eternal sunshine of the spotless mind

ilk izlediğimde beni benden alan ve yıllar içinde defalarca kendimi karşısında bulduğum, her seferinde içimde turuncu- mavi paradoksal bir his bırakan charlie kaufman filmi. adaptation yahut being john malkovich'i de ezmiştir bir anlamda.
devamını gör...
burada acaba kaç kişi sevgilisini unutmak istemiş de unutamamıştır? yahut unuttuğunu zannedip herhangi bir detaydan kıvılcımlanarak tekrar hatırlamıştır? daha doğrusu aşk unutulabilir mi? kalbin, beyin gibi bir hafızası var mıdır?

herşeyden evvel izleyeceğiniz film bence aşk filmi değil, aşkın filmi yani aşk'la bağlanan iki insanın değil, iki insan çevresinde dönen aşkın filmi. her karesinde "aşk" üzerine düşündüğünüz, öğrendiğiniz ve bu bağlamda filme anlamını veren şarkılardan biri olan beck'in everybody s gotta learn sometime coverını daha farklı dinleyeceğiniz bir film.
devamını gör...
bir şiirin bir dizesidir. ayrıca filmdir. aşka farklı bir bakış açısıyla yaklaşmış, izledikten sonra "yaşanan kötü anılar da zihinden silinse keşke" cümlesini söyletmiştir.
devamını gör...
jim in her rolün adamı sıfatını sapına kadar hakettiğinin canlı kanıtı.izlediğim en iyi aşk filmi sanırım,aşkın ne kadar karmaşık ve tuhaf ötesi bir duygu olduğu en iyi anlatan filmlerden kesinlikle.
devamını gör...
insan sevdiğini beyninden sildirmek istese, sonra bundan vazgeçse ama olmasa çoktan beyninden silinmiş olsa, ve sonradan tekrar karşılaşıp tekrar aşık olsa zamanında vazgeçtiği kişiye...

bu filmi izledikten sonra heralde insanlar sevdikleriyle daha az kavga edeceklerdir.
devamını gör...
insan denen varlığın mantık ve beyinden öte, duyguları ile yaşayan varlıklar olduğunu, hayvanlardan farkının da bu olduğunu anlatan, her daim 10 üzerinden 9,9** verdiğim film.
devamını gör...
sosyal bir hatunun asosyal bir adamla yaşadığı ilişkisi ve farklı hayat tarzlarının evliliğe etkilerini konu eden film
devamını gör...
neden bilmem bana aşk bittiyi ve aslinda hic bitmeyecegini hatirlatmistir. neyi silebilirsin? ne kadarini? nereye kadar kacabilirsin? vazgecmek istediginden emin misin?
devamını gör...
beynin formatlanması ve sonrasında recovery yazılımıyla bilgilerin kurtarılmasını andıran hede.

türkçe anafikiri: babaaaa! biz kalbimize yazdık be sen diyosun? hem de silinmez kalemle heyt be!
devamını gör...
kadere,kismete,falana filana bol gondermeli bas yapit,"sinema severim" diyebilmeniz icin izlemek yetmez dvd'yi alip yastik altinda saklamak gerekir. ana fikir: al sildir aklini,reset at , uc bes tane ... ama yazmisiz guzelim biz sizi birbirinize, kac istersen dunyanin obur kiyisina sen kacarken biz yeniden nasil tanisip asik olacaginizin planlarini yaptik,biz buna----->kader "john locke" buna ----->"faith" diyor.
devamını gör...
ikinci kez izlediğim 2-3 filmden biri. jim carrey ve kate winslet başrollerde. iki kişinin birbirini sevmesi için illa birbirine benzemek zorunda olmadığına hoş bir örnek...
devamını gör...
bir bilince bir bilincin altına bir üstüne girerek kafamı karıştıran, zihnimi yoran güzel film.
devamını gör...
fazlaca romantik bir film ve sevenleri tarafından çok fazla romantize edildi.
devamını gör...
romantik film gibi başlayan sonra bi anda çığırından çıkan senaryonun mükemmele yakın işlendiği, her izleyişinde 'vay bee' dedirten, jim carey'nin mükemmel oyuncuğunun kanıtı olan filmdir.
kesinlikle tavsiye edilir.
devamını gör...
2004 yılı yapımı film..aradan bunca zaman geçmiş..ilk defa ne zaman izledim hatırlamıyorum...ben tekrar izlemeye sevk eden karamsarlık duygumu ,geçmişimi ,hayallerimi ve silmeye çalştığım tüm anılarımı ters yüz ederek mıhladı olduğum yere tekrar..farklı kültürler,farklı yerlerde doğup farklı zamanlada oluştrurulan farklı geçmişler farklı kılmıyor sevgiliyle geçirilen o kutsal anının vücut bulduğu mekanı..kalbim acıdı..joel barish in gözlerindeki o darboğazdan kurtulabilmesi inancını seyreylerken ve silinirken hayalerri bir bir benim hafızamda canlanmaya başlıyordu benim yaşadığım ve teknik gereksinime itiyaç duymadan bizzat kendimin silmeye çalıştığı hayaller..nutkumun tutulması bununla bir..
bir yolculuğa başlatacak kadar yeniden etkilemeyi başardı bu film beni geçmişime ve tüm dünyanın bir olup silmeye çalıştığı hayallerime..ve yeniden zor kullanarak unutul-ma-maya yüz tutturdum hayallerimi..
devamını gör...
insanı derinden etkileyen bir film. muhteşem oyunculuk da cabası. izleyin, izlettirin efendim. bunun üstüne de bi my sassy girl çaktınız mı muhteşem olur.
devamını gör...
ismini alexander pope in dizesinden alan film.

how happy is the blameless vestal s lot
the world forgetting , by the world forgot
eternal sunshine of the spotless mind!
each pray r acceppted , and each wish resign d

alexander pope *

ne mutludur suçsuz bakirenin dostları
unutulan dünyadan, dünya unuturken
lekesiz zihnin ebedi gün ışığı
her dua kabul olunmuş
ve her istek bırakılmış.
devamını gör...
gercekten guzel bir filmdi. biz her ne kadar hayatımızda olan bazı seyleri istemesek de onlar bizim kaderimizdir. ne kadar kurtulmaya calısırsak calısalım bosuna. o yuzden bunlardan kurtulmak yerine zevk almaya calıssak cok daha iyi olur...
devamını gör...
tüm yazılanlara ek olarak,her forumda,her sözlükte,her entelektüel ve entel mecliste bahsinin geçmesi vaka-i âdiyeden olan film.
bazıları kültürün başlangıcını bu filme dayandırır.*
devamını gör...
alexander pope a ait bir şiirdir.

--- alıntı ---
may one kind grave unite each hapless name,
and graft my love immortal on thy fame!
then, ages hence, when all my woes are o'er,
when this rebellious heart shall beat no more;
ıf ever chance two wand'ring lovers brings
to paraclete's white walls and silver springs,
o'er the pale marble shall they join their heads,
and drink the falling tears each other sheds;
then sadly say, with mutual pity mov'd,
"oh may we never love as these have lov'd!"
--- alıntı ---
devamını gör...
filmde zaman kavramı normal formatta işlemediğinden sık sık ''ya önce hangi olay gerçekleşmiş, hangisi sonra olmuş'' dedirten film, bu karışıklığı gidermek için de ''clementine'' rolündeki kate winslet kızımızın saç renginin değişikliğine bakmak gerekir. filmin en önemli ip uçlarını bu saç rengi değişikliği verir.
devamını gör...
insana "keşke diyeceğime pişman olurum daha iyi" dememesi gerektiğini öğreten film..
devamını gör...
üzerinden çok uzun zaman geçmiş olmamasına ragmen türkiyenin gelişimini gözlemlerken yararlandıgımız belirteçlerden sadece biri. 2004 de çıkan bu film türkiyede ise 2006 mayısta gösterime girebilmiş. şimdilerde ise dünyayla aynı anda filmler türkiyede gösterime girebiliyor.
devamını gör...
geçen günlerde izlemeye karar verdiğim ancak ve maalesef ki hiçbirşey anlamadığım filmdir. arada güzel, msn iletisine konulcak sözler geçiyordu o ayrı.
devamını gör...
amerikan ingilizcesi ile ingiliz ingilizcesi'nin farkını anlamak için birebir olan film ismi. iki milletten de dinleyin, farkı anlarsınız.
devamını gör...
enteli danteli, cahili bilgilisi, kafedeki camideki, türbanlısı türbansızı, evlisi bekarı tüm kızlar bu filme bayılıyor.
devamını gör...
charlie kaufman 'a oscar kazandıran film. kaufman'ın senaryosu tüm trükleri ve ekstremliğine rağmen o kadar insani bir temele oturur ki bu zeka gösterisine kalbinizle selam durursunuz.

aşkın metafiziğini ve o kahrolacısıya unutmanın nasıl bir alev topu olduğunu kurcalar. jim carrey 'i ilk defa, kate winslet 'i ise bir kez daha beğeniyle seyreder,
klip yönetmenliğinden gelen michel gondry'e ye ise hayran kalırsınız.
devamını gör...
birkaç yıl önce televizyondan izlediğim film. sıkıcı bulmuştum. ancak, eğer yaşadığımız kötü deneyimleri kafamızdan tamamen silip atabilmemiz mümkün olsaydı, o deneyimlerden çıkardığımız dersleri de heba etmiş olurduk ve dolayısıyla aynı kötü deneyimleri tekrar tekrar yaşamaya mahkum olabilirdik* mesajını iletmekte başarılı olduğu inkâr edilemez.
devamını gör...
şimdilerde bir peynir reklamına ilham kaynağı olmuş,ayrıca moku çıkarılmış filmlerden biridir.
*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar