hz ebubekir'i sevmeyen müslüman

hz.ebu bekir sevilmez mi dediğŸim müslümandır.
kendisi şŸahane insandır ve çok önemli yeri vardır.
devamını gör...
terbiyesiz müslümandır. eşşek müslümandır. saf müslümandır. salak müslümandır. aptaldır, hadsizdir, şopardır, ahlaksızdır ama müslümandır.
devamını gör...
hz. ebu bekirin, hz. ali ye ait olan hilafet hakkını gasp ettiğini öne süren, büyük ihtimalle şii olan kişidir.
devamını gör...
iki cihan serverinin yoldaşını sevmeyen kişidir.
peygamber sevilir de hiç onun ehli beyti ve dostları sevilmez mi?
devamını gör...
ehli sünnet dinine göre müslüman değildir. çünkü onlarda islam'a girmenin şartı kelimei şehadetle beraber ebubekiri ömeri sevmektir.
devamını gör...
o kuranı kerimde cennet ile müjdelenmiş, o Allahın en kıymetlisinin dostu, kayın babası, arkadaşı, yoldaşı, sırdaşı. o rasulullah sav görmüş, sohbetinde bulunmuş. onun için rasulullah sav ümmetin imanı bir kefeye ebu bekirin ki bir kefeye konsa ebu bekirin imanı ağır gelir demiş.
rasulullah sav buyurmuş:
ashâbıma dil uzatmakta, Allahü teâlâ dan korkunuz! benden sonra onları kötü niyetlerinize hedef tutmayınız! nefsinize uyup, kin bağlamayınız! onları sevenler, beni sevdikleri için severler. onları sevmeyenler, beni sevmedikleri için sevmezler. onlara el ile, dil ile eziyet edenler, onları gücendirenler, Allahü teâlâ ya eziyet etmiş olurlar ki, bunun da muâhezesi, ibret cezâsı gecikmez, verilir.
şimdi ehli sünnet inancı neden onu sevmeyeni müslüman dışı sayıyor. o şehadeti getirse de kalbinde bir münkirlik olmasa ashabı ehli beyti sever. dilinin söylediğine kalbi inanmıyor. çünkü sevgi sevgilinin sevdiğini de sorgusuz sevmektir.
devamını gör...
hz. fatıma selamullahi aleyha'dır.

"aişe anlatıyor: "hz. fatıma ve hz. abbas, ebubekir'e uğrayıp, resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'tan kendilerine kalan mirası sordular. ebubekir onlara: "resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın: "bize kimse varis olamaz, bıraktıklarımız hep sadakadır. ancak al-i muhammed bu maldan (ihtiyacı kadarını) yer" dediğini işittim. Allah'a yemin olsun resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın yaptığını gördüğüm bir şeyi terketmem, mutlaka onu yaparım. ben o'nun emrinden bir şey terkedecek olsam sapıtmaktan korkarım!" dedi. bunun üzerine hz. fatıma, ebubekir'e küstü ve altı ay sonra ölünceye kadar onunla konuşmadı. hz. ali, onu geceleyin defnetti. ölümünü ebubekir'e haber vermedi."

kaynak: buhari, fedailu'l-ashab 12; müslim, cihad 53, (1759). metin müslim'dendir. hadis buhari'de muhtasardır.
devamını gör...
hz .peygamberin (s.a.s) en yakın dostunu sıddık dediği en kıymetli sahabelerden birini sevmeyen ahmak müslümandır. hz ebubekir(r.a) ile hz fatıma (r.a) arasında geçen mevzuda taraf olmak zorunda mısın ? bizim rehberimiz hz peygamberdir (s.a.s) ondan hz ebubekir (r.a) ile alakalı olumsuz tenkit edici nakil var mıdır ?

"insanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır. sonra bunları takip edenlerdir, sonra da bunları takip edenlerdir. imran radıyallahu anh der ki: "kendi asrını zikrettikten sonra iki asır mı, üç asır mı zikretti bilemiyorum." bu sonuncuları takiben öyle insanlar gelir ki kendilerinden şahidlik istenmediği halde şahidlikte bulunurlar, onlar ihanet içindedirler, itimad olunmazlar. nezirlerde adak bulunurlar, yerine getirmezler. aralarında şişmanlık zuhûr eder." ( buhari )

"ashabıma dil uzatmayın nefsim elinde olan zât-ı zülcelâl'e yemin olsun sizden biri, uhud dağı kadar altın infak etse, onlardan birinin infak ettiği bir müdd'e hatta yarım müdd'e bedel olmaz." (müslim, fedailu's-sahabe 221)

Allah akıl fikir versin ahir zamanda yaşıyorsun ve sahabe sevmiyorsun haddini bilmezliğin nirvanası ...
devamını gör...
"ebubekir ile hz fatıma (r.a) arasında geçen mevzuda taraf olmak zorunda mısın?"

niye olmayayım? siz ebubekir'den yana olunca sıkıntı yok da biz hz. fatıma s.a. tarafında olunca mı problem var? peygamberin ehlibeyt'i ashabından önce gelir.

burda kafirdir, münafıktır diye zırvalayanlar olmuş. umarım sözlerinin hz. fatıma'ya kadar gittiğinin farkındadırlar. ahmak sürüsü...
devamını gör...
taraf olmanın ne olduğunu anlayamamış bazılarınca savunulan hadsizlik. hz fatıma (r.a) 'ya kem söz etmekten haya ederiz hz ebubekir (r.a) için de bu böyledir . birini haklı bulup diğerine dil uzatmak gerekmez. en doğrusunu Allah bilir . konu kilit .
devamını gör...
atılan iftiralara kanan saftır bunlar.
elin gavuru bile bu tiplerden daha değerlidir benim gözümde.
devamını gör...
ehli sünnet'ten gelen hakaretler ancak keyiflendirir bu müslümanı. verecek cevabı olmayan ilimsiz ahmaklar hakaret eder çünkü. adam kendi kitabındaki hadise bile eksi oy basmış, iftira demiş. daha ne denebilir ki. size badelenmek ve badeci tarikatleri savunmak ya da arap özentisi kıyafetlerle seleficilik oynamak müstehak anca...
devamını gör...
konunun uzmanı değilim ama ashabdan birini (bu yâr-i gâr olan hz. ebubekir bile olsa) sevmenin imanın şartı olduğunu düşünmüyorum. şayet "iman etmedikçe cennete giremez, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş sayılmazsınız" hadisi delil gösterilecekse o zaman cennete üç beş kişi dışında kimse giremeyecektir diye düşünürüm.

ayrıca yaşadığı devirde de hz. ebubekir'i sevmeyen birçok müslüman olması muhtemeldir. bu çâr yâr-i güzin'in tamamı için geçerlidir.

şahsen hz. ebubekir'i seviyorum, ama onu sevenlerin onu sevmediğini söyleyen birini şeytan taşlar gibi taşlamasını sevmiyorum.

[dikkat edin, "sizi sevmiyorum" demedim (sevmeyeceklerim de vardır belki aranızda ama), "bu huyunuzu sevmiyorum" dedim.]
devamını gör...
her sorunun kaynağını dine bağlamış olmak gibi olmasın ama 1400 sene önce yaşamış adamlar üzerinden kavga edilen bir coğrafya tabii düzelmez. sorun mu şimdi bu? ali'yi sevdim, veli'ye sövdüm. eee ne elde edildi?
devamını gör...
mürtettir ve islam şeriatine göre islam devleti tarafından idam cezasına çarptırılması gerekir.
devamını gör...
ışid'in, boko haram'ın, taliban'ın, el kaide'nin, hizbullah'ın neden şiilerden değil de sünnilerden çıktığının virali olan başlık. akıl sahipleri okuyun bu başlığı da görün hali...
devamını gör...
sırf fedek hurmalığını hz. peygamberin kızına miras vermediği için sevmiyorsa saçmalıyordur.
fedek savaşsız ele geçen bir bölgedir. bu yüzden müslümanlara ganimet olarak dağıtılmadı. ganimet olarak dağıtılmamasına sebep olan ayeti kerime şudur;
''ve Allah'ın, onların mallarından, peygamberine verdiği şeyler için siz, gerçekten de ne deve sürdünüz, ne at oynattınız ve fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üstüne atıp üstün eder ve Allah'ın, her şeye gücü yeter.'' (haşr 6)

hz. peygamber ise yaşadığı sürece fedek gelirlerini yolcu ve misafirler için harcadı. ve yine söz konusu miras için hz. peygamberin eşleri talepte bulununca hz. aişe'nin şöyle dediği rivayet edilir;
allah’tan korkmuyor musunuz? sizler, resulullah’ın (asm şu hadisini işitmediniz mi? 'biz peygamberler miras bırakmayız. bizim bıraktıklarımız sadakadır. bu mallar, muhammed’in ailesinin ani ihtiyaçları ve misafirler için sarfedilir. ben öldükten sonra bu mallar, benden sonra iş başına geçen kimsenin tasarrufundadır.)

yukarıdaki rivayeti falan bir tarafa bırakalım; savaşmadan ele geçirildiği için diğer müslümanlara ganimet olarak dağıtılmayan bir mülkü, hz. peygamberin hem de ayet göstererek kendi zimmetine almış olması sizce ne kadar doğru olurdu? doğruluğunu falan geçin, peygamberin peygamberliği bile şüpheli olmaz mıydı? düşünün, adamlar savaşmadan orayı bırakıp gidiyorlar, sonra peygamber sahabelere ayet geldi diyor ve bu ayete göre savaşmadan burası elde edildiği için burada sizin hakkınız yok ve burası benimdir diyor. kusura bakmayın ama bana böyle bir şey diyen birinin peygamberliğine inanmam ben. ki hz. peygamber de buranın gelirini hayattayken yolcu ve misafirler için harcamış ve kendisinden sonrası için de orayı yeni yöneticinin tasarrufuna bırakmış. orası miras olarak bırakılacak bir yer değil.
devamını gör...
eğer bir kişi cennetle müjdelenmiş, ve kesin olarak cennetlik bir kişiye düşmanlık besliyorsa, ve bunu cennete girmek niyeti ile yapıyorsa büyük bir paradoks içindedir. Allahın dostuna düşman olarak Allah'ın dostluğu, sevgisi kazanılmaz.
devamını gör...
fedek hurmalığının hz. fatıma'ya peygamber hayattayken bağışlandığına dair birsürü rivayet vardır tarihte. dolayısıyla ebubekir gasp ederek bu hurmalığı hz. fatıma'dan almıştır. ebubekir, şahitler olmasına rağmen, bu hurmalığın hz. fatıma'ya hayattayken verildiğine inanmamıştır. hz. fatıma da, öyle olmasa bile miras olarak kendinin hakkı olduğunu söylemiştir. ancak ebubekir,"peygamberler miras bırakmaz" diye yalan bir hadis uyduruarak yine hz. fatıma'yı reddetmiştir. bu hadisi ebubekir'den başkası nakletmemektedir.

“benden sonra yerime geçecek, mirasıma konacak, yakınlarımdan endişelenmekteyim, karım da kısır. sen bana katından bir oğul ihsan et de bana da mirasçı olsun. yakub soyuna da mirasçı olsun ve rabbim onu rızası kazanmışlardan et.” meryem/5-6

"ve süleyman, dâvûd'un mîrasçısı oldu ve "ey insanlar" dedi, "bize kuşdili öğretildi ve her şeye âit bilgi verildi bize; şüphe yok ki bu, elbette apaçık bir lütuf ve ihsândır."" neml/16

ayetlerde görüleceği üzere, Allah'ın kitabında peygamberler miras bırakmaktadır.

konuyla ilgili detaylı okuma yapmak isteyenler aşağıdaki linke uğrayabilir. mevzu kaynaklarıyla detaylarıyla ele alınmıştır.

http://www.kevsernet.com/s_...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar