bi insanın futboldan anlayıp anlamadığını bilmek

futboldan anlamanın da çeşitli dereceler var. misal, terim ile pep'in söz konusu alandaki seviyeleri herhalde birbirinden farklıdır.

karşınızdaki insanın terim seviyesinde futboldan anlayıp anlamadığını anlamak için ona en etkili defansın nasıl yapılacağını sorun. eğer cevabı "en iyi defans hücum yapmaktır, Allah ne verdiyse girişeceksin" derse en az terim kadar anlıyordur.

karşınızdaki insana, "takım kendi evinde 1-0 öne geçti, dakika 70, oyuna nasıl bir müdahalede bulunursun" diye sorun. "necip'i alır ön liberoyu ikilerim" diyorsa o adam beşiktaşlıdır, bilic travması yaşıyordur, ses çıkarmayın. o da geri çekilme yanlısı değil, alışkanlık.

karşınızdaki adama vuvuzelayı sorun. "ne alaka lan" diyorsa haklıdır, başka soruya geçin. vuvuzelanın direniş ve özgürlüğün simgesi olduğundan bahsediyorsa o adam şenol güneş'tir, muhtemelen yine fenerbahçe'ye karşı şampiyonluk mücadelesinde galip gelemeyecektir. siz yine de dizinin dibine oturun, bir şeyler kapın.

karşınızdaki adama bir de arda'yı sorun. "yıldız olsa barcelona'da oynardı" derse vurun, daha fazla acı çekmesin. "sponsorlar" derse sırtına kızgın demirle "beko" yazın, kendine gelsin. barcelona'nın bu futbol anlayışında rotasyon oyuncusu olabileceğinden bahsederse "hmm" deyip sıradaki soruya geçin.

son sorunuz kolektif futbol anlayışı üzerine olsun. bunun ne demek olduğu üzerine bir iki kelam edebiliyorsa en yakın halı saha maçına çağırın. edemiyorsa yalçın çetin'e sorsun, ömer üründül'ü en çok o dinledi, o bilir.



Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.