dünyevi mecmua 7. sayı

hımmm. hayırlı olsun.

okuyoruz gecenin saatinde.

şu ana kadar editörden, umut zaafiyeti ve hikaye'yi okudum. ağırlıklı olarak biçimsel değerlendiricem. nazarım o yönde oluyor ister istemez şu an için. normalde de elime bilhassa edebi kitap alsam önce biçim olarak bakıyorum. metne sonra dalabilirsem dalıyorum.

başlayalım;

editörün güzel ve samimi üslubu sıcak bir karşılama ile selamlıyor bizi derken umut zaafiyeti başlıyor. yazı sıradan gibi başlıyor sonra derinliğine çekiyor insanı. evet, gerçekten coşmuş bir yazıya dönüşüyor. sonlara doğru tekrar didaktik emarelerle bürünürken coşku yavaşça azalıyor. coşku dediysek bir kıvranışı hissettirebilmek babında. öyle ki bir iki yerinde içim titrer oldu. bu kadar uzun cümleler kurup dikkati diri tutabilecek bütünlüğü sağlamak her yiğidin harcı değil. yüreğine sağlık diyorum yazarına da bir yazar mahlası bulamadım.

gelelim hikaye'ye. valla ne yalan diyeyim şimdi pek olmasa da eskiden hikayeler yazan biri olarak kalitesine imrendiğim bir hikaye bu. bilinen basılı birçok dergideki zaman zaman rastladığım kimi hikayelerden daha üst düzey geldi bu metin bana. yani derginin kalitesini baya üste çeken bir yazı olmuş. mir mektum yazar kişisine yazarlık hayatında başarılar efendim.

bakalım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.