nuray canan bezirgan

esaslı bir bacı. sevip sevmediğŸi kişŸiler konusunda dikkatleri üzerine çekti ama kulağŸa hoşŸ gelen hitabeti, daha çok yaşŸadıklarından çıkan birikimi ile yerinde tespit yapabilen ve tespitlerini çok güzel açıklayabilen bir başŸörtüsü mazlumudur. çünkü okulunun bitmesine iki hafta kala çıkan kanun gereğŸi okuluna alınmadı, gözaltına alındı, hamileyken mahkemelere çıkmaktan düşŸük yaptı. 6 ay hapis kararı verildi. eğŸitimini kanada'da yapmak zorunda kaldı. fatih altaylı'ya da ne cevaplar verdi öyle.*

not:başŸıma birşŸey gelmeyecekse bu kadını seviyorum.*
sistemin yediği çocuklarından birisidir nuray canan bezirgan. ayrıca ömrümde ilk kez bir televizyon kanalını arayıp "yaptığınız ayıp" demiştim nuray canan için.

maşaydı, ajandı, samimiydi, dindardı...

bunların hiç biri nuray'ın "polis dayağı" sebebiyle düşen yavrusunu geri getiremez ve onu linç eden "dindar" ve "öteki" asla onu anlamaz.
netice ne olursa olsun , esaslı birisidir.

tek hatası fatih altaylı gibi birisinin programına katılmış olmasıdır, ama yine de söylediklerinde gerçeklik payı vardır.
|
söylediklerini biraz daha ilerletse kocasının, dördüncü karısı olmayı seve seve isteyebileceğini itiraf edebilecek olan, insan.
|
türk demokratlarının ve liberallerinin hatta bir kısım "islamcı"ların turnusol kağıdı.
bu hanımı söylediklerinden ötürü samanyolu televizyonu kadar hiç bir kimse ve kurum linç etmemiştir. bu da kayıtlara geçsin.
çile çekmiş,mazlum ve açık sözlü. e be bacım senin ne işin var fatih altaylı gibi bir adamın programında. bu adam! dır ki, başörtülüler fahişedir minvalinde laflar etmişti. bunu başka platformlarda dillendirsen daha iyiydi.
|
newsweek türkiye dergisinin bu haftaki haberine göre eşinin işine son verilmiştir.gerekçe ise: iddiaya göre işveren firma ömer bey'den eşinin türbanla ilgili konuşmalarına engel olması istenmiştir.ancak bu böyle olmayınca ömer bey'in işine son verilmiştir.
|
kendini bişey zanneden ,gördüğüm kadarıyla küstah bi bayan,bir de anlattıkları islam'ın doğrularıymış gibi lanse ediliyor ya onu da anlamak mümkün değil.
polisin sürüye sürüye okuldan aldığı, elleri kelepçeli sedyedeki resimlerini gördüğümde içimdeki siniri kontrol edemediğim başörtü madurelerinden bir tanesi.
resimler için ;

halk'ın huzurunu korumak yerine gücün köpekliğini yapmayı kendine amaç edinmiş karakter zaafiyeti çeken varlıklar tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılmış hanımefendi.

bi kadına kuduz köpek misali saldırmanın devleti-rejimi korumakla ilişkilendiremez kimse.
dün "gomunist" oldukları için, sırf düşüncelerinden ötürü dayak yiyen kadınlarımız-kızlarımız gelsin aklınıza, bakalım hala suçlayabilecekmisiniz bu kadını da.

(bkz: gün olur devran döner)

not:yanlış anlamadıysam, nuray ablamız hamileymiş olay öncesi. gel de çocuğunu kaybetmesine neden olan mahlukatlara beddua etme-acı..
|
tesadüfen kahraman olmuş bayan.
o soru hangi saf dindar insana sorulsa, cevap aynı olurdu ne yazık ki.
çok büyük bir fırsatı tepmiş hatundur. mücadelesi için bu kadar emek çektikten sonra kendini çok iyi ifade edebileceği bir yerde, savunduğu sistemi özgürlükler açısına getirmiş burdan da humeyni'yi savunarak kendi kazdığı kuyuya düşmüştür. herkes için özgürlük istemiyorum sadece ben ve benim gibiler için özgürlük istiyorum, sadece müslüman olanların yaşama hakkın olan bir sistem istiyor deseydi bence kendisini ciddiye alabilirdik.
akşama kadar beşinci şua okuyup malum şahsın aslında bir deccal olduğunu söyleyenler kendi televizyon kanallarında iki yüzlüce davranıp kendi kardeşleri olan nuray canan bezirganı linç etmekten geri durmamışlarıdır. bu kadının kendi haklarını istemek için üniversite önünde düşen çocuğunun hesabı bunların boyunlarına asılacaktır. o zaman Allaha konjonktur, dış politike hede höde laga luga diyebilecekler midir diye düşünmeme sebep olan bacımız, canımız kardeşimiz.

erkeklerin yapamadığını yapmıştır.

nuray ablamız bizim kanayan vicdanımızdır.
çok sevdiği kişinin bütün her yerde sünni'nin canının, malının, namusunun, şia ehline helal olduğunu söyleyip yazdığından bi haber ablacık.
"bu kişi kimdir" diye zahmet edip bir google araması bile yapmayan kişilerin salya sümük saldırması neticesinde, büyük buluşma günü, "kul hakkı" konusundaki yapacağı tahsilatı birhayli zaman alacağı düşünülen mazlum hanımefendi.
|
başıma bir şey gelmeyecekse ; (bkz:yavaş vurun be * )
sevmediğim kişi
çok sevdiği kişi alsa sünni şii ayrımı yapmamış, kendi ülkesinde şiilik ve sünniliğin bir düşmanlık vesilesi olmadığını deklare etmiştir. "ey müslümanlar sizin düşmanınız ne şiilerdir ve ne de sünnilerdir sizin düşmanınız ancak amerika ve israildir "demiştir. bu çerçevede ülkesinde belkide islam tarihinde şii ve sünni diyalogunu pekiştirmek için "vahdet haftası" isimli bir haftayı yaptıran tek müslüman liderdir. (bkz: imam humeyni) esasında şii bile sayılmamalıdır. zira o mezhepler üstü bir insandır. vefat edeceği güne kadar şii'likte var olan aşırılıkları kaldırmak için uğraşmıştır. esasında ömrünün ilk dönemlerinde mollalar tarafından sevilmemiştir. fakat halkın imam humeyniye teveccühünü gören bir kısım ikiyüzlü molla sınıfı biraz da mecburen imam humeyninin arkasında durmuşlarıdır.

peki sevmediği kişi kimdir? sevmediği kişi islamın beline en büyük darbelerden ikincisini vurmuştur. birincisi hilafetin saltanata dönüşmesini sağlayan muaviye ve oğlu yezidin yapığıdır ki Allah açtıkları kötü çığırdan dolayı onlara nasıl muamele edeceğini en iyi bilendir. ikinci büyük darbe hilafetin kaldırılmasıdır ki bu son darbedir. islam ümmeti bu darbeden sonra bir daha iflah olmamıştır. onları tekrar toparlayacak ve siz bir ümmetsiniz bu tefrika neyin nesidir? diyecek bir lider olmamıştır. ondan sonra mısırda toplanan hilafet konseyleri filan bir halta yaramamış ve koca ümmetin hilafeti bir kişi tarafından kaldırılmıştır. arakdaşlar düşünsenize ingiltere diyor ki: ben papalık sistemini kaldırıyorum. dünyanın tamamı da, "tamam madem sen söyledin, o zaman papalık sistemi kalsın" diyor. böyle bir durum olsa diyer ülkeler ingiltereye kıçlarıyla gülerler be. ama müslümanlar için aynı şey oluyor. türkiye "dünyadaki tüm müslümanların mümessili olan hilafet sistemini kaldırıyorum" diyor. bütün dünya müslümanları "tamam kaldırıyorsan artık hilafet yok diyor" ve 1400 yıllık bir hilafet geleneği ortadan kalkıyor.

arkadaşlar dikkat ediniz. ben kesinlikle hilafet doğru bir biçimde mi işliyordu? zulm ediyor muydu etmiyor muydu? doğru muydu? yanlış mıydı? şura usulüyle mi olmalıydı? kureyşeten mi çıkmalıydı? halk oyuyla mı seçilmeliydi? padişah mı olmalıydı? hedeydi hödöyü bunları tartışmıyorum. bunlar tali meselelerdir. komik olanı islam dünyasında hala özlemi çekildiği söylenen bir kurumum hiçbir yetkisi olmadığı halde bir kişi yada bir devlet tarafından kaldırılması ve bunu diğer devletlerin ve ümmetin tamamının sessizlikle karşılaması.

nuray ablaya gelince. o zulme uğramış biridir, mazlumdur, onun yanında yer almak mazlumun yanında yer almaktır... o kadar...

(bkz: medya maymunu)


çok sonra edit ve açıklama : söz konusu kişiyi sadece bir tv programından görmüş bir kişi olarak o bakınızı vermiştim. hanımefendinin geçmişi ve mücadelesi hakkında bir bilgim ve fikrim yoktu. fatih altaylı gibi bir zatın programıyla gündeme gelmesi ben de basit bir provokatör izlenimi uyandırmıştı....
şimdi o bakınız için önyargı ile hareket ettiğimi kabul ediyor ve hatalı olduğumu bildirmek istiyorum...
stv'nin yaptığı inanılmaz karalama kampanyasını hiç unutmayacağım kendisi hakkında.

beyler, bir kadın cahil olabilir ve hakkında bilgisi olmadığı konularda yorumlar yapmaması gerektiğini bilmeyebilir, kendisinin başörtülü kardeşlerimizin temsilci konumunda olduğunu unutarak konuşabilir.

ama hiçbir şey onun kaybettiği bebeğin acısını unutturamaz. o haklı davada hamileyken bile orda inadına durması, bütün zulme karşı direnmesi mahkemede ve yine gülebilmesi...

bu kadına saygıyla bakın ve ona sakın fadime şahin gibi bir ...'yla karşılaştırmayın. zira yavrusunu bu dava uğrunda can vermiş bir anne, ne yaparsa yapsın kutsaldır gözümüzde ve öyle olmalıdır.
hizmet ettiği davaya istemeden de olsa zarar vermiş kişidir
sayesinde herkes tüm başörtülülerin atatürk'ü sevmediğini düşünüyor
|
http://www.dunyabizim.com/n...

samanyolu haber'e göre provakatör.

"bu bile" bu hanımın kıymetini anlamak için yeterlidir.

herkes hesaplar yaparken o polis copu yemişti.
herkes hesaplar yaparken şimdi çeçenistan diyor.

ne diyelim.
bizden erkek.
ileride bugünlerin tarihini yazan müslümanların kendisini şöyle tanımlayacaklarına inandığım mücahide ablamızdır: müslüman hanımefendi. devrimci, direnişçi. rejimin bütün saldırılarına karşı teslim olmamış, direnmiş ve bir evladını bu uğurda rabbine kurban adamıştır. Allah kendisini katında ödüllendirsin.
|
bana göre de bu tür çıkışlar yapanlar birer saatli bomba. çünkü sırf başörtüsü yasağını kaldırmak çabasına girdiği için kapatılma tehlikesini ensesinde hisseden bir iktidar zamanında, bu tür kişilerin çıkışlarının hiç bir şeyi çözmeyeceğini, aksine müslümanların binbir emek ve mücadele ile elde ettikleri haklarını iyice yitirmelerine yarayacağını düşünüyorum.

bu hanım kardeşimize şunu sormalı; madem başörtüsü mücadelesi veriyorsunuz; o zaman durduk yerde neden atatürk'ü işin içine karışıtırıyorsunuz? onların kutsallarına neden dokunuyorsunuz. bu ülkede onların kutsalına değil dokunmak, o kutsalı övmemenin bile suç sayıldığını bilmiyor musunuz?. bilmiyorsanız ne diye ortalıkta geziyorsunuz?

bizim en büyük hatalarımızdan biri sırf sakallı diye, sırf başörtülü diye sırf bizim yerimize meydan okuyor diye, her doğruyu her yerde söylememesi gerekenlere hak etmedikleri desteği vermek. o zaman, ister provokatör olsun ister olmasın yanlışa yanlış diyemiyoruz.

biz ister beğenelim ister beğenmeyelim bu ülkede henüz "atatürk'ü sevmiyorum" demenin normal karşılandığı bir demokrasi ve hukuk anlayışı olgunluğuna sahip değiliz. çünkü laikimiz de dindarımız da böyle yetiştirilmiş. durum böyle iken, ve halihazırda bir çok cemaat ve dini referanslı parti, meşru hukuki zeminde yani sistem içinde bulunarak dindar insanların problemlerini çözmeye çalışırlarken, hatta bir zamanların en mücahiti erbakan bile sırf ülkenin bu baskıcı ortamından dolayı istemediği halde defalarca anıtkabir'de hazırola geçmişken ve atatürk'e methiyeler yazmak zorunda kalmışken, bu tür sorumsuz çıkışları kalkıpta desteklemenin ve dahi teşvik etmenin manasını anlamakta zorlanıyorum.

kahramanlık bu kadar ucuz mu?



|
başörtüsü davasının mücadelesini vermiş ve bedelini ödemiş bir ablamızdır. kendisine hürmet eder, sayarız.

tanım kısmından sonra, mütalaamızın esas kısmına gelelim. iktidarı boyunca, başörtülülerin haklarının iade edilmesi yalan yanlış bir iki tavır dışında, kılını dahi kıpırdatmamış liberal, amerikancı bir hükümete göre mi tavır belirleyecekti nuray canan hanım?

hükümetler halklarına göre konum belirmelidirler. halklar hükümetlerine göre değil. bu ülkede, bu iktidar döneminde başörtülüler aynı acıları çekerken, hükümet kendi menfaatlerini başörtülülerin haklarının üzerinde görüp bir adım dahi atmaktan imtina ederken, başörtülülerin her atacakları adımda hükümetin menfaatlerini düşünmelerini beklemek ne kadar saçma değil mi?

nuray canan hanım, işte bu noktada, böyle düşündüğüne inandığım bir hanımefendi'dir. ergenekoncu olarak yaftalanacak neredeyse birileri tarafından. varsın yaftalansın. dedim ya, kendisi hürmette kusur etmeyeceğimiz bir müslüman ablamızdır. sorumsuz çıkışları filan yoktur, birileri tarafından tavizsiz islami duruş sorumsuzluk olarak görülüyorsa, o birileri kendi islami tavırlarını sorgulayarak işe başlamalıdırlar. zira islami tavır, sümeyye gibi mızraklar göğsüne saplanacak olsa bile, konjonktüre, reel politiğe, bilmem kimin menfaatine göre değil, Allah'ın rızasına göre hareket etmeyi gerektirir.
|
tavizsiz islami duruşa sahip olmak. kulağa hoş gelen, ne kadar romantik bir cümle değil mi?

öyle ya yasir ailesi işkenceden geçirilirken, yanlarından geçen ve onlara sadece sabretmelerini öğütlemekten başka bir şey yapmayan peygamber efendimizi(sav) bile taviz vermekle suçlayabilecek romantiklikte bir söz.

rahmetli cem karaca, yalan da olsa hoşuma gidiyor söyle demişti ya öyle bir şey olmalı bu.
|
gaza gelmiş diyen kötüleyen kartel medyası ağzıyla eleştiren müslümanlara;
bu ablanın yaşadıklarını yaşamanızı diliyorum;
rabbim size onun kadar bilgi hidayet ilim irfan nasip etsin
üslupsal kategorilerden bağımsız olarak savunulmayı hak eden bir mazlum. evet, eğer muhatabını ters köşeye yatıramayacaksa ekrana çıkmaması kendisi için daha hayırlıydı ama olan oldu. bunun için tutup müslüman temsiline sahip bir medya kuruluşunun attığı iftiraları ya da resmi ideolojinin bizleri yaşamaya mecbur/mahkum ettiği sessizliği/takiyyeciliği eleştireceğimize zaten başörtüsü-karşıtlığından ziyadesiyle payını almış bu hanımı eleştirmek ne tür bir hak, izan, ahlak anlayışı ile bağdaşır? hem başörtüsü-karşıtlığı mağduru biri hem de nuray hanım'ın maruz kaldığı zulümden dolayı çok müteessir olan biri olarak bu hanım hakkında yapılan karşı-propagandaya dolaylı ya da dolaysız destek veren müslüman erkeklerin aynaya bakmasını ve başörtüsü-karşıtı mücadeleye katkıları hususunda kendi nefslerini hesaba çekmelerini tavsiye ediyorum. ve evet, bu noktada kendimi tavsiye makamında görüyorum zira yasağın kendisini yaşamadan, bedel ödemeden müslüman hanımlar hakkında ileri geri konuşan/eleştiren müslüman erkeklerden fena halde bunalmış durumdayım. siz gölge etmeyin, başka ihsan istemez beyler!
dokunulmazlık sıfatı olmayan ablamızdır. yaşadığı herhangi bir acı sebebiyle değil, şahsiyetli duruşu nedeniyle ihtiramı haketmektedir. islami çalışma ve çabalarına sistemle uzlaşmamak üzere kuranların, 'sol'a öykünmekle suçlanması ayrı bir garabettir. solun dilini kullanmıyoruz, ideolojisini de kullanmıyoruz, lisan-ı islam ile konuşuyoruz. ki lisan-ı islam, 'devrim' dediğimiz modern kavramın yerine, 'inkilab' kavramını kullanıyor. istikbal-ı inkilabat içinde en gür sedanın kime ait olacağı noktasında net bir duruş ifade etmek gerektir. nuray canan, bunu ifade edebilenlerdendir. birilerinin yüzüne, yakında nasıl bir inkilab ile devrilecekleri söylenmeliydi. söylendi de nitekim.
|
müthiş bir tanım daha öğrendik. üslüpsal kategorilerinden bağımsız savunulması gereken mazlummuş.

üslupsal kategoriler deyip bir kalemde geçtiğimiz de basit bir şey zaten öyle değil mi?

"atatürk'ü sevmiyorum,humeyni'yi seviyorum" diyerek yeni mağduriyet ve mazlumiyetlere kapı açmak, mazlum sıfatıyla gelen dokunulmazlık zırhı, her şeyi affetmeli değil mi?

medyanın elinde oyuncak olmuşuz gâm yok bize artık bugün mazlumuz nasılsa.



|
tek hatası fatih altaylıyı ciddiye alıp programa çıkmasıdır. * bugün dühttp://nyabizim.com da gördüm imkan-der diye dernek kurmuş. imam hatipte liseyi bitirelim çeçenistana gideceğiz diye sözleştiğimiz arkadaşlarım geldi gözüme. gidememiştik * ama çeçenistan bize geldiğinde kafamızı çevirmiştik. nuray hanım tutmuş gözümüze sokuyor. gelde kızma.

stvcilere not: bu dernektede ergenekon zımbırtısı çıkartırsanız bu sefer küfrederim.
|
ne kutsal ne de herhangi birinin affına ihtiyacı olan bir hanım. özeleştiri yapılacaksa bunu militan islamcılığın kalesi olan kurum ve kişilere yapmakta fayda var; zaten derdi başını aşmış, üstelik yaşadıklarından zaten ders çıkarmış olan bir hanıma değil!

bu arada başörtülü kadınların derdiyle dertlenen ne de çok müslüman erkek varmış, gözlerim yaşardı. borunuz sırf burada mı ötüyor beyler, sokağa da bekleriz! ah pardon, 'anarşi' çıkarmaya, ali devletimizi germeye gerek yok, unutmuşum..
öncelikle vay anam vay neler dönmüş serhat ya

açıklamak gerekirse, kendisi hakkında kullandığım kutsal kelimesi yanlış anlaşılmış. o sıfatı kullanırken 'çarpışarak geberdiler, güneşe gömüldüler' tarzı bir savunmayla kullanmadım ben. fadime şahin'e ve diğer başörtüsü hakları savunucularına göre kutsaldır dedim. ilahi bir anlam yüklemedim ama ilahi anlamda yüklenebilir gayet, çocuğunu kaybetmiş bir kadın var karşımızda.

sol jargonla uyuşan bir tarzda onu yazmamın sebebi, stv'nin de doğan medyadan farkı olmadan nuray canan bezirgan'a dalmasıydı haberlerinde. yani ortada bir lisan tartışması var bunun asıl sorumlusu kimin ağzıyla konuştuğunu bilmeyen stv'nin ta kendisidir, onun yaptığı hataları da söyleyip gene de sonuna kadar saygı duyan bizde değil.


güzel ve akıcı konuşan insanlardan,necla arat'a mükemmel ayar veriyor..
|


öngörülüymüş ayrıca....

chp'nin başörtüsü ve çarşaf açılımının işe yaramayacağını söylemiş aylar öncesinden...
|
fedakar,kimsenin yapamayacağı şeyleri yapan samimi müslüman ablamız.
|
atatürk'ü sevmiyorum,humeyni'yi seviyorum diyerek sahip olduğu ilim,irfanı gördük keşke hiç konuşmasaydı keşke her seferinde tuzluğu alıp koşturmasa,bi otursa yerinde. ülkemizin savaş yıllarından bihaber,nene hatun'u tanımayan ama bazılarınca hayranlık duyulan bi bayan.

inançlı kesimdeki aptallık derecesindeki iran hayranlığına da bişey demiyorum,susuyorum ,susuyorum....
inançlı kesimin inancını -hasbelkader- dile getir(ebil)miş bacımız.
bir kesimin yaptığı gibi kafamızı kuma gömüp aynı zamanda bir taraflara yaranabilmek adına benliğimizi inkar ederek provokatörlükle suçlamaz, hakaret etmeyiz kendisine.
aksine severiz, sayarız.
çok tanımamakla birlikte - kendisi öyle değilse özür dilerim ki umarım değildir- gördüğümde fadime şahin isimli kadını anımsatan şahıs.
fadime şahin, "derin" çetelerin pavyondan çıkarıp birilerinin başına musallat ettiği bir tiptir. bu arkadaşımız ise, insanların sevdiği ve sevmediği kişiler yüzünden cezalandırılmadığı bir ülkede, sevdiği ve sevmediği kişiyi apaçık ifade etmiş bir kimsedir. tarih bilgisi zayıftır. yanlış kaynaklardan beslenip, eksik ve zayıf bir tarih bakışı geliştirmiştir. ister bilimsel, ister duygusal, herkesin istediğini sevme veya sevmeme hakkı vardır. başörtülüler ve genel anlamda dindarlar, kimi sevip sevemdikleri konusunda birilerinden onay almak mecburiyetinde midir? kaldı ki, atatürkü sevmeyen bir çok kişi var bu ülkede. olabilir. seven de olur, sevmeyen de olur. türkiyenin daha demokratik ve yaşanabilir bir yer olması için, bu türden "mahalle" baskılarına girmeye gerek yok. rahat olun istim üstündeki arkadaşlar. öteden beri tarih özürlüsü olmamızın gerekçelerini tartışmak yerine, ne diye humeyni-atatürk polemiğine girmeli ki?

iran hayranlığı elbette saçma sapan bir şey. ama bırakınız herkes dilediğini sevsin. humeyniyi sevsin, lenini sevsin, atatürkü sevsin ve hatta beni sevsin. sevenlere dokunmayın. günahı büyüktür.

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar