müslüman hanım alimler

günümüz alimlerinden hindistan'lı muhammed ekrem en-nedvi'nin 40 ciltlik eseri. en son kırk ciltti ve 75 cildi bulacağı söylenmiş.

eserin içeriğine gelecek olursak adından da anlaşılacağı üzere geçmişten günümüze kadar gelen ve islam dünyasının en tanınmış erkek alimlerine dahi ders veren kadın alimlerin günümüz kadınlarına örneklik teşkil eden hayat hikayeleri anlatılıyormuş. halihazırda türkiye'de bulunmuyor sanırım. muhammed ekrem en-nedvi'nin söyleşilerini baz alarak yazıyorum onu belirteyim.

örneğin en bilinen kadın alimlerden "zeyneb binti el-kemal’in derslerine 400 kişi katılıyordu. bunların çoğu erkek idi. muhaddisler adet olarak genelde derslerine katılanların isimlerini not ederlerdi. zeynep binti el-kemal de derslerine iştirak eden 400 kişinin adını kaydetmiştir. bu kişilere hadis kitaplarından dersler vermiştir. ünlü islam alimlerinden tacuddin es-subki zeyneb’in öğrencilerindendir. imam ibni hacer, zeyneb’in talebelerinden umm ahmed tatar bint el-izz’den ders almıştır."

beni en şaşırtan kısım ise burası;
"kadının yolculuk yapması zor tabi eski dönemlerde. ancak buna rağmen babaları ve eşleri ile ilim yolculuğuna çıkmış bir çok hanım âlim var. örneğin fatıma bint sa’d el hayr endülüs’te dünyaya geldi. çin’de büyüdü. isfahan’ın cüzdan adındaki bir köyüne ilim öğrenmek için rıhleye (yolculuğa) çıktı. orada tanınan bir âlime olan fatıma cüzdaniyye’den imam taberi’nin hadis kitaplarını ders aldı. fatıma bint sa’d hocası fatıma cüzdaniyye’den imam taberi’nin mecmuu’l kebiri’ni ders almış, ezberlemiş ve icazet almıştır. daha sonra medine, mekke, şam ve mısır’a gitmiştir. hatta islam uleması, “mısır’da hadis ilminin yaygınlaşması fatıma bint sa’d’ın vesilesiyle olmuştur” der."

biraz uzun oldu fakat 40 ciltlik eseri iki cümleyle anlatmak olmazdı.
devamını gör...
ayrıca eklemek istiyorum. tabii ki yalnizca islami ilimlerde değil sanat, edebiyat, matematik, tıp alanlarında da örnek teşkil eden kadınlar var.

örneğin;
islam medeniyetinde ilk hemşire unvanı rufeyde bt sa'ad el-eslemiye'ye verilmiştir. rufeyde tıpla ilgili bilgileri doktor olan babasından öğrenmiş, başka kadınları da ilk yardım konusunda eğitmiştir.

asıl ismi leyla olan eş-şifa bt abdullah el-kureyşî'yi unutmayalım. son derece zeki bir kadın olan eş-şifa idarî işlerle de ilgilenmiş olup hem hemşirelik, hem de tıbbî pratisyenlik yapmıştır. karınca ısırıklarına karşı önleyici bir tedavi usulü kullanmış, bu konuda peygamber efendimiz kendisini diğer kadınları eğitmesi için görevlendirmiştir. eş-şifa, hz. ömer (ra) döneminde çarşı ve pazarda müfettişlikle görevlendirildi. öyle anlaşılıyor ki, islamın ilk devirlerinde hemşirelik ve benzeri pratisyenlik işlerini yapan çok sayıda hanım bulunuyordu. bunlar bilhassa savaş alanlarında yaralıların tedavisinde faaliyet gösteriyorlardı.

endülüs’te ise astronom ve matematikçi mesleme el-mecritî’nin (ö. 1007) kızı fatıma el-mecritiye (madridli fatıma) de babası gibi astronomi üzerinde çalışmış, usturlab aleti yapımında, gezegenlerin ve yıldızların konumlarını gösteren tabloların hazırlanmasında babasının telif ettiği eserlere yardım etmiştir.

ve bunların çoğunu ornek almayi bırakalım nerdeyse hiçbirimiz bilmiyoruz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar