evliyalığa yükselmek için şeyhe karısını sunmak

içeriği acayip geldiği için sırf tekke kültürüne ait diye rahatça ve bilmeden saldırılmasına imkan tanıyacak bir anlatı.

ruya görüp Allah’ın kendisinden oğlunun boğazını bıçakla kesmesini istediğini düşünen peygamberin anlatıldığı kıssa kuran-ı kerim’de geçmektedir malumunuz. en az karısını sunmak kadar absürd, haram, akla aykırı bir şey değil midir bir masumun canına kast etmek? hem de bir ruya üzerine. hz. ibrahim’den murad edilenin oğlunu kesmesi olmadığı nasıl kendisine lutfedilen kurbanlık hayvan ile anlaşılmışsa tekke kültürü içindeki bu tip anlatılarda da muradın akla aykırı-haram olan şeyh talebi olmadığı hikayenin sonunda anlaşılır. sonuçta kıssa, bilgi kaynağı bakımından hangi katmanda bulunursa bulunsun* anlattığı şey aynıdır: islam’ın özü olan teslimiyet. fakat çok tanrılı dinlerde nasıl temsili olanın tanrılaştırılmasıyla asıl din tahrif edilmişse, bugün tam tersi şekilde temsili olanı anlamaktan nasipsiz kimseler eliyle kupkuru bir din anlayışı ortaya çıkıyor. dünyasözlük’ün de bu bakımdan ekşisözlük’ten aşağı kalır potansiyeli yokmuş, bilvesile görmüş olduk.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.