ak parti döneminde kredi ile ev alıp ekonomi çok kötü demek

kredi kullanmanın dinen uygunluğuna girmeyeceğim. konusu bu değil.
eğer ailenizden kalma bir eviniz yoksa ve kirada yaşıyorsanız ortalama bir ev konumuna göre değişmekle birlikte 800-1500 tl arası kiralar değişmektedir. eğer benim gibi ortalama bir gelir düzeyine sahipseniz, kredi çekmeden ömrünüz boyunca birşey sahibi olamazsınız. çünkü herkes yaşar para biriktirerek birşey sahibi olmak zordur ancak ödemeye başladığınızda birşey sahibi olabilirsiniz. evleneceğim zaman eşyalarımı kendi evime alayım diyerek gittim ve kredi çektim. 80.000 tl tutarında kredi çektim ve 10 sene geri dönemeli 1120 tl olarak geri ödüyorum. 5 yılı kaldı ödüyorum. bittiğinde ise kira öder gibi ev sahibi olmuş olacağım.
ben ekonomist değilim ancak vatandaş olarak durumu değerlendiriyorum.
çok yakınlarım anlatmakta idi ki bunlarda devlet memuru. eskiden devlet memurlarına dahi kredi verilmezdi hemde ziraat bankasından. verilen kredilerin ise faizleri aşırı yüksek olduğundan dolayı kimse yanaşamazdı. yada şimdiki gibi sabit faizle kredi çekilemiyor ve faizlerin yükselmesi durumunda borç durumunuzda dalgalanıyordu. bir gün polis olan amcam bankaya kredi çekmek için üzerinde üniformam ile gittim araba alacaktım. o zamanın mercedes'i reno toros. diyor ki 4.000.000 tl kredi çekemedim ki maaşımın 10 katı bir değerdi.(şimdiki 4.000.000 tl değil eski para birimi olarak)
özellikle 2001 yılı öncesi sürekli yaşanan istikrarsızlık bırakın kredi çekmeyi özellikle kamu bankaları birçok ödemesi için kaynak bulmakta zorlanıyordu. sürekli faizlerin ve dövizin değerinin yükselip düşmesi ile bankalar dahi ayakta duramıyordu.
böyle bir istikrarsızlık döneminden 2005'lere gelindiğinde herkes kredi ile araç sahibi olmaya daha sonra konut sektörünün 2008'lerde artış trendine girmesi ile insanlar ev sahibi olmaya başladı.
bankalar bu kredileri karşılayacak likiditelere sahipler. şuan kamu bankaları ve türk bankaları çok büyük projelere finansman sağlayabiliyorlar. örneğin körfez geçiş projesinin 9 finansman bankasından 7'si türk, biri finansbank diğeri ise deutche bank. bu finansal istikrar ve güven ortamında insanların mal mülk sahibi olup halen daha ak parti ülkeyi batırdı demek bana komik geliyor.
evet son 4 yılda dolar'ın bir yükseliş trendi var ve fed'in para politikalarının etkili olduğuna yorumlanıyor. bundan 5-6 sene önce haberlerde fed'in karşılıksız para bastığı dönüyordu ki piyasaları dolara mahkum etmek amacıda idiler. şimdi ise bu parayı fed geri topluyor ve doğal olarak dolar yükseliyor. eskiden olsa bu doviz yükselişi karşısında banka borçlarının ödenmesinde büyük sıkıntılar yaşanması lazım gelirken şuanda ihracatçılar ile konuştuğumda "bizim için önemli olan doların yükselmesi değil euro/dolar paritesinin sabit kalması" şeklinde yorumluyorlar(yalnız buraya not düşeyim: ihracatı euro ile yaparsan mantıklı da eğer dolarla hammadde alıp türk lirası ile satıyorsan nasıl parite önemli anlamadım).
belki de birisinin bana ekonomi dersi vermesi gerekecek ancak dediğim gibi ben hep 1120 lira ödüyorum*.

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.