laiklik

din ve devlet işlerinin ayrılması adı altında türkiye cumhuriyeti topraklarında yaşıyan müslümanları denetim altında tutmak sistemin çarkları arasında terbiye etmek olmuyorsa ötekileştirmek amacıyla kullanılan düzenin değişmez ilkesi(şimdilik).
evet müslüman dedim devletin ötekileştirdiği kesimler dışında inançları yüzünden hor görülen başka kimse yok gibi
devamını gör...
gerçek anlamıyla uygulanmadığı başörtüsü yasağı gibi bir çağdışılık reva görüldüğü için millete zulüm olarak görünmektedir.
devamını gör...
baslikta ifade edildigi gibi once ayrilmistir ama olay bitmemistir; sonra devlet, dinin boynuna tasma gecirip onu avucunda oynatmis, kole durumuna dusurmustur.
devamını gör...
hem dinsizlik hem de devletsizliğe yol açtığı tecrübeyle sabittir.
devamını gör...
bu ülkede hep söylenen hatta bunun için ortalığın her daim velvelede olduğu değişmeyen mevzu.
devamını gör...
devletlünün iş yaparken seyhülislam' dan fetva almamasıdır.
aynı zamanda sözlükte din ve sözlük işlerinin birbirinden ayrılması şeklinde tezahür etse çok iyi olur.
devamını gör...
*esasen islam dini baz alınacak olursa ütopik bir söylem; diğer dinler sözkonusu olunca da pek kolay iş. bugün de bu ilkeyi uygulamada bazı pürüzler çıkması islam dini-devlet işleri ayrımı çabasından doğuyor. *
devamını gör...
"ya laik olacaksın ya müslüman ikisi birarada olunca ters mıknatıslanma yapar. mümkün değil, ikisi birarada olamaz" 1993 senesinde recep tayyip erdoğan'ın kurduğu cümle.

(bkz: takiyye)
devamını gör...
olaya avrupa açısından bakarsanız laiklik mükemmeldir!

neden mi?

düşünün...
bir din var adı hristiyanlık...
yüzlerce incil sallanmış ve anca 4'e indirilebilmiş onlarda birbirine tezat. inanacağınız kesin bir kaynak yok. papa denen adam kendini peygamber ilan etmiş her şeye karışıyor. bütün bilimsel ilerlemelere engel. hristiyanlığın bütün ibadetleri kaybolmuş din adına varolan sadece papaların sapık istekleri ve din adına yapılan saçma yasaklar...

böyle bir ortamda bu kadar yaşantıdan kopmuş ve zulüm haline gelmiş bir hristiyanlık en azından devletten ayırılmalı ve en azından bilimsel bir gelişimin yolu açılmalıdır...

peki ya türkiye'de neden işe yaramıyor?
neden halka zulüm haline geliyor?

sorun tam olarak:

organ nakli yapılan bir hastanın doku uyuşmazlığı nedeniyle organ'ı reddetmesidir!

burada hasta türkiye, organ ise anayasamız/kurallar/rejimdir...

düşünün bir...
avrupa'da ki çok gerekli bir hareketin rejimini ve kurallarını o kültürle ve dinle alakası olmayan bir halka getirip uyguluyorsunuz...
halbuki bu halkın tek bir kitabı var.
din hala hayat içinde.
ibadetler yapılıyor...
insanlar memur, siyasi ne olursa olsun dindar yaşıyor...

ve kalkıp böyle bir halka dini devletten ayıracaksın diyorsun...

ee bunun sonucunda uyguladığın laiklik yarım kalıyor. diyanet işleri başkanlığı gibi laikliğe tam ters bir kurum devlete bağlı oluyor. din dersi vererek zaten laikliğe ters yaşıyorsun...

velhasılı sorun laikliğin çıktığı ortam ile bu ortamın farkıdır...

çaresinide söylerdim ya...
cevabında ya yobaz ya gerici lafını duymaktan sıkılıyor insan...

uygulayın bakalım laikliği...
ama hiç değilse dünyada laikliğin tek uygulandığı ülke türkiye yalanını atmayın...
tunus'a bakın...
mısır'a bakın...
laikliğin yarattığı zulmü görün...
devamını gör...
devletin, bütün dinlere eşit mesafede olması diye kabaca tarif edildiği halde, inönü'nün türkçe ezan, imam okullarını kapatma, kuran okuyanları engelleme hamlesi ile baltalanmış devlet sistemi. laiklik ülkemizde ölü doğmuştur. ölü doğurtanlar müslümanları ölüyü öldürmekle suçlamaktalar.
devamını gör...
ülkemizdeki uygulamasıyla: din devlete karışmsın, devlet dine karışsın. devlet orduya karışamasın, ordu devlete karışsın. hatta darbecik yapıp vatanın milletin salahiyetini kurtarsın. gelecek nesillerin haklarını güvence altına alsındır!
devamını gör...
türkiyede her kesimin yanlış kullandığı bir kelimedir. demokratlar kendini laik olarak tanımlarlar, inanalar ise laik olmamakla suclanırlar. oysa laiklik devletin bir sıfatıdır, insanlar laik olamazlar.
devamını gör...
evrenin naklã® değil aklã® algılanmasıdır.

ibadet edilecek zamanın dışındaki zamanı ibadet ederek geçirip duvarlara boş boş bakmak değil, ibadet dışındaki zamanı labaratuarlarda geçirerek, laikliğe küfür eden adamların böbrek hastası kardeşleri için diyaliz makinesi geliştirmek, onlara hayat bahşetmektir.

yani bundan 1000 yıl önce siirt'te ölen hocasının kabrine 21 martta güneş ışığını iğne deliğinden geçiren sistemi kurabilecek fizik öğretisine sahip olabilmenin yanında, ibadetini de hürce yapabilmektir.

hürriyettir; sokakta yürüyen adama hürriyeti anlatmaktır, o yüzden de idrak edilmesi güç olandır.

yersen.
devamını gör...
her şeyden önce yönetimin yer yüzüne inmesidir. yani bu açıdan demokrasi diye yırtınılan şeyin temelini oluşturur. halkın bir şeylere karar vermesi için öncelikle yönetimin toprak üzerinde, gerçek olması gerek. laisizm bunu sağlıyor: devleti manevi bir mutlakiyetten, maddi bir örgüte dönüştürüyor. bu sayede oy veriyoruz, yönetebilmeye çalışıyoruz.

bugün demokrasi diye yırtınanların aynı zaman da laiklik karşıtı olmaları şaşılacak şey. o olmadan zaten seçmenin seçilmenin bir anlamı kalmaz. ilkel krallar gibi, gökten inen yetki tüm halkı yönetmeye kadir olur.
devamını gör...
bizlere din ve devlet işlerinin ayrılması diye öğretilen, ama türkiyede 85 yıldır tam anlamıyla uygulamaya konulamayan hede. zorunlu din dersi, diyanet falan bunun birinci sebebi. ikincisi ise başörtülü kızları devlet sanmalarından kaynaklanıyor. din ve devlet işlerini ayırmaktan kasıt bu değil aslında arkadaşlar.

ve bir insana istemediği birşeyi "laiklik var yapmak zorundasın" diye dayatıp, ardından laiklik güzeldir, seveceksin diye zorlamak abesle iştigaldir. sonra da şeriat geliyor diye kaçışıyorsunuz yahu..

hey adamım burada bir problem var, farkında mısın?!
devamını gör...
musa ağacık, yıllardır yaptığı röportajların küçük bir bölümünü "musa'dan beri" adlı kitapta toplamıştı. türkiye'nin son yıllardaki serüvenini daha iyi görmek için mutlaka okunması gereken kitaptan birkaç satır aktaralım. ağrı'da konuştuğu 75 yaşındaki hacı sıddık bilgin diyor ki:
- musa bey, biz atatürk'ü çok seviyoruz...
- zorunuz nedir, neden atatürk'ü seviyorsunuz baba?"
- çünkü atatürk layıglığı getirmiştir!.."
- layıglık nedir sıddık baba?"
- camiye giden camiye layıgtır, kerhaneye giden, kerhaneye layıgtır..."
devamını gör...
şeriat'ın karışmadığı bir alan yoktur; öyleyse laiklik te yoktur...
devamını gör...
yüzyıllar boyunca bu topraklarda yaşayan insanların kurduğu medeniyetin etrafına çevrelediği halkanın ortadan kalkmasıdır.
kıt düşünmeyenler için islami yaşam tarzının değerini bilmesi açısından oldukça yararlı ve ibret verici olmuştur.
devamını gör...
olması gereken devlet yapısı. akıolcı ve bilimden yana olan devlet anlayışı.
devamını gör...
üzerimize atılmış ölü toprağıdır. güneşin balçıkla sıvanma girişimidir. anlamsız romanların karaktersiz kahramanlarının hayatımıza izinsiz girişidir. yıllarımızı heba eden yolsuzluk hikayesidir. güzel oyuncaktır kimi ellerde yeri geldiğince kullanılan. işte öyle bişiydir kısacası türkün ateşle imtihanıdır.
devamını gör...
"türkiye'de, 1990 yılında devlet bütçesinden diyanet işleri başkanlığı'na ayrılan para 788 milyar 350 milyon tl'dir. milli eğitim bakanlığı 'din eğitimi genel müdürlüğü'ne ayrılan da 344 milyar 427 milyon tl'dir. bütçeden ayrılan kaynak, toplam 1 trilyon 132 milyar tl'ye yükseliyor. bu kaynağa, köy hizmetleri genel müdürlüğü vs.den yapılan katkılar dahil değildir.

bütçeden çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı, sanayi ve ticaret bakanlığı, enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı, kültür ve turizm bakanlığı'na da toplam 1 trilyon 148 milyar lira ayrılmıştır. yaklaşık beş bakanlığa ayrılan miktar kadar kaynağı din işlerine ayıran bir laik ülke var mıdır?"

paradigmanın iflası / fikret başkaya
devamını gör...
kesin olarak dinsizliktir.

bütçeden beş bakanlık bütçesi kadar bir bütçenin diyanet işleri başkanlığına ayrılması da tamamen dini devlet kontrolünde tutmak isteyen bu saçma düzenin çarpıklığından başka bir şey değildir.
bu düzeni kuranların yüreği yetermi her caminin cemaatinin hocaların maaşını vermesine?
bizim için sorun yok, hatta hodri meydan: her cami kendi hocasının maaşını kendi ödesin. devlet karışmasın. peki o zaman cuma günleri devlet bu saçma sapan hutbeleri hangi hocaya okutacak, hangi hocaya baskı yapacak saçma sapan yılbaşı fetvaları verdirmek için. hangi hocayı nasıl kontrol edecek rejime zarar verecek fetvaları verdirmemek için.
yemezler aslanım. bu saçma rejimin saçmalıklarından bu güzide dinimiz ve cemaatimiz sorumlu tutulamaz. vermeyin kardeşim hocalara maaş falan, biz hocalarımızın maaşını öderiz, hemde devletten daha iyi öderiz. ama o zaman bu rejim kalır mı ortalıkta? onu bilemem.
devamını gör...
ben uludağ gazoz'a da tapsam benim kanunlar önünde herkesle eşit olmamı sağlayan sistemdir. aynı zamanda işine gelmeyen herkesin bir şekilde çamur atma girişimlerinde bulunduğu ancak şu an kadın kısmının ülkenin başındakinin keyfine kalmadan istediğini yapmasını sağlayan sistemdir. diğer yandan erkek kısmının tek eşli olmasını sağlayan sistemdir. hiç olmadı din gibi temiz bir kavramı siyaset gibi en pis işlerin döndüğü yerden uzak tutan sistemdir. sağolsundur, varolsundur...

devamını gör...
türkiye'de eşitliğin laiklik ilkesiyle sağlandığını söyleyenlere 1923 tarihli lozan antlaşmasına bakmalarını tavsiye ederim.(türk tarih kurumunun linkinde var). bu antlaşma, bugün eşitlikten ne anlaşılıyorsa bunu sağlıyordu. 1924 anayasasında laiklik yoktu fakat devletin dininin islam olduğu yazılıydı, yani ilan edilen cumhuriyet aslındabir islam cumhuriyetiydi, bir kaç yıl sonra bu hüküm çıkartılıp 1937 de de laiklik yerleştirildi. laikliğin anayasalara sokulması sadece müslümanların kontrolü için bahane olma dışında hiç bir işe yaramamıştır. geriye doğru tarih okumayalım, kronolojik olarak okuyalım lütfen.

ilişkili başlıklar;
(bkz: diyanet tc nin dini tanzimi)
(bkz: laik diyanet)
(bkz: müslüman toplum laik devlet)
(bkz: tartışmalı kurum diyanet)
(bkz: türk halkının gözüyle diyanet)
(bkz: figüran imam)
(bkz: bir rahip olarak jean meslier)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar