fizik dersine http://giriyorum.bi soruya takılıyorum.tülin hocayı yanıma çağırmak için parmak kaldırıyorum.arkamda oturan ömer ise parmağımı indirmeye çalışıyor.sebebini soruyorum.''olum boşver sonra söylerim'' diyo.''söyle lan niye'' diye üsteliyorum.''teneffüste söylicem ama nolur şimdi çağırma'' diyo.''tost ısmarlıcaksın'' diyorum.''tamam söz'' diyo.kıllanıyorum iyice ve ipneliğine hocayı çağırıyorum.tülin hoca yanıma geliyo.soruya bakmak için iyice masaya eğiliyo.eğildiği gibi kalkması da bir oluyo.o zamana kadar bütün soruları şappadanak çözen fizik hocamız ''bu soruya teneffüste gel bakalım''diyip suratında ekşimtrak bi yüz ifadesi ile yanımızdan uzaklaşıyo.ben ne olup bittiğini çözmeye çalışırken ömer,flash tv'nin her tarafından oklar ve yazılar çıkan şok haberleri gibi ''olum mideyi çok kötü üşütmüşüm dayanamadım osurdum'' diyerek bi süre kalp krizi geçirmeme sebep oluyo .''aferin ömer!!hoca benim osurduğumu zannedicek ömür boyu ''diyorum .''tutamadım murat,tutamadım napıyim,açeydim gollarımı çıkma diyeydim ,sabah yediğim şey yüzünden diyeydim ama diyemedim ,bir anda çıktı ,tutamadım ''diyo ömer.teneffüste hocanın yanına gidiyorum .hoca soruyu çözüyo hemen .ben hocanın yüzüne bakıyorum ,''hocam size bişeyi açıklamak istiyorum,aslında benim derste osurduğumu düşünüyosunuz ama ben osurmadım arkamdaki ömer osurdu ,midesini üşütmüş dayanamamış,yanlış anlaşılmasın diye söylemek istedim ''diyemiyorum tabi iç geçiriyorum sadece malesef . ''teşekkürler hocam'' diyorum ve çıkıyorum öğretmenler odasından .arkadaşımı ispiyonlamak istemediğim için mi ,yoksa o olayı tekrar anlatmaya g.tüm yemediği için mi bilmiyorum ama hadiseyi bi türlü tülin hoca'ya anlatamıyorum .mevzu içime o kadar işliyo ki,teneffüste bi düzine çıtır kız hocanın etrafında toplanmış sohbet ederlerken tülin hoca'nın beni işaret ederek''işte bu kızlar,işte bu çocuk ! ne yediyse artık kendine has o zehirli gazıyla beni öldürmeye çalışıyodu geçen gün,sakın yüz vermeyin bu ipneye,teklif falan ederse hayır deyin,hatta şöyle yapın bi kaçınız ona aynı yerde aynı saatte randevu verin asdasdfasd''diye random güldüğünü hayal ediyorum.tülin hocam ,ben mezun olana kadar beni her gördüğü vakit yüzünde umumi tuvallette suların kesildiğini sonradan anladığında suratında beliren ifade ile ''allah belanı versin lan murat ,ne yedin olum o gün ,ne içtin o sabah '' der gibi bakmaya devam ediyo bana.dönem sonu geliyo.teşekkür belgesi almaya hak kazanıyorum.tülin hoca ismimi okuyo ..''gelme sen gelme yaklaşma bana ,uzatın arkadaşınıza çocuklar '' dediğini hayal ediyorum .belgeye bakıyorum ''okulumuz öğrencilerinden 1788 numaralı murat .... 2002-2003 yılı i.döneminde bik bik bik bik ...... erdemli davranışlarından ve daha önce hiçkimsenin çıkaramadığı kimyasal zehirli gazlardan ötürü .... ''gözlerimi ovuşturuyorum ,kendime bi iki tokat atıyorum ve sonra tekrar belgeye bakıyorum ..''allah belanı versin ömer'' diyorum ,''ne yedin lan o sabah cidden ? ''

edit 1 : kıçdonduran soğuklarını kıçımdan uydurdum yok öyle bişey.
edit 2 :hiçbir zaman teşekkür belgesi alıp çerçevelettiremeyengillerdendim.
edit 3 :ömer 'in o sabah ne yediği ise hala bir muamma.
devamını gör...
sahildeki çay bahçesinin ortasından yükselen koccaman asırlık bi çınar olmak isterdim.çeşit çeşit insanları kuşbakışı inceleme fırsatım http://olurdu.ne muhabbetler dönerdi kim bilir.kimi çıtır simit-çay-sigara efsane üçlüsünü hayatın bütün zorluklarına inat ''yurdum insanının ülkeyi kurtarma politikası'' eşliğinde tadarlar.sinirlenirler bunlar iki günde bir gazetelerdeki moral bozucu haberlere.''yine mi şehit !...'' diye iç geçirirler.elinin tersiyle gazeteye iki vururlar.sesini de yan masadakilerin duyması için iyice yükselterek ''allah belasını versin bunların !...'' diye yakınırlar.kimi piposu ağzında istanbul beyefendileri yakın gözlüklerini takıp pazar gazetelerinin hepsini yavaş yavaş okuyuverirler.kimi ise saatlerce istifini bozmadan boğazın seyrine dalar,elindeki simitten bi parça havaya doğru attığı sırada ''keşke''lerle başlayan onlarca cümleyi martılarla paylaşır.çırak osman ''tazeliyim mi abi'' der,duymaz dalgın adam,martıya odaklanmıştır,''nerede yanlış yaptım aabi ben'' diye iç geçirir.dalgın adam,vapurun iskeleye yanaşmasını izler.vapurun kenarındaki lastiklerin iskeleye sıkıştığı zaman çıkan sesini dinler elindeki kuşburnunun dibindeki kalanı yudumlarken.insanların koşuşturmalarını,geç kalanları,vapura binemeyenleri,bu yüzden işe yetişemeyeceklerin suratlarındaki endişeli ifadeyi izler.dalgın adamın eline sihirli bi değnek versen ve tek dileğin ne diye sorsan '' o ''günden öncesine dönmeyi ister.bazen de asortik,cafcaflı yerleri sevmeyen,ceren'e yaranmak uğruna ''starbucks'ta buluşalım aşkımmm,2 karamel macchiatoya 20 lira bayılıcam sırf sana yaranmak için ehehe '' diye düşünmeyen sade çifte kumruların durağı olur burası.geçerler hep oturdukları deniz kenarındaki masaya.bütün o gösterişten uzak,sofra bezi tarzı kareli masa örtüsünün üzerinde elleri birbirine kenetli,yüzlerde birbirlerine deli gibi aşık olduğunu belli eden eşsiz bi tebessüm,çaylarını yudumlarlar.herhalde en fazla da soğuk fırtınalı günler sıkıcı geçerdi.kimseler uğramazdı bahçeye.hem martılar aç kalırdı o gün,hem de simitçi hasan amca.yağmur diner,masaların üzeri solmuş sarı yapraklarımla bezenirdi.galiba en sevdiğim koku da yağmur yağdıktan sonra köklerimden aldığım o eşsiz toprak kokusuydu.rüzgar diner,çırak osman eline odun süpürgeyi alır,hayat tekrar normale dönerdi.

önemli olan düştüğün zaman tekrar kalkabilmen,önemli olan çırak osman gibi her defasında eline süpürgeyi alıp ''hadi bismillah''diyebilmen,
önemli olan dalgın adam gibi yaptığın hataların farkına varıp ders alabilmen,önemli olan dedesinin yanında Allah,merve'lerin yanında ona yaranmak uğruna tanrı diyenlerden uzak durabilmen,önemli olan,kendi egolarıyla yapmış olduğu savaşı kaybedenlerin senin yapmakta olduğun savaşı kaybettirmelerine fırsat vermemen,önemli olan gecenin köründe ''burcu beni bıraktıı ,ölmek istiyorummm ühühühü'' diye salya sümük ağladığında,o gece dünyanın dört bi yanında açlıktan uyuyamayanların ağladıklarını gözünün önüne getirip haline şükredebilmen,önemli olan bi espri yapıp 2 kızı etkilicem diye değerlerinden,ödünlerinden vazgeçenlerden olmaman,önemli olan ne acı çekersen çek,ne yaşarsan yaşa,ne kadar yenilirsen yenil,ne kadar başarısız olursan ol,ne kadar kaybedersen kaybet,hayatın yaşamaya değer olduğunu bilmen,gerisi mi ?gerisi boş küme ..
devamını gör...
sene 97.kerim tekin'in karbeyaz ile ortalığı kasıp kavurduğu ,tarkan'ın şımarık albümü ile iyice şımardığı,yıldız tilbe'nin ''ulen zamanında ne güzel şarkıları varmış'' dediğimiz ,beninin bugün ki kadar göze batmadığı,kaygısızlar ile yatıp kalktığımız,tsubasa'yı şirinler'i dört gözle beklediğim,tek isteğimin bütün harçlığımla bakkal yasin abiden aldığım futbolcu kartlarından çıkan stickerları biriktirerek albümü tamamlayıp futbol topunu almak olan ,mahalleye gelen dönen salıncakla özgürlüğün tadını doyasıya çıkardığım ,bi daha geri gelmesi imkansız olan ömrüm boyunca unutamayacağım o eşsiz 97 yazının ateşli temmuzuydu benim ilk aşık olduğum gün ..
leyla'ydı adı.bizim evin bi kaç ev ilerisindeki komşumuza yazları almanya'dan http://gelirlerdi.biz de mahallede saklambaç,seksek,yakan top falan oynarken tanışmıştık.bozuk türkçesi ile o kadar güzel eflatun derdi ki ben ona bakmaktan donakalır ,durmadan vurulurdum .artık biz daha bi samimi olmaya başladıktan sonra ben onunla daha fazla vakit geçirmeye ,onların bahçesindeki çardakta beraber üzüm yemeye başlamıştık .gün geçtikçe vaktimizi birbirimize daha fazla ayırıyorduk.artık ben mahallede erkekleri satmaya başlar olmuştum,futbolcu kartından ,mahalle maçlarından misketten kesilmiştim.tek yaptığım leyla ile birbirimize üzüm yedirmek ve çardakta saçmasapan oyunlar oynamaktı .yine bi gün beraber çardakta oturduğumuz bi ara leyla bana bişey söyleyeceğini ,yanına iyice yaklaşmamı istedi .yeterince yanaştığım zaman dudağıma ,(ya da yanağıma ,ya da ikisinin arasına emin değilim) bi öpücük kondurarak ,ardından da ''seni seviyorum'' dedi .peki gelelim bundan sonraki kısmına ?ben ne yaptım ? işler güçler'deki ahmet kural gibi : yanaklarını ellerimin arasına aldım,elimin tersiyle yanağını hafifçe okşadım,zaman durmuştu sanki ,hafif bi meltem saçlarını okşuyordu,o güzel yüzüne inen saçlarını kulağının arkasına alarak , haluk bilginer'in karizmatik ses tonuyla hafifçe fısıldadım : 'ben de seni seviyorum narçiçeğim' diyemedim ya la !...hemen mahallede oynayan bebelerin yanına koştum ''zkrm misketinizi şimdi beni dinleyin !... oooolum ''leyla beni seviyomuşşş laaaan hebele höbele hahaha ehoheheh bik bik bik ''diye deli dana gibi mahallede bi o yana bi bu yana koşturmaya başladım.çocuklarda ''leyla murat'ı seviyoooo ,leyla murat'ı seviiiyooo '' diye arkamdan koşuyo o sıra tabi .bizim ki küstü bana benim yaptığım öküzlükten dolayı ,e haklı kızcağız ,ne diye elaleme anıra anıra anlatıyon ki ,mal ! ..bi kaç hafta uğraştım barışmak için ama ı ııı olmadı :( sonra bi gün evde ablamın arkadaşlarının doğum gününde aldığı o zamanların meşhur hediyesi müzik kutusunu evden çaldım .(evet çaldım ,çok pis aşıktım olum napim ) ,ve o müzik kutusunu leyla'ya verdim ,''beni affet sevdiceğim ,çocukluk yaptım ,birbirimize üzüm yedirdiğimiz o güzel günleri özledim ''dedim .iki yana sallanıp biraz naz yaptıktan sonra ''tamam affettim ama bi daha kimseye bişey söylemek yok'' dedi .zaten bilmeyen kimse kalmamıştı anasını satıyim ,de neyse ...

dillere destan aşkımıza yine aynı çardakta devam etmeye başladık .aşkımız dediğim birbirimize üzüm yedirmek ve saçmasapan ''ablaa lubla lublub lublaa yes yes ...'' diye başlayan ve ''....sisimoni fıstık ''ile biten (sisimoni ne lann ? ) ,dünyanın en gereksiz el şaplatarak oynanan oyunlarına devam ettik .ama dünyanın en mutlu çiftiydik ,kıskançlık,yalan,trip,cinsel hayat :) hiçbişi yoktu .bi kaç yaz biz beraber devam ettik böyle.sonra bu her yaz gelememeye başladı .her güzel şey gibi bu da bitti bi süre sonra ..duydum ki şimdi 2 çocuğuyla almanya'da mutlu mes'ut yaşıyomuş ,hep mutlu olsun ilk göz ağrım ,ne zaman biri müzik kutusu dese o aklıma gelir benim .mutlu ol leyla ,ömür boyu unutmucam seni ..

geçen gün ablamlara gitmiştim ,oturduk amerikan salatası yiyoruz,aklıma geldi ,''küçükken senin bi müzik kutun vardı onu ben senden habersiz alıp leyla'ya vermiştim abla :( dedim .o da '' biliyorum '' dedi ..gülüştük ..'' koyuyim mi bi tabak daha''dedi .''yok abla sağol tabağım var zaten''dedim .kolumu cimcikledi.hayır ne dedim ki şimdi ben ?
devamını gör...
pardüseme uhu bulaştı sözlük. kendim de çıkartamadım kuru temizlemeye verdim.
arkadaşla beraber kuru temizlemeciye gittik. uhu bulaştı çıkarmak için uğraştım ama olmadı dedim.amca diyo ki neyle uğraştın. dedim işte sabunlu suyla çıkartmaya çalıştım. bu seferde diyo ki emin misin başka kimyasal kullandın mı? bide nasıl şüpheci . gülmemek için zor tuttum kendimi.
kaçakçı gibi mi görünüyorum acaba.karanlık işler kimyasallar felan....
sevdim bunu eğlenceliydi.
devamını gör...
tekrar aşık olmaktan ve üzülmekten çok korkuyorum. sırf bu yüzden herkesten kaçma derdindeyim. ve sırf bu yüzden sanki birilerini kıracakmışım hissi var içimde.
devamını gör...
geçen oturduk yad edelim dedik, nikah merasimi videomuzu izliyoruz. nikah memuru ilk evetten sonra bana soruyor. o toylukla "sonsuza kadar eveeet" diye bağırmışım. ama öyle bir bağırış ki sol akciğerim ağzımdan fırlayıp memurun suratına çarpıp geri yerine dönmüş nerdeyse. tabi salon kopuyor ben bağırdıktan sonra ama şimdi izlediğimde yaptığım densizlikten utandım. geçenlerde gittiğimiz bir nikahta damat efendi efendi evet dedi o halimi hatırladım tekrar üzüldüm. bugüne kadar katıldığım hiçbir nikahta da benim kadar bağıran bir damat görmedim.
devamını gör...
bugün 11 eylül . put yıkılalı tam on iki sene olmuş .
devamını gör...
resmen her belayı başıma kendi ellerimle sarıyorum. sonra niye böyle oldu. malım ben mal. katmerli mal.
devamını gör...
midem bir iki gündür iyiyken hasta zamanlarda yiyemediğim abur cuburlara tekrar yüklenince yine midemi mahvettim. belliydi böyle olacağı. bile bile lades budur.
devamını gör...
bi arkadaşım bana bi dil öğrenme sitesi ismi vermişti. girdim baktım ortam pek benlik değildi. ama bu ortamlardan hoşlanan arkadaşlarım da var tabi.

neyse arkadaşıma söyledim bu siteyi. sözlük çocuk siteye girmiş bakmış, coşmuş bana mesaj attı sana kebap ısmarlayacağım cennete düştüm diye. çok pişmanım sözlük, benim niyetim yds ye hazırlansın diyeydi. ya şimdi inşallah günaha girmemişimdir. hayır günahtan kaçıp günaha girmek de garip olur be sözlük adama koyar yani, elin oğlu günah işlesinde güanha girsin sen günahtan kaç yaklaşma bile ama ona vesile olduğun için günaha gir.

ulema bunu açıklaısn
devamını gör...
dilime takıldı bir şiir şarkı

bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
ve ben çekip giderim bir nehir akıp gide

yalnız r harflerini söyleyemezken 23 nisan şarkısına döndüğünü fark ettim

susuyorum ve mikrofonu arif kemala bırakıyorum..
devamını gör...
2 hafta önce şile'de ters akıntıya yakalandık 4 arkadaş.5 dakikalık boğuşmadan sonra biz zar zor kurtulduk fakat bi arkadaşımız bizim kadar şanslı değildi.gözlerimizin önünde gitti koskoca 30 yaşındaki adam ve biz ağzımızı açıp bi imdaat bile diyemedik sözlük..ve ben bu olayı bikaç arkadaşım hariç kimseye söyleyemedim üzülmesinler diye. işten ayrıldım bu olayın ardından. üniversite mezunuyum.mezun olduktan sonra kpss denedim olmadı . polislik denedim olmadı. başka bi iş için 3 ay pisi pisine bekledim yine olmadı. iş güvenliği uzmanlığı sınavım açıklanacak bugün ve inanıyorum ki 68 ya da 69'la onu da başaramayacağım .inançsız biri olmasam intihar ederdim kesin,ama her intihar etmeyi istediğimde şu ayeti kerime ile huzur bulurum ve rabbime şükrederim..

"....ve sen yine denendiğinde,ve yine kalbin daraldığında,ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde,ve yine bütün kapılar kapandığında,uzun uzun düşün ve hatırla yaradanını Allah (c.c) kuluna kâfi değil mi ? (zümer /36 )

bunları bana acıyın diye yazmadım,sadece şükretmeyi unutmayalım diye yazdım,selametle.

edit :69 aldım.
devamını gör...
2 hafta önce şile'de ters akıntıya yakalandık 4 arkadaş.5 dakikalık boğuşmadan sonra biz zar zor kurtulduk fakat bi arkadaşımız bizim kadar şanslı değildi.gözlerimizin önünde gitti koskoca 30 yaşındaki adam ve biz ağzımızı açıp bi imdaat bile diyemedik sözlük..ve ben bu olayı bikaç arkadaşım hariç kimseye söyleyemedim üzülmesinler diye. işten ayrıldım bu olayın ardından. üniversite mezunuyum.mezun olduktan sonra kpss denedim olmadı . polislik denedim olmadı. başka bi iş için 3 ay pisi pisine bekledim yine olmadı. iş güvenliği uzmanlığı sınavım açıklanacak bugün ve inanıyorum ki 68 ya da 69'la onu da başaramayacağım .inançsız biri olmasam intihar ederdim kesin,ama her intihar etmeyi istediğimde şu ayeti kerime ile huzur bulurum ve rabbime şükrederim..

"....ve sen yine denendiğinde,ve yine kalbin daraldığında,ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde,ve yine bütün kapılar kapandığında,uzun uzun düşün ve hatırla yaradanını Allah (c.c) kuluna kâfi değil mi ? (zümer /36 )

bunları bana acıyın diye yazmadım,sadece şükretmeyi unutmayalım diye yazdım,selametle.
devamını gör...
son zamanlarda sola eskisi kadar sıklıkla düşmediği fark edilen sözlük klasiği.
devamını gör...
dün asansörde saçma sapan hareketler yaparken bi amcaya yakalandım sözlük. asansörlerden o koca aynaları kaldırsınlar ya hep onlar yüzünden oluyo.
devamını gör...
kadınların aşık olabileceğine inanmıyorum. şimdi hemen öyle çarpılmış gibi bakmayın. şu entry'i bir sonuna kadar okuyun. sevemez demiyorum, aşık olamaz. fıtratları uygun değilmiş gibi geliyor. yani etrafımda hiç delicesine aşık olmuş bir hanım görmedim. sadece 'hoşlanan' gördüm. hani zorlasan 'seven' gördüm. bir de efsanelerde geçen hiç aşık kadın yok. hemen züleyha'yı söyleyecek olursanız bırakın derim, o da sevmiştir. hem de şiddetli sevmiştir ama aşk... ıı-ıh hayır. çünkü o sevginin şiddetiyle sevdiğine zarar vermeye çekinmemiştir. aşık adam zarar veremez. bir düşünün bakalım.

ama bu demek değildir ki her erkek kadınlardan daha çok sever... hayır. şimdi şu şekilde açıklayayım. insan eşref-i mahlukat olarak yaratılmıştır. mertebece meleklerin üstüne de çıkabilir, hayvandan aşağıya da düşebilir. bu örnekte kadınlara melek, erkeklere insan diyelim. dediğim gibi kadınlarda sevme meselesi bellidir, ama erkek aşka düştü mü mertebece daha üste çıkar. fakat kimisi de çakaldır, birisi gelsin birisi gitsincidir, işte onlar da hayvandan aşağıdır.

şimdi gelelim sadakat meselesine. burada da durumun tam tersi olduğunu düşünüyorum. erkekler, kadınlar kadar sadık olamazlar. burada da erkekler melek, kadınlar insan oluyor. yani kadının da şerefsizi vardır. örneği birebir uygulayabiliriz.
devamını gör...
insanlara çok çabuk inanıyorum ve sonunda üzülen sadece ben oluyorum.
devamını gör...
insan hayatını öyle geri dönülemez yollara sokabiliyor ki
sonra bir dönüp "ben naptım böyle kendime" diyebilecek vakti bile olmuyor.

benim hayalim bu değildi! bu hiç değildi. bu değil işte.

ne zaman büyüdüm diye kendime bir yıldır soruyorum.
yaptığım hataları kafamda tartıp kendimi daha bir suçluyorum, daha bir eziyorum.

dönemiyorum geriye, diyemiyorum git.
elim ayağıma dolaştı.

bazen basit düşün diyorum her insan doğar, büyür, çalışır, evlenir, çocuk yapar ve ölür.
en çok neye hayıflanıyorum birde, boyun eymem dediğim o toplum baskısına, akraba dedikodusuna, arkadaş gevezeliğine
yere kapaklanıp kul köle olmuşum. ona işte!

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar