mutluluğun formülü

yok böyle bişŸi tabi de yine de insanoğŸlu farklı çözümlemeler getirmekten geri kalmamışŸ tarihi boyunca.. bunlardan belki de en meşŸhuru, 100 kişŸiye sorulup 89.5'inin müspet cevap verdiğŸi izel'in "bir sen bir ben bir de bebek" çözümlemesidir.. şŸayet bu başŸlığŸı görüpte izel'in o dillere destan şŸarkısı akla düşŸmüyorsa ben de potemkin zırhlısıyım.. eksilemekte de serbestsiniz.. daha ne diyim..

lakin benim vurgulamak istediğŸim çözümleme annie hall filmden yani woody allen'dan geliyor...

--- alıntı ---

allen amca: çok mutlu görünüyorsunuz.. öyle misiniz?
erkek zırtapoz: evet..
allen amca: mutluluğŸun kaynağŸını nasıl ifade edersiniz.
bayan fruktoz: ben çok sığŸ ve boşŸ kafalıyım, hiç bir konuda söyleyecek hiç birşŸeyim yoktur.
erkek zırtapoz: benim de öyle.
allen amca: anlıyorum.. çok ilginç.. demek bu şŸekilde yürütüyorsunuz..
bayan fruktoz:evet..

--- alıntı ---



devamını gör...
kafaya şapkadan başka hiçbir şey takmamak mutluluğun en etkili formülüdür. yok ben en etkilisini değil tek ve asıl olan formülü istiyorum dersen; yok öyle bir şey. ama belki alakalıdır: (bkz: atom bombasının formülü)
devamını gör...
mutluluğun formülü çok açık, bir sen, bir ben, bir de bebek demeyeceğim korkmayın canlar. bence formül çok basit huzurlu bir hayat ve mutlu bir evlilik diye düşünüyorum. gayet açık ve net.
devamını gör...
herkesi memnun etmeye çalışma-mak...
herkese her halinle yaranamayacağını bilmek...
devamını gör...
benim katılmadığım ama gençlerin dilinde nakarat olan cümleyle cevaplanacak formüldür...
formül : bir sen + bir ben + bir de bebek...
devamını gör...
bir araştırmaya göre yıllık 70bin dolar kazançmış.
devamını gör...
her kişinin olayları yaşarken kendine göre değişkenlik gösterdiğine inandığım, lakin ana maddeleri de mutlaka bulunan formüldür;



dua, gayret, sabır ve tevekkül.. bu konuda kaçınılmaz dörtlüdür.

tüm bunlardan önce de; mutsuzlukla mı mutlu oluyorum sorusunu kendine sormak. kendine sormak cünkü bu sorunun cevabını insan kendine açık yüreklilikle verdiği zaman bir şeyler değişir.
devamını gör...
ilk defa laboratuara girmiş bir öğrenci için;



--- alıntı ---

no3- + 3fe2+ + 4h ----> 3fe3+ + no + 2h2o
[fe(h2o)6]2+ + no ----> [fe(h2o)5(no)]2+

--- alıntı ---


den başkası değildir. tüpün ortasında halka oluşur falan, kişi bir de bu sonucu birkaç denemeden sonra başarmışsa, hele de eline asit falan damlatmadan bunu halletmişse, değmeyin keyfine.

merak edenler için, bir gereksiz bilgi olarak;

(bkz: kahverengi halka deneyi)

yazar; düz adam
devamını gör...
şükretmeyi bilmek-pek az insanda bulunur-
para-maalesef-
dış görünüş-maalesef,gerçekçi olmak lazım.-
hayatın gerçeklerini göremeyecek kadar düşük zeka seviyesi-pek maalesef-
modern çağın insanında olmayan 3 özellik: güçlü kişilik,irade,sabır
kaliteli bir şekilde eğlenmek-çok fazla eğlenen sürüyle insan olmasına rağmen,kaliteli eğlenen çok az var-
devamını gör...
kendin için istediğini mumin kardeşin için de gönülden istediğinde mutsuzluk tam kapını çalacakken geri dönüp sadece nefsini düşünenlerin misafiri olmanın yolunu tutuyor.
birbirimiz için dua etmenin ne kadar mühim olduğu apaçık değil mi? aksi takdirde herkes mutsuz olurdu..
devamını gör...
mutluluğun förmülü üstte yazılanlardaki gibi değil. mutluluk insanın kendini tanımasıdır. bir insan kendini en iyi başka ülkelerde tanır. kendinde farkına varmadığı şeyleri görür.
devamını gör...
(bkz: evlenmek)

ahah, durun lan şaka yaptım mutsuz ev erkekleri. siz formülde bir hata yapmış olmalısınız!
devamını gör...
kafaya takın ama fazla uzatmayın.
1-2 günden fazla takmayın..
size düşen en iyisini yapmaya çalışın, bunu prensip belirleyin, ondan sonra olacağı varmış deyin..
görmek istemediğiniz şeyi görmeyin.
gereksiz insanları kırmayın da ama kafaya da takmayın...
yani bence...
devamını gör...
bence sağlıklı olmak mutlu olmak için yeterli bir sebep. formülse al sana formül; "her şeyin başı su."
devamını gör...
isra 37:
kibirli olma, alçakgönüllü davran.
(yeryüzünde böbürlenerek yürüme. çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.)

müddesir 1-5:
kendini fazla abartma.
1. ey örtünüp bürünen (peygamber!)
2. kalk da uyar.
3. rabbini yücelt.
4. nefsini arındır.
5. şirkten uzak dur.

tekvir 25-27:
her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma
(25. kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
26. (hâl böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
27,28. o, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.)

bakara 156:
çaresizlik tuzağına düşme. her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.
(onlar; başlarına bir musibet gelince, “biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz o’na döneceğiz” derler.)

beled 5-6:
her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.
5.insanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
6.yığınla mal harcadım” diyor.)

hucurat 10:
büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.
(mü’minler ancak kardeştirler. öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.)

muhammed 7:
iyiliği karşılık beklemeden yap.
(ey iman edenler! eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), o da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.)

rum 21:
tek başına mutlu olunamayacağını bil. çevrenin mutluluğu için gayret göster.
(kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de o’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.)

vakıa 83-87:
ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.
(83. can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!
84. oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
85. biz ise ona sizden daha yakınız. fakat siz göremezsiniz.
86,87. eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!)

bakara 263:
yaptığın iyilikleri unut. anlatarak onları kıymetsizleştirme.
(güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir)

furkan 63:
sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. öfkenin dinmesini bekle.
(furkân63. rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.)

inşirah 1-3:
seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. ihtirasını törpüle.
(1. (ey muhammed!) senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
2,3. belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?)

maun 4-5:
bu nedenle, şu namaz kılanların vay haline! onlar namazlarında gafildirler .
(4. yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
5. onlar namazlarını ciddiye almazlar.)

mücadele 7:

hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.
(göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri o olmasın. beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları o olmasın. bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, o mutlaka onlarla beraberdir. sonra onlara yaptıklarını kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.)

rahman 7-9:
çıkarcı olma. adil davran.
(7. göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
8. ölçüde haddi aşmayın.
9. tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.)

tekasür 1-2:
kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.
(1,2. çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.)

tevbe 40:
en zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.
(eğer siz ona (peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. hani onlar mağarada bulunuyorlardı. hani o arkadaşına, “üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.)

fatır 19-22:
senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.
(19. kör ile gören bir olmaz.
20. karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.
21. gölge ile sıcaklık bir olmaz.
22. diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.)

fecr 27-28:
en sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.
(27. (allah, şöyle der) : “ey huzur içinde olan nefis!”
28. “sen o’ndan razı, o da senden razı olarak rabbine dön!”)

hakka 33-35:
hayatının vazgeçilmezleri olsun. onları küçük çıkarlar için asla feda etme.
(33. “çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu.”
34. “yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu.”
35. “bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.”)

haşr 10:
muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.
(onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “ey rabbimiz! bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! ey rabbimiz! şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.)

kalem 1-2:
yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. gücünü insanların yararına kullan.
(1-2. nûn (ey muhammed) andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin)

münafıkun 4:
bencil olma, tebrik etmeyi bil.
(onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! nasıl da (haktan) çevriliyorlar!)

saff 2:
yalandan uzak dur.
(ey iman edenler! yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?,)

yusuf 32-33:
modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.
(32. bunun üzerine kadın onlara dedi ki: “işte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. andolsun, ben ondan murad almak istedim. fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak.”

ankebut 41:
iyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.
(allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. keşke bilselerdi!)

al-i imran 92:
iyilik yapma arzunu, şarta bağlama. vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.
(sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. her ne harcarsanız Allah onu bilir.)

en’am 50:
önyargılarla hayatı kendine zehir etme.
(de ki: “ben size, ‘allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. ben gaybı da bilmem. size ‘ben bir meleğim’
de demiyorum. ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” de ki: “görmeyenle gören bir olur mu? siz hiç düşünmez misiniz?”)

en’am 60:
bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.
(o, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). sonra dönüşünüz yalnız o’nadır. sonra o, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.)

felak 1-5:
korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.
(de ki: “yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının rabbine sığınırım.”)

hacc 46:
kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.
(yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (dolaştılar, ama ibret almadılar). çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.)

ibrahim 42:
merhametli olmaktan asla vazgeçme.
(sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.)

isra 23:
anne ve babana ‘üff’ bile deme.
(rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.)

nisa 149:
kendini sürekli övmekten uzak dur.
(bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.)

yunus 12:
vazgeçilmez olmadığını kabul et.
(insana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her hâlinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua eder. ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. işte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir.)

enfal 56:
sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.
(onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.)

furkan 43:
heveslerini kendine ilah edinme.
(kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? ona sen mi vekil olacaksın?)

necm 3:
inanma duygunu diri tut.
(o, nefis arzusu ile konuşmaz.)

nisa 58:
karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme.
(allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.)

fatiha-2:
alemleri ve seni yaradan rabbine daima teşekkür ve hamd duygularıyla dolu ol..
devamını gör...
sanirim pisboğaz olduğum ortaya cikacak ama firindan yeni cikmis kiymali boşnak böreğidir mutluluğun esası. dişlerim, dilim ve midem panayır yeri gibi şu anda da. ordan biliyom.
devamını gör...
minimalizm degildir.

minimum esya, stres, tuketim olabilir ama bilgi ve beceriyi minimumda tutmak akla, zekaya, kisilige hakarettir.
devamını gör...
bir ben, bir yatağım bir de yastığım ha uykuyu unutmayalım.
devamını gör...
güzel bir kafa... mutluluk koşullara değil senin neyi nasıl gördüğünle alakalı çünkü.
hey dünyalı, sen de bizdensin... göm kafanı kumlara gerçek saadeti göreceksin..
devamını gör...
elindeki sana verilen nimetten olduğu gibi hoşlanmak ve onları daha iyisi ile karşılaştırmamaktır. o halde sizden daha “varlıklı”, daha “başarılı” , daha “sağlıklı”, daha “güzel” vb insanlarla kendinizi mukayese etmeyi bırakın.

her şikayet ettiğimiz şey aslında yaratıcıya gitmiyor mu? böyle yarattın ama şöyle olsaydı daha güzel olurdu tavrıyla aslında, ben senden razı değilim rabbim diye halimiz şikayette bulunmuyor mu?
değer mi, onlarca nimet verip küçük şeylere takılıp rabbi gücendirmeye?
o benden niye başarılı, varlıklı veya güzel diyerek Allah’ın bize verdiği nimetlerden şikayetçi olmuyor muyuz?

cahit zarifoğlunun dediği gibi;
burası dünya, ne çok kıymetlendirdik oysa bir tarla idi ekip biçip gidecektik.”
ekip biçmeye geldiğimiz dünyada ne çok seyden şikayet edip bugünümüzü de böyle şeylerle tüketiyoruz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar