filtre kahve

#tıp/sağlık 

bir kahve türüdür..
french pressle yapılır
sade ve sütlü içilebilir
yumuşŸaktır
ve inanılmaz güzel tadı vardır
sigarayla iyi gider
bu kadar
devamını gör...
inanılmaz güzel olduğu doğrudur. starbucks'ın; sumatra ve sulavezi'si harikadır. protesto edeceğim diye alıp içemediğim, içemediğim için,için için üzüldüğüm kahvelerdir bu ikisi. müslüman olması istenenler listemde ilk sırayı işkal eder starbucks onların yüzünden.

not:sigara sağlığa zaralıdır! * * *

not 2: ne yapıyorum? kahve dünyasından alıyorum. nasıl mı? o da güzel...* *
devamını gör...
orta kalınlıkta çekilmiş kahve çekirdeklerinin kahve makinasında demlenmesi ile edilen kahveye verilen addır. kuzey amerika'da en yoğun tüketilen kahve türüdür.
devamını gör...
tadı yumuşaktır, ancak benim gibi kahve krizine girdiğiniz sıra gaza gelip french press'inizi köklerseniz (3 kupa çıkıyor toplam, 800 ml civarı) muhtemelen mideniz size aklına geleni guruldar.
devamını gör...
espresso' dan sonra tercih edilendir... jacobs monarch hiç fena değildir... nefcafe içmek yerine kendisini demledikten sonra filtrelemeden içirecek kadar iyidir... zaman, imkan kısıtlı olunca kafein ihtiyacını karşılayan kahraman kahvedir... zaman bolluğunda layığıyla yapmak adına iki yoldan biri olan french press kullanılarak yapılıyorsa kağıt değiştirmek işkencedir... *
devamını gör...
french press'i ayrı düşünürsek temel mantığı huniye benzer bir haznedeki kağıttan kahvenin süzülmesi olan pek güzel bir kahve yapma yöntemidir. genelde elektrikli makinelerde yapılır.

bir de bunu daha manuel olarak yapmayı sağlayan pour-over coffee maker * adındaki aparatlarlar vardır.

şöyle ki, bu yöntem için özel üretilen, kupanın üzerine koyulan, tercihen seramikten, hunimsi aparatın içine kağıt filtre yerleştirilir. uygun şekilde çekilmiş, uygun miktarda kahve koyulur ve kaynamış su yavaş yavaş gezdirerekten kahvenin üzerine dökülür.

ha bu kadar anlattım da çok sık mı kullanıyorum? pek değil. bu aparatı aldım fakat birkaç seferden sonra pek kullanmadım. çünkü kahve çabuk soğuyor ve elle yavaşça kahveyi dökmek için biraz zaman harcamak gerekiyor. ayrıca kahve soğumasın isterseniz seramik aparatı ve kupayı önceden ısıtmak gerekiyor. iş çıkarıyor yani.

yine de elektrik kesintisi olur, bilmem ne olur. her ihtimale karşı, nescafe'ye dönmek istemeyenler için evde bulunmasında fayda var.

şurada kısa bir anlatım mevcut: http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
filtre kahvede illy 1 numaradir . jacobs illy ' ye hafif yanik kokusu ve kekremsi tadiyla yaklasir.
devamını gör...
sütlü olanına caffe misto denen sıcak içecek. kahve zincirlerinde öyle deniyor en azından. hatta direkt misto deniyor.

starbucks'ta ismi berkcan olanlar bu ürünü sipariş verirken genelde "bir tall caffe misto" diyor, ahmet olanlar "küçük boy sütlü filtre kahve" diyor. ahmet can'a hiç denk gelmedim.
her neyse, nihayetinde starbucks çalışanı ismi ne olursa olsun arkasına dönüp "tall misto" diye sesleniyor.

(bkz: gerçek bir hikayeden esinlenilmiştir)
devamını gör...
önceleri conilerin porsiyon anlayışı farklı olduğundan sabah kalkar kalkmaz dunkin donughts dan 20 oz sadece bir kerede içtiğim,şimdilerde akşam 1-2 fincanla yetindiğim kahvenin en mutlu versiyonu.
devamını gör...
demleme çayın kahve literatüründeki karşılığıdır. çay gibi 10dk'dan fazla demleme süresi istemez. 3-4 dakika yeterli.

sallama çayın çaya verdiği zararı, 3ü 1 arada'lar da filtre kahveye vermiştir. zarar vermiştir derken, sevenlerini çalmıştır. ama iyi olmuştur, zaten öyle hazır şeyler için davayı satacak kahvesever/çaysever olmaz olsundur.
devamını gör...
içine herhangi bir aroma katıldığında tadı tiksindiren kahve. bir defasında metro duraklarından birisinde kahve dünyasından filtre kahvenin içine muz aromsı koydurmuştum da, yarısını çöpe atmıştım. sadeyken sevilir. şeker de kabul etmez bu arada.
devamını gör...
herhangi bir makineye ihtiyaç duymadan, basit bir french press aleti ile de evde çok ucuza getireceğiniz kahve türü. püf noktası, suyu kaynarken değil, azıcık (90 derece) soğutup dökmektir. yumuşak içimli kahve sevenler için starbucks larda satılan kenya kahvesi idealdir. makina ve press için kahve kalınlıkları elbet farklıdır ve alırken belirtmenizde faide vardır.
devamını gör...
kesinlikle tchibo'dan alınıp yapılmaması gereken kahvedir. zira inanılmaz yumuşaktır tadı. türk damak lezzetine en uygun filtre kahveyi kahve dünyasından alabilirsiniz. onu da taze çektirin...
devamını gör...
amerikan film ve dizilerinde, kahvaltısından tutun da bütün öğünlerde tüketildiğini gördüğümüz kahve türüdür, daha doğrusu kahve kültürüdür, değişik bir kahve hazırlama yöntemidir.
adamlar bu yüzden her daim uyanıktır zira kahve miskinliğe iyi gelir.
bizde ise ayran tercih sebebidir. uyku getirir ama olsun.

bu arada filtre kahve makineleri oldukça ucuzdur. hatta french pres denilen basit sistem bile işinizi görebilir.
devamını gör...
gittikçe daha koyu demlemeye basladiginiz bir noktadan sonra icmediginizde muthis bas agrilari cekiyorsunuz.
makineleri ucuzdur ama alirken mutlaka inceleyin çünkü bazilarinda su tellere temas etmektedir.
devamını gör...
türk kahvesinden sonra içilebilecek ikinci sıradaki kahvedir.

o makineyi bozanı yakalarsam....
devamını gör...
en sevdiğim ikinci kahvedir. makinası hediye olarak kabul edilebilecek olan kahvedir.
devamını gör...
sigarayla iyi gitmeyen kahvedir.

ve bir kahve sigarayla iyi gitmiyorsa kahve değildir.
devamını gör...
bağımlısı olduğum kahvedir, kesinlikle şekersiz tüketilmelidir. sütlü sütsüz her türlü gideri vardır.
devamını gör...
şimdi biraz reklam gibi olacak ama malum yerden press kahve denerek 10 liraya 4 kişilik alınabilen kahve.
devamını gör...
şekersiz, aromasız içilmelidir kanımca. latin amerika ülkelerinde bizim çayımız gibi muamele görür.
devamını gör...
hava nerede olursan ol tam filtre kahve içmelik diye afilli sözler sarfetmeden, kahve içtiğimi anlamamı sağlayan kahve türü. üniversite zamanlarında kahve içiyorum diye nescafe içtiğim dönemleri hatırlayıp hatırlayıp ağlıyorum.

filtre kahveyi yaratan Allah'a hamdolsun!*
devamını gör...
insanın yaşlandıkça damak tadı da değişiyor. eskidne bir yudum içemediğim şimdi ise günde 2 şer den 4 kupa içip doyamadığım kahve çeşidi.
bütün hikaye çaya şeker atmayı bırakınca başladı ama. ondan sonra kehve de içebiliyorsun insan gibi.

izlenim ve tecrübelerim şu şekilde;
birincisi en iyi kahve tadını elde etmek için kahve çekildikten sonra bir kaç saat içinde tüketilmeliymiş efendim. bu da demek oluyor ki, iyi kahve içeceksen kahveni kendin çekeceksin.
kahve çekebilen makineler mevcut, fiyatları da makul ama burada da dikkat edilmesi gerek bir husu var, eğer makine kahveyi değirmen usulü değil de bıçak vasıtasıyla çekiyorsa ondan da uzak durun. çünkü bu da kahve aromasına zarar veren bir uygulama. ama maalesef değirmen usulü bu işi halleden makineler de biraz pahalı diğerlerinden.
o yüzden makineden vazgeçiyorsanız sağlam bi french press işinizi hayli hayli görüyor. hatta iddialara göre french press de yapılan kahve makineden bile iyi sonuç verebiliyor.
ama hala kahveyi evde çekmek gibi bir derdimiz var. onu da ben kısa vadede baharat öğütücü ile aştım. ikea dan satılanları gayet iş görüyor, istediğiniz kalınlıkkta çekmeye de olanak sağlıyor. iç aksam da seramik olduğundan sıkıntı yok gibi. ama tutuş pozisyonu gereği biraz kol ağrıtıyor. uzun vadeli planım ise sözen marka el değirmenlerinden almak. bir görüp deneyebilirsem ilk fırsatta almak lazım çünkü saçma bir yer kas yapacak kolumda.

kahvenizi çektiniz french press de mevcut, dikkat etmeniz gereken bir iki püf noktası kaldı. suyu kaynar kaynamaz dökmeyecekseniz ve eğer soğuk kahve sevmiyorsanız hem french press i hem de kupanızı önceden ısıtmanızda fayda var. onu da şöyle hallediyorsunuz, kettle da biraz fazla su kaynatıyor, kaynar kaynamaz press ve kupanıza boşaltıyorsunuz bir kısmını. su istenilen sıcaklığa gelen kadar (1,5 - 2 dakika) hem french press iniz hem de kupanız ısınmış oluyor.

son olarak da işin suyunu çıkartmaya hevesliler için söylüyorum; kahveyi sadece taze çekmek taze kahve anlamına da gelmiyor. kahvenin toplanması ve paketlenmesinin üstünden geçen süre de önemli. o yüzden mesela starbucks dan alacaksanız çekirdeğinizi en azından paketler üzerinde inceleyerek en yakın tarihlisini almaya dikkat edin derim.

hadi son bir kıyak daha yapayım.
madem kahve çekirdeğiniz var, bir de ülker sütlü ya da bitter çikolata alıp bir cezveye boşaltın. bunu da içinde su kaynayan bir pencereye oturtup eritin. üzerine de ister bütün olarak isterseniz de istediğiniz ölçüde çekilmiş kahve çekirdeklerini ekleyip soğumaya bırakın. kahvenin yanında kahve çekirdekli çikolata müthiş bir buluş.

velhasıl söylenenler doğru, bundan içmeye başladığınızda suda çözünen hazır kahvelerden asla içemeyeceksiniz.
hatta iddia ediyorum aradaki fark, semaver çayı ile sallama çay arasındaki farktan bile daha fazla.



devamını gör...
kahvelerin şahıdır zira basınçla zorlanmadığındna olsa gerek kıvamını ayarlamak için baya kahve telef edersiniz. third wave denilen yılla röncesinde kullanılmaya başlanılan ülkemize yeni gelen demleme üsullerinin atasıdır aynı zamanda. yeni nesil demleme şekilleri ise fizik kullanmak üzere aromayı hızlı ve yoğun almaya yaramaktadır.

aeropress, chemex, syphon olarak adlandırılan bu yeni nesik mnantıklarında aroma fazladan alınmaktadır. birde cold brew vardır demleme usüü olarak sorma gitsin.
devamını gör...
benim gibi türk kahvesini çok fazla sevmeyen yani olsa içen olmasa aramayacak olan birine kahve içmeyi sevdiren bir kahve tüketim şeklidir. herkesin kendi damak zevkine uyacak nitelikte bir kahve bulabileceğine inanıyorum. başlangıç olarak brazilian mild isimli içimi oldukça hoş ve yumuşak bir kahveyi tavsiye ediyorum.
devamını gör...
dinlenip demlenmiş kahve.
uzun süre çalışmak gerektiğinde güzel bir yoldaş oluyor kendileri.
severek yudumluyoruz efendim.
devamını gör...
starbucks house blend kahve çekirdeği pakedini french press için uygun incelikte kasada çektirtip evde yapıldığında kendinden ala çalışma arkadaşı yok denebilir. marketlerdeki diğer paketler mide ağrısı ve kalp çarpıntısı yapabiliyor. house blend ile hem ev bildiğiniz starbucks kokuyor hem de şeker bile atmadan hafif lezzetli kahve elde ediyorsunuz. en az 5 saat kadar uyku açıyor bende. hadi iyi çalışmalar.
devamını gör...
starbucks'takinin birçok yerden güzel olduğu kahve. ayrıca hiç de pahalı falan değil, ortalama ciksliğe sahip bir kafede normal neskafeye süt ekleyip 8 liraya veriyorlarken burada küçük boy filtre kahveyi 5 liraya içebiliyorsunuz üstelik kat kat lezzetli ve kaliteli.
devamını gör...
kenya aa diye çeşidi olan kahve.

gayette güzel bir kahve olmuş.

devamını gör...
şekersiz, sütsüz tüketilmesi gereken kahve türü. ekstra şeylerle kahvenin tadını bozmaya gerek yok. bağımlılık yaptıktan sonra diğer kahvelerin tadı çamur gibi geliyor. hele kazara 3'ü 1 arada falan içerseniz kısa süreli hayattan soğuyabilirsiniz.
devamını gör...
masraflı kahvedir. kahve makinası almak mecburiyetinde bırakır.
o değil de bende makina var filtre ve kahve yok. ya siz bana kahve ve filtre hediye edin ya da ben size makinayı veriyiasfjkl
devamını gör...
hayatıma dahil etmek istediğim kahve türü. ekipmanım yok bana french press yöntemi ve ekipman için rehberlik edebilecek arkadaşlar arıyorum.
devamını gör...
iyidir. bizim kahvenin üstüne tabii ki çıkamasa da kendine mahsus avantajları var. bir kere bizim kahvenin tiryakiliği kötüdür. kahve konsantresi yoğun olduğu için uzun vadede mide problemleri yaratabilir. mesela aç karnına içemezsiniz bizim mübareği ki "kahve-altı" birleşik kelimesinin kökeni de budur. ille mideye kahveye altlık yapacak bir şey yollamak lazım. bu gavur kahvesi öyle değil. nispeten daha yumuşak bir şey olduğu için mideye çok zararı yok. o bakımdan öğleden önceki süreçte (kahvaltıyı iyi yapmadığınızı varsayarak konuşuyorum) daha makbul. hazırlanışı da bizimkine nispetle daha hızlı. zamanı göz önünde bulunduruyorsanız yine avantajlı. tabii mukayese unsuru bizim kahve olunca çok bir artısı yokmuş gibi görünüyor. şayet suda eriyebilen hazır kahvelerle (neskafe denilen zırtapoz) mukayese edilirse kahve gibi kahvedir, aslandır, kaplandır.

fazla özenmeyen aceleci adam tarifi bırakayım şuraya. french press dedikleri mereti "ne alırsan bir lira" tarzı mekanlarda bile bulabiliyorsun artık. eğer çok büyük bir şehirde değilseniz filtre kahve olarak seçenekleriniz sınırlı. genellikle jacobs marka filtre kahve var marketlerde. tercihe göre bunun içine bir ya da iki tatlı kaşığı kahveyi koyuyoruz. bir iki denemeden sonra optimum miktarı damak tadınıza göre ayarlarsınız. kaynattığımız suyu üstüne yavaş yavaş döküyoruz. "aman biraz bekleyin, acele etmeyin." diyenleri falan görmüşsünüzdür. doğru da söylüyorlar. ama merak etmeyin, acele ederseniz dünyanın sonu gelmiyor. vaktiniz ya da sabrınız yoksa yardırın gitsin. zaten o kadar sabrınız olsa türk kahvesi hazırlarsınız, ne işiniz var frenkin kahvesiyle değil mi? yalnız suyu dökerken tatlı kaşığıyla hafif hafif karıştırmakta yarar var karışımı. sonra french pressin ağzını kapatıp bekliyoruz. ne kadar beklerseniz aroma o kadar kuvvetlenir. tabii bu arada kahveyi daha ılık içmiş olursunuz. tercih sizin. yavaş yavaş süzüp fincanımıza alıyor ve cennetlik mideye indiriyoruz. yavaş yavaş süzüyoruz dedim, bir bildiğim var. eğer gün içinde çok kahve içiyor ve "şunu her seferinde yıkamayayım, durulayıp geçeyim." diyorsanız aman dikkat. süzekteki gözenekler ne kadar durularsanız durulayın yavaş yavaş küçük kahve taneleriyle tıkanıyor. nihayetinde presse hızlıca basıp cam muhafazayı patlatmak mümkün (tecrübe konuşuyor).
devamını gör...
günde 2-3 bardak içerim.
ama o baskılı bardaklardan içmeyin.
damıtmalı olan klasik filitre kahveyi tercih edin.

ps.
ikeda buhar ile demlenen bir filitre kahve demliği var. öneririm. baya yoğun yapıyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar