emine erdoğan'ın hermes çantası

bir iddia. doğru ise vahim. ama yalan olma ihtimalini de gözönünde bulundurmak gerek.

binlerce liralık bir çanta.

ama bunları konuşmayalım. akp'ye oyunuzu vermezsiniz olur biter. bunları konuşmak sanki fetö argümanları ile muhalefet yapmak gibi oluyor. kol kırılır yen içinde kalır değil mi.

devamını gör...
artık hz emine anamızın sünnetidir.

eyy beyzanurlar, eyyy rumeysalar toplanın, çakması da olsa bu çantanın benzerinden edinin.
devamını gör...
evet bir kere daha ne diyoruz. haksız elde ettiğiniz her bir kuruş, yediğiniz yetim hakları burnunuzdan fitil fitil gelsin. tabi sözüm meclisten içeri üstüne alınması gerekenler oralı olmayacaktır.
devamını gör...
siyahı olduğu için fiyatı 165.000tl imiş. kırmızısını göstermek yanlış imiş, kul hakkına girmeyelim efendiler. bu arada sadece 1 adet kalmış buyursun isteyen alsın. alacağız dediniz de almayın mı dedik.

acele edin son 1 tane
devamını gör...
kadın yaşama sevinci içinde
çantaya anahtarlarını koydu iki artı bir dairenin
yetmedi daireyi koydu
önündeki arabayla beraber

yoksulun âhını
biçareliğini bir babanın vs.

çanta da çantaymış ha
bana mısın demedi bu kadar yüke
bir iki sallandı durdu
kadın ha babam koyuyordu.

(bkz: masa da masaymış ha)
devamını gör...
ülkedeki hermes çanta takan çoğunluğu! temsil etmek istemiş olmalı.
aslına bakılırsa bir först leydinin güzel ve kaliteli giyinmesi taraftarıyım. elbette ki benim ülkemi temsil ediyorsa güzel ve temiz giyinmeli, gerekiyorsa pahada ağır giyinip kuşanmalı. ama ülkede bunca yoksul, işsiz, borcu yüzünden intihar eden insan varken bir çantaya yüzlerce bin lira veriliyorsa bu ülkedeki denge zaten baştan kurulamamıştır.
devamını gör...
belki çakma üründür nereden biliyorsunuz* lan o paralara çanta mı alınır be? 165 bin tele. vay anasını serhat ya. hoş, ben hala eski bakan zafer çağlayan'ın kolundaki saatin 700 bin tele kısmına takılıp kaldım.
devamını gör...
özü itibariyle bakıldığında kendisini ilgilendirecek bir tercihtir. bu çantanın satın alınmasına yönelik bir usulsüzlük iddianız yoksa emine erdoğan'ın ne giydiği, bunları kaç paraya satın aldığı beni ilgilendirmez. herkesin değer verdiği şeyler değişir. benim arkadaşım var. saat hastası. 5 bin lira maaşı var ama gidip 15 bin liralık saat aldı geçenlerde.

peki bir çantaya bu kadar para verilir mi? bence verilmemeli. ama bunun ölçüsünü ben koyamam. bu bana göre. ben de gidip 1-2 bin lira verip takım elbise alıyorum. anadolu'daki çiftçiye sorsan manyak mısın der?

tayyip erdoğan'ı icraatleri üzerinden eleştirmek daha doğru ve sağlıklı olur.
devamını gör...
bir ülkenin ekseriyasının alamayacağı pahada bir çantaysa o ülke liderinin eşine yakışmayacak olan çantadır.
devamını gör...
kendinizden güçlü bir firmayı ortalığa ikna etmek için bir iş toplantısına gideceğinizi varsayalım veya kendinizden güçlü bir firmayla başka türlü ifade edemeyeceğim ama sidik yarıştıracağınız bir ortamda olduğunuzu varsayalım, argümanlarınız kadar giyiminize kuşamınıza da dikkat edersiniz.
temiz ama biraz eskimiş bir kıyafetle gidemezsiniz veya temiz ama karşınızdaki kişinin kıyafetinin yanında sönük kalan bir kıyafetle de gidemezsiniz. iş dünyasının da politik dünyanın da bizim gibi sıradan halkın anladığından daha farklı bir dili var.
çantaya yüz bin iki yüz bin yani benim üç beş yıl çalışarak ancak kazanacağım paranın verilmesi ve üstüne üstlük bir de timsah derisinden üretilmiş olması tabii ki vicdanımın alacağı bir durum değil.

bir tanıdığım vardı, bir nevi pazarlama yaparak kendine yaptıkları işlerde dönen paraların sıfırlarına aklımın yetmeyeceği zengin bir zümre içinde yer açmaya çalışıyordu. bir taraftan giyimine harcadığı paralardan kredi kartı ekstrelerinin anası ağlıyordu. maddi olarak iyi kazansa da ciddi bir maddi sıkıntının da içindeydi. neden böyle yaptığını sorduğumda, onlardan daha aşağıda giyinmiş olarak toplantıya gidersem beni adam yerine koymazlar, daha lafa giremeden kapı dışında bulurum kendimi demişti.*
tam da böyle bir şey işte. olay sadece kimin daha kendinden emin bacak bacak üstüne atmasıyla bitmiyor.

demem o ki, on biralık ayakkabı yirmi bin liralık kravat yüz bin liralık çanta vs, rahatsız edici rakamlar, lakin olması gereken bu. onaylamıyor fakat anlıyorum.

kaldı ki biz milyonluk telefon faturaları ödemiş ve ödeyecek insanlarız, yüz bin iki yüz bin çerez parası gibi falan gelmeli galiba.
devamını gör...
20 tane daha ossun dediğim çantadır. asgari ücretin 6 bin gayme olduğu bi ülkenin först leyisine yakışır. hadi bağalım.
devamını gör...
bir akebeli olarak 2 gündür nasıl aklayacağımı bulamadığım çanta. acaba alakalı görünen ama alakası olmayan saçma bir örnek mi versem, yoksa cehapelilerin yediği haltlarla mı aklasam, allaam çok sıkıntıdayım çok.
devamını gör...
açıkçası merakımı cezbeden özellikle bu başlık altında öyle çok güzel muahbbet kasanların ellerinde imkan olduğunda hermes ya da chanel ya da louis vuitton alıp almayacağı. almayacağım diyeni gözlerinden öpüyorum.
devamını gör...
peygamberimizin yamalı hırkası'ndan konuşmayı sevenlerin gözlerini ve kulaklarını kapatmasına sebep olan çantadır.

arakan'daki müslümanlar için her an ağlama potansiyeli olan hamfendinin içine mendil koyduğu çantadır.

emine erdoğan'ın lüks ve şatafat içinde yaşaması beni şaşırtmıyor. bu insanların gerçekten tevazu ve sadeliğe inanmadıklarını biliyorum çünkü. fakat çorumlu, adıyamanlı, konyalı, ümraniyeli bir vatandaşın bunu kendine hiç dert etmemesi beni delirtiyor. nedir bu insanların gözlerini kör, kulaklarını sağır eden nedir?

paralar sıfırlanırken halının altına sıkışmış parayla almış olabilir.

ne demiş makyavelli prens'e tavsiye verirken ; efendim mütevazi olmasan da öyleymiş gibi söyle..halk gerçekte senin mütevazi olup olmadığınla ilgilenmez.
devamını gör...
hala bir gıdım saygı duyulmadığımız, sınırımızın yanıbaşında çatır çatır kürdistan kurulmasına seyirci kalacağımız, dünya standartlarında hep alt sıralarda bulunmamız gerçeklerini görmezden gelirsek; çok ama pek çok gerekli çantadır.

tabi aga takıyorsun çantayı hooop bi bakmışın eğitimde ilk beşe girmişiz, yaptırıyorsun sarayı hoop savunmada, tarımda, sanayide ilk ona girmişiz maşallah... keramet çantadaymış meğer...

ha bu arada almanya bizi değil de bu çantayı kıskanıyor olmalı... !
devamını gör...
emine erdoğan'la pişti olduğum çantadır. benden gördü de aldı.

bu arada, ben de yatırımlarımı hermes çantasına yapıyorum.
devamını gör...
herkes gözümüz yok demiş de benim gözüm var arkadaş! çocuğuna mama alamayan babalar adına, parasızlıktan okuyamayan gençler adına, gözüm var ulan!

ebû zer gıfarî hazretlerinin dediği gibi, geceyi aç geçirip de kılıcına davranmayanın aklından şüphe ederim!
devamını gör...
kola takılan 125 bin liralık çantanın açıklamasının, gidilen ortamın çok üst düzey olması ve başkalarının yanında sönük kalmamak olduğuna inanmıyorum. emine erdoğan lüks seven, şatafat içinde yüzen bir kadın. tüm bunları helal ya da haram yollarla finanse edip etmediğini bilmiyorum. bu konuda yorum yapmak zanna girer. ama bir çantaya bu kadar para vermek israftır, gösteriştir, desinlerdir.

bizim ülke insanı olarak sorunumuz bu. giyimimize, kuşamımıza, bindiğimiz arabaya verdiğimiz değer arttıkça içimiz boşalıyor. bir amacımız, çabamız ve derdimiz olmadığı için lüksü kutsallaştırıyoruz. öğrenmenin, çabalamanın, topluma faydalı olmanın verdiği hazzı duyamadığımız için mutluluğu parada pulda arıyoruz.

recep tayyip erdoğan'ın aman takımım marka olsun, saatim şöyle pahalı olsun gibi dertleri olduğunu hiç sanmıyorum. ama ister kabul edin ister etmeyin, girdiği ortamlarda fark edilen ve karizması olan bir adam. 300 liralık takım elbiseyle gitse de bir şey değişmeyecek.

erdoğan yoğunluktan kafasını kaldırıp fark edebilse, "yav emine, deli misin o kadar para verilir mi bir çantaya?" diye çıkışırdı eşine bence. sonuç olarak bu emine erdoğan'ın bir zaafı ve bakıldığında hiç ama hiç adil durmuyor. yapılan bu lüks harcamaları eleştiriyorum fakat harcadığı paranın helal olup olmadığı konusunda suizanda bulunmuyorum. ortada apaçık gördüğüm bir durum hakkında yorum yapıyorum sadece. Allah ıslah etsin diyecek bir şey yok.
devamını gör...
iki yüzlülüğün ve israfın daniskasıdır.

gerçi hermesin tuttuğu kendine...

hesabını burada olmadı diğer tarafta verir.
devamını gör...
vergimin 1 sikkesi çanta alımına katkı yaptı ise razı değilim. umarım bayezıd hermesidir...


edi pakbayram: yahu verilen oylar moyları karıştırınca millet daha çok oy veriyor. bunları yapmayın. zaten çanta haberi doğru ise yapılması gereken yapılır. veya yapılmaz. sıkıntı zaten o miktara alınmış olan bir çanta. yazık. fevzipaşa caddesi mübarek.
devamını gör...
katrilyonluk makam uçağına 150 liralık çantayla binmeye gönlü el vermemiştir. ulan beni taşıyan uçağın bir seferlik benzin parası ile bir çanta almışım neden çok görüyorlarküne demiş de olabilir.
devamını gör...
gerçekten o paralarsa çok yazık. saray mollalarından olumlu yönde fetvalar bekliyoruz. bu fırsat kaçmaz! gerçi buralarda savunanlar da olabilmiş.

yalan olabilir diyecem de, sürekli böyle şeylerle gündemdeler. bir de şey dediydi galiba reis, lüks tüketimden kaçının diye. çok yakın bir zamanda söyledi bunu.

dur linkini de vereyim. yok yok başlığını açayım.

(bkz: tayyip erdoğan'dan lüks yaşamayın çağrısı)
devamını gör...
ebuzer gıfari'nin(r. a) deyimiyle:
o çantayı kendi paranla aldıysan israf, devletin parasıyla aldıysan haramdır.
devamını gör...
muhaliflik perdesi gözleri bürümüşken ve aslı astarı nedir, gerçekten bu o çanta mıdır, erdoğan ailesi bunun gündeme malzeme olacağını bilmeyecek kadar saf mı, gibi soruları kimsenin sormadığını görünce şaşırdığım mevzu. ve sözlüğün, her konuda meseleye temkinli yaklaşıp erdoğan söz konusu olunca yerli gavurlar gibi zıplamasına anlam veremedim. ben burayı ekşi’den farklı sanıyordum.

reis taa belediye başkanıyken emine erdoğan’ın kıyafetlerini diken, bir çeşit imaj maker’lık yapan, uzaktan tanıdığımız meşhur bir modacı ablamız demişti ki “ikna etmeye çalışıyoruz orijinal pahalı çantalardan al diye. ama kabul etmiyor. bir çantacısı var onun, orijinal markaların birebir aynısını yapıyor. hep ondan alıyor çantasını.” yani taklit çanta. yıllar sonra bile kaç kez dile getirilmişti bu, yani emine erdoğan’ın maksimum 400-500 liralık taklit çantalar kullandığı o camiada çokça bilinen bir şey.

ama bu erdoğan düşmanlığı son yılların en tehlikeli perdesi. bir çanta uğruna herkes kendi nefsini aklamış, adamın on yıllardır süren mücadelesi bir girdide harcanmış. günde 4-5 saatten fazla uyumayan ve sürekli çalışan, bilmem kaç suikastten sağ çıkan, vatandaşıyla her fırsatta kucaklaşan bir adama ve ailesine lüks yaşıyorsun demek absürt olmuş. makam araçlarına bile laf edilmiş, helal olsun. zaten kendisi o araçlarla italyada kahvaltı yapıp fransada akşam yemeği yiyordu evet.

ister sevin ister sevmeyin. sistemin böyle olduğu bir dünyada, bu halkın ve islam’ın temsilcisi olarak kabul edilen biri o. ve bu makama verdiği değerin göstergesidir makamına yönelik “gösteriş”i. anlayana anladığı dilden konuşmaktır. bu halk ve bu inanca alışın deme biçimi.
“onun yediği kul haklarını” dilinden düşürmeyip bu kadar basit bir mevzuda bile acaba hakka girer miyim diye düşünmeden çatır çutur gömmek de sözlüğün bugünkü ayıbı olsun.

*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar