bir trequartista aforizması. hayatın anlamını sorgulatır.
|
sokrates'i sokrates yapanin evliligi oldugunu, hatta karisindan bezerek "evlenin, esiniz iyi cikarsa mutlu, kotu cikarsa filozof olursunuz" seklinde bize bile evliligi tavsiye ettigini hatirladigimizda gulup gectigimiz sorudur.
|
evliliğin insana kattıklarına dair.

entelektüel, ülkemizde ki örneklerine bakarak; insana bilgi ve birikimlerini saklama lüzumunu hissettiren bir "mertebe".
ben kalender meşrebim,
insana, arkadaşlığın sıcaklığına hasret.
onlar ki
cam fanuslarında balık bile değil.
onlar ki
bilgilerini zalimlere övgü
zulme payanda
kendilerine paye
hakikate perde yapmış
dosta
güzelliğe
inanca bigane
malumat kutucukları.
başlığın ifade ettiği ilişkiyi hiç düşünmemiştim
şayet diyorum izdivacım beni "pera kolik" entelektüel zırvasından korumuşsa şayet; aşka bir daha binlerce teşekkür.
bilgisini, birikimini insana adamış ustalara buradan selam olsun.
gecenin ilerleyen saatlerine kadar kutuphanenizde tek basina okuyarak ve yazarak zaman gecirmenizi kendisini ihmal etmediginiz seklinde algilayacak bir kadinla evliyseniz cok gecerli bir varsayim olmaktan cikabilir.
|
eğer evli olan birey mutsuzsa filozof bile olabilir.
|
namuslu erkekler cabuk evlenir akilli erkekler hic evlenmezler olarak bakarsak evlenen adam entelektuel olacak zekada degildir anlami da cikabilir.
|
(bkz: adam haklı beyler)

evli adam geçim derdinden çoluk çocuk sıkıntısından fırsat bulup nasıl entellektüel olsun olm. 20-27 yaş arası ne öğrendiniz o kar ondan sonra bi şey öğrenemezsiniz.
|
hele bir evlenin de entellektüel olmak kusur kalsın. bu konuşanlar da eş bulamıyorum, hala evlenemedim, ben de aşık olmak istiyorum diye yakınırlar ağlaşırlar. ben sizin ciğerinizi bilirim. hadeyin ordan!*

tanım: daha evlenmeden atıp tutanların safsatası.
öncelikler değiştiği için ister istemez yaşanılacak durumdur. çocuğunuz ordan sizin gözlerinize bakarken açıp kitap okuyum diyemeyeceğiniz için bariz bir biçimde azalma olacaktır.
biri kucakta biri elinde biri de karnında nasıl güzel entellektüel olunuyo görseniz.
|
bende baya bir süre elvis ne alaka diye baktıktan sonra anlayabildim. evlenince geçiyo bizden entellik dantellik kalmıyo:)
|
çok doğru bir cümle.
orada oturup kitap okuyacak, bir sürü fikir üreteceksin, sonra kalkıp soğan doğrayacak, yemek yapacak, akabinde tuvalet temizleyeceksin. oldu mu şimdi?
bebeğin altını temizlemek de cabası. *
|
evli insanlarin cocuk bakicisi ve ev ihtiyaclarini gidermekten baska yarari olmaz sananlarin düsüncesi olabilir , insanlar kendilerini gelistirmek istedikten sonra evli veya yalniz olmalari fark etmez , evli olunca sorumluluklari artar , yalniz baslarina karar ver(e)mezler , daha az zamanlari olur ama kendini egitmeye engel degildir bu .
|
"seni haksız yere idam edecekler" demiş sokrates'e; sokrates de cevap vermiş: "ne yani haklı yere mi idam etselerdi?"

sokrates'le konuşan eşi. sokrates ise felsefenin kurucusu, entelektüel olmayan bir zavallı. *
o zaman hic evlenme de entel entel tek başına yaşlan! diye tepkimi koyacağım insanın söylemi. daha evlenmeden atıp tutmaya başlamıyorlar mı uyuz oluyorum.* ayrıca kesinlikle katılmıyorum bu iddiaya. zaten entellektüel bir birikimin ve zevkin varsa, evlenince de devam ettirebiliyorsun. burada önemli bir ayrınti var yalnız; sana uyum sağlayacak, köreltmeyecek hatta katkı sağlayacak bir es seçmen...
bekarların çevrelerindeki evlilerin herhangi bir kitap, film vb. şeylere karşı verdikleri tepkilerden yola çıkarak vardıkları sonucun bir süre genellemeye dönüşmesiyle verdikleri tepki de olabilir.

- falan kitabı okudun mu, seversin sen o yazarı.
- yok okumadım.
- var bende getireyim de oku.
- amaan getir ama çocuktan fırsat bulursam okurum bakalım.


ya da:
- ooof of ne güzel okurdum bekarken, şimdi hiç zaman kalmıyor, fırsatın varken oku bakalım, sonra görecem ben seni.

tarzı yorumlar neticesinde varıyor bekarlar bu kanıya, o yüzden hemen onları değil, bu kanının oluşmasına sebep olduğunuz için kendinizi suçlayın sevgili evliler. *
|
bütun evlileri bir tutup genelleyenlerin sarfettigi sacma söz. iddia ediyorum sinema, oyun, müzik arşivimiz ile çogu bekardan daha fazla birikim sahibi ve ilgiliyiz. çünkü zevklerimiz uyuşuyor her konuda. izlemediğimiz film, oynamadığımız oyun yok gibi bir şey. sinema gündemini ilgiyle takip ediyor, kült filmleri zevkle izliyor, dünya genelinde hasılat yapan dizileri degerlendiriyor, bütün oyun serilerini arsivleyip severek oynuyoruz daha ne olsun ya hu.*
gerçekler acıdır serisinin önde gelen tespitlerinden birisidir ve de doğrudur.evlisin sonuçta ne kadar entelektüel olabilirsin ki ???
yarın çocuğun olacak ve odasına yerleştirdiğin kamerayla bütün gece boyunca onun uyurken yaptığı hareketleri izleyeceksin ekranda,hiç sıkıhttp://lmadan.ne kadar entelektüel olabilirsin?daha ne kadar entelektüel olabilirsin?
benim evli arkadaslarımı görmemis kisinin kurabilecegi cümle.
evliler ve aynı zamanda hem tez yazıyorlar hem her hafta tiyatroya gidiyorlar ve bir de okuma grubu yapmıslar arkadaşlarıyla. bir kitap belirleyip kendi baslarına okuyirlar. sonrada biraraya gelip kitabın kritigini yapıyorlar. bunların dısında katıldıkları kursları ve konferansları saymadım bile.
uzun lafın kısası evli olan cift entelektüel ise aynı sekilde devam ediyorlar. biri bile entelektüel degilse kopukluk oluyor.
evlendiğin kadın iyi biriyse mutlu huzurlu olursun,kötü biriyse filozof olursundan yola çıkacak olursak epey entellektüel olabilirsin...

|
ister erkek ol ister kadın ömrün ev telaşdsi içinde geçeceği için ne kadar entelektüel olabilirsin ki ? sana soruyorum sana.
gerçekçi bir yanı da olan tespit.
sen ne kadar entelektüel faaliyetlerde bulunursan bulun fark etmez, istersen odalar dolusu kitap oku, hayatın özünü kavramaya çalış, düşün, sorgula, makale, bilimsel yayın oku, konferansa, panele git, seminerlere katıl, kültürel faaliyetlerden eksik olma, git ney üfle, keman çal, resim yap, müze müze gez, yeni diller öğren.................................
evli bir kadınsan ve geleneksel bir aileyle muhatapsan kaynananla, kayınbabanla, görümcenle, kaynınla, eltinle oturup sartre'ın varlık ve hiçlik kitabının kritiğini yapacak değilsin ya da hep birlik boynunuzda fularınızla nuri bilge ceylan filmleri izleyip üzerine konuşacak değilsiniz.
onlar için profesör de olsan fark etmez sonuçta sen bir gelinsin ve senden beklenen yemek yapman, çay demlemen, hizmet etmen, kaynananla konserve-turşu yapman, onlara bakman, arayıp sorman, her işlerine koşturman olacaktır, senin titrin onlar için tırt yani bebeyiiiiiim.
azıcık gerçekçi olun, beyaz türklerden istanbullu zengin bir aileden değilseniz şayet bizim geleneksel anadolu ailelerinde karı-koca istediği kadar entelektüel olsunlar akrabalık müessesesinde kimsenin umurunda değil sizin nietzsche'nin adını zorlanmadan yazmanız, sanat filmi izlemeniz, kafka'yı yalayıp yutmuş olmanız, doktora yapmanız, 5 dil bilmeniz... mühim olan iyi bir gelin/damat olmanızdır bizim toplumumuzda, eee bunun yolu da entelektüalizmden geçmez, hadi canım siz de farkındasınız bunun. nihayetinde kız isteme merasimi yapan, kahvenin içine tuz atıp damat adayına götüren, dantel örtülmüş tepsideki nişan yüzüğü ve makasla evliliğe adım atan insanlarız ne kadar entelektüel olabiliriz ki. üzgünüm kızlar gerçekler bunlar. bekarlıkta entelim ben yhaaa havasını bol bol atın, burnunuz kaf dağında olsun, azıcık ukala da olun ne de olsa evlendikten sonra böyle yapamayacaksınız*.
pilavı tane tane yapabiliyon mu, yufkayı kendin açıp su böreği yapabiliyon mu sen ondan haber ver.
gerçekçi olalım imkansızı aramayalım gençler. biz norveçli değiliz unutmayın, yaşam tarzımız belli. haaa karı- koca çekirdek aile olarak entelektüel olmaya devam edebilirsiniz ona bir itirazım yok ama lütfen toplumdan ve akrabalarınızdan bunu beklemeyin.
baba oyun!!! diye en az beş yıl durmadan peşinde koşan veletleri olanların halidir, gece birkaç sayfa okuyabilirsen ne ala.

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar