babanın sevgisinin anlaşıldığı anlar

8 yaşlarımda şehir dışında babaannemle birlikte halamların yanında kalmıştık bir ay. çocukluk hevesi gideyim diye tutturmuştum ama bir ayın yatacaz kalkacaz kadar bir süre olduğunu düşünmüştüm nerden bileyim bir ayın bir ay olduğunu.

afacan dönis bozması bir hala kızı vardı benim, ben de çocuk gibi davranmayan gururlu pısırığın tekiydim, haliyle o bir ay aynştayn bulmamış olsa ben bulurdum izafiyet teorisini. bir ay sonra annem babam, ablalarım çıktılar geldiler bizi almaya. kapıyı çaldıkları gün gururum olmasa babamın kucağına atlayıp burnumdan baloncuk çıkara çıkara ağlayabilirdim ama çok da etkilenmemiş gibi yapma gereği hissettim aptal aptal.

hep birlikte bir gece daha kalıp memlekete dönecektik. halam dama cibinlikleri açtı, herkesi kafasına göre sen şuraya geç sen buraya geç yerleştiriyor. benim cibinliğin kontenjanı 4 kişiydi ve çocuklar için ayrılmıştı. babalara özel fosur fosur kabarık döşekler serdi halam. babam da baba tabii o da oraya geçecek. o ara babamla halamın arasında bir cibinlik meselesi konuşuldu, halam abi orda ayakların dışarda kalır sinekler dalar falan diyor babam yok ya eniştem yatsın burda sıkışırız ben çocukların yanına geçeyim ora daha çok rüzgar alıyor hem gibisinden sallıyor ve baba cibinliğini elinin tersiyle itiyor. babam bildiğimiz sevgisini göstermeyen baba ekolünden bir adam olduğundan yine rahatını düşünüyor bak bak diye geçirmiştim içimden Allah bilir. işte neyse o gün baba kız kucaklaşa kucaklaşa uyuduk.

ertesi günü akşama doğru yola çıktık, eve vardık. anne beni özlediniz mi diye sordum çocuk cümlelerimle. annem yüzüne çok görmediğim bir gülümseme takındı, özlenmez olur mu özledik tabii dedi. hatta baban da dediydi dersini çok özledim gideyim de kucaklaya kucaklaya bir yatayım kızımla dedi. cibinlik, yumuşak döşek, sivri sinek, baba kucağı, bir akış bir akış gözümün önünde. anneme sade güldüm. ulen aslında havalara uçmuştum. çocuk bu görmediğini hissetmez. baba sevgisini belli etmiyorsa çocuk için sevgi yoktur. o an sevildiğime dair ne de büyük bir işaretti bu. vay benim babam kasketin olsa türkü çığırırdım billah adına.

babamdan açılınca konu hep bunu hatırlarım eskilerin sararmış siyah beyaz fotoğrafları gibi bir görüntüde...

eaa düşündüm de eğer 8 yaşındaysanız hayat gerçekten çok güzel.*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.