yersiz samimiyet

bir bayanla nasıl konuşması gerektiğini bilmeyen erkek başlığına yazarken aslında bu konuda sorunlu bir insan olduğumu fark ettim.

geçenlerde iş yerinde 3 çayındayız. yemekhanenin etrafında sırtlanlar gibi gezip kıyıntı arıyoruz falan. derken yemekten artan tatlılara ilişti gözümüz. şekerparemsi bir şerbetli tatlı ama bir güzeldi ki adamın aklını uçuruyor agalar. hasıl kelam, yemekhanenin annesi bambaşka bir işle meşgul gibi gözükse de yumurtasını muhafaza eden bir kartal gibi pür dikkat tatlıları savunuyor. bunu anlamak güç değildi.

o tatlıları oradan alabilmemiz için anne kartalı etkisiz gale getirmemiz gerekti ve ben devreye girdim. usulca anneye yaklaştım ve "annecim be! şu güzel gözlerinin hatrına şu tatlılardan bir buse alsakta biz günaha gireceğimize sen sevaba girsen?" diyerekten sokak edebiyatıyla hamlemi yaptım. nasıl? iyi di'mi? fok iyi! bak şimdi olaylar nerelere geliyor.

kartal bana dönse ve ne dese? "terbiyesiz ben senin annen yaşındayım! ne gözü ne busesi!? çabuk git burdan çabuk!"

oha! olayın şoku öyle bir vurdu ki beni 50'ye merdiven dayamış bir teyzenin ona sarkıntılık ettiğimi sandığını beş on saniye sonra anladım. "anne sen.... sen yanlış anladın beni bak ben nişanlıyım!"

yuh! tüy dikmenin böylesi lan. anne bu gafla hızını aldı tabi; "tüü birde nişanlıymış! Allah kahretmesin seni!" diye son noktayı yapıştırdı ve cıklayarak uzaklaştı.

oğlum bir kere ben nişanlı değilim. Allah-u alem imkanım olsa nişan yapardım ama gönlüm dolu diye abimin eski yüzüğünü parmağımda tutuyor, dış tehditlere karşı kendini ve nefsimi koruyorum. bundan kadına ne? konuyla ne alaksı var? bu nasıl bir savunma? ikincisi bu ne yersiz samimiyet? teyze tatlılardan alabilir miyim de geç ne şaklabanlık yapıyorsun? son olarak dört kişinin canı tatlı isterken neden sen atlıyorsun? bu ne özgüven? bu ne lan?

neyse... anının sonuna gelirken yerinden ayrılan anne kartalın tatlılarını hacıladığımızı belirtmeliyim. insafsıca tatlıları gömen arkadaşlar ise mevzuyu dinlerken pek hoşnut olmalılar ki gülerken taklalar attılar.

hep mi beni bulur arkadaş diyenlerden nefret ederim ama şu sıralar bu sözü söylemeye hakkım var dostlar. bu da içlerinden böyle bir anımdır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.