kim bu vehhabiler



straw man fallacy'de ki korkuluk olan "vehhabi" kelimesini insanların zihninde iyice iğrenç bir safhaya getirip ardından bir hususta hoşuna gitmeyen bir görüş olduğunda müslümanlar için kullanılan yafta vehhabi vehhabi kesin vehhabi.

nureddin hocaya bile vehhabi dediniz!

devamını gör...
bir nevi kaçma yoludur.

karşındakine ilmi olarak cevap veremiyor musun , doğrular canını çok mu sıkıyor , desteksiz atamaz mı oldun ?

çözüm kolay.muhatabına vahhabi de ve kaç.
devamını gör...
şimdi bunlar diyorlar ki, Allah'tan başkasını vasıta tayin etmek şirktir, bunu yapan da müşriktir. buna delil olarak, Allah'tan başkasını ilah edinenlerle ilgili ayetleri getiriyorlar. hepsi şu mealdeki ayeti dakka başı tekrar ediyor: "size Allah yetmez mi?"

açık söyleyeyim: bunların ataları haricilerdir. onlar da hz. ali ile hz. muaviye arasındaki anlaşmazlıkta sorunu gidermek için hakem tayin edilince, hakem tayin etmek şirktir, hakem Allah'tır dediler, iki tarafı da dinden çıkmakla suçladılar. olaya baksanıza!.. nasıl bir kafa yapısı bu? "hakem Allah'tır" diyen şeriat hâkimleri de mi Allahlık taslıyor öyleyse, hâşa! kendilerini de çıkarsınlar o halde aradan... o da tasavvufla oluyor, değil mi? ama yok, kendi çelişkilerini de görmeden, taklit mallar gibi ucuz bir dil kullanıyorlar ve maalesef bu dil çok kolay yayılıyor. ve bunların en kötü tarafı şudur: kendi hükümlerini kendilerine uygulayamazlar. işlerine geldiği kadar alırlar. kafaları da çalışmaz zaten, dünyanın en geri zekalı insan grubu arasındadırlar. öküzün öküz olduğunun farkında olmaması gibi, o da ağzından çıkanın nereye gittiğinin farkında değildir. misal, aynı mantığa göre, birisi istanbul'dan ankara'ya giderken, kendisine vasıta tayin eder ve kendi hükmüyle müşrik olur. ama bu örnekle alakasını bile kuramaz onların zekası; terslerler hemen, "aynı şey mi!" diye... o zaman "vasıta tayin etmek şirktir" dememeleri gerekir, değil mi? "bazı konularda vasıta tayin etmek şirk, bazı konularda şirk değil" demeleri gerekir. onu söylerler belki o zaman: hangi konularda vasıta tayin etmek şirk, hangi konularda değil? biz de ona göre konulara bakarız. bakalım namaz kıldıran imam konusu şirke girer mi girmez mi? imam da vasıtadır, şeyh de... öğretmen de vasıtadır, deve de... hangi vasıta şirk, hangisi değil? biraz absürd bir misal gibi görünüyor bu "istanbul'dan ankara'ya" örneği ama, kendi hükümlerini kendilerine uygulayamazlar diye girdim, dikkat ederseniz. eğer söylediklerini uygulayacak olsalar, buralara kadar varmaları gerekirdi. ama kafaları da çalışmıyor. ben onların otobüse binmek şirktir demediklerini biliyorum. ama verdikleri hüküm eğer ciddiye alınırsa, bu işin oralara kadar varması gerekirdi! Allah'tan başka ilah yoktur, amenna. ve Allah, kulu için vasıtalar, sebepler, vesileler halk etmiştir. bunlara itibar etmekte beis yoktur. birisi bir vasıtaya bindiğinde dinden çıkmış olmaz. otobüse binen müşrik olmaz. dolayısiyle vasıta caizdir. tıpkı dini işlerde, kendi haddi dairesinde, akıl ve zan caiz olması gibi. bunlar bütün cehdini şirk addettikleri şeylerle savaşmaya verdikleri için, bunlar arasından hiçbir konuda hiçbir büyük adam çıkmaz. ancak fıkıhçı çıkar, o da geri zekalı olur, hükmüyle amel edilmez. tıpkı iran'da safeviler geldikten sonra bir tane büyük adam çıkmaması gibi... safevilerden önceki iran'a bakın. devler ülkesidir. birbirinden büyük şairler, mutasavvıflar, müspet ilim alimleri, din üstadları, her şeyde en ileri. safevilerden sonra ise sıfır. sabah akşam ali-muaviye münakaşası yapan, yüzyıllardır aynı sözleri tekrar edip duran kimselerin arasından bir hüner çıkar mı? öncekileri de okumuyorlar, bilmiyorlar... feridüddîn attar'ın bunlara verdiği harikulade cevaplar ortada... ha, ben şimdi neden lafı şia'ya getirdim, onu merak edeceksiniz; gayet açık değil mi? "din"in tamamlanmasından sonra ortaya çıkan "haricî" tavrında olduğu gibi, vehhabîler de koca bir ehli sünnet tarihini reddetmede şia'dan farklı değil.

aynı şey bu vehhabiler için de geçerlidir. yüzyıllardır, türbeler, şefaat vs gibi bir iki kısır konu içinde boğulup kalmışlardır. onlarda islam inkılabı istidadı yoktur. yukarıda gördüğümüz gibi, bazıları da vehhabiyim demeyen vehhabilerdir. tıpkı fetocular gibi takiyye yaparlar, kendilerini ehl-i sünnet gösterirler. ister vehhabiyim desin, ister demesin, turnusol kağıdı, tasavvuftur. tasavvufa mırın kırın eden, ehl-i sünnet tarihine burun kıvıran, osmanlı halifelerini müşrik saymaya çalışan herkes vehhabidir. hayat arazlardan yürür; hep vasıtalar, sebepler ve vesileler içindedir. kur'an'ı okuduğumuz harfleri bile bir hocadan öğreniriz, hoca Allah ile aramızda vasıta olur. ama bunlar, verdiğim basitlikte örnekleri anlayıp da bir de mevzuun temas ettiği meselelerdeki karşılıklarını görecek zekadan da mahrum... bizim meşayihe nisbet ettiğimiz şeylerle Allah olunur sanıyorlar. halbuki o harika kerametlerin sahipleri aynel yakîn biliyorlar ki, gaye bu değil... gerçi bunu örnekle falan izah etmeye de lüzum yok ki... düpedüz "ayet ve hadis istismarcılığı" bu... Allah adına "nefs"leriyle hüküm veriyor, üstelik bunu karşı tarafın yaptığını iddia ediyorlar! ha, bunların Allah telakkisi de sapkındır. bunlara mücessime demeleri bundandır. veya müşebbihe; yani cisimleştirenler veya suretlendirenler... onlar Allah'ı piramidin en üstündeki taş gibi anlatırlar. buna inanmaya da tevhid derler... halbuki Allah hem taş olmaktan münezzehtir, hem de piramidin ta kendisidir. ama bunu duymalarıyla sizi tekfir etmeleri bir olur... sebep? e o da belli değil mi? kafa taş olunca... bunun gibi, problem benim verdiğim örneklerden kaynaklanmıyor, absürdlük bu örneklerden çıkmıyor, ben sadece bu absürdlükleri göstermeye çalışıyorum, farkındasınız değil mi?.. bunların, şimdi isim vermeyeyim, hocaları da böyle: "mantık küfürdür" diye mantık yürüten ahmak! nereden mi çıkarıyor bunu? kendi telakkisine göre bakarsak, kur'an'da böyle bir hüküm yok. mantık yoluyla bu hükme ulaşıyor. ama mantık küfür, o ne olacak? ben şimdi vasıta konusunda olduğu gibi, mantık konusunda da çok absürd misaller verebilirim. mantık küfürse: 2 kere 2 dört eder diyen herkes dinden çıkar. mantık küfürse, dini ilimler dahil, hiçbir ilim olmaz. diğer taraftan: "kur'an'daki din", "kur'an'daki islam" diye kitap yazan adamların saçmalığı gibi (aynı şey) "mantık haramdır" diyen adamın ben kitabını okumam. söylediği hiçbir söze de kıymet vermem. çünkü onu da vahiyle değil mantıkla yapıyor. ama bunların kafa yapısı öyle kuru, öyle düz ki, hakikaten mantıktan zerre nasibi olmayabilir bunların... bulaşan, altından kalkamıyor. sürekli velilere küfrediyorlar... kemalistlerin "falanca hoca gizli gizli rakı içiyor, demek ki din yalan!" çıkarsamaları gibi, üç beş kötü örnek üzerinden ulema ve evliyayı tekfir ediyorlar... nedir bu şimdi? sadece tasavvuf ehli arasında yok ki sapıklar. alelade dindarlar, kuran kursu hocaları vs arasında da var. yani bunlar var diye din mi kötü? laik matematik öğretmeni kadar, dindar kuran kursu hocası da sapık çıkıyor. ne yapalım şimdi? işin hakikati nedir? ama bu adamlar açık açık bunu istismar ediyor işte. o pek tanınan, kürsü sahibi ahmak, diyor ki: "tasavvuf asr-ı saadetten önce de vardı." ne yapalım yani? namaz ve oruç da vardı asr-ı saadetten önce.

neyse, biraz olsun dikkate alırsanız benim diyeceğim özetle şudur: ehl-i sünnet büyüklerinin yolundan ayrılmayın. ehl-i sünnet, binbir inceliktir. islam medeniyetinin tek yoludur. sahte sofiliğin eleştirisini, şia veya vehhabîler değil, yine ehli sünnet yapar. ve nasıl ki bunların şeriatı savunmalarındaki yobazlıklar şeriata isnad edilemezse, şeriat ölçüsüyle yasak olan hiçbir şey de tasavvufa isnad edilemez.

ek: meğer sözlükte de ne çok taraftarı varmış bunların... en çok neye gücendiler acaba? o arkadaşlar bir zahmet mesaj yoluyla falan cevap versinler de söz konusu iddiaların nesini savunduklarını izah etsinler... bunu "lütfen" yapsınlar, rica ediyorum!
devamını gör...
haklarında ciddi ciddi komik şeyler yazılan insanlar. araba vasıtaymış binen müşrikmişmiş.*

sevmeyebilirsin ama bir topluluğa olan kinin seni adaletsizliğe yöneltmesin.
devamını gör...
arap sen içme deyimindeki içmiş olanlar gibi davrananlara denk gelen grup zannedersem. otibis gibi bir araca binmenin nesi şirk olabilir. hem de vehhabi kralın oğlu jeepinden şeytan taşlarken. lol.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar