endoplasmik bir kulum

#sosyal 

621. (Tematik)
bundan tam 4 yıl 10 gün önce istanbul’da odamdayken güzeldi yaşam..

hayat bana bu sefer amsterdam’da ekmek yemek nasipmiş demiş doktorayı yarım bırakıp gittik oralara , finans dünyasına geri döndük 3 yıllık aranın ardından. geldik istanbul’a bir zirveye bu sırada da eski arkadaşlarla buluşmuş, odamda kafa dinlerken beni bu sözlüğe tanıştıran kişi geldi elinde çayıyla. sosyal hayat nasıl gidiyor derken söz sözlüklerden , yazmaktan açıldı. neden bizim sözlükte değilsin yazsana deyince , nasıl isminin kodlandığını bilmediğim “kojito” adı altında legal bir yapı gördüm.

beni küçüklüğümden beri tanıdığı için o an bir mahlas seçimi ve üyelik için başvuru yapıldı. ben ise odadan çıkmasını bekleyip, kim bunlar diye ortalığa göz attım.

toplam tanım , en çok oylama yapmış yazarlar , en beğenilen tanımlar , sol frame’in akış hızı , sosyal değerler.. gülmeyin hayatım böyle, küçüklüğümden beri sayılarla , terminolojiyle , dil bilimiyle , yapıyla ilgiliydim. orta okulda bile serbest kompozisyon yazılarında gramatik farklılıklar üzerine yazıyordum biraz “kırıklık” vardı sonra şükürler olsun daha da arttı. o yüzden insanları , dili , kelamı , eski türkçeyi araştırmak zaten hayatımın en zevkli alanlarıydı , yeni bir sahaydı burası – yazılmamaşı yazmak , biraz germek , biraz huylandırmak , bilgi tanımları koymak hepsi yazılmamış ve yeni olmalıydı , hangi münasebetmiş böyle bir başlık açmış dedirtip tanımı okuyunca vay çakal her neyse işte - buraya baktığımda gördüğüm az ama yoğun bir yazı grafiğinin olmasıydı. mekke fincanı , efsûs , portuga gibi daha önce az rast geldiğim bilim dilini istediğinde çok güzel yazıya yansıtan ve birbirini seven insanlar gördüm. elbette farklılıklar vardı hatta geçen bir yerde de yazdım, baya dışladınız diyeyim en başta, kim bu liberal demokrat kafalı ekonomi ve yüzüklerin efendisi hastası yazar diye. söz efsûs'dan açılmışken cogito orta dünyaysa kendisi galadrieldi , bu sözlüğün ona dağlar kadar vefa borcu var aklıma gelmişken yazayım.

zaman geçti en soğuk zamanların , en uzun oruçların olduğu zamanda yazdık çizdik moderatör olduğumuz zamanlarda toplantılarla tanım düzenledik , sözlük anayasasının yazılmasında görev aldık . yönetimle iştiare edip, sözlüğün taşıyıcı yazarlarının daha fazla efektif olmaları için , buraya aidiyetlerinin artması için yeri geldi kendimizden ödün verdik, yeri geldi başkaları adına özür diledik bunu sadece bir yazar olunca da devam ettirdik , vefadan jazz kursuna katılmadık , hepiniz böylesiniz diyerek genellemedik , bazen normları hiçe sayıp vefayı öne kralcılığı iki dirhem geri iteledik şükürler olsun. geçen baktım gidip gelen halen yazan yüzden fazla yazarın ilk mahlas altına yazıp “ welcome on board” diyen kişi olmuşuz , mesajlarda dertleşmişiz şimdi ikinci el arabadan , dolar fiyatına , tatil programından , canon f40'a , capslere kadar konuşuyor olduk, şükürler olsun güzel dostlar edindim.

sözlüğün bana çok katkısı oldu, umarım benim de olmuştur insanlara. umarım bu sözlük için güzel şeyler yapmış , güzel tanımlarla tebessüm ettirip bazen düşündürmüşüzdür. fikir olmadan olmaz, aynı kafa yapısında olmak yahut gözükmek için herkese çakacak kadar alçalmayı kendime yakıştırmadım. kimi sevdiğim , neyi desteklediğim , iyiye iyi kötüye kötü dediğim bir ortamda duruş nettir zaten. o herkese uzaktır imajı verip sadece hükümete çakmadık elhamdüllillah. fırsat kollayan farelerden uzak durun derim sadece dünya gemicilik literatürü ilk kanunudur bu. Allah var kimseden çekinmedim yazarken, yeri geldi yönetime de seslendim , yeri geldi arsızlaşan , ortaklık karıştırana da yazdım yeri geldi canım sıkıldı şiir yazdım , yeri geldi sayfalar dolusu sözlük swot analizi , beşiktaş’ın iyi ve kötü gününde yanında olamadım iyi gün mü gördük Allahını seversen? ayrıca merkez bankası başkanı helallik verse yeridir bir de ekonomiyi sevmeyenlerin baş ağrısı olduk kusura bakmasınlar.

tek yere mi odaklandım diye excelime baktım , 3100 tanımdan fazla euroleague, cl , nba , formula 1 - 3700 başlık siyaset ve dünya ekonomisi , 2500 başlık edebiyat ve sanat , 2900 tanım ironi ve 1800 civarı geyik üzerine bir dağılım olmuş , 4000 başlık açıp sol şerite ekstra katkımız olmuş toplamda da 14.000’den fazla tanım şükürler olsun. okuduğum ne varsa oylamaya çalıştım, 48000 oy vermişim umarım sözlüklerle yeni tanışmış insanların hevesine yardımcı olmuştur. eskiler zaten yazar onlar artık hapçı gibi bir şekilde yazarlar beğendiğimizi belli etmekten güzel ne var ki?

aranızda buluşmalara en az katılan kişiydim ve sözlüğe en uzak olan kişilerden bir tanesi. etki alanım kalemim kadardı , akrabam , kankam sol çerçevede olamazdı , alakasız başlıklar canlandırıp laf sokmadım karakterime ters - ben direk başlık - açarak derdim neyse kiminleyse direk söyledim. hamd olsun ne adamlığımıza laf getitirdim, ne de kalemle ve ortam yapıcılarla korundum ama Allah var kalemle sevdiklerimiz için her şeyi yaptım. savunduğumuz kişilerin arkamızdan kraldan çok kralcı olmalarına bile laf etmedik. ben sözlüğe endoplasmik bir kulum olarak gelip , e1k’ya evrilen bir kişiydim. kollanmama gerek yoktur , ne izin verdim buna ne de dedikodulara mahal verdim.

akımın parçası olamadım belki de sorun o, kimisine göre sert gelir lakin bu denli insanla muhabbetimiz varsa sorunu artık o saatte kendimde aramam. hatam varsa zaten direk söyledim , ilk günde son günde. yüzüme gülüp , iyi niyet elçiliğine savunan herkesin yediği haltlar hakkında fikir sahibi olup, kişiliklerine değil ortama saygımdan dolayı susmam sebebiyle bu hususta konuşmayacağım.

ihl sözlük camiasına da buradan sonsuz başarılar diliyorum. cogito’da yazmadığım bir süreçte başka yerde yazamam bunu derviche modern’e ilk günde beyan ettim. oradaki moderatörlük görevimi de saygıyla iade ettiğimi yönetimlerine bildirdim güvendikleri için sağolsunlar.

çok olay tartıştık , çok konu konuşuldu , balyoz’da asker tutukladık burada saldık , olimpiyatları kaybettik , atletico madrid şampiyon oldu , 17 aralık yaşandı , uçaklar düştü , dostlarım çocuk sahibi oldu , kimileri evlatlarını kaybetti, bedelli askerlik parası için gündüz takım elbiseli - akşamları ofset matbaalarında yüzü boyalı dolaştı, hayat aktı gitti ömürden 4 yılı buraya adadık. yanlış zamanda üzdüğüm kişilerden zaten özür dilemişimdir diğer türlüsüne çay yok uno grande shitopaccuno için diyorum! örnek aldığımız yazarlar oldu umarım bende olabilmişimdir bazı hususlarda. tanımlarım sözlüğün , önemli ricamdır mahlas altı açık kalabilir , tematiğe taşınmasına yahut başlığın kitlemesini de istemiyorum özlediğimizde gelir dostların yazdıklarını , yazacaklarını hatırlarız işte! derviche modern'e böyle güzel bir ortam sağladığı için teşekkür ederim.. daha nice tanımlara ve güzel insanlara..

huzurlu , röbdöşambrlı , mendilli ve gururlu bir şekilde cogito sözlük yazarlığımı burada noktalıyorum. üzgünsem gece karanlığında uykumuzda yazılıp , arka sayfalara düşmüş tanımlara veremediğim artılara ve buraya getirtemediğim yazarlaradır!

ünlü düşünür mahmut tuncer’in bukowski ile yaptığı düette söylediği gibi : selametle..*

ben gidip bir çay koyayım! - - - http://twitter.com/endplsmk...

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.