birkaç gün önce salonda ışıkları kapatıp tv izliyorken ışığı açık bıraktığım holden salonun kapısının camına yansıyan gölge... ardından hemen hole geçmem, tüm odaları araştırmam fakat hiçbir şey bulamadan geri dönmek üzereyken bu kez salondan yansıyan aynı gölgeyle gecemin kabusa dönmesi...sonrası nas felak... uyku mu...belki sabaha doğru mümkün olmuştur.
devamını gör...
haftalarca beni uyutmayan anımdır. şükür ki çok zorlamadı beni.

------- gerilim mode on ---------

üniversite ikide arkadaşın evinde yatıya gitmiştim. arkadaşın evi ümraniye'de bir apartmanın birinci katıydı. evin içinde hafif bir uğultu duyuluyordu.bu uğultunun ne olduğunu sorduğumda arkadaş bana yan apartmanda bir peynirci marketi olduğunu ve büyük buzdolaplarının bu sesi çıkardığını söyledi. arada bir artan ve rahatsız eden o ses muhtemelen ki gece başıma gelen olayda korkmama sebep olan şeydi.

gece solanda uyurken, birden sanki kulağıma birisi ismimi haykırıyormuş gibi geldi ve o anda gözlerimi açıp uykudan uyandım. evet sanki biri kulağımın dibine kadar gelip ismimi haykırmıştı. gözümü açtığımda hala o evin içini dolduran uğultu sesi vardı. nolduğunu anlamaya çalışırken birden titremeye başladım. sanki ayaklarımdan başıma doğru üzerimden bir şey geçiyor gibiydi. Allah'tan salonda yalnız değildim. arkadaşlardan birini uyandırdım hemen. sağolsun telaşım geçene kadar uyumadı kızcağız. bu olay sonunda bir hafta boyunca her gece aynı titremeyi yaşadım ve korkudan yalnız uyuyamadım. taki muska yaptırana kadar. çok şükür başka olmadı olayım.

---------- gerilim mode off------------
devamını gör...
kuzenime kaldığımız günlerin birinde, kuzenimin kedisi patileri ile vurarak beni ve dolasıyla tüm ev ahalisini sabah namazına uyandırmıştı. sonra kendısi kıvrılıp uyumaya devam etmişti, o ayrı.
devamını gör...
bir gün kampüste yürüyordum. bi' köpek havladı. korktum.
devamını gör...
her ayın 15'i geldiğinde maaşımı atm cihazından çekiyorum.
devamını gör...
geçen bi uyandım gece gece. ayak ucumda chucky oturuyor. çok uykum vardı uyumaya devam ettim. sabah kalktım sağa sola baktım yok. aradım telefonu da kapalı veledin...

*
devamını gör...
biraderimle memlekete gittiğimizde mezar ziyaretleri yaparız. merhum akrabaların mezarlarına okuyup sularken biri bana seslendi "onur yavrum nere gidiyosun", ama ses ilkokuldaki öğretmenimin sesi. durdum bi etrafıma baktım biraderim sordu neye bakınıyosun diye "duymadın mı yusuf öğretmen vardı ya o bağırdı bize de göremedim nerde" dedim. biraderim "iyi de abi öldü yusuf öğretmen" dedi, ben etrafa bakınırken gözüm bir kaç metre mesafedeki mezar taşına takıldı "yusuf şentürk". allaaah mecbur gidip okuyacam ama titriyom wallah abdest bozuldu bozulacak. birader de tırstı "sana demiş banane git sen oku" diye gitti arabaya oturdu hayvan. yalnız başıma korkuyla yarım yamalak okudum içimden de "gidiyim mi hocam gidiyim artık" falan diye ikna ediyorum. sesi duymadan önce farketmeden mezar taşını görüp bilinçaltımda sesi mi oluştu bilemiyorum ama hala aklıma geldikçe korkarım. geçen taşınırken ilkokul karnemi gördüm adamın imzası var karnede yine ürktüm indim çatı katından hemen.
devamını gör...
karabasan denilen şeyle ben de tanıştım.ciddi pazarlıklar sonunda bir daha uğramadı bana.eğer o bir varlıksa sanırım artık benden tırsıyor.benim beynimin bujilerinin yanmasıysa, iyi ayar çekmişim.

rüyamda gideceğim yerleri ya da yaşayacağım şeyleri önceden görme gibi durumlarım zaman zaman oluyor.nadiren tabi.rüyamda ne zaman dişim ağrısa birisi hastalanır,ne zaman dişim düşse biri ölür.dedem öldüğünde aylarca haberim olmadı.öğrenene kadar her gün akşam ezanı okunurken ağlama krizim tutardı.örnekler uzar da gider işte.

(bkz: ben de böyle bir garibim işte)
devamını gör...
şöyle bir olay yaşamıştım.

o zamanlar lise 3. sınıftayım ve 1.dönemin karne günü.
sınıftan zühre adlı arkadaşım benden bir şarkı indirmemi ve ona götürmemi istedi.
o şarkı da abimin telefonunda mevcuttu, * ben de karne günü sabahı abimin telefonundan hafıza kartını çıkartıp aldım.
neyse gittim okula, zühreye hafıza kartını vericem, arıyorum kart yok.
işin ilginç yanı ise kartı sadece telefondan çıkardığımı hatırlıyorum, nereye koyduğuma dair hiç bi bilgim yok. *
kartı bulamayıp eve gittim. evde her yeri aradım yine yok.abim bana baya kızdı buraları geçeyim.


yaklaşık 2 ay sonra..
okula beraber gittiğim merve diye bir arkadaşım vardı.
bana telefonundan küçük kardeşimin resmini gösterip korku dolu bir biçimde "ya nurgül bu senin kardeşin değil mi?" diye sordu.
ben şaşkınlıkla "evet ama bu resmin sende? " diye devam eden cümleler içindeyim.
sonrasında merveyle konuştuk ve olay şöyleydi.

ben o gün okula kitaplarımı geri dönüşüm kutusuna atmak için *bir poşete doluşturup götürmüşüm.
hafıza kartını da o poşetin içine atmışım.
okula gittiğimde kitapları poşetten çıkarıp kutuya atmışım, sonra da boş poşeti askılığa takmışım ve poşetin varlığını unutmuşum.
neyse hizmetliler sınıfı temizlerken poşeti görüp idareye veriyorlar belki lazım olur diye.
yol arkadaşım merve de yaklaşık 2 ay sonra idareden "hocam bana bi poşet verebilir misiniz lazım da " diyerek bi poşet alıyor.
o poşet benim poşet. eve gidiyor poşeti boşaltıyor içinden hafıza kartı çıkıyor, merak ediyor telefonuna takıyor, ve bakıyor ki benim kardeşim.

bu kadar tesadüf olur mu derseniz oluyor.
o dönem harbi helal malmış la budiye çok gülmüştük.
devamını gör...
geçenlerde erkenden yatmıştım.
bir arkadaşım mesaj atmış, "beni 04:30'da uyandırır mısın?" diye.
ben uyuduğum için mesajı görmemişim.
gecenin köründe uyandım.
saat 04:30'du.arkadaşı uyandırdım ama,
acayip korktum kendimden.


devamını gör...
halamların yazlığına gitmiştik bir keresinde. orada pınar adında bir kızla tanışmıştım, pınarın babası eniştemin askerlikten arkadaşıydı. neredeyse her gece beraber takılırdık. bir gün pınar elinde bir çantayla geldi, bizim kuzenler falan hepbirlikte terasa çıktık. çantadan bir fincan ve üzeride harfler yazan bir bez çıkardı. cin çağıracağımızı söyledi, ben de hadi la dedim hemen tabi. bezi masaya açtık ve fincana hepimiz teker teker ihlas suresi okuduk. fincanı ters olarak bezin ortasına koyduk ve hepimiz fincanın altına işaret parmaklarımızla bastırdık. pınar bir şeyler okudu ve ta tam! fincan dönmeye başladı. ben işin dalgasındayım tabi siz çeviriyorsunuz falan diyorum. pınar madem inanmıyorsun içinden bir nesne geçir o da bilsin dedi. ben de çiçek geçirdim içimden ve fincan hızlı hareketlerle harflerin üzerinden geçip çiçek yazdırdı. bende film koptu ama çaktırmadım, yok dedim çiçek değildi içimden geçirdiğim şey dedim, iyi halt ettim. bu fincan bir sağa bir sola kafayı yedi arkadaş. arada yalancı yalancı diye yazıyor. ben iyice üç buçuğa bağladım tabi o zaman. kızlarda tırstı, pınar bir ayetel kürsi okudu gönderdi de bir rahat nefes aldık. sonra sabaha kadar muhabbet ettik çünkü kimsenin uyumak için içeriye girmeye cesareti yoktu.

edit: yazım yanlışları.
devamını gör...
(bkz: yusuf yusuf)

daha önce kayda değer birşey yaşamadım ama eğer öyle birşey görürsem korkudan ölürüm herhalde.
annemin yasadıgı birseyi anlatayım size.annem hiç inanmaz böyle seylere korkmaz da...bir hgün ablamların evinde uyurken gece uyanmış su falan içmiş.neyse yatmış geri yüzü duvara dönük bir şekilde.tam uykuya dalacakken içeri birinin girdiğini duymuş.gelmiş arkasına uzanmış kolunuda sarmış ona.dediğine göre sıcaklığını hissetmiş resmen.zannetmiş ki ablam herhalde namaz için uyandıracak o geldi.elini kendisini saran elin üstüne atmış tabiii şok.böyle kaba çatlamış garip bir el.o anda anlamış tabi ablam olmadığını.o anda sabah ezanı okunmaya baslamıs ve el yavasca çekilmiş ve gitmiş.annemi almış bir titreme* onun yüzünden uzun süre ablamlarda kaldığımda korkmuştum...
devamını gör...
imam olan amcamla sabah namazı hakkında muhabbet ediyoruz ve kalkmakta zorlandığımdan bahsediyorum bana bir öneride bulunuyor;

-yatarken sağ ve sol omzundaki meleklere beni namaza kaldırın yoksa sizden şikayetçi olacağım de
+amca yok artık hadi benle dalga geçiyosun melekleri niye karıştırıyosun
-yaa lütfen dener misin sen inan bana..

daha sonra dediklerini aynen yapıyor ve yatıyorum.ben ki başımda top patlasa duymayan insan ne oluyorsa birden gözlerimi açıyorum ve o anda hoca ezan okumaya başlıyor bütün vücudumu bir ürperme alıyor ve kalkıp da namazımı kılamıyorum korkudan...*
devamını gör...
garip bir tevafuktur benimkisi de. bir gün namaz kıldıktan sonra bu bizimki de namaz mı oluyor şimdi diye içimden geçiriyordum. aklından bin bir türlü şey geçiyor ki bazen ne kıldığını bilmiyorsun diye hayıflanırken içerisinde okuldan notlarım olan dolabı açtım. birden kenardan elime "namazı yaşayanlar" diye bir kitap geldi. bir an kaldım. bu nereden çıktı ki, hiç görmemiştim bunu burada dedim. ki kitaplarım normalde kitaplıkta olur. ve orada hangi kitaplar olduğunu bilirim. daha önce hiç görmediğim belki de kim bilir oraya atılıp unuttuğum bir kitaptır diyerekten alıp okumaya başladım hemen. alımımı aldım ama nerde ben nerde namazı yaşayanlar...
devamını gör...
1. hikayem:dün aklıma geldi.4-5 sene önce ramazan ayındayız.sahuru yaptık abimle muhabbet ediyoruz uykuya dalmadan önce.sonra abim beni korkutmak için dedi ki sofrayı toplamazsan üç harfliler rahat vermezmiş falan..ben de dalga geçiyorum korkmıuyorum güya.sonra biz konuşurken kapı kendi kendine yavaşca açıldı ve kesinlikle rüzgar falan da yoktu camlar kapalıydı.ödümüz koptu zaten*

2.hikayem biraz komik* yine seneler önce abim ben erkek kardeşim ayrı çekyatlarda uyuyoruz.gece gece ne alakaysa uyandım karanlıkda biri dikiliyor karşıhttp://mda.başladım uyku sersemi bağırmaya.sonra karşımdaki de bağırmaya başladı.görseniz karşılıklı bağıran iki http://saftirik.meğer erkek kardeşimmiş.bana elini uzatıyor abla benim diye ben bağırınca bu da bağırıyor.halbuki git lambayı aç di mi* ani bir hareketle abimin yanına fırlayıp deli gibi dürtmeye başladım.abim kalktı noluyo diye.çok garipti unutamam o anı.işin en ilginç tarafı ben kardeşimi karşımda gördüğüm için bağırmaya başladım diyorum kardeşim de diyor ki sen bağırdığın için ben uyanıp geldim.muallakta kaldı yani...
devamını gör...
bir akşam saat 8 - 9 gibi dersaneden çıkmış eve gidiyordum.. kulaklığımı takmışım yürüyorum.. birden bir gölge belirdi önümde.. dedim kendi gölgemdir.. baktım gölge bana ait değil arkamı döndüm kimse yok. e tırstım tabi. sonra devam ettim yoluma ama gölge yine var. kulaklığı çıkardım ayak sesi duyduğumu fark ettim.. hem ayak sesi var hem gölge ama arkamda kimse yok ve etrafta kimse yok.. neyse korka korka yoluma devam ettim ve evin oraya en yakın sokağa geldiğimde o gölge benden uzaklaştı ve ses de kesildi..

hala hiç bir fikrim yok ne olduğuna dair..
devamını gör...
bir keresinde, ayet el kürsi okuyarak kırmızı yanarken benzin bitmeden 70 km gittim.
devamını gör...
kendiliğinden kırılıp tuz buz olan bardak:
hiç bir fiziksel temas olmadığı bir günde, işyerine değen nazar sonucunda rafta duran bardak kendiliğinden tuz buz olmuştur. *
devamını gör...
üniversite 2.sınıftaydım. bir ramazan günü ilk ve son defa cemaatçi sınıf arkadaşlarımız bizi yemeğe davet ettiler. biz de kırmadık arkadaşlarla gidecektik. neyse efem hazırlanmaya başladım. makyaj falan yapmıyoruz ama gayrihtiyari rimeli sürmek için elime aldım. sürerken kendi kendime " zaten ağlayacaksın sürme" dedim. sonra afalladım niye ağlayayım ki ? "üstelik ben hiçbir şeye ağlamam ki" dedim. neyse bu arada bardağım çaaaat diye ikiye bölündü. önemsemedim. odaya bir arkadaşım geldi. " aaayy çoook güzeeeeğğğll olmuşsuuuun" dedi. işte o an şok oldum. çünkü boynumdaki kalın aslanlı kolye ikiye ayrıldı. onu kaya ile ezmeye kalksam kırılması mümkün değildi. neyse efem arkadaşlarla çıktık yola. herkeste bir gerginlik. yolda, ansızın, çok saçma bir şekilde bir öğrenci servisi çarptı bana ve ayağım kırıldı. tabiki ağladım. *

bu olay yaşanmadan bir kaç gün öncesinde de tuhaf olaylar olmuştu.onları önemsememiştim. ama ortaya anormal bir şey olduğu artık kesin.

edit: o gün bugündür duygusalım ver her şeye ağlayabilirim. fabrika ayarlarıma dönmek istiyorum.
devamını gör...
bugün gözünden ameliyat olan kardeşimi kontrol için hastaneye götürdüm. garip bir şekilde sekreterlik masasında kimse yoktu.koridor bomboştu ve ve doktorun odasının kapısı açıktı. kafamı uzatıp içeriye baktım. doktor boş boş masasında oturmuş ellerini de çenesinin altına almıştı.

hocam önceden randevumuz vardı yine de sıra almamıza gerek var mı dedim..

yok yok buyrun içeri girin dedi..

doktor kardeşimin dikişlerini alırken ben giriş yaptırdım. beş dakika sonra hastaneden çıktık. hala olayın şokundayım. hastanede böyle bir olay başıma gelmemişti..
devamını gör...
bir akşam bursaspor ibb maçı wardı.tvde maçın skoru en son 2-1 bursaspor lehineydi.daha sonra 4-1 olarak gördüm.sonraki gün arkadaşlar maçtan konuşurken bende:
-evet bursaspor 4-1 kazandı dedim.
4-1lik skoru rüyamda gördüğümü rezil olunca anladım maç skoru 2-1 sonuçlanmıştı .
devamını gör...
1998 yılında başıma gelmiştir:

gece çok susamış bir şekilde uyandım. gittim mutfağa su içtim ama salondan garip garip sesler geliyordu. salondan içeri girdim, garip garip yaratıklar bir şeyler konuşuyordu. yanlarına yaklaşıyorum ne konuştuklarını anlamak istediğim için ama hiç bir kelimeyi anlamıyorum. bir anda uçuşmaya başlıyorlar. önce odama kaçıyorum, sonra aklıma anam ve rahmetli babam geliyor, odalarına gidiyorum, nasıl uyuyorlar anlatamam. horul horul, bir türlü uyandıramıyorum onları. sallıyorum ediyorum ama bana mısın demiyorlar. ki rahmetli babamın uykusu çok hafiftir, bir tıka uyanır. sonra gözünü açar gibi yapıyor ve çok yorgunum aaaah çok diyip tekrardan uykuya dalıyor. ben de bu yaratıklardan kurtulmak için evden dışarı çıkıyorum. binanın çıkışında merdivenlere oturuyorum saat 3 filan. bir sigara içiyorum, derken elimde bir omuz. uyuyakalmışım orada. saat olmuş 5 buçuk. yaşlı bir komşu amca namaza gidiyor. birlikte gittik geldik. ben evden içeri girdim ama çok temkinliyim. bizimkilerin kapılarını kapamıştım çıkmadan önce, onlara bakmadan doğru odaya gidip yattım ama uyuyamadım. döndüm durdum. saat epey bir ilerleri bizimkiler hala kalkmak bilmiyorlar. gittim odalarına bir baktım... yatak öyle duruyor, hiç açılmamış. salona gidiyorum. hiçbir şey yok. ve inanın bana ruya değil bu. gerçek. işte bu da benim hayatımdaki paranormal vaka olsa gerek.

devamını gör...
korku filmi seyredip, iyice dalıp, daha da dalıp, korkudan zangır zangır titrerken, odanın ortasına pat diye pencereden bir kedinin düşmesi.. kanepelere fırlamış dört erkek.. açılan ışık.. odanın ortasında şaşkın şakın etrafa bakınan kedi..

çok korkunçtu çooook *
devamını gör...
bundan uzun yıllar yıllar önce,bir final dönemi, ve sınav dönemi öğrencisi modunda, azıcık uyuyup kalkayım da öyle çalışayım diye yatağa uzandım, odamın ışığını kapatmadım ki, çok uyumayayım, pencereyi de açtım ki, üşüyüp çok uyumayayım. yani tüm düzenek çok uyumamak üzerine kurulmuştu ki, zatan öyle de oldu.

gözlerimi kapayıp bir kaç dakika sonra uykuya dalınca, birden odanın ışığı kapandı, kapısı açıldı. pencerelerden rüzgar esmeye başladı ve bir uğultu duyduğumu sandım. ayağa kalkıp ışığı açmaya çalıştım ama hareket edemiyordum. kıpırdayamıyordum, gözlerimi açmaya ve uyanmaya çaıştım ama bir güç göz kapaklarımı tutuyordu sanki, ama yine de odanın içini görebiliyordum. arkadaşa seslenmeye çalışıyordum ama, sesim çıkmıyordu, çok kısık sesle bağırabiliyordum. ardından bir anda beni sarsmaya başladı bir güç, göğüs kafesimin üzerinden bastırıyordu ve bildiğim duaları da okuyamıyordum, çünkü dilim dönmüyordu. o esnada, çağırmaya çalıştığım arkadaşım kapıdan içeri girdi, beni uzaktan izledi, yardım etmedi ve gitti.bu bu şekilde bir 5 10 dakika devam etti, ya da bana öyle geldi. uyanabilmeyi başardğımda ise, uyuyakaldığım ve sınava az vakit kaldığı için, korkumu içime attım, show must go on dedim, çalıştım dersime, nabayım.
devamını gör...
ne zamandı o zaman pek mühim değil.
bir keresinde cami tuvaletini kullandım. fakat tuvalet için ücret ödemeye muhatap bulamadım. zira kimse yoktu ortalıkta. ben de parayı çıkıştaki kulübenin camının önüne bıraktım. az sonra şadırvana abdest almak için tekrar döndüm. bir yandan da içimden "vay be, helal olsun bana, fırsattan istifade beleşe kullanmayı düşünmeyip doğru olanı yaptım. benim yerimde başka biri olsa koyar mıydı parayı oraya. hey yavrum bee, şu asalete bak, yediği üzümün parasını asmaya bağlayan ataları gibi mübarek" diye cümleler kuraraktan enaniyet ibresini tavan yaptırıyorum. abdest aldıktan sonra ayağa kalkarken yine bu düşünceler eşliğinde kafamı tavana öyle bir çarpıyorum ki, bütün osmanlı tarihi gözümün önünden geçiyor.
yok be, gözümün önünden hiçbir şey geçmedi çünkü çarpmanın etkisiyle gözlerim kararmıştı.
o gün bugündür kimse yoksa ücret ödemiyorum.
şaka şaka, cami tuvaletlerini kullanmıyorum.
yok ya hu, kullanıyorum ama aklımdan kötü şeyler geçirmiyorum.
devamını gör...
tarih: dün
yer: evim

vakitlerden yatsı namazı vakti, namazdayım ve gardropun aynasından izlendiğim fikri doluyor içime, aklımdan çıkarmaya çalışıp namaza devam etmek istiyorum, mümkün olmuyor, ne okuduğumu filan karıştırmaya başlıyorum, Allaha kendisine sığındığımı söyleyip namaza devam ediyorum. içime güven doluyor, fakat aklımın bir köşesinde hala izlendiğim düşüncesi, bu kez korku yok...bir gündür durup dururken, nedensizce böyle bir hisse kapılmış olmamı açıklamaya çalışıyorum kendime...
devamını gör...
az önce yaşadıgım.

dedem, 3yıl önce ölen çocukluk arkadaşı ile konuşuyor. halil amcanın, karşısındaki yatakta yattığını söyluyor. ama korkunç olan o yatakta benım oturuyor olmam. hayırlısı.

edit: dedemin halil i baya bildiğin benim telefonumun ışıgıymış. sorun yok, tehlike yok. *
devamını gör...
yaklaşık bir saattir cinler hakkında düşünüyor, konuşuyordum. herkes uyuyunca kendimi garantilemek adına abdest alıp 2 rekat namaz kılmaya karar verdim.. tam abdest almak için banyoya adım attım -kapı açıktı- birden banyodaki fayanslar düşmeye başladı.. tabi bununla herkes kalktı olay yerine geldi fakat ben adım bile atamadan öyle kaldım..
devamını gör...
yaklaşık 5 dakika önce oğlumun şu etrafında dönüp şarkı söyleyen ve her tarafından ışıklar saçan arabalarından birisi birdenbire çalıştı ve odanın ortasında şarkı söyleyip dönmeye başladı. hemen bismillah diyip arabayı yerden aldım ve tahmin ettiğiniz üzere on off butonu off konumdaydı...resmen altıma ettim lan sözlük.
devamını gör...
zerhoş'un yaşadığı bir olay. bu benim ev arkadaşım iken bizim evde ç***** diye bir arkadaşımız daha vardı. bir gün bizim (bkz: zerhoş) ç*****'ın odasından gelen bir ses duymuş. buradayım ben buraya gel diye. tabi bizim ki biraz korku biraz merak dalmış odaya. ç***** durulması imkansız bir pozisyonda yatağın üzerinde duruyor... şöyle açıklayayım: bacakları tamamen yatağa uzanmış beli altmış derecelik bir açı yapmış yatakla ancak kolları da bir yere yaslanmıyor ve kafası yukarı bakar vaziyette. zerhoş odaya girince sesler kesilmiş ve ç***** bak bak gittiler diye işaret etmiş. tabi zerhoş bildiği tüm ayetleri sıralamış peş peşe. sabah ç*****'a sorduğunda ç***** olaydan haberi olmadığını söyledi ve korkusundan bir kaç gün odasında yatamadı.

bir gün de zerhoş ile ikimiz yurdun konferans salonunda gezinen beyaz bir varlık görmüştük.

astral bir adam bu zerhoş.
devamını gör...
karanlık bir ortamda kulaklarımı sağır edecek şekilde ezan sesi duyuyordum. sanki kulaklarımın dibine dev pioneer'ları dikmişler ve son sesini açmışlar gibiydi. bitene kadar bu kadar yüksekte ezanı dinledim. hiç bir yere kaçamıyordum. sesin şiddetinden kulaklarım neredeyse sağır olacaktı. neyseki aniden uyandım. kan ter içindeydim ve soluk soluğaydim. yataktan kalkıp saate baktığımda imsak vaktini 10 dakika geçmişti.
devamını gör...
medrese zamanlarımda...

en üst katta maksud üzeri kitap okuyan talebeler ile yatıyoruz. öyleydi medrese hafızlar en alt katta yatardı. maksuda kadar olanlar orta katta bizde en üstte mescitte. zaten keçe üzerinde yatıyoruz. güzel ortamdı ya neyse.

mescide çıkan merdivenlere doğru ayaklarım gelecek şekilde yatmışım ben keçemin üzerine... her gece nöbetçi olurdu normal kalkış saati olan 3:30'dan evvel uyanmak isteyenleri uyandırmak için. bizim emin o gece nöbetçi benimle de arası iyi keratanın. bir ara kafamı kaldırdım emin bizim merdivenin ordan gizlice içeri bakıyor aramızda 3 metre kadar mesafe var. sessizce emin ne yapıyon orada dedim dememle birlikte emin yarım saniye içinde yanı başıma geldi ve ben durumu anladım gelen emin değildi...

baş parmağımı sıkmaya başladı nefesim daraldı daraldı daraldı... nas felak okumaya çalıştıysmda başaramadım ama besmele çekmeyi başarınca bıraktı beni ve gitti sbah emine sordum abi ne alakası var istersen sıkayım başparmağını bakalım nefesin kesilecek mi dedi. haklıydı çocuk tabi.

buda böyle bir anımdır...
devamını gör...
tevbemin yeni dönemleri... daha bir ay olmuş olmamış... sürekli, hatta neredeyse her gece karabasan ile uyanıyorum. hiç şikayet etmiyorum zira sebeplerini az çok farkediyorum...
lakin, bir gece, uykuda değil aleni uyanıkken birden gözlerim karardı... ayaktayım lakin göremiyorum. uykuda olmadığımın da bilincindeyim... ve inanılmaz bir ses kulağımda. hani bilindik bir örnek vermek gerekirse (abes kaçacak biraz lakin) bir metal solistinin en fazla 5-10 saniye atabileceği bir black scream dedikleri nane lakin çok daha sert ve sanki anlamlı...

bana bir ömür gelen bir süre kulağımdan gitmedi... ama inanılmaz... yani öyle bir çığlık ki daha önce ömrümde böylesini duymadım!..

felak, nas, ayet-el kürsi, salaten tüncina... daha bir çok minik dua. bu sırada o ses kulağımda değil beynimde çınlıyor ve gözlerim görmüyor... kapkaranlık herşey.

geçtiğinde inanılmaz bir korku, endişe, sevinç, mutluluk fakat hepsinden öte muhteşem bir ağlama hissi... ama bağıra bağıra.

onun üzerine bir daha karabasan yaşamadım.
devamını gör...
yahu yeter da salonda tek başıma oturuyorum, abdest tutmaz oldum korkudan diyerek, yazarlardan vurmayın adam öldü minvalinde bir yakarışla bugünlük bu bahsi kapatmalarını reca edeceğim olaylar.
devamını gör...
dün gece başıma gelen olay çok ibretlik. odamın kapısında perde var perdeyi simsiyah bir varlık açtı ve girdi ben de aha dedim azrail yolun sonu göründü.

başladım şehadet getirmye bir yandan daya imansız gidersem son dakikalar diyorum sürekli besmele şehadet falan bu varlık yanıma geldi sağ kolumu kaldırdı havaya ve ardından gitti ben nefes nefese yataktan kalktım.

beni tanıyanlar yalan söylemediğimi bilir. bu tarz hadiselerden anlayan cogitanlar varsa yardım talep ediyorum.
devamını gör...
bir tane yaşasamda buraya yazsam dediğim olaylardır.*
devamını gör...
yılları yurtta geçmiş birisi olarak bir çok türüne şahit olmuşluğum vardır. anlatıpta uykularınızı kaçırmayayım. sadece şunu söyleyeyim. bu 3 harflileri asla merak etmeyin, iletişim kurmaya çalışmayın. elleri ters değil sadece ayakları ters ve bize görünür hale geldiklerinde plastik gibi bir tene sahip oluyorlar. ayrıca odanız banyo ya da tuvalete sınır ve odanın sınır olan duvarında yatıyorsunuz sık sık ziyarete gelebilirler sizi. mümkünse odanızı en azından yatağınızın yerini değiştirin.
devamını gör...
bundan 7-8 yıl önce ikindi ezanından sonra televizyon karşısında tatlı mı tatlı bir uykuya dalmışım. ani bir uyanma ile hemen dış kapıya yöneldim ve terliklerimi giymeye çalışıyorum. annem son anda yetişip kolumdan tutuyor ve nereye gittiğimi soruyor. aslını sorarsanız niyetim merdivenin altına gidip çok afedersiniz tuvaletimi yapmaktı * tabi içimden geçiriyorum bu şekilde anneme söylersem izin vermeyecek. ben de merdivenin altına gidip ayakkabılarımı boyicam gibi bir şeyler saçmalıyorum. çok şükür ki annem benim o sıra normal olmadığımı anlıyor ve kolumdan tuttuğu gibi içeri alıyor.

hala bi kızgınlığım vardır anneme. çünkü çok merak ediyorum acaba aşağıya gitseydim ne olucaktı.

öyle işte *
devamını gör...
tavanın sol çarpraz köşesinden sanki biri beni izliyor tepeye yerleştirilmiş kamera gibi sürekli bakıyor . ne yapmalıyım bilmiyorum.
devamını gör...
bazısında selülozik yüzde çok fazladır. normalden başkasını yaşamazlar. aah ah, hiç ilginç değilim.
devamını gör...
#214282 direk kendisi paranormal bir vakadır. yaşadığı korku bile korkutucu. felak, nas, amin.
devamını gör...
geçen gün telefonun alarmı çaldı ve ben her zaman yaptığım gibi ekranda beliren "kapat" ve "ertele" seçenklerinden ertele olana basıp zaten mevcut haliyle yastıkla 18 derecelik bir açıyla duran başımı yastığa gömecektim ki, telefon ekranında alışılmışın dışında seçenekler gözüme ilişti. beklet, kapat, bilmem ne... neyse ben uyku sersemliğiyle beklet dedim. bu sefer de aynı düğmenin yerinde "görüşmeyi al" gibi birşey çıktı. ona bastım bu sefer de. arka fondan biri bana bağırıyor. gaipten sesler geliyor felan... ben hemen besmele, kulhü olayına yöneldim. doğruldum yataktan telefona bakıyorum... bakışmayı hemen telefonun arkasını çevirip bataryayı çıkararak ben bozdum. kalktım, abdest aldım. sabah namazını kıldım yattım.

paranormal gibi duran hadise ve o hadisenin reel dünyadaki izdüşümü: (cümle pek afili oldu bu arada. siz ona bir yazarın mallığı deyip geçebilirsiniz) çin'den bir arkadaş arıyor ama yerel saat olayını unutuyor. orada saat sabahın 10-11'i. biz de gecenin körü 3-4. ben sabah namazı alarmı sanıp işlemleri ona göre yapıyorum, ya da yapmaya çalışıyorum. sabah namazı diye kıldığım namaz meğer teheccüd namazıymış. sabah namazı da kaçtı haliyle...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar