sigarayı bırakma günlüğü

5 gün oldu sözlük . derdim zaten hep başŸıma bişŸey gelmeden bırakmam diye . azıcık midem ağŸrıdı bırakıverdim . nasıl bir yusuflamadır bu anlamadım * . 5 günde bırakmışŸ sayılmıyorsun ama 5 gün içmemenin verdiğŸi gazla komşŸu akraba arkadaşŸ sevgili kim varsa büyük bir coşŸkuyla verdim haberi . aldığŸım tepkiler daha da gaz etkisi yarattı tabi . . valide hanım sevindi en çok . dayanamıyorum yüzündeki tebessüme kadının . ekstra bi motivasyon oldu bu bende . şŸu satırları yazarken dışŸarı çıkıp 2 nefes almamak için kendimi zor tutuyorum yine de. cidden zor . beyinde biter diyorlar ama değŸil . alışŸmışŸ vücut nikotin almaya savaşŸıyor kendini parçalıyor adeta . hele bir de gece uyku tutmazsa evin kapısını kitletip anahtarı saklatmayı düşŸünüyorum . şŸimdilik bu kadar . sözlüğŸü günlük olarak kullanma fikrimi ? mazur görün destek olun ve hatta sizde katılın . *

devamını gör...
tiryakilerin bıraktıktan sonra kendini rahatlatma amacıyla tuttuğu günlüktür. ilginçtir ki güldürür.


--- alıntı ---
sevgili günlük, bu sabah hürriyetâ´in kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vücuda yaptığı olumlu etkileri anlatan bir haber okudum. bu tarz haberlerden oldum olası tiksinmeme rağmen nedense coşup sigarayı bırakmaya karar verdim. kararım kesin, sigarayı bırakıyorum. bu kararımın vücuduma etkilerini gösteren tabloyu başucuma astım. içimin zehirden temizlenmesini tabloya bakarak daha rahat hissedeceğim. åžimdi masanın üzerindeki dolu sigara paketini buruşturup çöpe sallıyor ve sağlıklı gürbüz bir kişi olma yolundaki ilk adımımı atıyorum.

sekizinci saat
sevgili günlük,
tabloya göre sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra tansiyon ve nabız normale dönüyormuş. inanır mısın, bunu hissediyorum sanırım. tamam, tansiyon ve nabzımın bundan sekiz saat önceki halinde de anormallik hissetmemiştim,ama normale dönmesi iyi bir şey herhalde. coşkumu paylaşmak için teomanâ´ı aradım, sigarayı bırakmama "geçici ubeyd korbey sendromu" adını taktı. "oğlum" dedim, "bak tam sekiz saattir sigara içmiyorum, tansiyonum ve nabzım cillop gibi oldu".
bunu söyleyince kendi nabzının ve tansiyonunun da harika olduğunu söyledi, meğer sekiz saattir uyuyormuş. yavşak işte, ben ne diyorum o ne diyor. yalnız laf aramızda, kafama takıldı gerçekten, demek ki günde sekiz saat uyuyan bir sigara tiryakisinin tansiyonu ve nabzı da günde bir kere normalleşiyor. e peki, tansiyon ve nabız günde üç kez normale dönemeyeceğine göre benim kazancım ne bu işten? demek ki, savaşı erken bırakmayacaksın. yoksa teoman itinden ne farkım kalır? onun tansiyonu da normal, benimki de.... neyse, bakıcaz....

onuncu saat
sevgili günlük,
sigarayı bırakırken başlangıcın çok zor geçtiğini duymuştum. hiç de değilmiş. az önce yemek yedim, iştahım açılmış, yemeklerin tadını daha iyi aldım. yıllardır ilk kez yemeğin üzerine sigara içmeyeceğim.

on birinci saat
acaba azaltarak mı bıraksam? sadece yemeklerden sonra içsem mesela? yok yok, dayanmam lazım. kuruyemişçiye gidip kabak çekirdeği alayım, oyalanırım.

on üçüncü saat
iki saattir aralıksız kabak çekirdeği yiyorum. ve bir de yıldıran dejavu: "abi bu çekirdeğe elini sürünce bırakamıyorsun."

on dördüncü saat
kabak çekirdeğini bırakınca yemekten sonrakine benzer bir sigara içme isteği uyandı. çöpe attığım sigara paketini ararken telefon çaldı, teomanmış. "sağlığında yeni düzelmeler var mı?" diye sorup kahkaha attı .vay ayı vaaay, sigarayla mücadelemde başarısız olmamı bekliyor demekki. bu beni sinirlendirmekten çok kamçıladı. ulan teoman, görüşürüz bakalım. ilk işim sigara paketinin olduğu çöp torbasını evden atmak

on yedinci saat
sevgili günlük,
kendimden utanıyorum. az önce kapıdaki çöp torbasını geri almaya karar verdim, kapıcı götürmüş. kararsızım, sigarayı bırakanların sinirli olmaya başladığı ve kilo aldığı söyleniyor. åžişman ve sinirli biri olup hüseyinâ´e benzemeyeyim sakın?

yirmi dördüncü saat
sevgili günlük,
biliyor musun, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski yüzde 25 azalıyormuş. fena değil ha, ne dersin? teomanâ´ı aradım az önce, sana en fazla 15 gün veriyorum dedi. kalp krizi riskinin azalmasından sözettim, güldü. gül bakalım teoman efendi, gül... gidip kabak çekirdeği alayım.

ikinci gün
sevgili günlük,
dün çok kötü geçti. kuruyemişçiye gidip bir kilo kabak çekirdeği aldım. gazeteleri çıkmadan okusaydım keşke, hıncal uluç köşesinin yarısını "kabak çekirdeğinin cinsel güce katkıları"na ayırmış. Allahım, ya kuruyemişçi de okumuşsa yazıyı? ulan yüz gram al çık, bir kilo niye alıyorsun? bundansonra o dükkanın önünden geçemem.

üçüncü gün
sevgili günlük,
çok güzel bir gündeyiz. sigarayı bırakmamın üzerinden 72 saat geçti, yani sinir uçlarım bugünden itibaren yenilenmeye başlıyor. daha da güzeli, sevgilim geliyor. bugün biraz sinirli gibiyim, kızın yanında arıza yapmasam bari...

dördüncü gün
sevgili günlük,
dün ne güzel başlamıştı hatırlarsın, ama korktuğum başıma geldi ve sevgilimle kavga ettim. her şey iyi başlamıştı halbuki. bir ara dışarı çıktık, ben sosisli sandviç almak istedim, hanımefendi karşı çıktı. neymiş, yürüyerek yemek yenilmezmiş. durduk yerde kavga çıktı. sonunda dayanamayıp karşıdaki lokantaya gittim ve patlıcan musakka söyledim. garson tabağı getirir getirmez hatunun yanına koştum ve "yürüyerek yemek öyle yenmez böyle yenir" diyerek elimde tabak yürümeye başladım. bir yandan da musakkayı yemeye çalışıyorum. kız kaçmaya başladı, ben de peşinden koşuyorum. bir ara ağzımdan köpükler çıktığını farkedince durakladım. elimdeki tabağı çöpe atıp eve döndüm. sevgilimin telesekreterine not bıraktım, umarım arar.

beåžinci gün
sevgili günlük,
bu sabah istikbalâ´den çek-yat gelecekti, öğlene kadar bekledim, ne gelen var ne giden. birden sinirlerim tepeme çıktı, elimde odunla beklemeye başladım. hayır, niye sözünde durmuyorsun kardeşim? sabah dediysen sabah getir. adamlar saat üçte geldiler, ben odunla kapıya çıkınca tedirgin olup kaçtılar. istikbalâ´i arayıp siparişi iptal ettim, serayâ´ı var mobellaâ´sı var canım, banane yani...

altıncı gün
sevgili günlük,
sevgilim aradı, bana çok kızgın olduğunu söyleyip bir çuval zır zır yaptı. zaten ona moralim bozuk, bir de teoman gelip karşımda fosur fosur sigara imesin mi? dumanı suratıma üflediğinde çaktırmamaya çalışarak içime çekmeye çalıştım. ulan özlemişim be...

yedinci gün
sevgili günlük,
kabul etmem gerekir ki bugün çok sinirliydim. gevşemek için televizyonu açıp belgesel izlemeye başladım. discovery channelâ´da timsah avcısı diye bir lavuk var, 10 dakika dayanamadım herife. eline bir yılan almış, yılan çıtır çıtır ısırıyor, bu gevrek gevrek gülüyor. neymiş, yılan zehirsizmiş.ya arkadaşım, zehirsiz diye ne bu yani? national geographicâ´ı açıyorum, zürafalar var, daha iyi. ama zürafalardan, mary ve ailesi diye söz ediliyor. Allah belanızı versin hepinizin. süt içip uyumaya karar veriyorum, süt şişesinin üzerine "lütfen çalkalayınız" yazmışlar. çal-ka-la-mı-yo-rum. mecbur muyum lan sizin şişenizi temizlemeye. para almasını biliyorsunuz eşşoğlueşşekler sizi be! akşam arkadaşlarla bira içmeye gittik. buinsanlarne kadar anlayışsız var ya günlük, aklın oynar.ulan zaten sigarasız bira içiyorum, beynim sulanmış, hala üzerime geliyorlar. masada ideolojik hadise çıktı, dışarı kadar uzadı. tartışma sorun değildi de "sigarayı bıraktığındanberi kilo aldın lan kocagöt" deyince dayanamayıp kafa attım teomanâ´a. yapmasam iyiydi.

sekizinci gün
sevgili günlük,
teoman arayıp bir daha benimle görüşmek istemediğini söyledi. çok umurumdaydı lavuk. gereken cevabı verdim zaten. bu arada, gazetede okudum yine. sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden bahsediyordu. azaltarak bırakma ve marka değiştirerek bırakma maddeleri ilgimi çekti. acaba? ama yok yok, bu kadar dayandım, gerisini getirmek lazım.

dokuzuncu gün
sevgili günlük,
sana ne zamandır sevgili günlük diye seslenmediğimi farkettim. oysa sen bu dünyada beni anlayan tek varlıksın, tek dostumsun. bugün ne oldu biliyormusun, sevgilim beni terketti. alçak kadın, manyaklaştığımı söyleyip ayrıldı benden. bu arada kabak çekirdeğinin bokunu çıkardım, her tarafımda sivilce çıktı.

onuncu gün
sevgili günlük,
iki gün önce, sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden sözetmiştim. ben iki yöntemi birleştirip hem marka değiştirdim hem de azalttım. günde üç tane yemeklerden sonra parliement içiyorum. o kadar zaman sonra ilk içilen sigaranın bir güzel kafası var, şaşırırısın.

on birinci gün
sevgili günlük,
kendime bir iyilik yapıp sigarayı beşe çıkardım. ha üç, ha beş. eskiden günde bir paket içiyordum, şimdi beş tane içiyorum. yine kazançlıyım yani...

on ikinci gün
sevgili günlük,
bugün gazetede amerikaâ´da yapılan bir araştırmayla ilgili haber okudum. habere göre günde 10 taneye kadar sigaranın çok fazla zararı yokmuş. üstelik sigaranın markasını değiştirmekten falan da bahsedilmiyordu. madem öyle günde 10 tane camel içebilirim.

on üçüncü gün
sevgili günlük,
sevgilimi ve teomanâ´ı arayıp özür diledim. sevgilim, bir süre daha görüşmek istemediğini söyledi. ağzımdan köpükler çıkarken koşturduğum sahneyi unutamıyormuş. haklı kız, bir şey söyleyemedim. teoman aramızda geçen hadiseyi sigaraya yordu, ona göre yavaş yavaş sigara içmeye başlayınca beynim tekrar faaliyete geçmiş. neyse barıştık ve yarın akşam buluşmaya karar verdik.

on dördüncü gün
sevgili günlük,
teomanâ´la ocakbaşına gittik. içtiğim sigaraları saymadım. teomanâ´ın da dediği gibi, sigaranın zararlarını bilerek içiyorum, kime ne? sana da soruyorum günlük, sana ne?

on beåžinci gün
sevgili günlük,
püfür püfür içiyorum sigaraları. bir de, "sigaraya tekrar başlayınca ne olur" tablosu yapmaya başladım. sevgilim de bir daha sigarayı bırakmayacağım sözünü verince geri döndü. elveda günlük, bir daha işim olmaz seninle.
--- alıntı ---
devamını gör...
1 gün geçti gibi, ama kafam hala iyi değil. kendimi çereze vurdum. kafam hafiften gidik. dualarınıza talibim ciddi şekilde sigarayı bırakmayı düşünüyorum... yani bırakmaya ihtiyacım var...

yani sağlık sorunlarından falan değil, bildiğini müptelası olmuşum rahatsız ediyor bu durum. böyle bağımlı olma hali çok irite edici bir durum.
devamını gör...
2 gün geçti, dün yaşadığım depresyona göre daha sakin gibi hissediyorum. ancak kulaklarım çınlıyor...
dün bir ara dışarı çıktım, kuru yemişçinin önünden geçerken ya bir paket sigara alayım günde bir tane içerim ne olacak o kadardan diye geçirdim içimden sonra olmaz alırsan içersin dedim vazcaydım. resmen nefsimle mücadele ediyorum...
devamını gör...
ibret niyetine koah hastası olan iki amcamı paylasabilecegim günlük.

abi bırakın.. nefesi alıp da verememek var.
devamını gör...
tesadüf eseri gölgesine tüküren adamla beraber aynı gün bırakmışız daha önce de 6 ay ve 2 yıl hatta bazı zamanlar kısa aralar veriyordum bu konuda kendimi eğitmiş biri olarak bu gün mouse pillerini değiştirirken yeni pil koymayı unuttum ve mouse'u kullanmaya çalıştım.
devamını gör...
sonra 4 ayda günde iki paket, hatta bazı günler üçüncü paketi zorlayaraktan ondan öncesinde 12 yıllık bir içicilik döneminden sonra bende dün bıraktım. bu zamana kadar çok bıraktım çok başladım. bu sefer kesin bıraktım diyorum. dün gece yatmadan önce içmiştim. saat 1 2 gibi. bu saate kadar canım istemedi. normalde de zaten içmicem dediğim zamanlarda gündüz canım çekmiyor. problem şöyle başlıyor: sigarayı bırakıyorum ve yatana kadar içmiyorum. o zamana kadar hiç sigarayı aramıyorum. sonra yatağa girince canım sigara istiyor ve sigara içmeden uyuyamıyorum. haliyle gecenin kaçı olursa olsun gidip marketten sigarayı alıyorum. o ilk sigarayı içince sonra sigaraları yemeğe başlıyorum. bu şekilde bırakamıyorum. bu sefer dayanmayı denicem bakalım nolcak.
devamını gör...
hemen hemen aynı günlerde benim de katıldığım etkinliğin günlüğü... beşinci gün itibariyle bişeyler deyiverem nacizane...

sigarayı bırakmaya karar verdiğim günden beri nöronlar - sigara isteği - cinler - zevk alma gibi temalar etrafında fazlaca dolandığım için kendimce bir kurgu oluşturdum ve bu kurgu ziyadesiyle işime yaradı...

vakt-i zamanında sigara içme hadisesini beynimizde şöyle kodlamışız kardeşlerim: sigara eşittir zevk...

bu kodlama hadisesi neticede mekanik bir olay, yani bir nöron hücresinin diğeriyle bir çeşit elektrik hattına benzeyen iletişim kurması, bağlanması hadisesi... sigara içme eylemini koordine eden beynimizde bir bölge, zevk ve haz duyma ile alakalı bir başka bölgeyle bağlanıyor. bu bağ zaman içinde içilen tüm sigaralar, etrafın sigara hakkındaki "iç oğlum güzel bişi" şeklindeki olumlu veya, "sigara zor bırakılır, uyuşturucudan beterdir" şeklindeki olumsuz yargılarıyla filan iyice perçinleniyor, pekişiyor.

bu işleyiş mantığını iyice idrakıma oturttuktan sonra, ertesi gün paket almadım ve sigara içmemeye başladım. ilk üç gün sigaranın yol açabileceği muhtemel depresif hallerle başedebilmek için de her gün büyük bir paket çikolatayı, mideye afiyetle indirdim... malum serotonin olayı * mutlu mutlu geçiştirdim tüm atakları bu sayede...

başlarda sıkça aklıma "yarın bırakırsın yaw şimdi ne gereği var canıımm" diye ping atan nöron sinyallerimi de olağan karşılayıp cevaben şunu dedim kendilerine: "sen yanlış bir nöron bağlantısısın, şimdi bu bağlantıyı değiştiriyorum. sigara içmemek çok daha keyifli ve anlamlı..."

sigara isteği yemek veya susuzluk gibi meydana gelmiyor da düşüncede hep aynı şarkı cümlesini çalan, takılmış bir plak gibi ikna edici mantıklı bir cümleyi akla getirip duruyor. "ne gerek var bırakmaya şimdi" gibi öneri içeren bir iç ses gibi...

işte bu ping sinyalinin veya iç sesin cinni bir etki olduğuna inanıyorum. bir yerde okuduğum yazıda denilmişti ki, "cinler sigaranın dumanından beslenirler ve sigarayı bırakmış kişiyi çok rahatsız ederler"

bu bilgi normalinde ürkütücü gibi görünse de farkındalıkla yaklaşıldığında, sigarayı bırakma sürecinde itme kuvveti olarak destek verici olabilir. sigara kendini hatırlatıp "ne gerek var" filan dedikçe bunun cinni bir etki olduğunu hatırlayıp uzak durma çabasına destek amacıyla yararlanılabilir.

neticede.... bugün beşinci gün. artık o iç ses tacizi çok aza indi şükür... günler geçtikçe sigarayı bırakmış olmanın değerli bir emek olduğunu anlıyorsunuz ve tekrar içmemek adına bu emeği heba etmemeliyim düşüncesini de arttırmış oluyorsunuz bir yandan...

ve kocaman bir "başarma duygusu"....

Allah sigarayı bırakan tüm kardeşlerimi ve beni muvaffak eylesin... içmediğiniz her gün için şöyle güzel bir şükür edin tüm kalbinizle... şükrünüzü yaparken güzeller güzeli resulullah'a da bir selam ediverin.... ve kendinize sorun:

resul bugün sizi sigara içerken görse ne derdi?
devamını gör...
sevgili günlük, naber?
sigarayı bırakalı 3 ay oldu. çevremdekilerin özellikle annemin bırakmam konusunda verdiği öğütlere kulak asmadım. iş öyle bir boyuta geldi ki annem, hadi sağlığı geçtim verdiğin paraya yazık dedi. biz canımızın kıymeti yok derken laga luga olsun diye demiyoz, cidden yok. annemin ısrarlı tutumu karşısında her zaman için şunu söyledim, ne zaman bırakacağıma ben karar vereceğim. bu önemli, yani bunu benim istemem. motivasyon, kararlılık, sürerlilik bütün bunların hepsi benim irademizi dahilinde gerçekleşebilir ancak.
bundan yaklaşık 3 ay önce göğüs hastalıkları stajına başladım. hocamız ilk gün staj kazanımlarını anlattı ve en sonunda bizim bu stajdan en büyük isteğimiz aramızda sigara içen varsa bu stajla birlikte bırakması dedi. sigara içenlerin suratında 'hoca tatava yapma bas geç' ifadesi. bir süre staja gidip sigaranın zararları üzerine zilyon tane ders, kliniğe çıkınca sigaradan ötürü genç yaşta solunum cihazına bağlı ve bir başkasının bakımına muhtaç olan birsuru hasta gördüm. gördükçe içim ürpermiyor değildi, fakat eve dönünce içmeye aynen devam.
bı gün hoca derste sigara hakkında şunu söyledi, sigara içen bir anne daha doğmamış bebeğinin göğüs hastalıklarına yakınlığını arttırır. daha ortada olmayan bir bebeğin, annesinin sigara içmesi durumunda astımdan tutun koah'a kadar tüm bu hastalıklara yatkın olma sebebi, yaşıtlarına göre hayatı boyunca nefes alışverişi gibi bir olayda zorluk yaşaması annesinin keyfi öyle istediği için oluyor. bunu tahayyül edebiliyor musunuz? ben edemiyorum etmek de istemiyorum. belki ilerde sahibi olacağım el kadar bebemin bu duruma düşmesi ve buna benim sebebiyet verebilecek olma ihtimalimden ötürü kendime sövdüm hayli. ama şu var ki bir yandan sövüp bir yandan içmeye devam ediyordum.
staj boyu bu döngü devam etti. bir yandan bu meretin sonuçlarını gözümün önünde bir hayattan neler alıp götürebileceğini görüyordum, bir yandan içmeye devam ediyordum.
odamda yarım paketim kalmıştı. birkac gün geçti baktım hala paket yarım duruyor. bir hafta geçti hala aynı. lan bu sigaralar mitoz mu bölünüyor niye bitmiyor bu paket diye içmeye kalktığımda bu eylemi eskiden yaparken aldığım hazzın binde birini almadığımı farkettim. sonra iki üç dört hafta derken üç ay oldu ve ben hâlâ bir dal dahi içmedim,çünkü içesim gelmiyor. o yarım paketi ve çakmak da annem yanıma geleceği zaman çöpün dibini boyladı. noldu senin sigara devam ediyor musun diye sorduğunda da yok, bıraktım ben içmiyorum artık dedim.
işte böyle sözlük. bu arada bıraktım ama acaba tekrar başlar mıyım kuruntusu da ara sıra gelip uğruyor, fakat eskiden sigara içtiğim mekanlara gittiğimde bile sigara içme isteğim vücut bulmuyor. bu demek oluyor ki, baya baya bırakmışım lan.
çünkü sigarayı daha çok içtiğin mekanlara gitmek, sigara içme isteğini arttırır bi miktar oralardan uzak durun en azından kendinizden emin olana kadar.
ben yaptım oldu, siz de evlerinizde kendi sigaralarınızı bırakmak istiyorsanız kanalına abone olmayı unutmayshdhdjd.
devamını gör...
2.5 saat geçti daha fazla dayanabileceğimi zannetmiyorum..
devamını gör...
dün icmedim. aksam 22.30'da yattim. ama sigara icmedigimden uyuyamadim gece 2'e kadar yatakta döndüm durdum. ama gidip almadim. 2 gibi uyumusum.sabah aramadim. okula geldim bir espresso ictim. derse girdim. dersin konusu biyopolitika. hoca sigara alkol yasaklari vesaire devletin saglikli bir toplum yaratmak istemesinden kaynaklaniyor. bunu yapma sebebi de daha iyi çalışması falan dedi. bir kanıma girdi ama hala icmicem. fuko'nun makalesini de okudum. o da ayni seyleri söylüyor. sonra dedim fuko icin: boyle dedin dedin kanserden gittin bak noldu şimdi.

neyse hala içmiyorum.
devamını gör...
sigara bırakılmaz, ara verilir. tıpkı knight online gibi.
devamını gör...
3 gün geçti, bugün diğer günlere göre daha zor geçti çünkü iş yerinde herkes öğrendi.

bu da demek oluyor ki, herkes hacı gel sigara içelim muhabbeti yaptı. bugün her yerde sigara kokusu almaya başladım. burnum hassaslaştı.

sigara yerine bugün filtre kahveye vurdum kendimi, yaklaşık 15 bardak içmişimdir. akşam üzeri çarpıntı yaptı, bir ara kalp krizi geçiriyorum sandım...

ama bugünü de kazasız belasız atlatmayı becerdim gibi gerçi daha yatmama çok var...

hala dualarınıza talibim... lütfen namazlardan sonra benim için de dua etmeyi unutmayın...
devamını gör...
dun yine içmedim. yalnız çok güzel içmedim. eve geldim pizza söyledim. pizzadan sonra bir kahve içtim. kahveden sonra aslında canım istemedi. ama gecenin ilerleyen vakitlerinde biraz istek oluştu. gece oluyor böyle şeyler. bende bir yarım kilo ayva yedim. sonra immanuel wallerstein'in modern dünya sistemi kitabını okumaya başladım. burada yazdım. üçe dörde kadar öyle takıldım. sonra uyudum. ama bu sefer direk uyudum. sabah da dokuzda kalktım. velhasıl, fiziksel bağımlılığım bitti sayılır. bundan sonraki süreçte ah be şimdi şu şarkı eşliğinde ne sigara içilirdi ya da ah be şu filmi izlerken sigara nasıl giderdi diyeceğim zamanlar kalıyor. bunlarda işin psikolojik yanı. bunlar uzun süre geçmeyecek sanırım bakalım nolcak.
devamını gör...
üş gün oldu. evde sıkıntı yok lakin dışarıda direkt baskı artıyor. pamuk ipliği iradem bu kadar baskıya gelemez. birazdan alırım.
devamını gör...
neden epeydir boş kaldığını merak ettiğim günlük.

nooldu arkadaşlar bi hevesle yazmaya başladıydınız. tekrar mı başladınız yoksa ?
devamını gör...
sigara bırakılmaz. bırakmak pişmanlıktır.

sigaraya başla başlatma hayatına.
devamını gör...
aranızda sigarayı bırakmayıp gelip buraya bıraktım yazanlar görüyorum yapmayın okul müdürü gibi sözlüğe girişte arama yaparım tek tek. ayrıca bilmem kaçıncı günüm bir tek dün kendimi ödüllendirip bir dal içtim o kadar.

not: canım benim bir tane içtim diye nasıl üzülüp eksiledi ya kıyamam ben sana.
devamını gör...
bu gün ilk gün sözlük. elhamdülillah çok zorlanmadım. ama bırakmadan önce 4 paket içtim. baya idare eder o kadarı diye düşünüyorum. *
yani bir de söz verdim saftirik gibi. sağlığım git gide kötüye gittiği için mecburen bu sözü de verdim. her dala 15 aç doyuracağım. dedim. annem de namaza başladı. yani ben artık içemem sözlük. ara ara yazarım. çok canım çekerse felan yakınırım buralara. *
devamını gör...
1 hafta içmesem aramıyorum, içince de paketin dörtte üçü bitiyor. nasıl iş anlamadım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar