dünyaitiraf.com

#sözlük dışı/forum 

10 yaşındaydım. ankaraya yeni taşınmıştık, annemin memleketteki evde, kapısını sürekli kilitli tuttuğu misafir odamız, yer sıkıntısından dolayı oturma odamız haline gelmişti. en güzelinden koltuklarımız vardı yeşil çiçekli, taçları bir harikaydı. ama hep, annem bu ahşapların arasındaki tozları nasıl temizliyor diye geçirirdim içimden..
vitrinimiz vardı 2 tane. bir tanesinde abimin ilmihalleri, risaleleri, sıra sıra dizilmiş tefsir kitapları vardı. diğerinde ise babamın gittiği şehirlerden getirdiği el yapımı porselen kahve takımları, cam işlemeli tabaklar, kristal şekerlik ve sair misafir takımları dururdu. annem sürekli tembihlerdi : "bu dolabın kapaklarıyla oynama, içindekiler çok değerli şeyler".
o zamanlar bir para biriktirme merakıdır gidiyordu bende. paramı biriktirip kendime hiç sahip olamadığım sindi bebeklerden alacaktım. annemin bez bebekleriyle oynamaktan sıkılmıştım zira.. babamın her hafta verdiği 5 milyon harçlığı biriktiriyordum. paramı annemin o çok değerli porselen kahve takımının sütlüğünün içinde saklıyordum. kumbaraya ayrı para vermek istemiyordum çünkü..
bir gün;
babam haftalığımı vermişti yine.. ve sindi için son paraydı bu. artık parayı toplamıştım. 5 milyonu kapar kapmaz soluğu vitrinin yanında aldım. paramı içine koyup yarın sabah erkenden gidip sarı saçlı ve elbisesi mavi olan sindiyi alacaktım oyuncakçıdan..
vitrinin kapağını açtım. sütlüğü çektim. ama elim titredi.. sütlük yere düştü. paralarım ortalığa saçıldı. sütlük paramparça oldu..
çok korkmuştum. anneme ne diyecektim. görse beni öldürürdü. Allahtan yakınlarda kimsecikler yoktu. hemen delilleri karartmalı, olay mahallini terketmeliydim. ortalığa saçılan paralarımı birbir topladım. sütlüğün kırılan parçalarını da yandaki kanepenin arkasına sakladım. ve oradan uzaklaştım.
10 gün sonra annem kanepenin arkasını temizlemek için çektiğinde kırıkları gördü ve çığlığı bastı. hiç oralı olmadım. kendiliğinden düştü sandı.
ama şimdi.. 2011 yılında, ve 28 yaşındayken ben, ve artık çocuk değilken, ve mutlu da değilken eskisi gibi.
itiraf ediyorum anne, babamın antepten getirdiği el işlemesi porselen kahve takımının sütlüğünü ben kırdım.
beni affet
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.