buğday başakları arasında yürümek

akıllara gladiator filminin son sahnelerinden birini getiren eylem.

ikindi güneşinde bir eli hafifçe başaklara değdirerekten gözleri ufukta sabitlemek ve hafif bir rüzgar olayı güzelleştirir.

buğday başaklarının altında ne olduğunu tam kestirememenin verdiği belli belirsiz gizem, kardeşçe bir arada yaşayabilen birçok kellenin ahenginin ruha sirayet etmesi, sapları incitmekten imtina ederek atılan dikkatli adımların verdiği doğanın bir parçası olabilme hissiyatı, güzel bir melodi gibi kulaklara dolan hafif bir hışırtı, sarı bir hüzün, mavi bir umut ile o anı yaşamak pahalı bir tablo içinde canlanan hayalin kahramanı olmak gibidir.

bereketin, özgürlüğün, şükrün bir demet halinde yürüyücüye sunumudur sanki.

bu anın sihrini ancak bir selfie fikri bozabilir.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.