levlake levlak lema halaktul eflak

''sen olmasaydın ben bu kâinatı yaratmazdım.'' anlamında hadisi kutsi diyerekten uydurulmuş bir sözdür. bu söz zayıf hadis falan da değildir. tümüyle uydurma bir sözdür. hiç bir hadis kaynağında mevcut değildir. bu uydurma söz için kaynak olarak gösterilen keşful hafa kitabı da zaten bu sözün uydurma olduğunu yazmıştır.
devamını gör...
sahih olma ihtimalinin zaten olmaması[1], zayıf denilebilmesi için gereken şartlara[2] haiz olması ve buna ek olarak tek bir raviden rivayet olunması[3] mütevatir hükmünden bile düştüğü anlamına geldiğinden mevzû veya güvenilmez bir rivayet olduğu aşikardır.

[1]adil ve zabit ravilerden, muttasıl (kesintisiz) bir isnat ile, şâz ve illetten âri olmak üzere nakledilen rivayet. tecrid-i sarih tercemesi, i. 202
[2]sahih ve hasen dışında kalan ve sahih hadiste bulunması gereken şartlardan birini yitirmiş olan rivayet. islam düşüncesinde hadis metodolijisi, s. 128
[3](bkz: ahad haber)

devamını gör...
edit: düzeltilmesi gerekmiyormuş hata bendeymiş. özür dilerim.

keşful hafa'da uydurma diye kayıtlı olduğu mevzusunun, abdülaziz bayındır'ın attığı bir yalan olduğuna dair şüphelerim var...

hadise uydurma diyen molla aliyyül kari'dir. ancak molla aliyyül kari bu rivayet lafzen mevzuu manen sahih kaydını getirmiştir.

uydurma ya da değil. Allah nebisi ile alemlere merhamet etmiştir. alemler kelimesi üzerinde birazcık düşünülmelidir.
devamını gör...
hadis metodundan bi-haber olanların uydurma, saçmalık ya da mevzu olarak niteledikleri cümle. ehli sünnet itikadında bir hadis tavatür değilse, hasen olabilir, mürsel olabilir, ahad olabilir, merdud olabilir, zayıf olabilir. en nihayetinde mevzu dahi olsa lafızdan öte manaya, diğer hadisler ve ayetlerle içerik olarak uyumuna bakılır. ahkam kesmek kolay, ilim ise meşakkatli bir yoldur. ilmi olmayan 'yok' der çıkar işin içinden. ilmi olan araştırır, kıyas eder, bir metod izler.
devamını gör...
ilk olarak cümlenin iki şekli olabilir.

levlake levlak lema halaktul eflak
levlake levlak ma halaktul eflak

bu da levla edatının cevabının başında lam gelmesinin cevazıyla ilgili bir durum.

ikincisi, mevzu olan sözün, başka rivayetlerle olan mana birlikteliği veya manasının doğruluğu önemsizdir. o sözün ya senedi yoktur, ya da uydurma bir senedi vardır. dolayısıyla peygamber aleyhisselam'a ait olmadığı ortadadır. böyle bir söz üzerinde de konuşmak gereksizdir.

keşfu'l-hafa'da aynen şöyle geçiyor: "sağani mevzu olduğunu söylemiştir. ben derim ki hadis olmasa bile manası sahihtir."

hadis olmadığını söylüyor merhum.

son bir not: hadis olduğunu söyleyen, geçtiği sağlam bir kaynak verirse hepimiz işin aslını öğrenmiş oluruz.
devamını gör...
sahih olmadığı hususunun üzerine getirilen bir yaklaşım da "öyle olmasa da ben yine de o şekilde inanıyorum, inanmak istiyorum" dur. bu bile itikadi yönden sakıncalı bir durumdur.

sakıncalı görülen nokta, ifadenin kişiliğe indirgenmiş olmasıdır. elbette Allah'ın, ademoğullarına gönderdiği onlarca nebi içerisinden biri mutlaka sonuncusu olacaktı ve o sonuncu da "en çok övülen" olması gayet normaldir, lakin kurtuluş için son elçilik görevini üstlenmiştir. işte bunu kişiliğe indirgediğimiz zaman, Allah'ın "tamama erdirdim" dediği dinde aykırılıklar meydana çıkmaktadır. öyle ki; din, tamama erdirilmemişken benzer yaklaşımları israiloğulları kendi peygamberlerine ve hrıstiyanlar ise daha da abartarak hz. isa'ya göstermişlerdir.

"sen olmasaydın alemleri yaratmazdım" meselesi gerçekten çok iddialı bir sözdür, insana ister istemez o "secde" anını hatırlamaktadır:

bakara suresi 34. ayetten mealen:
ve meleklere: "adem'e secde edin" dedik. iblis hariç (hepsi) secde ettiler. o ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.

bu ayetin öncesinde, bakara suresi 30. ayetten mealen:
hani rabbin, meleklere: "muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim" demişti. onlar da: "biz seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?" dediler. (allah:) "şüphesiz sizin bilmediğinizi ben bilirim" dedi.

gaybı Allah bilir ve o zamanın mutlak hakimidir, insan henüz yeryüzüne inip dünyadaki serüvenine koyulmadan, Allah, cennet ve cehennmedeki oranı bilmekteydi. tüm bu ayetleri gözardı edip her şeyden önce muhammed vardı deyip, her şey o yüzden yaratıldı demek aklın alacağı bir düşünce olamaz.
devamını gör...
şimdi yazacağım satırlara kimileri itiraz edecekler. ehil görmeyecekler ve kabul etmeyecekler. asrın müceddidi ve müçtehidi risalei nur külliyatının yazılmasına sebeb olmuş bediüzzaman hazretleri risalei nurda bu ifadeye hadis-i kudsi der ve ben ve beni gibi düşünenlerin üstad bediüzzaman hazretlerinin böyle demesi kafi gelir. tabi ki onu bu cihette kabul etmeyecek olanlar çokça olacaktır...

risalei nurda geçen kısım şu şekilde:http://www.risaleara.com/ok... bakılabilir. tabi ki meselenin izahı için önceki sayfalarından başlanarak okunmalıdır vesselam.
devamını gör...
bir de şöyle bir izah getirilebilir. anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa manasız kağıttan ibaret kalır. biz bu kainatı efendimizle anladık ve efendimiz olmasaydı bu kainatın bir manası kalmayacaktı çünki bu manayı biz ondan öğrendik. nereden geldik...nereye gidiyoruz... neciyiz... buna bir teşbih yapılabilir. okul var...öğrenci var... ama öğretmen yok... bu okul manasızdır...öğretmen olmasa, öğretmen gönderilmeyecek olsa o okul baştan yapılmazdı. vücudunun manası yoktur...dolayısı ile şöyle denilebilir ki " ey öğretmen sen olmasan bu okulu yapmam"... çünki okul hakikatını barındırmaz...

aynı şekilde bir sırda şudur ki ne zaman ki kainattan hakikat-ı muhammediyenin nuru çıkacaktır...kur'an yaşanmaz olacaktır... kainatın anlamı kalmayacak ve kıyamet kopacaktır...öyleyse denilebilir ki bu kainat onunla vardır... onun hakikatıyla...
devamını gör...
hadis uydurmak ve uydurma olduğu bilinen bir sözü hadismiş gibi nakletmek büyük bir günahtır. üzerinde durulması gereken nokta budur.

"ama manası doğru" diyen arkadaşlara şöyle izah edeyim:

şimdi birisi çıkıp dese ki rasulullah şöyle buyurdu: "ahir zamanda konstantiniyye'de her mahallede mescidler yapılacak."

hatta buna kafadan bir sened de uydursa ne yapacaksın?

uydurma olduğunu bildiğin bu sözü vaazda, sohbette kullan, uzun uzun şerhini yap güzel kardeşim. her ne kadar mevzu olsa da, manası doğru sonuçta.
devamını gör...
bir hadis i kudsi.

sofra... etrafında Allah resullerinin dizildiği sofra... ve bu sofrada baş köşe... sen !

insanın hakikatı... sır... kainatın en çetin sırrı... bir de misilsiz insan ki, onun hakikatinde mahluk, artık, son haddine ulaşır. onun hakikatinde, mahluk tükenir, fakat Allah başlamaz. o da sen !

yaradan... ve onun en güzel eseri... zatiyle tek olan yaratıcı'nın koskaca insan ehramında ve en yüksek noktada halkettiği insan... sen !

evet, sen !

senin bana inandırdığın ve seni bana inandıran Allah, öz dilinle hitap etmiş ve sana demiş ki :

"sen olmasaydın, sen olmasaydın, alemleri yaratmazdım!"

sana, işte bu Allah kelamının sonsuz kılavuzluğu içinde inanıyorum ! *
devamını gör...
(sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım) kudsi hadisi, marifetname’nin ön sözünde, yusuf-i nebhani hazretlerinin envar-ı muhammediyye kitabının 13. sayfasında ve imam-ı rabbani hazretlerinin mektubat’ının 122. mektubunda vardır. mektubat’ın farsça haşiyesinde, bu hadisin deylemi’nin firdevs’inde bulunduğu bildirilmektedir. deylemi de, buhari ve diğer muhaddisler gibi, meşhur ve muteber bir hadis âlimidir. mektubat-ı rabbani’nin 3. cildinde, (sen olmasaydın cenneti yaratmazdım) ve (o olmasaydı kâinatı yaratmaz, rububiyetimi izhar etmezdim) kudsi hadisleri de bildirilmektedir.


taberani'de de olduğunu biliyorum. o da uydurma hadis yani... imam-ı rabbani de uydurma hadise inanmış.

peh. siz rabbani'den çok biliyorsunuz. adam mana aleminden reddiye almamış ama bazıları icazetsiz ve basiretsiz ve sapık hocalarının sözlerine kanmış.
yazık...
devamını gör...
bu hadis kütübi sitte de geçmediği halde dikkate alınır da, hz. ibrahimin, hz. yunus'un peygamberimizden üstün olduğuyla ilgili hadislere göz kapatılıp bu hadis niye sahihmiş gibi hava estirilir?
halk arasında meşhur hadislerden biri olan bu hadisin uydurma olduğu konusunda âlimler arasında görüş birliği bulunmaktadır. imam saganî, el-ehadisü'l-mevzûa kitabında (s.7) "bu hadis uydurmadır", demiştir. aliyyü'l-kari el-esrar'ul-merfûa kitabında (s.288 hadis no: 385) imam sagani'nin bu ifadesini aynen nakletmiş ve bu uydurma hadis demiştir. imam ibn asakir bu hadisi benzer bir ifade ile merfû olarak rivayet etmiş; ibn asakir'in naklettiği bu rivayeti, ibnü'l-cevzî el-mevzûatü'l-kübra'da (i/288) "bu hadis, hiç şüphesiz uydurma bir hadistir. sene­dinde meçhul ve zayıf raviler bulunmaktadır", diye reddetmiş ve hadisin senedindeki raviler hakkındaki muhaddis imam­ların görüşlerini nakletmiştir. bu raviler arasında yer alan (yahya el-basrî) hakkında darakutnî: metruk (terk edilmiştir) ifadesini kullanmış; amr el-fellas; bu kişi yalancı idi, uydurma hadisler naklediyordu, demiştir. ahmed b. hanbel ise biz, yahya el-basrî'nin hadislerini yaktık, demiştir. imam süyûtî de el-leâli'l-masnûa kitabında (1/272) ibnül-cevzî'nin bu ha­dis hakkındaki görüşüne katılmıştır. aclûnî, keşfül-hafa' da (2/214 hadis no: 2123
devamını gör...
--- alıntı ---

resulullahın üstünlüğünü anlamayan veya ona düşman olan yahut hadis-i şeriflere rastgele uydurma diyenler, karşı çıkar.

âdem aleyhisselam, arşta gördüğü nurun mahiyetini sual etti. hak teâlâ buyurdu ki:
(bu nur, gökte ahmed, yerde muhammed denilen, zürriyetinden bir peygamberin nurudur. o olmasaydı, seni de, yer ve gökleri de yaratmazdım.) [mevahib-i ledünniyye]

Allahü teâlâ yine hadis-i kudsilerde buyuruyor ki:
(ya âdem, muhammed aleyhisselamın ismiyle her ne isteseydin, kabul ederdim. o olmasaydı, seni yaratmazdım.) [hâkim]

(ey resulüm, ibrahim'i halil [dost], seni de habib [sevgili] edindim. senden daha sevgili hiç bir şey yaratmadım. senin, benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım. sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım.) [mevahib-i ledünniyye]

hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(âdem aleyhisselam cennetten çıkarılınca, ya rabbi, muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti. Allahü teâlâ ise, [ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını diğer insanların duyması için] "ya âdem, onu henüz yaratmadım. nereden bildin?" buyurdu. âdem aleyhisselam da, "arşta, la ilahe illallah, muhammedün resulullah yazılı olduğunu gördüm. anladım ki, şerefli isminin yanına, ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün" dedi. Allahü teâlâ buyurdu ki: "ya âdem doğru söyledin. o bana insanların en sevgilisidir. onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim. eğer muhammed aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım.") [taberani]

(allahü teâlâ, ibrahim'i halil edindiği gibi beni de halil edindi.) [m. ledünniyye] (demek ki resulullah, hem habib, hem halildir.)

(sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım) kudsi hadisi, marifetname'nin ön sözünde, yusuf-i nebhani hazretlerinin envar-ı muhammediyye kitabının 13. sayfasında ve imam-ı rabbani hazretlerinin mektubat'ının 122. mektubunda vardır. mektubat'ın farsça haşiyesinde, bu hadisin deylemi'nin firdevs'inde bulunduğu bildirilmektedir. deylemi de, buhari ve diğer muhaddisler gibi, meşhur ve muteber bir hadis âlimidir. mektubat-ı rabbani'nin 3. cildinde, (sen olmasaydın cenneti yaratmazdım) ve (o olmasaydı kâinatı yaratmaz, rububiyetimi izhar etmezdim) kudsi hadisleri de bildirilmektedir.

miracda Allahü teâlâ, resulullaha, (senden başka her şeyi, senin için yarattım) buyurunca, resulullah da, (ben de, senden başka her şeyi, senin için terk ettim) dedi. (mirat-i kâinat)

--- dinimiz islam ---
devamını gör...
Allah'ın sonsuz rahmet ve sevgisiyle kuşatıp, adını adıyla yanyana yazdığı sevgili peygamberimiz için bu sözü söylemesi son derece normaldir. buna inanmayanlar kendini kandırır.
devamını gör...
(bkz: söz güzel diye hadis olduğuna inanmak)

hadis alimlerinin ve hadisçilerin çoğunun uydurma ve sahih değil dediği hadisi; neden tasavvuf büyüklerinin kitabında görünce uydurma olmadığını sanar? diye sorduğum bu hadis kuranın ruhuna da aykırıdır. Allah, peygamberimizi alemler için yaratmıştır; alemleri peygamberimiz için değil.
(biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik)
devamını gör...
hz. muhammed sonrası vatandaşın durumu nedir o halde şeklinde düşündüren hadis bölümü. bir belirsizlik olduğu net. net belirsizlik. clear and present danger.
devamını gör...
peygamber, rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). her biri Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. "allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. işittik, itaat ettik. ey rabbimiz, affına sığındık! dönüş sanadır" dediler. bakara-285
devamını gör...
bir cinayet durumunda, şüphelenilen kişi için "zaten merhumu sevmiyordu, kesin o öldürmüştür." dercesine tartışılmamalı.
devamını gör...
uydurmadır. ayet değil, hadis değil. kaynak neymiş; mektubat; 122. mektup. imam-ı rabbani kim peki? sıradan bir insan. birilerinin çıkıp da böyle Allah ve rasülüne ait olmayan sözleri dine sokması, birilerinin de çıkıp bunu savunması ne kadar fenadır ya rab!

kur'anın tabiatına aykırı değil demiş biri,

"biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik" ayeti kerimesi ile

" sen olmasaydın alemleri yaratmazdık" sözü aynı şey mi Allah aşkına?
devamını gör...
çoğu kişinin bildiği bir iddia ve azımsanmayacak bir çoğunluk da kuran'da ayet diye geçtiğini sanmaktadır. bu denli bir iddia, beraberinde tartışmalar da getirmektedir pek tabi. kuran'ın medreseden çıkıp, layık olduğu halk genelinde okunup anlaşılmaya çalışılmasıyla sert tartışmaların oluşmasına sebep olduğu da aşikardır. bu sözün yandaşları, zamanla mevzu hadis olduğu kabul etmiş olsa da, manası doğru diye bir yaklaşım göstermeye başlamıştır. bu iyiniyetle yapılsa da, kuran-ı kerim muhteviyatı ile ilişkilendirmek doğru değildir.

her ne kadar, hadis olmadığı için kesin red bir anlayış sunulsa da, miraç olayı konulu hadis rivayetleriyle konuya yakın ifadeler anlatılageldiğinden işin içinden çıkılamaz olmaktadır. lakin o anlayışa göre, semaya çıkan hz. muhammed, cebrail'in kendisinden vahiyi alıp yine kendisine verdiği ve böylece hz. muhammed'in ezeli bir varlık olduğu zaten dayatılagelmiştir.

söz konusu iddianın kaynağı için cübbeli ahmet hoca'ya müracat ediniz, ya da google'da "ya rasullullah ben vahiyleri senden alıyorum yine sana getiriyorum" diye arattırın.

#188960
devamını gör...
kuran-ı kerim'e her kafadan meal ve tefsir düzülebildiği zamanda uydurma olarak gösterilmesi normal. mantığa dayalı sistemi savunan reformistler çoğaldıkça sünnet bir şekilde gözden çıkarılmaya, kabul eden otorite alimler hiçe sayılmaya devam edecektir. habib vasfı verilmiş bir peygambere söylenmiş olması bile kıyasa sürüklüyor birçok kimseyi.
hadis-i kutsi olarak geçmekte fakat uydurma diyenlerin de geneli manasının sahih olduğunu kabul ediyor. o kadar fakihin sahihliğinden emin olmayacağı hususta kullanmış olmalarını iddia etmek onları töhmet altında bırakmak, dolayısıyla şimdiye kadar bilinen doğrular üzerinde şüphe oluşturmaktır.

kaynak verecek olursak;

erzurumlu ibrahim hakkı'nın marifetname eserinin 7. sayfasında geçiyor. salavatların en faziletlisi, tahiyyatların efendisi, yaratıkların en şereflisi, varlıkların hulasası, peygamber efendimizi aleyhi's-salatü ve's-selam hazretlerinin en büyük ismine ve akl-ı evvel olan en mükemmel ruhuna olsun ki: o, "sen olmasaydın, sen olmasaydın felekleri yaratmazdım," hitabıyla yüceltilmiştir.

bir başkası mektubat-ı rabbani'nin 505. mektubunda; bu mana icabıdır ki; kudsi hadiste, habibüllah şanında şöyle varid olmuştur:

"sen olmasaydın, eflâki yaratmazdım. rübubuyeti izhar eylemezdim."

hatemü'r-rüsül resulullah (sav
efendimizin taayyün mebdei, halil'in (as) taayyün olan taayyün-ü evvel dairesinin merkezi olduğuna göre; hiç şüphe yok ki, menşei mahabbet olan velâyet-i muhammediye; menşei hüilet olan velâyet-i haliliye'nin merkezi olur.)

bizzat kendi kitaplarında mevzu hadis barındırmayacak zatlara itibar etmiyorduk, pardon.
devamını gör...
peygamberimiz icin soylenen http://soz.ne kadar dogru ne kadar sahih ben bilmiyorum.sadece yanlis oldugunu duydum.hemen bana'hiiiööoohdagsyhdswgn' diye bagirmayin.gosterinki gostereyim.
editname:evet zaten yakin oldugum gorus boyle bir seyin olmadigi yonundeydi.buradakileri okuyunca tam oldu.
yalniz hala insanin aklini kullanan sorgulayan bir varlik oldugunu bilmeyenler var.niye bu konulari konusuyorsunuz diyor.peygamberi insandan uzaklastiracak kadar buyutmenin islama verdigi zarardan bihaberler herhalde.
devamını gör...
uydurma olması sizi rahatlatacak mı bilmem yada olmaması...

size ne...

siz kulluğunuzu yapın, üzerinize düşeni yapın ve bırakın Allah aşkına bunları tartışmayı...

o bilgi var mı sizde...

yav karaciğeriniz ağrıyınca doktora gidiyonuzda dini konularda neden alimlere danışmak yerine fikrinizi söylüyonuz...

bu ego ne...

size ne sizin işiniz değil ki o...

devamını gör...
ve ben, insanları ve cinleri (başka bir şey için değil, sadece) bana kul olsunlar diye yarattım. ayetini bir hatırlatayım dedim. zaten hadis alimlerince sahih olmadığı konusunda ittifak var.

beyler ayet yazıyorum yani uydurma değil bak ayette başka bir şey için değil diyor. bu ara hadis sahih diyenler kaynak versinler bir zahmette aydınlanalım din sence ile bence ile olacak iş değil.
devamını gör...
sahih olmadığı konusunda ittifak olmayan hadis-i şerif. insanların ve cinlerin Allah'a kulluk için yaratıldığını ilan eden ayet-i kerimenin bu hadisle çelişen yönü nedir onu da anlamış değilim. efendimize hitaben, sen üstün bir ahlak üzeresin, seni alemlere rahmet olarak gönderdik mealindeki ayet-i kerimeler de bu hadisi doğrular nitelikte. bu hadis aslında efendimizin şahsında tüm insanlığa söylenmiştir. çünkü tüm insanlığın yaratılması bir insanın yaratılması gibidir*. insanlık efendimiz'de birdir. bu sebepten tahiyyat okurken dikkat edin Allah c.c. efendimize esselamu aleyke buyuruyor, efendimiz selamı esselamu "aleyna" diye alıyor. o tüm insanlığı temsilen Allah ile muhatap olan insan. yani bu hadisi "insanı" yaratmasaydım alemleri yaratmazdım olarak anlayın. yine efendimizin hadislerinden bildiğimiz üzere ilk yaratılan şey efendimizin nurudur. yani tabiri cazise insanlığın mayası.
devamını gör...
Allah'ın insanları sevap günah terazisine vurup sağa sola sevk etmek için yarattığına, kulluktan maksadın bu olduğuna inanan insanlara "saçma" gelen hadis-i şerif. Allah'ı çok yanlış anlamışsın sen birader. o senin sevabına günahına bakmaz, senin o'nu tanıyışına bakar.
devamını gör...
sahih mi değil mi bilmem ama rabbin rasul üne sevgisinin özeti gibi gelen bana...
devamını gör...
her şeyin bir çekirdeği var...neşv-ü nema bulmuş olan ağacı var...
şimdi ben bu kainatın çekirdeği nur-u muhammedi a.s.m'dır desem,
ne olur,
bilimin isbatını bekleyelim. akıl kabul etmez.

idrak-i meali bu küçük akla gerekmez
zira bu terazı bu sıkleti çekmez

ziya paşa.
devamını gör...
kafasındaki Allah kavramını "yaratmak için sebebe ihtiyaç duyan" bir yaratıcı kavramı olarak oluşturan kişilerin savunduğu uydurma söz. uydurma olma sebepleri çoktur lakin kur'an'da Allah'ın peygambere hitabındaki o azametten zerre iz taşımayan bu sözün Allah'a ait olabileceği nasıl düşünülebilir? o Allah ki yaratmak için "sebep" aramaz! o Allah ki yaratılış sürecini teferruatlı anlatır da böyle bir "sebepten" hiç bahsetmez! alemlerin rabbi, güç ve azametin tek sahibi, en güzel vekil, rızası gözetilecek rahman; azametini başka sebeplere ipotekleyecekleri uyarsın diye elçisine vahyetmiş":

de ki:ben de ancak sizin gibi bir beşerim / kehf / 110
devamını gör...
muhammed de bir beşerdir doğru. bir de şöyle bak: yakut ya da elmas da sonuçta birer taştır ama taşlar arasındaki en kıymetli taşlardır. behey nâdan, sen ayetleri kendi heva ve hevesine göre yorumlama, aç muteber tefsirleri oku, peygamberimizden bahseden bütün ayetlerde bu kutsî hadis rivayet edilmiştir. ister elmalılı hamdi yazır'a bak istersen konyalı mehmed vehbi'ye.. hatta sağlam bir meal olan hasan basri çantay'ın meâlinde de bu söz rivayet edilmiştir. zayıf senetli olması bir hadisi mevzu hadis yapmaz. hadis usülü diye bir konu vardır, rivayetin tevatür derecesinde olması vardır neyse ben ilahiyatçı değilim o kardeşlerim daha teferruatlı öğreniyorlar bunları.

levlake levlak lema halaktul eflak peygamberimizin kıymetini ifade eder. sonuçta peygamberimizi de bizleri yaradan aynı Allah yaratmıştır. o Allah buyuruyor ki, habibim seni yaratmasaydım alemleri de yaratmazdım. bunda acaip olan nedir? biraz edebiyatı kuvvetli olan bile çok mantıklı ve güzel bulur bunu. Allah peygamberinin kıymetini yine onun vasıtasıyla bütün iman ehline bildiriyor. sizler ona (s.a.v) ne kadar benzerseniz indimdeki kıymetiniz de o kadar artar buyurmuş oluyor bir bakıma.. zira alemlere rahmet olarak yaratmıştır kulu muhammed'i (aleyhi ekmelüttahaya sallallahu aleyhi vesellem).
devamını gör...
imam-ı rabbani kaddesallahu teala sirruhu hazretlerinin mektubatının üçüncü cildinde sair mektuplarda yer almaktadır.

ha yanlış anlaşılmasın, bu bilgiyi kimseyi ikna etmek için vermiyorum. zaten bağıra bağıra "bu hadis uydurmaa, inanmayıın, ben araştırdım, mükemmelim, biliyorum" diyen adamlar, imam-ı rabbani hazretleri için de "yok canım, o hadis konusunda uzman değildi, herkesin bir uzmanlığı var, bak ben hadis uzmanıyım, çok araştırdım, buna eminim" gibi laflar da edecektir. kimsenin tavan yapmış egosu, emir emir dolaşan nefsi beni ilgilendirmez.

ama benim için mektubat-ı rabbani çok önemli bir kaynaktır, orada ehl-i sünnete aykırı bırak kelimeyi, virgül dahi bulunmaz.

--- alıntı ---

kur'an-ı kerim'den ve rasulullah'ın hadis-i şeriflerinden sonra en kıymetli kitap, imam-ı rabbani hazretlerinin mektubatıdır. (seyyid abdülhakim arvasi kaddesallahu teala sirruhu hazretleri)

--- alıntı ---

edit: imam-ı rabbani hazretlerinden 'bir sofi' diye bahsedecek birisi çıkacaktı, çıktı da. pek öngörü sahibi olmaya gerek yok bazı şeyleri tahmin edebilmek için.
devamını gör...
hadis ilminden nasibi olmayan insanların doğru kabul ettikleri batıl söz. hadis "buhari müslim" de geçiyor deyip bitmiyor arkadaşlar, islam dairesi içindeki ilimlerin en derinidir hadis ilmi. öyle kolayca başa çıkılabilecek bir ilim değildir. Allah'tan korkmak lazım, muhaddisler bu söze "uydurma, batıl" demişlerdir, bir sofi çıkıp hayır bu sahihtir demesi, hem Allah rasulü aleyhissalatu vesselam'a iftira hemde muhaddislere iftira ve emeklerini zayi etmektir. ayrıca zariyat 56 ayeti yaratışış amacımızı ortaya koymaktadır.

--- alıntı ---

“sen olmasaydın (sen olmasaydın) alemleri yaratmazdım”
hadis ulemasından; imamı abdul fettah ebu gudde, acluni, aliyyul kari, hac ahmet, kavukcu, sagani ve şevkani bu sözün hadis olmadığını söylerler.
fevaid-şhttp://evkani-sy.326-hd.no(18) keşfül http://hafa-acluni-c.2-sy.2...(2124) lü'lü-kavukcu-sy.154 http://hd.no(452) masnu'-aliyyul http://kari-sy.150-hd.no(255) mevzuat-aliyyul http://kari-sy.295-296-hd.no(385) münteka-hac ahmet-sy.609-hd no(914) risaletül mevdua-sagani-sy.7
beyhakî'ye göre hadis zayıftır ibn maîn, ahmed b hanbel, nesâî gibi muhaddisler seneddeki ravilerden abdurrahman b zeyd'in zayıf olduğunu söylemişlerdir.
ibnü'l-cevzî el-mevzûatü'i-kübra'da (i/288) "bu hadis, hiç şüphesiz uydurma bir hadistir. senedinde meçhul ve zayıf raviler bulunmaktadır", diye reddetmiş ve hadisin senedindeki raviler hakkındaki muhaddis imamların görüşlerini nakletmiştir.
imam zehebî bunun mevzu olduğunu söylemiştir ibn kesîr'in târih'inde batıl olarak değerlendirdiği bu habere hafız ibn hacer el-askalanî lisânu'l-mîzan'ında muvafakat göstermiştir.

ibn teymiyye bu konuda şunları söylüyor: "el-hâkim'in bu hadîsi rivayet etmiş olmasına karşı çıkılarak reddedilmiştir.

üstelik bizzat kendisi "kitâbü'l-medhal ilâ-ma'rifeti's-sahîh mine's-sakim" (sahîh hadîsi sakîm haberden ayırmaya giriş) adlı eserinde şunları söylemektedir:
"abdurrahmân b. zeyd b. eşlem, babasından, üzerinde düşünen hadîs erbabının gözünden bizzat onun tarafından uydurulduğu kaçmayacak olan mevzu hadisler rivayet etmiştir".

ve yine diyorum ki: hadîs âlimlerinin ittifakıyla abdurrahmân b. zeyd b. eşlem, zayıf bir râvî olup çok çok hata yapan birisidir.
ahmed b. hanbel, ebû zür'a, ebû hatim, nesâî, dârakutnî ve diğer hadîs otoriteleri onun zayıf olduğunu belirtmişlerdir.

ebû hatim ibn hibbân şunları söyler:
"abdurrahmân farkında olmaksızın haberleri maklûb hâle getirir, altını üstüne çevirirdi. rivayetlerinde mürsel haberleri merfû, mevkufları müsned göstermesi gibi durumlar o kadar çoğaldı ki, terkedilmeyi haketti". (ibn teymiyye külliyatı c:1, s: 336)
ayrıca bu hadis yaratılış gayesini apaçık belirten ayetlere de ters düşmektedir.
"o, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. o, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır." mülk 67/2
"ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." zariyat 51/56

--- alıntı ---

(bkz: hadis ilminden nasibi olmayan kişi psikolojisi)
devamını gör...
--- alıntı ---

“sen olmasaydın alemleri yaratmazdım.”

bu rivayetin de uydurma olduğu söylenmiştir. konuyla ilgili kaynaklarda genellikle es-sağânî’nin bu doğrultudaki hükmü nakledilmekte, rivayetin senediyle ilgili herhangi bir bilgi verilmemektedir. ali el-karî şöyle der: “fakat manası sahihtir. ed-deylemî, ibn abbâs (r.a)’dan merfu (hz. peygamber (s.a.v)’in sözü) olarak şöyle rivayet etmiştir: “cibrîl bana geldi ve şöyle dedi: “ey muhammed! eğer sen olmasaydın cennet yaratılmazdı. eğer sen olmasaydın cehennem yaratılmazdı.” ibn asâkir’in rivayetinde ise “sen olmasaydın dünya yaratılmazdı” şeklindedir.”

el-aclûnî, keşfu’l-hafâ, ii, 214.
ali el-karî, el-esrâru’l-merfû’a, 288.

--- alıntı ---

imam-ı rabbaniye "sadece bir sofi" deyip ibn teymiyeyi referans vermek tartışmanın hadis den ziyade ideolojik bir boyutu olduğunu gösterdiği kanaatindeyim. yok mu bir hadis doktoru veya uzmanı açıklık getirsin. çünkü yazılanlar biteviye yorum, hakaret ve altına alıntı şeklinde devam edecek. "nasibini alamamış, bilmem ne olmuş" doğru tavır değildir.
devamını gör...
bazılarının "hayır böyle bir hadis yoktur" itirazları çerçevesinde resûlullahı sevmediklerini gösteren belge olmuş sahih hadis-i şeriftir.

edit: Allah onları ıslah eylesin ki, kur'ân'ı da heva ve hevesleriyle yorumlayıp yoktur deyişlerine destek yapmaya çalışıyorlar.

pekala bu kişiler "vema erselnake illa rahmeten lil alemin" ayetini görmüyorlar mı? bu ayetin anlamı ile "levlake levlak lema halaktul eflak" hadis-i şerifinin anlamı arasındaki fark incir çekirdeği kadar bile yoktur...

elbette arif olanlara, elbette kalbi resûlün aşkıyla dolu olanlara, elbette kur'ân'ın en büyük müfessiri resûl-i ekrem efendimizdir (s.a.v) diyenlere...
diğerleri nefs-i emmarelerinin buyruklarını ayetten de hadisten de üstün görürler lakin bunun bile farkında değillerdir. Allah ıslah eylesin ne diyeyim.
devamını gör...
hakkında uydurma diyenlere Allah rasulünü sevmeyenler yaftası vurulan batıl söz. şimdi bu cümleyi bana reva görene diyorum ki, hadis uleması bu rivayetin hakkında konuşmuştur ve demişlerdir ki, bu bir rivayet bile değildir, bir sözdür ve batıldır. rivayet olabilmesi için en azından zayıf da olsa birtakım hasletleri bulunmak zorundadır. sizin arifler hadis ilmi bilmiyorsa bu kimsenin suçu değil. uydurma rivayetleri açıklarken prof. dr. yaşar kandemir hoca, bu sözü uydurma hadisler başlığında zikretmiştir. alın size tarikat ehli birinin yapmış olduğu amel. madem hadis ulemasını tanımıyorsunuz, alın örnek.

bir kere bu sözün geçtiği yer sıkıntılı. acluni rahimehullah keşful hafa'sını kaleme alırken, bu ben bu rivayetleri alıyorum ey halk ama siz bunları bilin bunlardan uzak durun. halk arasında meşhur olmuş söz ve rivayetleri birbirinden ayırırken, zayıfını uydurmasını belirtmiştir. bu söz de uydurma rivayetler kısmındadır.

daha sonra bir üstte birtakım tabirler kullanana diyorum ki, beni tanımıyorsun, üstüme iftira ettin, Allah rasulü aleyhissalatu vesselam'ı sevmediğimin göstergesi dedin. Allah sana bu lafının hesabını sorsun, ben eğer sünnet ehli biriysem, rabbim benim günahlarımı sana yüklesin. ama sen Allah'a, rasulüne ve hadis ulemasına iftira ediyorsan sonunun ne olacağını aç gör kitap ve sünnetten. daha da birşey gerekmez sana.
devamını gör...
kardeşlerimizin yapılan tartışma ile kalpleri kırılmasın, sözümüz genele idi, Allah hepimizi hayırlarda yarışan kullarından eylesin dedikten sonra yukarıda söylediğimizin bir benzerini söyleyen yeniasya yazarı süleyman kösmene'nin yazısından yaptığım alıntıyı vererek tanımı tamamlamak istediğim konudur:

--- alıntı ---

kur’ân, iki cihan güneşi, ekmelüttahaya hazret-i muhammed (s.a.v) efendimiz için, “vemâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn” buyuruyor. (enbiya sûresi: 107.ayet)

şimdi düşünelim: “âlemîn” ne demektir? kâinât demek değil midir? eflâk demek değil midir?
“âlemîn” sözcüğü yerine “kâinât”ı koyduğumuzda bu âyetin mânâsı: “biz seni kâinâta rahmet olmasaydın göndermezdik!” olmaz mı?

bu âyet ile, “sen olmasaydın, sen olmasaydın ben âlemi yaratmazdım” sözü arasında mânâca neredeyse örtüşme yok mudur?

peki mânâsı bu denli kuvvetli bir hadis-i kudsî, kütüb-ü sitte içinde kaydedilmemiş olabilir mi?
olabilir.
görüldüğü gibi olmuştur!

kim bilir, ilk dönemlerde, çok yaygın olarak bilinen bir hadis-i kudsî olduğu için rivayet zinciri önemsenerek kaydedilmemiş; bu yüzden de, sonradan şiddetli usûller ortaya koyan kütüb-i sitte imamları tarafından ayıklanmış olabilir.
ne var ki, hiçbir kütüb-ü sitte imamı, sahih hadislerin sadece kendi kitaplarında yer alan hadislerden ibaret olduğu iddiasında bulunmamıştır!

--- alıntı ---
devamını gör...
senin için şöyle böyle diyorlar dediğiniz de hangi usul diye mi sorarsınız yoksa iftira atmayın falan mı dersiniz.

tamam hadis ilmine saygımız sonsuz; senet kritiği, metin kritiği bilmem ne kritiğine göre farklı farklı görüşler de ortaya atabilirsiniz.
ancak az biraz insaf yahu... kuranın sadece mealini okuyan biri bile kuranla az biraz terbiye olmuş bir insan bile bu sözün ne derecede anlamsız olduğunu anlayabilir.


varlığın kaynağını nasıl sadece bir kula indirgeyebiliyorsunuz hala anlayamıyorum...

devamını gör...
enbiya suresi 107. ayetle sıhhati kanıtlanmaya çalışılan uydurma veciz.

bir kere ayetin meali "biz seni kainata rahmet olmasaydın göndermezdik!" değildir. ancak bir an için öyle olduğunu varsaysak dahi; alem kelimesi dünya ve kainatın yanısıra herkes, insanlar anlamına da gelir ki ayette geçen aalemin* ifadesini de insanlar/insanlık manasıyla düşünmek vakaya daha uygundur. sonuçta muhammed aleyhisselamın mesajı kara delikleri, meteorları, galaksileri falan değil insanları ilgilendiriyor.
devamını gör...
tartışmalı bir hadis.
sen olmasaydın kainatı yaratmazdım anlamına geliyor. h harfi noktalı yani.
devamını gör...
taayyun-u evvelin vecizce ifade edilmiş halidir.

"âyinedir kainat her şey hak ile kâim
mir'ât-ı muhammed'den Allah görünür dâim" demiş aziz mahmut hüdayi hazretleri.

Allah'ın doğrudan tecellisine mazhar olan hakikat-ı muhammediyyedir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar