fethullah gülen hocaefendi bir gün bir adamı arar. o adam ki bugün çok önemli bir zattır. hocaefendi der ki zina yapmaya gidiyorsun gitme. adam da zina yapmaya gitmez. eğer o adam zina yapmaya gitseydi çok kötü günaha girecekti. muhterem hocaefendi de telefon edip zina yapmaya gitme dedi ve bu günaha engel oldu. nasıl da muhterem bir hocaefendi.
devamını gör...
muhtemelen diyetini cemaate türlü türlü tavizler vererek ödemiş zattır. hatta daha ileri gider isek komplodan kurtaran ile komployu kuran kişilerin aynı kişi olması da ihtimal dahilindedir.
devamını gör...
kasedi çekilmesinden korkup zinadan uzak duran kişi olmalı herhalde.
devamını gör...
zina günah olduğu için değil, zina yaparken kameraya çekilip sonrasında şantaja maruz kalacağını söyleyerek engellediği kişidir.

gerçi bişey farketmedi ki.

çeken de kendi ekibiydi, haber verip engelleten de.

ama bunu yaparak o kişiyi iki kere kafakola almış oldu.

birincisi: ben senin ne haltlar karıştırdığını biliyorum.

ikincisi: ben önemli bi adamım. bana saygı duy, bana tabi ol.

ister kasede çekip şantaj yapsın isterse de kurtarmış gibi yapıp saygısını kazansın sonuçta adamı kafalamış işte.

taktik meselesi.

ayrıca, kimdi ki lan acaba o kart zampara?

viagrayı da içmişti muhtemelen giderken. çünkü hap bir saatte etki ediyor. gidince içse icraat öncesinde bi saat beklemesi lazım. imkan olmayabilir.

hapı içip azdıktan sonra oraya gidip dürtemeyince hap da evdekine kısmet oldu büyük ihtimalle. çünkü hap sayesinde ereksiyon sağlandıktan sonra bir kaç saat hazırolda bekliyor asker. *

yenge de şaşırmıştır, bayram değil seyran değil nerden geldi bizim herife bu enerji diye.

devamını gör...
bu başlığın 9. entrysi. sabahtan beri konuşuyoruz daha bir kere ... demedik. kim ki bu ? erduvan demeyin inanmam.
devamını gör...
fethullah hoca, ‘büyük zat’ diye tanımladığı bir siyasetçiyi yatakta basılmaktan kurtardığını bir video açıklamasıyla gündeme getirdi. hoca, öykünün sonunda bir başka iddiada daha bulunarak, buna benzer on hadise daha sayabileceğini söyledi... hoca, bunları bugüne kadar gizli tuttuğunu ve de elinde olayın delillerinin, olayın yaşayan tanıklarının bulunduğunu belirtiyor. o hızla ünlenen ancak sonra üzerinde kimsenin pek tartışmak istemediği konuşmanın bir bölümü şöyle:

“bir büyük zat, bir dönemde... bana seneler evvel bir telefon geldi. dediler ki nefsine uyarak bir yerde bir tane alüfte (hayat kadını) ile buluşmaya gidiyor ve aynı zamanda birilerinin de komplosu da söz konusu olabilir. gece yarısı türkiye’de onu tanıyan bir arkadaşa telefon ettim. kalk dedim, evine koş git, oraya gitmesin katiyen, hem kendisi o masiyete girmesin hem de hafazanallah bir komplo meselesi ise şayet günümüzde geldiği noktaya gelemezdi, gelemez dedim. ve o mevzudaki telefon sabit. kendisine ricada bulunduğum o zat da hayatta, ama ben bugüne kadar o meseleyi kimseye açmadım. bize düşen şey odur, ayıbını yüzüne vurmama. ama belki de öyle birisi, benim öyle bir ayıbını bildiğimden dolayı şimdilerde homurdanıyorsa şayet, keşke benim ayıbımı bilen bu insan nalları dikse gitse de ayıbımı bilen kimse olmasa... mümin olarak bizim karakterimiz buydu, bu mevzuda belki on tane hadise sayabilirim.”

akla gelmesi kaçınılmaz olan bazı sorular ve bazı gözlemler...

1- “ben bugüne kadar o meseleyi kimseye açmadım” diyen fethullah hoca, o ‘büyük zat’a bir şeyleri hatırlatmış ve bir anlamda ona bir mesaj göndermiş olmuyor mu? bu sözlerden “elimde belgeler var, ona göre” diyenler, bu sonucu çıkaranlar kaçınılmaz şekilde olacaktır.
2- amerika’da yaşayan bir din adamına, ‘bir büyük zat’ın bir kadınla buluşmaya gitmesi haberini gece yarısı kim veriyor, vermek gereğini duyuyor? bu ‘haberleşme’, anlatılan buluşmadan çok daha ilginç değil mi?

3 hoca, “bu mevzuda belki on tane hadise sayabilirim” derken neyi ima ediyor?

4 tabii, konuşmaları yorumlayanlar, işi daha da genişletiyor, deniz baykal’ın ve mhp’li milletvekillerinin siyaset dışına itilmesine neden olan kasetleri gündeme getirerek imalarda bulunuyorlar. “hoca keşke deniz bay-kal’ı da kurtarsaydı” yazıları yazılıyor.

5 kaset tartışmalarının sosyal medyada tavan yaptığı günlerde, ‘hükümet-cemaat gerilimi’nin tırmandığı koşullarda, fethullah hoca’nın bu öyküleri anlatmasının, ‘ak parti’nin üst düzey yönetimine mesaj’ olarak algılanması kaçınılmaz değil mi?

6 fethullah hoca’nın açıklamalarını kendi sesinden dinlerken insan üzülüyor. iki taraf arasındaki gerginlik, bizim beklediğimizden daha sert,
çatışmalı, garip, hatta akıl ötesi boyutlara geçiyor sanki... herkesin elindekini masaya koyduğu ve oyunun kuralsızlaştığı, hatta alıştığımız mantık normlarının terk edildiği bir zemindeyiz.

oral çalışlar-radikal
devamını gör...
reklamlardan sonra canlı yayında sizlerle!
bizi izlemeye devam edin!
t: üçüncü şahıs zamiridir.
devamını gör...
adam sırat köprüsünü pasaportla geçirtiyor o da bir şey mi ?!?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar