türkçe açısında hatalı cümle.
eğer güzel kadından doktor da avukat da olmaz demek istiyorsak:
"güzel kadından ne doktor, ne avukat olur"
demek icap eder.
saygılar...
devamını gör...
kanımca kişinin güzellik anlayışına bağlıdır. zira gerçekten çalışıp çabalayan bir kadın bu mesleklerden birini yapıyorsa zaten azmi ve zekası güzeldir.
devamını gör...
genel olarak doğru bir önerme.
güzel kız zaten saygınlığs sahip bir hanımefendidir.
diğer kızlar gibi eğitim kariyer gib kompleksli uğraşılara meyletmez.
devamını gör...
güldüren başlıktır. herkes istediği mesleği yapabilir. tabii ben çirkin olduğum için anlayamamış da olabilirim. gidip biraz daha ağlayarak ders çalışayım.
devamını gör...
yanlış. ha orantısal olarak azdır belki o ayrı bri araştırmanın konusu da ara ara oluyor ama. ben her iki meslekte de ilik gibi hatunlar gördüm yani, maalesef arkadaşlar, maalesef...
devamını gör...
(bkz: dr. banu çiftçi)

buradan

--- alıntı ---

tanıyabildiniz mi bilmiyorum ama bu çocukluk fotoğrafımı niye paylaştığımı anlatayım. fotoğraf izmir güzelyalı ortaokulundaki halk oyunları provamdan.

ben güzel sayılamayacak hatta çirkin bir kız çocuğuydum. tüm arkadaşlarımın özellikle ortaokul ve lisede hoşlandığı, çıktığı kız ya da erkek arkadaşları vardı. benim ergenlik ve gençlik yıllarımda ise hiç kimse benimle ilgilenmezdi ve ilk aşk hikayelerim yılmaz erdoğan'ın dediği gibi, popoma batan bir ki platonik dikenden ibaretti. öyle çocukluk aşkım ya da disiplin kurulanda tartışılan aşkım da olamadı hiç.

geriye bakınca anlıyor insan. ne oluyor biliyor musunuz?

daha kimlik tanımlamanı bile yapamadığın o yaşlarda varoluşunu ispatlama kaygısı başlıyor. ben de varım demek istiyorsunuz ama fiziksel görünümünüz buna izin vermiyor; çirkin, kilolu, sıska, kısa, uzun, gözlüklü, sivilceli vs. hatta buna uygun bir lakap bile yapıştırılmış olabiliyorsunuz acımasız okul arkadaşlarınız tarafından.
böyle olunca, başka yollar geliştiriyor beyin ve varlığınızı başka türlü ispata çalışıyorsunuz. ya benim gibi aşırı çalışıp, aşırı odaklanıp; okul birinciliğine oynuyorsunuz (okulu asıp cafe'lere gideceğiniz bir erkek arkadaşınız olmadığı için zaman da bol tabii 😊😊) ya da dikkat çekmek için başka yolları deniyorsunuz.

bu durum size bambaşka donanımlar yüklüyor bir yandan. kale alınmamanın, kimse için bir şey ifade edememenin, "ben de varım, beni niye görmüyorsunuz?" un, burnunuzun sürtünmesinden bir an olsun kafanızı kaldıramamanın ne demek olduğunu dibine kadar yaşamış oluyorsunuz. çünkü hayatta size sunulmuş hiç bir shortcut (kestirme) olmayacağı gerçeğini anladığınızda, kendi dişinizle, tırnağınızla var olmak zorunda olduğunuzu farkediyorsunuz.

sonra mı ne oldu? öyle estetik falan olmadım, ("ugly betty" durumu yok yani) ama ne oldu bilmiyorum hayatın bana başka bir esprisi olarak gittikçe güzelleşmeye başladım, ben dahil kimse anlayamadı ama bu espriyi. tüm ortaokul, lise hatta bazı üniversite arkadaşlarım bile beni tanımakta zorlanır. "nasıl ben seni hatırlamam?" ları duyarım hep; o zamanın yüzüme bakmayan okulun en popüler çocuklarından.

genç kardeşlerim, sakın fiziksel görüntünüzün size dezavantaj olduğunu düşünmeyin. bu sayede aslında insan olarak yaşamanız ve olgunlaşıp, ders almanız gereken bir duruma hayat sizi mecbur bırakıyor. iyi ki de öyle yapıyor ki aksi olsa, bunu bir kestirme olarak kullanıp, kolay yoldan bir yerlere gelme düşüncenize engel oluyor. beyninizin hiç bilmediğiniz bir bölgesi savunma mekanizması olarak devreye giriyor ve siz aslında kendinizi, potansiyelinizi keşfedebiliyorsunuz. belki aslında çok yetenekli bir sanatçı, bilim insanı ya da yazarsınız. normal koşullarda buna ihtiyaç duymayacağınız için (yani ben de varım ispatına girmeniz gerekmeyeceği için bunu keşfedemeyecektiniz.) heybenize bir sürü başarı, yaşanmışlık yüklüyorsunuz. çalışmanın, kendine emek vermenin, odaklanmanın, hayatta size sağlam bastıracak tek yol olduğunu daha erkenden anlamış oluyorsunuz. bu size mütevazılık ve başkalarıyla empati kurma becerisi de kazandırıyor. biliyorsunuz o başkasının ne hissettiğini çünkü siz de o yollardan geçmiş oluyorsunuz. yani bomboş değil de heybenizi doldurarak geçirmiş oluyorsunuz o başınızda kavak yelleri esen zamanları.

aksi durumda ne mi oluyor? o popüler çocukların büyüdüğündeki hayatlarına ve ruh haline bakarsanız, görebilirsiniz. hayatta her şey önlerine sunulduğu ve kendilerine emek verme anlamında hiç bir çabaya ihtiyaç duymadıklarından, çok da doldurma ihtiyacı hissetmediklerinden, büyüdüklerinde bomboş bir heybeyle hayata devam etmek zorunda kalıyor ve bir türlü hayatı anlamlandıramayıp, depresif bir modda yaşamaya mahkum kalıyorlar. (istisnalar tabii ki olabilir)

dış görünüm mü? o çok kolay. asgari kendine bakan, kendine saygısı olan insanın ne erkek ne kadın olsun çirkin kalma şansı yok artık günümüzde...
siz ruhunuzu, gönlünüzü güzelleştirmeye odaklanın.


--- alıntı ---

kaynak
devamını gör...
güzel bir teselli cümlesi... ancak buna inanmak aptalca olur.
devamını gör...
adliyeye falan işiniz düşmemiş olabilir ama hiç mi yolunuz hastaneye düşmedi kardeşim?
yanlış önerme baya güzel ve iki meslekte de.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar