aşk acısından lezzet duymak

bu konuda en etkin kinayeler genelde piraye ve tomris hanımın bıraktığı tatlardır. " varınca gül solar , varmak sondur ; uzaktan bakmak ise o güle dökülen yağmur" diyecek kadar kendini bitâp eden bir şems hali mevzu bahis olan. tüm beyit tercümelerinde ulaşılamaz olan, karunun hazinesi kadar tembihlenir bedenlere. hatta eline dokunacak yakınlıkta yakılınan şey dokunmak değil , ona varamamanın yürekte verdiği ateşle insanın bir süre sonra ısınmaya başlamasıdır.

en çok sevmeyi mi, yoksa sevilmeyi mi seversin diye soranlara ; o yolda en çok neyde zaman harcadıysam o'dur derim. yoğunluk mm2'ye düşen mermi kadar delici , bakışlar hovarda olmadığı sürece intişar eden sebep. hani derler ya güzel kadının ve yakışıklı erkeğin hali zor, fiziğini mi sevdi yoksa ruhunu mu , ortalama olan daha mutludur neden sevildiğini bilir diye. bizler varmayı değil yolu seviyoruz; çilehane belki de farķında olmadığımız yazmaktır.

lezzet durakları sona erdi..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.