yazarların görücülük anıları

eşimle bir tanıdığım aracılığıyla tanıştım. ben istanbul, o memleketteydi. haliyle birbirimizi görmüş değildik. yani karşımdaki kız in midir, cin midir bilmeden ilk telefon görüşmesinde niyetim flört değil, evliliktir diyerek lafa girdim. neyse sonuç olarak 8 ay kadar telefon ile görüştük. bu görüşmeler neticesinde evlilik kararı aldık ve ailemi görücü gönderdim. ben işim dolayısıyla gelememiştim istemeye. kayınpederimin tek kızını istanbul'a göndermek istememesi ve sevgili kayınımın yüksek doz muhalefeti sonucu ailem 6 ay boyunca kız istedi. gittiler gittiler geldiler. her gidişlerinde yok kızın amcası, yok kızın dayısı, yok kayınpederin bilmem neyi diyerek kimleri kimleri götürüp araya sokmadılar.

buraya kadar pek birşey yok ama asıl bomba şu; ben nişan günümde memlekete gittim. adettir kızın kuaföre götürülmesi gerekiyor. akşam nişan var ve amcamla birlikte gündüz kız evine gittik. kızı alıp kuaföre götüreceğiz. kız evinde erkeklerin oturduğu kısımda oturmuş yemek yiyoruz. içeri bir kız girdi o eksik mi, tabağınıza yemek koyayım mı filan diye sofra ile ilgileniyor. bense o anda ulan bu kız benim nişanlım mı acaba diye bakıyorum. kız içeri girip şöyle bir bakınca şekilden anlayamadım ama sesten çıkardım, yok bu benim ki değil. sonra ikinci bir kız girdi içeri ve o da sofra ile ilgilenmeye başladı. içeri girip konuşana kadar bekledim ve konuşunca işte bu ses telefondaki ses dedim. şöyle bir baktım evet tipi tipim isabetli seçim dedim.

doğru dürüst görmeden, sırf telefondaki konuşmaya göre hareket ettim ama şimdiye kadar pişmanlık yaşamadım çok şükür.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.