insanların pek çok bakımdan birbirine benzemesi

dna'nın ihtişamı kopyalanma tarzında yatar. yeni bir dna molekülü üretme vakti geldiğinde, merdiven kollarını oluşturan iki iplik, bir ceketin fermuarı gibi ortadan ikiye bölünür ve her yarısı yeni bir ortaklık oluşturmak üzere diğer yarısından uzaklaşır. çoğu zaman dna'mız şaşmaz bir doğrulukla kopyalanır, ama çok nadiren, yaklaşık olarak milyonda bir defa, bir harfin yanlış konuma yerleştiği olur.

evrim sizin çok farklı olmanıza asla izin vermeyecektir, yeni bir türe dönüşmediğiniz takdirde tabii. altı milyar genomumuz var. hepimiz yüzde 99,9 oranında aynıyız, ama öte yandan, biyokimyacı david cox'un sözleriyle “tüm insanların hiçbir ortak yönleri bulunmadığını da söyleyebilir ve sonuna kadar haklı olursunuz.” dna'mızın çoğu kendini size değil kendine adamıştır: o sizin çoğalmanızı sağlayan bir makine değil, siz onun çoğalmasını sağlayan bir makinesiniz. yaşam, hatırlayacağınız gibi, sadece var olmak ister ve bu isteği dna yerine getirir.
devamını gör...
herkesin arife günü kalabalığından şikayet ederken arife günü dışarı çıkmaktan geri kalmaması gibi mi?
devamını gör...
dna açısından doğru bir ifade. yukarıdaki tanıma ek olarak bir yerde okumuştum; şu an da bizim yediğimiz içtiğimiz dahi bizden sonra gelecek nesillerin yeme alışkınlığını dahi belirliyormuş. bunun gibi daha niceleri var. bu bağlamda doğru.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar