zamane kızları

yeni bir kavram girdi hayatımıza bilmem farkında mısınız?! artık orta yaşlı teyzelerin de, yaşını başını almış dedelerinde sözlenmiş gibi ağızlarından düşürmedikleri bir terim var: ‘’zamane kızları…’’

bir sohbet esnasında ya da ailecek gittiğiniz bir restoranda, iş yerinizde, yatak odanızda; kısacası her yerde bu kelimeleri en az bir kere duymuş olmalısınız. hatta şöyle devam ederler,

‘’bizim zamanımızda kızlar yüzlerini yerden kaldırmazlardı. hanım hanımcık olurlardı. yemek yapmayı, bulaşık yıkamayı bilir, iyi bir ev hanımı olurlardı. namuslarını korurlardı. şimdikiler fena, gözleri dışarıda hepsinin, bizim oğlanlara da dadanmazlar inşallah!’’

öyle bir dönem yaşıyoruz ki, artık ebeveynler oğullarını kızlardan korur hale geldiler. anneler pür dikkat, sanki kocalarının çapkınlıklarının peşindelermiş gibi, oğullarının kıyafetlerinde parfüm kokusu arar oldular. genel olarak kızlara nazaran daha serbest yetişen erkek çocuklara, daha fazla öğüt verir hale geldiler.. örneğin babamın ben üniversite için istanbul’a gitmeme yakın ettiği bir çift laf vardır, kıymetlimdir.

‘’oğlum, paraşütsüz atlama!’’

arkasından yüzümde beliren şapşal bir gülümseme…

‘’ben? atlamam, tabi, yok canım!’’

yılların tecrübesi, yer mi adam, her neyse…

ben ki ders mevzuları dışında serbest yetişmiş biri, ilk defa üzerimde bir baskı hissettim. cüzdanımdan prezervatifimi ayırmaz oldum. bu durumun yaşanmasının üzerinden seneler geçti ve ebeveynlere göre durum daha da vahimleşti.

artık kızlar, bir an önce erkek arkadaşlarını aileleriyle tanıştırıp yüz göz etmek istiyorlar ki erkek milletinin ayakları titresin şöyle bir. neyle karşı karşıya olduklarını bilsinler ki, hatun istemeden ayrılık falan olmasın.

halbuki eskiden, ferhan şensoy’un pardon filminde de izah ettiği gibi,

‘’ben kahvede asuman benimki demişim bir kere!’’ mantığı var idi. yani erkek ister, ailesiyle görüşülür, oğlan az da olsa para kazanıyorsa kız verilirdi bir güzel. direk başlık parasıyla da kapıyı çalabilirdiniz tabi.

ya da görücü usulü vardı misal. yine erkek mahallesindeki kızı uzaktan süzer, ailesine haber verir, danışıklı dövüş neticesinde nasıl olduysa artık kızla oğlan birkaç saat yalnız başlarına kalma fırsatı bulur, neticesinde de evlenip giderlerdi.

‘’zamane kızları…’’ deyimini yaratanlar içinse hala en iyi yollar bunlardır.

aslında bu durumu yerden yere vurup, ağzından kan getirene kadar eleştirebilirdim ama içimden bir ses ‘’bu sefer yönlendirme yapma, herkes kendi karar versin.’’ diyor. sahi merak ediyorum, eski tip erkek-kız ilişkilerini daha makbul bulan var, büyük şehir evladı kız var mıdır acaba hala?

örneğin babası trilyoner bir kız, içten içe o tip bir yaşam istiyor mudur? ya da…

-baba?

-efendim kızım?

-ben sizin tabirinizle yollu oldum, ama bana göre sadece sevdiğimle cinsellik yaşıyorum.

-ne?

-yollu oldum baba…
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.