yurt hayatı

bir bisküvinin 6 kişi tarafından afiyetle yenildiği, gümüş renkli demir levhalı bardaklarda çay görünümlü içeceklerin laspas kıvamlı beyaz peynirle her gün tanıştırılıp rengini çözemediğin zeytinle afiyetle atıştırıldığı, yere yalın ayak basmayı özledim demeyi hayatından bir parça haline getirdiğin bir yaşamda - niceler içerisinde yalnız olduğun ama olgunluğun sabrın ne demek olduğunu da orada öğrenebildiğin yerdir aslında yurt. ankesörlü telefonda konuşurken arkandan bekleyen arkadaşlarının şakalarına sinirlenmemektir.

çünkü sadece arkadaş değildir. yeri geldiğinde biten şampuanından tut 2 tl paraya kadar herşeyini paylaştığın insandır. anadolunun muhtelif yerlerinden gelmiş nicelerinin tek bir çatı altında paylaştıkları yaşamdır. kimisi yurtdur kimisi öğrenci evidir ama paylaşılan şey hep aynıdır - özlemdir. kimi zaman kavgalar olur ama bir şekilde unutulur çünkü dolap gıcırtıları arasında duyduğun seslerden kaçamazsın - adam akıllı özür dilemeyi yeri geldi mi dinlemeyi de öğrenirsin o çatı altında. final dönemine kadar ulan demek ki bu adamda bu yurttaymış dersin yumurtanın son haddinin rafadana dönme vaktinde. notlar paylaşılır sallama çaylar kurur sararmış masalar üzerinde. maçtan gelmişlerin yorgunlukları zaferle ayrılan diğer grubun alaylı kahkalarına karışır sen bu adamlar hiç mi yorulmaz derken..

kallavi amcalarda vardır içine kapanık insanlarda ama her zaman gülümseyenlerin ve gülümsetenlerin odası aranılan ve durmadan kapısı aşındırılan mekanlar olmuştur o yurtlarda. bir odada 15 kişinin kahkası bazen derin sessizliklere bırakır kendini ve bir bakmışsındır gecenin 05:00 de kafalar birbirine yaslanmış, horlamalar birbirine karışmış ama bir huzur vardır tarifsiz.. uzak olsalar da kendi diyarlarına analarına babalarına en azından kafalarını yaslayacakları dostları vardır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.