hayvan çiftliği

'bütün hayvanlar eşittir,ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir'çok iyi lan.siyasete bulaşma niyeti olnalara tavsiye olunur.
devamını gör...
güzel kurgulanmış bir romandır. bu romanda;

major adlı domuzun karl marx veya vladimir lenin'i (dolayısıyla kitapta animalism olarak anılan akımın marksizm ve leninizm'i),
kartopu adlı domuzun lev troçki'yi,
napolyon adlı domuzun josef stalin'i,
mr. jones'un son rus çarı 2. nikolay

temsil ettiği ve

mr. frederick'in adolf hitler'e,
mr. pilkington'un winston churcill'e

benzetildiği söylenir.

1954'te renkli animasyon ve 1999'da kurmaca tv filmi olarak 2 kere uyarlanmıştır.
bir kere kitaptan zevk alan kimse için film biraz fiyasko gelebilir.

ayrıca;

pigs three different ones
dogs
sheep
pigs on the wing

adlı şarkıları içeren 1976 tarihli animals adlı pink floyd albümü, konusunu bu kitaptan almaktadır ve sonradan grubun telif hakları davalarına sebep olacak olan domuz sembolü bu albümle birlikte ortaya çıkmıştır.

yıllar sonra gelen edit: imlâ.


devamını gör...
büyüklerin okuması gereken bir peri masalı.dönemin eleştirisini ne kadar doğru yaptı bilemem ama okuyan herkes kendince birşeyler bulabilir.
devamını gör...
geçmiş gibi günümüz siyasetini de en güzel şekilde özetleyen kitap.


--- alıntı ---

oniki ses aynı anda küfredip bağırıyordu; hepsi de benzer kızgınlıktaydı. domuzların maskeleri düşmüş, suratları meydana çıkmıştı. dışarıdaki hayvanlar domuzdan insana, insandan domuza tekrar tekrar bakıyordu. ama hangisinin hangisi olduğunu söylemek artık mümkün değildi.

--- alıntı ---

devamını gör...
hayvan çiftliği anayasası.

--- alıntı ---

yedi emir

1. iki ayakla yürüyenlerin hepi düşmandır.
2. dört ayakla yürüyenler ve kanatlı olanlar yoldaştır.
3. hiçbir hayvan elbise giyemez.
4. hiçbir hayvan yatakta uyuyamaz.
5. hiçbir hayvan içki içemez.
6. hiçbir hayvan diğer bir hayvanı öldüremez.
7. hayvanların hepsi eşittir.

--- alıntı --- *

devamını gör...
hayvanların hepsi eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir...
devamını gör...
kitabın son cümlesi ve özeti "all animals are equal but some animals more equal than others"
devamını gör...
sscb değildir hedef hedef stalin ve uygulamalarıdır. ikisi de aynı diyene tarih oku derim.
devamını gör...
"dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyorlar, ama birbirlerinden ayırt edemiyorlardı."
devamını gör...
"iki ayaklılar kötü, dört ayaklılar ve kanatlılar iyidir."
"dört ayak iyidir, iki ayak daha da iyidir."

--! spoiler !--
devrimden sonra oluşturulan yedi emir;
1. iki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
2. dört ayak üzerinde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
3. hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
4. hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
5. hiçbir hayvan içki içmeyecek.
6. hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
7. bütün hayvanlar eşittir.
böyleyken daha sonra "hiçbir hayvan çarşaflı yatakta yatmayacak." "hiçbir hayvan çok fazla içmeyecek" "bütün hayvanlar eşittir, fakat bazı hayvanlar daha eşittir." gibi maddelerinde değişiklikler olmuş ve yönetimi tamamen domuzların ele geçirdiği, hayvanların tüm günlerini çalışarak geçirdiği ve bunun eski günlerinden çok daha iyi olduğu sanan hayvanlarla dolu bir çiftlik olmuştur hayvan çiftliği.
--! spoiler !--
devamını gör...
klasikler arasına girmiş bir george orwell kitabı. 1945 tarihli fabl tarzındaki siyasi roman stalin'i ve ülkesini hicvediyordu. bunu dikkate alan abd ve ingiltere 2. dünya savaşı sırasındaki müttefikleri stalin'i gücendirmemek için savaşın en kritik döneminde kitabı basmamayı tercih ettiler. afrika'da yozlaşmış bazı liderler kitapta anlatılanları üzerlerine alındığı için 1991'de kenya'da da yasaklandı.
devamını gör...
alegorik eserler kategorisinde yer alan orwell'ın komunizm ve lider eleştirisi olarak okuyabileceginiz eseri..

karakterler hakkında ilgili adresler soyle bir ozet gecmisler..

''koca reis (domuz): hayvanlara mutluluk ve barış dolu bir dünya vaat eder, insanların çiftlikten kovulmasını ister. karl marx veya vladimir lenin'e benzer.
snowball (domuz): hayvanlara okumayı öğretir, bir değirmen yapılması taraftarıdır. lev troçki'yi temsil eder. napolyon değirmene önce karşı çıkar, snowball'u çiftlikten kovduktan sonra ise değirmenin yapımını ister. başa gelen her kötü olaydan snowball'u sorumlu tutar.
napolyon (domuz): köpekleri eğitir ve bir polis gücü haline getirir, snowball'u çiftlikten kovar, insanlarınkinden daha baskıcı bir yönetim kurar. josef stalin'i temsil eder. kitapta hayvanizm olarak anılan marksizm ve leninizm'den kesin olarak dönüş yapar.
bay jones (insan): çiftliğin eski sahibi. son rus çarı ıı. nikolay'ı temsil eder.
bay frederick (insan): düzenli bakılan komşu çiftliğin sahibi. adolf hitler'e benzemektedir.
bay pilkington (insan): winston churchill'e benzemektedir. kitabın sonunda napolyon'un bay pilkington ile anlaştığını görüyoruz. bu da bize onun theodore roosevelt olduğunu gösteriyor.
moses: (kuzgun)''

edit:
devamını gör...
hayvanların temsil ettiği gerçek şahsiyetler ve yazarı sebebiyle bir kısım insanlar bu romanı komünizm propagandası olarak kabul ederler ancak durum öyle değil. kitapta siyasal erkin, düzeni sürekli kendi hesabına yontmasının eleştirisi bulunur baştan sona.
devamını gör...
"bütün hayvanlar eşittir ancak bazı hayvanlar daha eşittir." sözünün çıkış noktası olan kitap...
devamını gör...
domuzların yüceltildiği diğer hayvanların küçümsediği george orwell romanı.

*
devamını gör...
günümüzle biraz benzeşen yönleri bulunduğuna inandığım roman. bana göre kitap boyunca kilit noktası olan isim ne domuzlardır ne at boxer; ancak koyunlardır. domuzlar koyunları işlerine gelecek şekilde eğitmişlerdi. böylece hayvan halkının oluşabilecek herhangi bir itirazında olayla hiçbir şekilde alakası olmayan şekilde "iki ayaklılar iyi, dört ayaklılar kötü" cıngarını çıkarıp tepkiyi söndürüyorlardı, kendi işlerine de gelmemesine rağmen. bu koyunları şimdinin havuz medyasına benzetmemek mümkün değil. muhafazakar kesimde oluşabilecek herhangi bir tepki kıvılcımı karşısında hemen meydana çıkıp "paralel, dış mihrak, bööö" mavralarını atıp dikkat dağıtıyor, odak noktasını kaydırıyorlar. belki bunu koyunlarınki gibi aptallıklarından değil, mecburiyetten/menfaat/tehdit yoluyla yapıyorlar ama sonuçta iki durum da gayet benzeşiyor.
devamını gör...
kitap editörü tarafından “hayvan hikayelerini satmak imkansızdır” diyerek reddedilen eser.
devamını gör...
..squeaaler, "yoldaşlar! diye haykırdı. "umarım, biz domuzların bunu bencilliğimizden, ayrıcalık düşkünlüğümüzden yaptığını sanmıyorsunuzdur. aslında çoğumuz süt ve elmadan hoşlanmayız. ben de hoşlanmam. bu elmalara el koymamızın tek bir amacı var, o da sağlığımızı korumak. sütte ve elmada domuzların sağlığı açısından kesinlikle gerekli olan bazı maddeler var. bilim bunu kanıtlamıştır yoldaşlar. biz domuzlar düşün emekçisiyiz. bu çiftliğin tüm yönetim ve düzeninden biz sorumluyuz. gecemizi gündüzümüze katarak, sizin sağlığınızı koruyoruz. bu sütleri sizin uğrunuza içiyor, bu elmaları sizin uğrunuza yiyoruz. biz domuzlar görevimizi gereğince yerine getiremezsek ne olur, biliyor musunuz? jones geri gelir! evet jones geri gelir! bundan en küçük bir kuşkunuz olmasın yoldaşlar." sonra da oradan oraya sıçrayıp kuyruğunu oynatarak bağırdı: "aranızda jones'ın geri gelmesini isteyen tek bir hayvan yoktur sanırım!"

hayvan çiftliği sy: 51 - 52 george orwell
devamını gör...
bir devrimin nasıl amacından sapabileceğini ve gelenin gideni nasıl aratabileceğini konu edinen george orwell kitabı. lise yıllarında okunduğunda ayrı bir heyecan veren bir kitap ayrıca.
devamını gör...
george orwell'ın 1945 doğumlu yavrusu.
sistem yozlaşması diyerek özetlenebilecek, asla bir 1984 olamayacak roman.
devamını gör...
geniş bir alana yayılmış, çeşit çeşit hayvanların yetiştirildiği yer. küçükken böyle bir yerimin olmasını isterdim.

kitabı da gayet güzeldir. askerde çocuğun birine vermiştim okusun diye, kaybetmişti. askeriye içinde kitap nasıl kaybolur arkadaş aradım taradım bulamadım. kitap ince diye işe yaramaz sanıp attılar zaar.
devamını gör...
anti sosyalist propagandanın en müthiş örneklerinden.

kısacık ama komünüzme ana avrat sövse o kadar etki etmez
devamını gör...
--! spoiler !--

içeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor, ama birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.

--! spoiler !--*
devamını gör...
halide edip adıvar çevirisi önsözü;

"orwell, bilerek bilmeyerek, herhangi bir idarenin, nizam ve kanundan ayrılınca nasıl bir afete yakalanacağını resmetmiştir. bilhassa, çiftlik memurlarının hayvanların yem saatini unuttukları gün ihtilalin patlaması, üzerinde düşünülecek bir noktadır. ikinci bariz nokta ise, orwell'in, bir taraftan komünist rejimin kudretli bir karikatürünü çizerken, diğer taraftan bunu, komünist olmayan rejimlerin bir propagandası haline sokmamış olmasıdır. son sahne en kudretli parçasıdır. (...) iki tarafın başındakilerin de müşterek iptilalara, za'flara ve reziletlere müptela oldukları aşikardır. o kadar ki, bunları, çiftlik avlusundan gözetleyen sürü, hangisinin hangi rejimi temsil ettiğini dahi fark edemiyor. (...) iki taraf da kudretini, kendi kafa ve kuvvetinden ziyade, korumak veya kapmak istedikleri yavrulara borçludur. fakat yavrular, kendi kuvvetlerinden haberdar değildirler..."

celal üster aralık 2000
devamını gör...
celal üster çevirisiyle can yayınları'ndan çıkan bir george orwell romanıdır.

--- alıntı ---

"insanlar, emeğimizle ürettiklerimizin neredeyse tümünü bizden çalıyorlar. işte, yoldaşlar, tüm sorunlarımızın yanıtı burada. tek bir sözcükle özetlenebilir: insan. tek gerçek düşmanımız insan'dır. insan'ı ortadan kaldırın, açlığın ve köle gibi çalışmanın temelindeki neden de sonsuza dek silinecektir yeryüzünden."
syf.24

"insan ile hayvanların ortak bir çıkarı vardır, birinin dirliği öbürlerinin de dirliğidir, diyenler çıkabilir. onlara sakın kulak asmayın. hepsi yalan. insanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez."
syf.26

"bir gün mutlaka gerçek olacaktı; belki hemen gerçekleşmeyecekti, belki şimdi hayatta olanlar o günleri göremeyeceklerdi, ama düşleri bir gün mutlaka gerçek olacaktı."
syf.139

--- alıntı ---
devamını gör...
ülkem insanlarının hepsinin okumasının elzem olduğu kitap, çiftliğin koyunlarının tarzı fecide güldürüyor bazen hatırlandıkça.
devamını gör...
george orwell'in sovyetler birliği özelinde tüm tiranlığa dönüşen devrimlere dikenlerini sapladığı modern çağ klasiği..
devamını gör...
artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir de insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.”

bunca vakit okumadığıma üzüldüğüm kitap.

devamını gör...
insanlığın ortak dilinin manipülasyon ve propaganda olduğunu bana öğreten kitap.

kitabı dün bitirdim. 22 yıllık hayatımda çok da kitap okumamış olmanın acısını hissettirmiştir.

özellikle kitlelerin otoriter rejimler karşısındaki adaptasyon sürecini aşama aşama ve bütün bu aşamaların içerisindeki psikolojik nedenlerinin ifade edilmiş olması beni bir hayli etkiledi. otoriter rejime adapte olan toplumların adaptasyon rejimi için (bkz: die welle) isimli alman filmini kesinlikle öneriyorum.

--! spoiler !--

kitapta bir koca reyis var, rüyasında bir idea oluşturan ve sistemin tanrısını (yani insanı) kötü göstererek hayvanların içindeki gücü ortaya çıkaran bir önder. sistemin tanrısını kötülemesi, ilkeleri belirlemesi ve çıkış noktasının rüya gibi düşünce dışı bir dünyadan olması hasebiyle kendisini sanılanın aksine karl marx olarak değil de peygamber olarak nitelendirdim. zira 7 emir ile hz. musa'ya yapılan benzetme açıkça kendini belli ediyor.

ilginçtir, koca reyis öldükten sonra diğer hayvanlar onun düşündüklerini tekrar anlamaya çalıştılar ve bir ideoloji oluşturdular. (bkz: animalizm) bu durum bana peygamber efendimiz vefat ettikten yıllar sonra sahabelerin hadis toplamasını hatırlattı. isyanla başlayan ve hakikate isabet eden bu hareketi, george orwell'in bir "ideoloji" olarak tanımlamasını ise eleştirilebilecek bir durum olarak görüyorum. zira ideolojiyi ardından napolyon döneminde göreceğiz. hayvanların isyanları sonucu ortaya çıkan hareketin ideolojiden çok bir din veya bir yaşam tarzı olarak tanımlanmasını daha doğru bulurdum.

napolyon yönetiminde kitlesel hafızanın sürekli tahrip edilmesi ve hayvanların artık hatırladıkları şeylerin doğru olup olmadıklarını kestirememeleri, zamanında beraber çalışılan snowball/kartopunun bir iç düşman olarak tanımlanıp ardından bir darbe ile dışarı kovularak iç meselelerde bir korku aracı olarak kullanması, dış meselelerde ise diğer çiftlik sahiplerini korku aracı olarak kullanması, napolyonun sağ kolunun düzenli olarak hayvanlara hayatın ne kadar iyiye gittiğine dair demeçler vermesi, temel alınan ilkelerin zamanla değiştirilirken kullanılan manipülasyon metodları, güç için hayvanları korkutma söylemleri gibi konularda ise ne yazık ki ülkemizin son yılları ile çok yakından bir bağ kurdum.

romanın sonunda domuzların insanlardan ayırt edilememesi ise gerçekten vurucu bir son olmuş. bir soruyla bitirelim madem: napolyon en başından beri mi insanlardan ayırt edilemeyecek bir domuzdu, yoksa sonra mı öyle bir hale dönüştü?

--! spoiler !--
devamını gör...
şu an kim milyoner olmak ister'de kitabı okumadığı halde rol kesen bir kadına sorulan sorunun kitabı.
devamını gör...
o kadın çok kolay bir mantık sorusunu yapamayarak elenmiştir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar