keşke yunan galip gelseydi

büyük tarihçinin (!) yeni teziymiş; veya kusura bakmayın, ben yeni duydum. bir iki kelam edip gideyim...

misal, bu sözü söyleyen bir chp'li olsa ortalık yıkılırdı ama, öyle değil mi? evet, öyle... aynı şeyi chp yapınca kötü, akp yapınca iyi sayılıyor... ama bu, işin sadece bir yönü. benim asıl merak ettiğim şu: bu söz size bir dalaletin kokusunu vermiyor mu? dahası dalaletin ciğerini göstermiyor mu? şimdi bakın: yunan hakimiyetinde bir halife, yunan hakimiyetinde bir şeriat mahkemesi, yunan hakimiyetinde bir başörtüsü serbestliği... hiç olmamasından daha kötü değil mi? e buna göre iyiymiş işte... bu, mısıroğlu'nun da muhafazakar kanadın da bütün dünya görüşünü özetliyor aslında. bunlar islamı ve islami vecibeleri bir hakimiyet mücadelesi olarak görmüyorlar, demokratik bir talep olarak görüyorlar. hakimiyetin kimde olacağının hiç önemi yok. orada senin halifen mostralık olarak duruyorsa, başörtüne kimse karışmıyorsa, amerikan bayrağı altında da, yunan bayrağı altında da dini vecibelerini yerine getirebiliyorsan, tamam... dikkat edin: mısıroğlu gibi tiplerin bir düzen kavgası yoktur. düzen ne olursa olsun, onun içinde bir takım haklar koparmak kavgası vardır. onun için, bu sözü söylemesi tesadüf değil. onun dünya görüşüne tam uygun.

kaldı ki, ideolojik istikamet bakımından olduğu gibi tarih bilgisi bakımından da doğru değildir söylediği... nasıl tarihçi bunlar? müslümanlara yönelik ilk katliam ve tehcir hareketleri yunanistan'da başladı. bir tane müslüman bırakmadılar, bir tane cami bırakmadılar. insanları kitleler halinde zorla vaftiz ettiler, domuz eti yedirdiler, şarap içirdiler. anadolu'ya çıktıklarında da yarımadada ve adalarda yaptıkları şeyleri yapmaya kalkıştılar. sayısız tecavüz ve hunharlık yaptılar. şimdi palavra sıkmayalım birbirimize. ama bakıyorum da yine birileri tevil etmeye çalışmış... neymiş efendim, ondaki tarih bilgisi bizde var mıymış? arkadaşım, sen ne anlatmaya çalışıyorsun, ben onu anlamıyorum. kadir mısıroğlu'nun ettiği laf ortada. yunan hakimiyetinde bir hilafet olsa sen de mutlu mu olurdun? o öyle diyor, onu ne yapıcaz? keşke yunan kazansaydı, hiç olmazsa hilafete dokunmazdı diyor. şimdi sen kimlerdensin, hangi anlayışı temsil ediyorsun, ben bilmem. 1919 ile ilgili görüş, bizim büyük doğu-ibda bağlıları olarak temel duruşumuzu gösterir. başka çevreler farklı şeyler söyleyebilir. ama ibda diyalektiği'nde böyle geçer.

bu ruh hastası herif diyor ki, "keşke yunan galip gelseydi, o zaman şeriatı kaldırmazlardı." (burada ben bir şey iddia etmiyorum dikkat ederseniz, kendisi diyor.) bunların kafası hep böyle. bir islami düzen fikirleri yok. yunan hakimiyetinde bile şeriatı yaşayabileceklerini düşünüyorlar. küfrün o türlüsündense bu türlüsünü tercih... ama yok, bizden bunu beklemeyin... onun için, büyük doğu-ibda tarihi 1919'da, bu tercihle başlar. bunun anlamı şudur: öyle zilletler vardır ki, namuslu bir insan onlara boyun eğmektense ölmeyi tercih eder. küfrün ayakları altında bir şeriattansa, hiç olmaması tercihidir bu. bizden öbür türlü bu adiliği kabul etmemizi beklemeyin! küfür yobazındansa bu yobaz tipini kabul etmemizi ise hiç!..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.