kadının çalışması

modern dünyada çok alelade bir vakıadır...

kesinlikle karşı değilim, nihayetinde validesi rahatsızlanınca bir hanım hekim arayan, bacısını hanım muallimlere teslim eden biriyim...

bilirim ki hanımlarımızı ilk sosyal hayata sokanda islam'ın adalet timsali halifesi ibn-i hattab 'ın oğlu ömer, o mubarek insan...

hilafetinde çarşıda kadın zaptiye görevlendirecek kadar hayat şartlarını bilen birisi...

lakin benim lafım, ne bileyim yazın tatil yapabilmek adına paraya ihtiyaç duyan, tesettürlüyse kıymeti biraz fazla bir kıyafet almak için çalışan, makyaj malzemesi denilen kapitalist oyuna kurban giden, gözümüze sokulan ve dayatılan tükettiğin kadar varsın sanrısına kapılmış ve daha fazla tüketmenin yolunda ilerleyen kadınlara...

dışarıda bir yemek yemek için, çay bahçelerinde gezmek için, oradan buradan giyinmek için çalışlan kadınlarımıza...

halbuki, nenem kazak örerdi benim, anam salçasını kendi yapardı...
devamını gör...
özellikle kadınların ve çocukların ihtiyaç duyduğu alanlarda olmak üzere sonuna kadar desteklediğim durum...

tıp, eğitim, halkla ilişkiler, güvenlik v.s...

fakat bir müslüman olarak önceliğim günaha girme olasılığının asla olmadığı ortamlarda çalışmasıdır...

erkekler içinde olmazsa olmaz olan bu isteğim kadınlar için daha da fazla geçerlidir...

çünkü kadın yapısı gereği daha kırılgandır, daha zayıftır...

bi müslüman kadın hem fiziki anlamda, hem de psikolojik anlamda zayıf düşecekse ben o kadının çalışmasının caiz olmadığını düşünüyorum...

21. yüzyıl kapitalist dünyasında kadınları özellikle sektörlerde tutma çabasında olan ve buna karşı özellikle doğum izni gibi konularda asla müsamaha göstermeyen şirketler yüzünden, evlenmeyen, evlense de çocuk sahibi olmayı düşünmeyen veya bunu uzun yıllar erteleyen kadın çalışanlar ortaya çıkmıştır...

inşaat sektöründe olmam dolayısıyla ve bu sektörün son yıllarda çok ciddi bir şekilde artan kadın çalışan talebi doğrultusunda düşüncelerimi açıklamam gerekirse bu durum bütün sektörler açısından düşünüldüğünde daha vahimdir...

sözleşmesine 3 yıl çocuk sahibi olamazsınız şartı koyan patronlardan, kadınlardan günlük uzun süreli ve yapısına göre ağır olan ve fakat erkeğer göre daha az maaş teklif eden patronlara kadar çok fazla adamı günaha sokacak patron mevcut olduğundan dolayı bu piyasada, ben kadının , daha doğrusu müslüman kadının öncelikle Allaha karşı olan sorumluluğunu düşünerek hareket etmesini tavsiye ederim bu konuda...

ve eğer evli ise ya da evlenecek ise, eşinin de bu konuda kadını olabildiğince desteklemesini isterim...

dünyanın müslüman kadınlara ihtiyacı var...

müslümanca düşünen, örnek kadınlara ihtiyacı var...

ben bu şekilde düşünüyorum...
devamını gör...
olması gerekendir. sanki herkes bu dünyaya padişah torunu olarak geliyor. ne yapsın? evde her gün otursun mu? ya kocasının durumu iyi değilse? hadi onu geçtim çalışmak her insana iyi gelir,özgüven verir, sosyal ortama daim olur.
devamını gör...
siglikta cigir acan insanlari bize gostermis eylem.kadinin vazifesini cocuk yapmaya indirgeyenleri bize gosterir.
devamını gör...
toplumun en mühim olayıdır. kadın çalışmalıdır.

bakınız; erkek evlenmeden önce çalışır, çünkü kendisine bakmak zorundadır. evlendikten sonra yine çalışır, çünkü kendine ve ailesine bakmalıdır.
maddesel olarak adamın ekstradan herhangi bir şey yaptığı yok.
toplumda erkeğin bir evlilik için yapması gereken olay bu kadar.

kadında bu durum nedir? kadın çalışır, kendine bakmalıdır. evlendikten sonra yine çalışır ancak onun sorumlulukları artmıştır; "zorundalıklar" türemiştir, öyle keyfiymiş yok hobiymiş değil yani.
yemek yapmak zorundadır, çocuklara bakmak zorundadır, temizlik yapmak zorundadır, kocasıyla ilgilenmek zorundadır, vs. vs.

diğer taraftan "bey" nerdedir? işten eve gelmiş, hazırlanıp kurulmuş masada bir yandan futbol seyrederek yemek yiyordur.

erkek olan elini vicdanına koysun be, ömür boyu hizmetçilik yapacak bir kadından başka bir şey aramıyorsunuz.

(bkz:ciddili entry )
(bkz: sinirden başlığı trolleyememek)


devamını gör...
çalışma durumunun eğitiminin ve kendisinin bileceği iştir.

şartların ne gösterdiğiyle alakalıdır.

eş sagari üçretle çalışıyordur evi geçindirmekte zorlanıyordur. eşte bir işe girer az çok eve katkı sağlar. hatta çalışmak zorundadır.

eşlerden her ikiside eğitim almış meslek sahibidir. yıllarca eğitimini aldıkları meslekten para kazanmaktadırlar her ikiside işini yapar. çalışması bayana bağlıdır. kimse o kadar emek vermiş eğitim almış birisine sen çalışma deme küstahlığında bulunamaz.

koca evi rahat geçindirecek ücret almaktadatır. eş okumamıştır bir meslek sahibi değildir. eş asgari ücretle kölelik yapma yerine evimde durur üç kuruş tasarruf eder çocukarımın başında durur evime bakarım der. bu bayanın çalışması tuhaftır. mantıksızdır. çocuk bakıcısı tutsan daha pahalıdır çünkü. lakin buna karar vercekler eşlerdir. eş memnun çalışan memnunsa bize saçma gelese ne olur gelmese ne olur.

kadın meslek sahibir işini yapıyordur. iyide para kazanıyordur. koca işsiz ve mesleksizdir. ev erkeği olarak çocuklarak bakarmı bilinmez ama o erkek eve ekonomik katkı için değilde kadından harçlık almamak için saçma sapan işelerde çalışır işte. kendini kandırmak için.
devamını gör...
etinden,sütünden,yününden,gücünden diye uzatılabilecek durumdur.

kadın çalışsın diyenler şöyle bir düşünsün bakalım;

sabah 8 de işe gidilecek,kadın kalkıyor 6 da kahvaltı hazırlıyor,ev halkını kaldırıyor onları doyurup gönderiyor kendisi mutfak bulaşık filan evin işlerini toparlayıp kadın da çıkıyor.erkek ve kadın ikiside 8 saat çalışıp akşam yorgun dönüyorlar.erkek geldiği gibi geçiyor tv başına uzatıyor ayaklarını.kadın ise hemen mutfağa koşuyor yemek pişecek sofra hazırlanacak akabinde yeniden bulaşık yıkanıp mutfak toplanacak.sonrasında çocukların dersleri efendim yarınki kıyafetleri ütüydü çamaşırdı derken oluyor saat 12. erkek kalkıyor tv nin başından yatağa, kadın daha çocukalrı yatıracak çarşafları yorganları ayarlayacak.varsa bazı özel işlerini yapacak filan.
bir hafta sonu tatili var sözde ondada ev temizliği yapılacak.
ee nooldu hani kadın erkek eşitti,erkek çalışıyor 8 saat kadın çalışıyor 18 saat.
yazıktır günahtır utanın.

devamını gör...
modern zamanın ve şartların getirisidir. ancak faydasız olandır. kadının kazancının pek bir faydası yoktur. kadın göz önünde değil evinde olmalıdır. eşine, kendisine ve çocuklarına kaliteli zaman ayırabilmesi, doğru psikoloji ile yaklaşabilmesi için gerekli olan çalışmamasıdır. başkalarına değil sevdiklerine hizmet etmesi önceliği olmalıdır.

bir anne düşünün, evladını evinde, kreşte, aile büyüğünün yanında bırakmak zorunda olan, bir insana yapılacak en büyük zulm budur heralde, öncelikle bebek için sonra anne için. sonra evladının her anını, söylediği sözleri, ilk adımlarını kaçırmanın karşılığının para olamayacağını bilmesi çok önemlidir. bir bireyin en önemli temel ihtiyacının ona sevgisini ve ilgisini gösteren bir anne olduğunu bilmelidir.
devamını gör...
şartlar gereği çalışması zorunlu bir hale gelmişse, ve çalışacağı iş ve iş mekanı harama ve fitneye neden olmayacaksa, çalışsındır. şartların çalışmaması lehine dönmesi için dua etmek lazım. yok sadece daha lüks bir hayat için çalışılıyorsa, yanlış yapılıyordur.

ben şahsen daha lüks bir hayat yaşamak için çalışan bir kadınla evlenmem, evlendikten sonra böyle bir nedenle çalışmak istemesi benim için boşanma sebebidir net.

(bkz: nemize yetmiyor el kadar hasır)
devamını gör...
kapitalizmi daha fazka iş gücü için marksist ekolün feminizmi kullanarak. kadını evinden çıkıp üç kuruş peşinde koşturması. çocukta yaparım kariyerde. sonra tüm parayı kreşe veririm çocuğumu eller büyütür sorunsalı
devamını gör...
çalışmayıp evinde çocuklarına kaliteli zaman ayırmaktan bahsetmiş kimi sözlük yazarları. lakin çalışmayan bayan evinde çocuk bakımının kalitesini artırmak için ne yapıyor, kitap okuyor mu mesela? okumuyor, kendini geliştirmiyorsa hem maddi hem manevi kayıptır.
devamını gör...
kadin programlarindaki akil verici psikolog ya da avukat soylemlerine benzer seyler soylemis bir cok kisi.

onlar nasil ki kadinlara surekli kendi ayaklarinin uzerinde durabileceklerini ve durmalari gerektigini dikte ediyorsa, keza bunlar da ayni sekilde kadinin gorevinin cok cok farkli oldugunu dikte ediyor.

kadin niye calisir? kadin calismak zorunda oldugu icin calisir.
belki tek basina yasiyordur (hayatta kimsesi kalmamistir), belki de bakmakla hukumlu oldugu annesi, babasi vardir.

hadi her seyi gectim, hic mi etrafiniza bakmiyorsunuz? bir cok ev kadini antidepresan kullaniyor ve disaridan bakanlarca bu durum anlasilmiyor. yedigi onunde yemedigi ardinda, niye strese girer ki diye.

ben de tam olarak onu diyorum iste. anladin mi kucuk sincap.
devamını gör...
sırf canı sıkılmasın diye çalışıyorsa, evine ekmek götüremeyen işsiz babaların vebalini almaktır.
devamını gör...
tehlikelidir,yanlistir,terstir.karsi cikanlar bekarsa evlensin esi ni calistirsin görsün.
devamını gör...
şeriat ölçülerine uyulduğu taktirde helaldir. hatta çalışmayıp evde magazin programı izliyor, kısır günlerinde başkalarını çekiştiriyorsa çalışması müstehap hatta vaciptir.
devamını gör...
insan bir işe yaramak zorundadır, ama öyle ama böyle. olayı getirip getirip güç gösterisine bağlamanın bir manası yok. mana çok elbette ama bu durumun bir manası yok!
devamını gör...
evinde üstlendiği onlarca işi , kurduğu takdire şayan düzeni eğer kitap okumuyorsa' kayıp' sanan , kıymet bilmez insanların kadınlara dayattığı durumdur. kadınları, çalışmazlarsa bir işe yaramadıkları gibi bir sanrıya sevk eden de yine bu zihniyettir. çünkü görünmez bir el gibi hallettikleri bütün işler 'bütün gün ne yaptın' sorusu altında eritilir. diğer taraftan bilen bilir çalışmak kadının doğasına , yaradılışına aykırıdır. lisede, üniversitede en atıp tutan tüm kadınlar, ilk iş gününde anlar bu gerçeği.
devamını gör...
her kadinin abisi/babasi/kocasi olmayabilir. calismadigi icin olene kadar ona bakacak bir devleti olmayabilir. farkinda miyiz gensler?

heh ondan mutevellit napiyoruz? akbilimizi anahtarliktan cikartip, kartliga koyuyoruz. cuzdan degil kartlik.

tanim: gerekliligi gorecelidir.
devamını gör...
çok çok önemlidir. abi çalışsınlar aklınızı başınıza devşirin. bunlar bir süre sonra çok can sıkıcı oluyorlar yenisini almak istediğinizde vicdan yaparsınız falan. çalışan kadın alın ki içiniz rahat olsun. yine de nafaka vereceğinizi aklınızdan çıkarmayın ama kan emicilerdir kendileri. azıcık zeki olun lan *

devamını gör...
ille de para kazanacagı bir iste calışmalarına bazen gerek olmayabilir.
fakat mutlaka sosyal bir cevreleri olmalı. tabii eger erkekler kendilerini düşünüyorlarsa.

bi ev kadını düşünün, gün boyu evde temizlik yemek uğrasıyor.
kocasını bekliyor falan. tabii bu sürecte cok da sıkılıyor.
adam eve geliyor, yorulmuş kimsenin cıtı cıkmasın diyor ama kadın gün boyu sıkılmış.
ne olcak adamın kafasının etini yiyecek.

ayrica bence, dışarıdaki hayatı bilmeyen biri, asla calışan kisinin halinden anlayamaz.
devamını gör...
diyor ki peygamberimiz "çocuğunuz 7 yaşına geldiğinde namaz kılmaya başlamalı!".. emir bu, tercihen yapılacak bişey değil.. kaç ana baba peygamberimizin bu emrine itaat edecek kadar çocuğuyla ilgilenebildi? çocuğu 7sine geldiğinde namaz kılmaya başlatabilen aile var mı?

herhangi bir kadını geçiniz, o ayrı tartışılacak bir mesele, ama çocuk sahibi kadın çalışmamalı arkadaş!.. tabi imani açıdan yeterli kadından bahsediyorum burada, çocuğuna dini anlamda bişey veremeyecek kadın ne yaparsa yapsın, hatta o hiç anne olmasa da olur.. imanlı annelerin yetiştirdiği imanlı evlatlara ihtiyacı var bu dünyanın..hiçbir şey böyle bir evlat yetiştirmekten, ilmek ilmek işlemekten daha kıymetli olmamalı bence..

çalışan kadın çocuğuyla bu kadar ilgilenebilir mi acaba? hadi baba bütün gün işte, mecburi olarak, e o zaman çocuğun dini eğitimiyle kim ilgilenecek? bir çocuğun 7 yaşında namaza başlaması için 3 yaşında dilinin dönmeye başladığı andan itibaren sureleri ezberlemeye başlaması, dini kavramları öğrenmeye başlaması gerekir.. kim yapacak bunları? kreşteki öğretmeni mi? dadısı mı? ninesi mi?

onu da geçin, bir çocuk belli bir yaşa gelene kadar annesinin yanında olmasını, o güven duygusunu ister.. benim annem de çalışıyordu, hem de birçok çalışan anneye göre çok da ilgili bir anneydi, ama oyun oynarken düşüp dizimi kanattığımda "anneciğim nolursun gel" diye ağladığımı çok iyi hatırlıyorum..başka çocuklar sadece "anne" diye ağlardı, ağlayınca da yanında annesini bulurdu, ben "anne nolur işten eve gel".. hiç kimse anne kokusunun yerini tutmazdı..

çocukken bazı şeyleri idrak edemiyorsunuz, ama şimdi çocukluğuma dönüp bakıyorum da, ben herşeye uzun uzun, hıçkıra hıçkıra ağlayan çok içli bir çocuktum, şimdi düşünüyorum da, annemin yanımda olmaması böyle yapmış beni.. bir çocuğun ağladığında annesinin değil başka kadınların avutmasının verdiği boynu büküklüğü yaşayan bilir ancak.. o güven duygusunu yaşayamadım ben hiç..çok korkak, ürkek bir çocuktum..o yokluğu hep hissettim..

ha diyorsanız ki "ben çalışırım ama çocuğumu da ellere vermem, annem/kayınvalidem bakar".. ona da karşıyım arkadaş.. çünkü anneanne/babaanne, "torun" sevgisiyle çocuk üzerinde otorite kuramıyor, dengeli davranamıyor maalesef, ne isterse veriyor, ne isterse yapıyor, sabah namazına kaldırmaya kıyamıyor, dini konularda da genelde yetersiz kalıyor.. bu sebeplerden çocuğum olursa bir gün, asla yanından ayrılmamaya kararlıyım şahsen, ölürüm de çalışmam..ister kabul edin ister (işinize gelmiyorsa) etmeyin, küçük bir çocuk yanında anne ister.. dini eğitimi olsun, psikolojik gelişimi olsun herşeyiyle birebir ilgilenmeye, o yokluğu yaşatmamaya kararlıyım şahsen..
devamını gör...
evlenene kadar çalışsın zorluğu görsün ki ileride eşini anlayabilsin eziyet etmesin dır dır dır vırı vırı vır.
şöyle de bir durum var ''ben çalışan eş isterim,çevresi olacak,evde kös kös oturup benim paramı yemeyecek,ev kredisini beraber ödeyeceğiz... '' diyerek ev kızlarını tercih etmeyen beyler farkında değil sanırım ama siz onları tercih etmiyor değilsiniz onlar sizin gibi çukurlara tenezzül etmiyorlar.
devamını gör...
o kadar da önemli olmayandır bence. kadının getirdiği paranın hayrı yok bebeyimler bunu ne zaman anlayacaksınız. kadın çalışacak çocuğuna bakıcı tutacak, kreşe gönderecek bir masraf. çalışıyor mecburen kendine bakması gerekli sürekli bakım malzemeleri, yeni kıyafetler yeni yeni şeyler derken sürekli para gidecek. e bu kadın çok büyük bir şirketin genel müdürü olmadığına göre ne oldu paralar, gitti. kadının adı çalışıyor oldu faydası sıfır oysa. iş ortamında bir dünya şerefsiz insan var buda ayrı bir mevzu ve en can sıkıcı konu bence bu.
yahu zaten kadın para kazanınca o evde huzur da olmaz. kadın ne oldum delisi oluyor arkadaş param var lan muhtaç mıyım ona diyor, erkeğe karşı saygı duymuyor çalışmıyan bayana kıyasla. hem geçim derdiyle karısı çalıştıran adam bizim buralarda bir laf vardır sen kendine bakamıyon avrada nasıl bakacan diye madem öyle niye evlendin güzel kardeşim.
kadın tamamen iş hayatından çekilsin de demiyorum öğretmenlik olur doktorluk olur bu tarz işlerde olsun lakin bir kadın emlakçı olmasın abi ne işi var kadının o pis sektörde yav.
devamını gör...
en iyi şekli şöyledir;

çoluk çocuğu ihmal etmedikten sonra Allah yolunda çalışması, koşturmasıdır. karşısında müthiş bir yangın var. alevleri göklere yükseliyor, içinde evladı tutuşmuş yanıyor. o yangını söndürmeye imanını kurtarmaya koşmalı.
canı filan sıkılmaz.

"lezzet i hizmet i imaniye her kederi unutturur" bediüzzaman
devamını gör...
çeşitli açılardan bakılabilecek bir mevzudur. peygamberimizin eşlerinden hz. zeynep’in deri işi ile uğraştığını, deriyi işleyerek sattığını biliyoruz. ve kazancını Allah yolunda harcadığını da. ancak tabi bir sürü mevzu var kadının çalışması ile ilgili. mesleğinin kadın fıtratına uygunluğu, iş ortamı, evinin işini aksatıp aksatmaması, eşinin hakkına girip girmediği, en önemlisi belki de, çocuğunu ihmal edip etmediği. çünkü o çocuk, Allah’ın emaneti. ben bebişlere böyle bakıyorum. bütün bunlar göz önüne alınmalı kadın tarafından ve öyle karar vermeli kadın. şu da bilinmeli tabi, islam kadını çalışmak zorunda bırakmıyor.*

bir de şöyle bir durum var. kadınların bir şekilde ihtiyaç duyduğu alanlarda kadınlar olmalı. tıp mesela. örneğin, ben niye bir erkek doktora kendimi göstermek zorunda kalayım ki? işinin ehli bir kadın doktor varsa, elbette onu tercih ederim. tercih hakkım olmalı.

bütün bunlar düşünülmeli kadının çalışması anlamında. bu bir sürü değişkeni olan, birçok şeyin bir arada değerlendirilmesi gereken bir mevzu. bir de şu var tabi, kadın kırılgan bir varlık. zayıf değil belki ama daha kırılgan ve hassas. bu da önemli bir şey. bundan bedenen ve manen etkilenebilir. böyle bir şey yaşayacaksa da, durumu müsaitse, uzak duracak o zaman iş hayatından. insan kendisine de zulmetmemeli. ama ya kimsesi yoksa? o zaman kimseye muhtaç olmamak için namusuyla çalışmak zorunda. bu da bir gerçek.


devamını gör...
çalışmasının önüne setler çekilmemelidir elbet ancak her somut olay için ayrı değerlendirilmesi gerekir. sonuçta öyle durumlar oluşabilir ki kadın için çalışması zorunluluk haline gelebilir. anne olan kadın için çocuğu her şeyden önce gelir ve gelmelidir. çocuğuna karşı görevlerini yerine getirip , çalışma hayatı ile anneliği yürütebiliyor da olabilir. bunda da icra ettiği meslek, çalışma koşullarına göre değişir.
kadın para kazanıyorum diye eşinden bağımsız hareket etmez. ediyorsa bu o kişinin kendisi ile ilgili bir problemdir ve erkeğin ben eve para getiriyorum benim sözüm geçecek mantığı ile eşdeğerdir.
türlü olasılıklar içinde duruma göre yorumu değişen durum.
devamını gör...
kadının tıp okumasını "aa erkek doktora mı" gidelim bakış açısıyla yaklaşmayın arkadaşlar. gına geldi. bu savunmayı en fazla yapan manisa kadınlarıdır, gidin bakın manisa devlet hastanesine kadın jinekolog yok.özeller de ise tane hesabı. uleeynn hani kızlarınızı okuturken yaptığınız savunma bu idi, gittiler hepsi iktisat okudular.sığ bir bakış açıcı bu. yıllardır aynı savunma mekanizması ile çalışmanız yetmedi mi.
tıp okumak hele ki bir kadın için hiç kolay değil. ve bu kadar basit bir mevzu için hiç bir kadın doktor olmaz. niye basit? Allah'ın haram kılmadığı bir mevzu da niye zorlaştırıyorsunuz? hastasın ve doktora acil ihtiyacın var? kadın, erkek, yahudi,hristiyan,ermeni, can düşümanın bakmazsın.


kadın ihtiyacı varsa çalışır, yoksa zaten ehli keyif,şımarık,nazenin bir cinsi latif olarak yaratılmış tercih etmez.

maişet erkeğin görevi bu kadar basit. gel gör ki, maişeti karşılayamayan veya eşine zulmedenler dolayısıyla da çalışılıyor işte.
hadi şu da dipnot olsun: çalışan kadının parasına da, ne babası, ne eşi hükümran değildir. kadın izin vermediği müddetçe. he izin vermişse afiyet olsun.
devamını gör...
çalışmasın diyorum ve basit bir nedeni var ; çalışırsa bankada devlet dairesinde bizim başımıza adeta bela oluyorlar on dakikalık işi saatlerce süren acılı bir süreç haline getiriyorlar.
devamını gör...
hem kendi ruh sağlığı hem çocuklarının beden ve ruh sağlığı için zararlı. kadının mesleği anneliktir.
devamını gör...
kadınların erkeklerden bekledikleri maddi olanakların çıtasını düşürmesi şartıyla gereksizdir.

hem kredi kartını hunharca kullanacak, iki senede bir salon takımını değiştirecek, canın sıkıldıkça perdelerde halılarda güncelleme yapacaksın hatta arabadan sıkıldım diyeceksin hem de üç kuruş katkın olmayacak. öyle bir dünya yok.

bütün bunları çalışmadan talep edenleri koyacaksın bir asgari ücretli işe baksın bakalım o istediklerini karşılamak ne kadar kolaymış.
devamını gör...
iş bazında bakıldığında ge-rek-li-diiiiir.
bunu daha da anlamak istemeyen bazı sözüm ona gelenekçi tayfa var, onlar halt yemişler.
eşinizi eve kapatamazsınız, kimse size böyle bir hak vermiyor, bu durumdan ötürü boşanmaya kalktığında önüne geçemez veya tehdit edemezsiniz!
devamını gör...
her topalın bir kör alıcısı vardır.
tercih meselesi.

isteyen kadın çalışsın.

çalışan kadınla başını ağrıtmak istemeyen erkek de
bununla evlenmeyiversin canım!
devamını gör...
mecburiyet değildir, gerekli de değildir. bunu anlamayan yenilikçi tayfa var onlar halt yemişler.
Allah-u teala kadına bir yuvayı geçindirme görevi vermemiştir. bu sebeple gereklilik arz eden bir durum da söz konusu değildir. biz gerekli olan kısmı aktaralım bildiğimizce acizane;

-kadın okumalıdır. eğitim almalıdır ve bu ona babanın ve ailenin verebileceği en büyük hediyedir.
-kadın yarın öbür gün eşinin başına bir hâl gelmesi halinde elinde yuvasını geçindirebilecek bir iş veya meziyete sahip olmalı kendisini eğitmeli, lakin eşi yuvasına maddi anlamda yeterli geliyorsa çalışmamalıdır. burada kadının çalışmamasında 3 bereket vardır.

-1) başka evli ve yuva geçindirmekle yükümlü erkeğe kapı aralar ki islamda bunun ehemmiyeti büyüktür.
-2) beyinin sözünde durur ki ona ecirdir.
-3) mevcut olana kanaat söz konusudur ki buda yuvaya bereket dahil eder.

bu üç kısmı anlamayan yenilikçiler de bir gün anlayacaklardır inşallah. ayrıca belirtmekte fayda var. kadının çalışmamasının gelenekçilik adı ile yaftalanan müslüman kimliğinde yeri yoktur. kendi rızkını kazanan hazreti hatice validemizim evlendiğinde ticari hayatını ve mesleğini peygamber efendimize devrettiği bilinmektedir.

kocaya itaati kölelik arzedenler bu durumu anlayamazlar. o yüzden tecrübe ile öğrenmeleri daha iyi olacaktır ilerde bir gün.
devamını gör...
bizim sektördeki bir firmada tanıdık bir abla vardı.

bir ürün gamında dubai'ye bağlıydılar.
ama sürekli araplardan şikayet ediyordu.

oradaki arap yöneticiler kadınların çalışmasını istemedikleri için
bu ablanın işinde hep sıkıntı çıkardıklarını söylüyordu.

bir yerde sorunlu bir durum.

'ihtiyacı olmadığı halde keyfinden çalışan' her kadın
evine ekmek götüremeyen işsiz bir baba demektir!
devamını gör...
kendi tercihi olan kadındır.
bir kadın çalışabilir çalışmayabilir. sıkıntı kadının ne yaptıgi değil buna kendinin karar vermesidir.
çok zoruna gidiyor ise kadının çalışmasi, eş seçiminde çalışmayan kadıni tercih edersin o kadar.
yeter ki çalışmak isteyen eşini alikoyup, hastanede karina kızına kadın doktor arama!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar