saniyelik salaklıklar

asansöre binip 4'e basacağıma 3'e basmam ve bunun farkında olmamam. katımda indiğimden gayet emin bir şekilde anahtarı deliğe sokmaya çalışmam. lan niye acılmıyor bu kapı diye düşünürken çıkardığım sese ev sahibinin gelip kapıyı açması. bir 10 saniye boş boş bakışmamız. sonra iyi akşamlar deyip merdivenlerden kendi katıma çıkmam. komşumun hala bana bakması. çok uzun bakması.
devamını gör...
geçenlerde kemeraltına inicem. hazırlandım. anahtarımı aldım çıkıcam kapının arkasında anahtar var evde kimse yok. ulan gördün işte anahtarı neden kapıyı çekiyosun? sonra çilingir açtı kapıyı.
devamını gör...
yaşlandığımıza delalet. gözlük kafamdayken gözlük aramak.
devamını gör...
telefon elindeyken telefonu aramak, gözlük kafandayken gözlüğü aramak gibi şeyler. liste bu şekilde uzar gider.
devamını gör...
bilgisayarı alır otururum fareyi unuturum. kalkar onu alırım şarj az kalmıştır onu da almam gerekir. beraberinde çay içmek isterim bir şeyini unuturum.

(bkz: yoruluyorum)
devamını gör...
"bu sefer de o yazsin" diye kendi kendine karar aldiktan sonra bir anda yukselip yine yazmak.
devamını gör...
odadaki lambanın patlak olduğunu unutup ışık gelmeyince elektrikler kesildi diye düşünüp tv izleyerek elektriklerin gelmesini beklemek!
devamını gör...
ya hep yaşadığım ve bazen sinir eden durumkardır.
odama gidecekken mutfağa gitmem o da yetmiyormuş gibi bilgisayarı bulaşık makinesinin üstüne kurmam.
Allahtan içine miçine düşmedi kapağı niye hep açıksa?
korkuyorum vallahi annemi birgün elinde sabunlu bezle bilgisayarımı temizlediğini falan hayal edince.
devamını gör...
bir arkadaşla karşılaşıp iki hoşbeşten sonra arkamı dönüp binaya girmek için kapıyı açmaya çalışırken yaptığım saniyelik salaklıktır. 3 kez zorladıktan sonra kafamı kaldırıp bi etrafa baktım, meğer girmem gereken kapı 2 metre ilerideymiş açmaya çalıştığım kapı ise mahkum koğuşunun devasa kilitli kapısı. en kötüsü de bunları izleyen bir seyircinin olması.
devamını gör...
sofra toplarken bardağı, tabağı çöpe atmaya çalışmak.
tam yatıyorum meğer göz bandım çekmecede tee kalkıyorum oradan alıp geliyorum bana öyle bir zulüm geliyor ki.
uzak bir yere yatılı giderken masa da kitapları ayırdım bunları alayım bunları bırakayım dedim sonuç alacaklarımı bırakmışım bırakacaklarımı almışım. ama onlar da iş gördü Allahtan iki kısım da okumadığım kitaplardı.
devamını gör...
platonik bile denilmeyecek bir karşı cinse, seyyardan alınmış ve bir iki gün cepte taşınmış 3 liralık kolyeyi "bu senin" diyerek uzatmak. evet yaptım bunu.
devamını gör...
okulun kütüphanesinde kapalı olan bilgisayarı açmak için kasadaki açma kapatma düğmesine basmak, fakat kasanın aslında yan taraftaki bilgisayara ait olması. bilgisayar açılmadığı için düğmeye tekrar tekrar basmak ve yan taraftaki bilgisayarın sahibiyle göz göze gelmek.*
devamını gör...
sigaranın ateşini koltuğa düşürmek.
yerlilerin yerel dans figürlerini sergilettiriyor.
devamını gör...
başörtüsü yokken namaza durmak . bir toplan kendine gel...
devamını gör...
su ısıtıcısına suyu koyup düğmeye basmamak. lan bi insan her seferinde aynı şeyi yapar mı ya?
devamını gör...
insanın aklına geldikçe beynine çatal saplayası geliyor.
devamını gör...
pc'de sözlüğe bakarken sıkılıp "telefonda ne var ne yok bir bakayım." deyip telefondan da sözlüğe girmek.*
devamını gör...
günün birinde bir arkadaşıma hararetli hararetli bir mevzu anlatıyorum. elimde sigara da var böyle yükseldiğim vakit konuşurken elim kolum oynar benim derken sigarayı çocuğun gözüne sürttüm. Allahtan bişey olmadı, buda böyle bi anımdır.
devamını gör...
otobüste kulaklıkla müzik dinlerken, birden sesin boğuk ve uzaktan geldiğini fark etmek. aynı zamanda bazı kişilerin size tip tip baktığını görmek. noluyoruz lan derken birden telefonun kulaklığı algılamadığını ve müzik sesini dışarı verdiğini anlamak! duyduğunuz utançtan dolayı aniden gelen acil durumlarda camı kırmak için kullanılan çekiçle kafanıza kafanıza vurma isteği!
devamını gör...
kalabalık bir otobüs durağında zar zor otobüsün kapısina gelince yanlış otobüs olduğunu fark etmek.
devamını gör...
birkaç gün sonra doğum günüm var. arkadaşımın biri sağ olsun isviçre çakısı hediye etti. ben elime alıp artistik bir şekilde açarken "aman dikkat et çok keskindir" dedi. bu cümleyi bitirmeden benim parmağım şakır şakır kanamaya başlamıştı bile.

ayrıca tek elle entri girmek çok zormuş lan!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar