henrik ibsen

#edebiyat 

(1828 - 1906) 'eleşŸtirel gerçekçi' edebiyat anlayışŸının tiyatrodaki öncüsü, çağŸdaşŸ tiyatronun kurucularından, norveçli oyun yazarı ve şŸair.
kişŸinin yaşŸam yaşŸamda boşŸa gayretlerini ustalıkla işŸlemişŸtir,şŸiirlerinde bile ruhsal bir çözümleme mevcuttur.psikolagların dikkatini çekmişŸtir.
--- alıntı ---

batı tiyatrosu üstünde derin etkiler bırakan ve dram sanatının en büyük ustalarından sayılan i̇bsen, kendi konumunu şŸu sözlerle yansıtır:
â“yeni bir evrenin yaratılışŸına katkısı olanların başŸında geldiğŸim söyleniyor. bense, tam tersine, yaşŸadığŸımız çağŸın birçok nedenden ötürü ancak bir takım yeni şŸeyler doğŸurabilecek, sona ermişŸ bir çağŸ olarak nitelenebileceğŸine inanıyorum.â”
19. yüzyılın diğŸer büyük oyun yazarları gibi romantik, bireyci ve anarşŸist bir dünya görüşŸünün etkisinde yapıtlar vermişŸ olan i̇bsen, yazdığŸı eleşŸtirel gerçekçi oyunlarda toplum bireylerinin yanılsamalarını, nevrotik ve ruhsal çalkantılarını açığŸa sermişŸ; bireyin boşŸa çıkan yaşŸam uğŸraşŸını, toplumun dışŸ yüzü ile iç yüzü arasındaki karşŸıtlığŸın yol açtığŸı çelişŸkilerin üstesinden gelemeyişŸini irdelemişŸtir.
--- alıntı ---

edit:eleven plays of hanrik ibsen.
yerdeki yumaklar:
biz düşŸünceleriz.
düşŸünmüşŸ olman gerekirdi.
ayaklarının altında yuvarlanıp dönen
bizlere yaşŸam kazandırmalıydın.
biz görkemli bir sesle doğŸmuşŸ olmalıydık.
ama,şŸimdi burada ip yumakları gibi
toprağŸa bağŸlıyız.

kurumuşŸ yapraklar:
biz gizemli sözcükleriz.
bizi kullanmışŸ olman gerekirdi.
üşŸengeçliğŸin yüzünden
bize yaşŸam hakkı tanımadın.
kurlar bizi başŸtan aşŸağŸıya kemirdi.
hiçbir meyva artık bizi
başŸına taç olarak kabul etmeyecektir.

havadaki bir iç çekişŸ:
biz şŸarkılarız.
bizi söylemişŸ olman gerekirdi.
umutsuzluk bizi kırdı.
uzandık ve bekledik.
ama bizi hiç çağŸırmadın.
sana binlerce kez
lanet olsun!

çiğŸ damlaları:
biz gözyşŸlarıyız,
hiçbirzaman dökülmemişŸ olan.
tüm yürekleri ürperten
sivri buz damlacıkları.
eriyebilirdik,
ama şŸimdi keskin uçlaımız
inatçı bir yürek içinde dondu.
yara kapandı;
gücümüz yitip gitti.
kırık saman çöpleri:

biz yapmadan bırakmışŸ olduğŸun
güzel işŸleriz.
kuşŸku tarafından boğŸulan,
başŸlamadan önce bozulan.
yargı gününde anlatmak için ,
orada olacagız,
nasıl hesap vereceksin?



devamını gör...
moliere, shakespeare, brecht üçlüsü okey oynasalardı dördüncüsü ibsen olurdu.... balıklarını ve el kremlerini saymazsak norveç'in dünyaya sunduğu en büyük armağandır.
devamını gör...
selim in son günlerinde "hortlaklar"ını izleyip acılarını katmerlediği oyun yazarı...

"ibsen de nasıl yazdı bu oyunu? yazmaya nasıl dayanabildi? ben nasıl yazdım hamamböceğini? o başka. beynimin, hamam böceğiyle ilgili kısmında bir düzleşme başlamıştır herhalde. yumuşamaya bir başlangıç. evet. onlar haklı çıktı. sonunda, bana olanlar olduktan sonra, aralarında konuşacaklar: yıllarca önce biz bu durumu anlamıştık, diyecekler. kitap okumasından belliydi, misafirlerin yanına çıkmamasından anlamıştık. yerli yerinde karşılıklar bulup söyleyememesi onu bu duruma getirdi. bir bakıma talihsizim. misafirin yanına çıkmadıkları halde başlarına bir şey gelmeyenler de var. onlar bir bakıma kaybediyorlar. eksik olsun böyle kazanç. ben ölüyorum: görmüyor musunuz? " tutunamayanlar / s.619
devamını gör...
norveçli oyun yazarı. naturalist tiyatronun öncüsü.

gençliğinde babası iflas edince kristiana'ya gidip üniversiteye hazırlanıyor. bu arada bir eczanede çalışıyor; ancak iki defa girdiği sınavları geçemiyor. ardından bir tiyatroda iş buluyor; şiir ve piyesler yazmaya başlıyor. ülkesindeki baskın danimarka kültürüne karşı milliyetçi şiirler karalıyor falan. sonra genç bir eleştirmen dostu, george brandes kendisine nasihatte bulunuyor: "milliyetçilik... milliyetçilik... nereye kadar?! tiyatronun daha üstün sorumlulukları olmalı. bu şekilde harcanıyorsun..." o da diyor ki, "galiba haklı bu çocuk..." falan. sonra ülkesindeki sosyal sorunlara değinmeye başlıyor ve emile zola, anton çehov gibi genç isimleri etkileyerek avrupa'da "modern realistic drama" (bkz: doğalcı tiyatro) ekolünün doğuşuna vesile oluyor. hadi hayırlısı.
devamını gör...
1828- 1906 yılları arasında yaşamış norveçli bir oyun yazarıdır.
oyunları ile tiyatroya bence farklı bir bakış açısı kazandırmış ve eleştirmenlerce köşe taşlarından biri olmuştur.
eserlerinde sıradan bir kadını, sıradışı bir kahramana dönüştürmüş ve dönemin kadına yüklediği anne, eş, kız evlat rollerini epey eleştirmiştir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar