evlilik teklifi

masumiyetini kaybetmiş teklif. artık bunu bir gösteriş aracı olarak kullanmaya başladık. tekne, kalabalık, kamera, yine kalabalık, olabildiğince planlı her şey. mahremiyetten her şey çok uzak. düğünlere yine bu yüzden anlam veremem. sadece iki insanı ilgilendiren bir sürecin herkes nasıl parçası olabilir? daha fenası çift evleniyor diye eğlenen, coşku içinde dans eden o kalabalık, çift anlaşamayıp ayrılmak istediği zaman nasıl ortadan kaybolabilir? sadece mutlu anlarda mı ihtiyaç vardır insana? bunlar hep soru.

evlenme teklifi evlenme teklifidir. gösterişten uzak olması gerektiği buradan belli aslında. biri beni evliliğe davet ediyor. evlilik dediğin son derece sade, son derece sıkıcı ve son derece mahrem bir alan. haliyle davet edildiğim yerde bir tek benim olmam gerekiyor. ayrıca davet eden tarafın olması lazım. o olmazsa olmuyor çünkü. gerçi ben olmayınca yine olmuyor. bir şekilde iki kişi gerekiyor. ama diğer insanlar olmadan oluyor. o zaman diğer insanlara gerek yok.

ben evlenme teklifini sessiz sakin bir yerde aldım. pırlanta düşmanı bir insan olduğum için buna özel yüzük hazırlatmıştı. yüzüğü görüyorlar, çok ucuz diyorlar. hııı hazırlık yapmadı mı yaniee? bir fotoğraf bile yok muaaağğ? oyuncak yüzük gibi ahaha. yemin ederim teklifin keyfini çıkaramadım. yüzüğün fiyatı bilinmediği halde benim olmadığım her yerde dedikodu konusu yapıldı. fiyat biçildi. 400 tl falan denilmiş. önemi asla yoktu, önemi olsa fiyatını öğrenirdim o kişiden. o da olayları duyduğu halde hiç ses etmedi. görgüsüz değildi. tebrik edilesi, aşık olunasıydı. ama bir şekilde bunun dedikodu konusu yapılması insanı garip bir duruma sürüklüyor. bir şekilde olaylar istediğimiz gibi gitmedi, karşı taraf yüzüğü geri istemedi, atsam mı yoksa yine de geri mi göndersem diye düşünürken yüzüğün içindeki markadan yüzüğün fiyatına ulaştım ve gözlerim o gün bugündür şoka uğramış gibi kocaman açık. hala kapatamadım. ve işte o süreçte fiyatı buymuş, doğrusu ne, ne yapmalıyım diye sorarken fiyatı duyan tüm o insanlar yüzüğü bana ver dedi, satıp tatile gidelim dedi, alışveriş yap o parayla dedi. bir kişi bile nasılsın ayrıldıktan sonra demedi.. yüzüğün değeri benden fazlaydı. yüzük bir kenarda hala geri verilmeyi bekliyor, ben başka bir kenarda kaldım. hala bana yüzüğü soruyorlar ve hala kimse nasıl olduğumu sormuyor.

o günden beri evlilik teklifi denilen şeyin ticarete dönüştüğünü düşünüyorum. çoğu insan için bu sadece gösteriş nedeni. yüzük pahalı olmalı, çok fazla tanık olmalı, herkes bilmeli. önemli olan bir hayat paylaşmak mı yoksa hayatı sergilemek mi bilemiyorum. bu devirde bu teklif bile önemini yitirmiş onu biliyorum. işte tüm bu nedenlerle doğru insanın doğru insana teklif etmesi gerektiğine inanıyorum. eğer gösterişe dönüyorsa bence o insandan çok fayda gelmez. o evlilikten yine fayda gelmez.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.