Geçen Ayın Favorilenenleri

dünyevi mecmua 8. sayı

elhamdülillah tamamlanan sayıdır.

dergideki çizimleri için cartoonpiyer'e, kapak için we born we play we die'a ve son olarak tashih için rebelin korubenisi'ne teşekkür ederim. emeği geçen, yazı gönderen, okuyan ve okumayacak olan herkese teşekkürler. kısmet olursa bir sonraki sayıda görüşmek üzere. slogan için de pia'ya ayrıca teşekkürler.
not:sözlükteki mahlaslarla dergideki benzer veya aynı mahlasların hiçbir alakası yoktur.


link: https://drive.google.com/fi...

önceki sayıları incelemek isteyenlere;
1.sayı
2.sayı
3.sayı
4.sayı
5.sayı
6.sayı
7.sayı
devamını gör...

islam’da kadına dayak olayı

birkaç hafta önce bir vaizin yorumlarıyla gündeme geldiğinde bu konu üzerine yazabilecek durumda değildim hiç. üstelik tepkimi çekmesine rağmen konuyu istismar edenlerden olmak istemedim, zaten o curcunada tartışmaya katılmak da zül geliyordu. şimdi ilgili beyanlara mecburen değinerek, fakat hiçbir malum kesimin ağzına ortak olmadan, "vaaz" da vermeden, kendimi bu başlığa dair üç beş kelam etmek zorunda hissediyorum.

bir kere, herkesin anlaması gereken şöyle net bir gerçek var: allah resulü kadın dövmemişlerdir. bir hoşnutsuzluk zuhur ettiği zaman küserlerdi ve bir süre küs kalırlardı. bu da dünyanın en ince davranışıdır. ama bir de şimdiki din adına ahkam kesen hayvanlara bakın... neredeyse, "deşarj olmak için dövün" diyor. "çekinmeyin, Allah izin vermiş, patlatın" dercesine, "kadınlar şükretsin ki kocaları onları dövüyor, yoksa kuma getirecek" diyor. şimdi Allah aşkına, kimsenin kimi neyi savunduğu beni ırgalamaz ama, islam ve islamî ölçüler adına çıkıp böyle konuşan birini savunanlara en kısa hayret ifadesiyle sormak istiyorum: "yahu bu nasıl bir şey?" islam'da kadının düşman kadını olduğunda bile dokunulmazlığı vardır. tıpkı çocuk gibi. onlar öldürülmezler. erkeklerin tümden kılıçtan geçirildiği hallerde bile kadınlara dokunulmadığını görürsünüz. bunları bile anlamak çok mu zor, ne tür kadınlarla evlisiniz lan siz?

yine bu sözde "fıkıh uleması" geçinen vaizlerin her türlü çirkinliği yaptığı, iftirayı attığı muhiddin-i arabi hazretleri'ne göre, kadın erkek buluşması dünyada en büyük buluşmadır. bütün tasavvuf ve divan edebiyatında "mecazî visal" olarak görülmüştür. ama bunlarda böyle bir incelik yok. tekme tokat giriştin mi cennette bir kat daha yükseliyorsun zannediyorlar. hayır ben söyleyeceğim mizaç olarak, ama ben söyleyince olmayacak, çünkü malum fakih arkadaşlar ille kıyas yapacak. o zaman, hadis vardır, aynen bu şekilde: "dövdüğünüz kadınla akşam aynı yatakta nasıl yatacaksınız?" (bkz. müslim, cennet bahsi) bunu söyleyince de hemen karşınıza nisa 34’ü çıkarırlar. o bir sınır durumudur. öyle değil mi, bunu bile anlamıyor musunuz? yani hangi ölçünün hangi duruma uyduğunu anlamak için yapacağınız kıyas, bu ölçüleri kullanırken, şurada burada ifade ederken nerede kalıyor?

konuyu uzatmak istemiyorum, anlamak isteyene bu kadarı yeterlidir ama... daha önce başka bir platformda yazarken islam'da erkeğin üstünlüğüne dair bir tartışma olmuştu. o da aynı malum konu.. tabii konu islam'dan açılıyordu ama islam'a göre falan değil, genel olarak konuşuluyordu.* ben şöyle cevap verdim: şeriatta erkek, tasavvufta kadın! şöyle de anlayabilirsiniz: hukukta erkek, hikmette kadın... en azından benim derinleşmeye çalıştığım islamî dünya görüşüne dair muhtelif eserlerde şöyle geçer: erkek fail (yapan) sıfatındadır, kadın ise münfail (yaptıran)... münfail, bu bakımdan failden üstündür. üstünlük zaten böyle bir şey, değil mi? orada niteliğe bakılır. tıpkı bir sultanın bir askerden üstün olması gibi. şimdi bakın, dine bir böyle bakış vardır... bir de sanki dinin rüknüymüş gibi, "namaz kılın" dermiş gibi "karılarınızı dövün" diyen bakış... hangisinin doğru olduğunu da en azından iman ettiğini söyleyen insanlara saatlerce anlatmaya lüzum olmasa gerek! bedahet diye bir şey var. yani hâlâ biraz kaldıysa tabii.
devamını gör...

bir dikili ağacım olsun

merhabalar değerli dünya sözlük yazarları.

kuyu nickli yazar kardeşimizin isteği ile uygulamaya karar verdiğimiz bir kampanya ile karşınızdayız. hem sözlüğümüz adına bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirelim hem sizlerin toprak ile buluşmasına vesile olalım hem de "kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz" diyen peygamber efendimize kulak verelim istedik. diyoruz ki dileyen yazarlarımız bir fidan diksin yahut bir tohumu toprağa bıraksın, kendi eliyle can suyunu versin ve çektiği bir fotoğrafı da bizimle paylaşsın.

daha önce birçok sosyal sorumluluk projesini uygulamaya koydu sözlüğümüz. bu kampanya ise belki de bunlarda en kolayı. hem de son derece keyifli. açıkçası biz bu kampanya için heves ettik, umarız ki sizler de bizim kadar hevesli olursunuz.

iki hafta boyunda devam edecek olan kampanya süresince bolca çamurlu eller görmek dileğiyle...
devamını gör...

intihar eden şairler

1.yazamamanın getirdiği ölüm hali: (bkz: virginia woolf)(1882-1941)

2. ölüm korkusuna yenilmek:(bkz: cesare pavese)(1908-1950)

3.dostuna veda ederek ölüm:(bkz: sergei yesenin)(1895-1925)

4.türk edebiyatının arka sokak çocuğu: (bkz: metin kaçan)(1961-2013)

5.devrim yorgunu bir şair: (bkz: vladimir vladimiroviç mayakovski)(1893-1930)

6.fars topraklarında kafka haleti ruhiyesi: (bkz: sâdık hidâyet) (1903-1951)

7.savaşın getirdiği karamsarlık ve ölüm eşi ile birlikte: (bkz: stefan zweig)(1881-1942)

8.annesinin kaderinden kaçan yazar: (bkz: beşir fuat)(1852-1887)

9.sıkıştırılmışlığın getirdiği ölüm:(bkz: walter benjamin)(1892-1940)

10.30 yaşında genç bir ölüm: (bkz: sylvia plath)(1932-1963)

11.sylvia plath’ın izinde: (bkz: nilgün marmara) (1958-1987)

12.yaşamın ucuna yolculuk eden yazar:(bkz: tezer özlü)(1943-1986)

13. ziya gökalp, ziya gökalp

etmedi ama ben yusuf atılgan da demek istiyorum.

.............

bu liste uzuyor ama çok yoruldum.*
devamını gör...

6 mart 2018 sözlük yönetiminden duyuru

merhaba dünyalılar,

uzun bir aradan sonra tekrar karşınızdayım. öncelik ile, insan insanı hiç mi merak etmez be muhteremler, bir "öldün mü kaldın mı ? " diyenimiz olmadı. her neyse bunu sonra konuşacağız... bugün size iyi haberler getirdim.
bildiğiniz üzre 15 temmuz 2017'de sözlüğü şu anda kullandığımız temaya geçirmiştik, genel kanı oldukça olumlu seyretse de bundan daha iyisini yapabileceğimizi biliyordum.

6 mart 2018 itibarı ile temamız tamamlandı, moderatörlerimize sunduk, atladığımız herhangi bir durum var mı diye hep beraber harıl harıl inceleme yapmaktayız. 24 saat içerisinde herhangi bir olumsuzluk ile karşılaşmamamız durumunda sizleri yeni tema ile baş başa bırakacağız.
devamını gör...
|

her alanda kadınların en çok zararı görmesi

haklı tespittir.

molla boranibey işin hukuksal tarafını almış lakin ona varana kadar ki ezilen hakları görememiş. kaldı ki ben; barbar kocasından kaçıp devlete sığınarak canlı ve mutlu mesut yaşayan kadın örneği görmedim(!). devletin kadını koruyamamasındaki eksik bir şekilde kanunda pozitif iyileştirmeye koşullandırmış lakin o hukuki süreç bile alt perdede tehdit ve şantajlarla haklar sekteye ugratılır yahut kocanın lehine çevirilir.
birakın allasen avrupa ülkeleri gibi başımiz her agridiginda devlete baş vuruyormuşuz da devlet de gereken adaleti ve sukuneti sağlıuormuş gibi davranmayı!! burası türkiye! dayaktan uslandırılan kadınların nefes aldığı topraklar! öldürülünce o güvendiğiniz devlete kaza süsü vererek ölüm dosyasına "kaza" yazdırılan cinayetlerin olduğu memlrket!
kocasının karısına dışkısı yedirip videoya aldığı yer, ayrılmak istedi diye öldürülen, çocukları öldürülen, aşkına karşilik vermedi diye öldürülen, anası babası katledilen, reddedildi diye sevdigi kızın 6 yaşınsaki kardeşine tecavüz ederek öldüren, bir özgecan minibüste şoförle yalnız kaldi diye tecavüz edilen, matematik öğretmeni tecavüz etti diye polis babasinin yüzüne bakamayıp onun tabancasıyla intihar eden kız çocugunun bir zamanlar yaşadıgi topraklar!
iş yerinde kadın olduğu için tacize uğrayanlar, tacize yanit alamayınca işten çikartılanlar. senin sineye çekmek dediğin bu kadar ahlaksızca olması gerek? kaldı ki kadınlar da çalişiyor artık, hem de erkeklerin yaptıği her işi yapıyorlar. siz sadece her anlamda izin verin, nefes aldırın onlara, güvenli çalişma alanları yaratın. en yakın örnegi kiz kardeşim: iş yerinde evli bir adamın sözlü tacizine ugramış, ne kadar sesimi yükseltsem o kadar arsizlaşıyor diyor ve çalişma şevkini kaybettigini söylüyor, çıkacağım diyor ama ben o adama haddini bildirmeden bunu yapamaz.

neyse işte ikili kavgalarda bile kadın 1-0 eksik başlar haklı olmaya, zira çirkin bir tabirle kuyruk sallama ile suçlanır ilk önce. hasbelkader suçsuzlugunu ilan edip temize bile çıksa o ihtimal birulerinin aklındadır.

son olarak böyle düşüyor mu? demişsin:
bunu hiç anlamıyorum anlayamayacağım,; bir erkeğin kadına değer verip değersizleşmesini kınaması neden böyle yaftalanır? yahu sen muhalefettsin tamam da neden diger insanı manipüle ediyorsun? o yazarı da tanımam seni de ama yazdıklarınız gayet tanıdık. biri kadina değer vermeye görsün hemen pusatlar çıkar toprak altından.

kendi fikrini örneklerinle zenginleştirip yaz çık, manipüle etme ve de senin annenin-eşinin-kız çocuğunun haklarına haksızlık edildigini düşünen kişilere geçirmeden, onları anlamsızca yaftalamadan da yazabilirsin.
devamını gör...

bir dikili ağacım olsun

mesajla geri dönen ilk üç kişi adına da dikeceğim iddiasıyla kızıştırmak istediğim rekabet.

ilk dönen için üç seçenek olacak: ceviz, çınar çam
ikinci dönen için kalan iki seçenek.
son dönen için seçme şansı olmayacak şansına ne kaldıysa artık.

i want to play game, make your choice...

dikimden sonra koordinatlarıyla birlikte, fotisi başlığa eklenecektir. belki yıllaaaar yıllaaar sonra gelip görürsünüz.

not: tüm kontenjanlar doldu.
çınar: rebelin korubenisi
çam: parpali
ceviz: we born we play we die

herkese teşekürler.
devamını gör...

metrobüste sevgililer öpüştü diye olay çıkartan adam

ben de bunu anlamıyom ya.. millet birbiribini kırar geçirir, sokak ortasında kadın döver bizim o babayiğitlerden bi tanesi olaya dahil olmaz. ama öpüşünce çok ayıp aaa günah. kadın dövmek adam yaralamak kavga etmek sevap mı?! çok manyak bi milletiz yeminle.

t: gereksizin önde gideni bi adamın karın ağrısından mütevellit gelişen olaylar.

edit: günah bazında ele alırsak ama şunlar da var demiştik lakin dışkılama falan olay çok başka anlaşılmış. helal süper devam. alkış.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

8 yıl boyunca koşturduğum güzel işlerden bir süredir uzak kaldım, bu süreçte ne kadar çabuk rehavete ve rahatlığa kapıldığıma şahit oldum. "oysa 6 7 ay önce dertleriyle uykularımı kaçıran çocuklar vardı etrafımda, ne oldu onlara? ne çabuk boşluğa bıraktım kendimi? ben bırakınca onların derdi son buldu mu?" diye düşünürken 4 yıl önceden bir fotoğraf çıktı önüme az önce... yine mart ayındayız ve yetimlerle bir salonda eğlenip kendimizden geçerken yarım yamalak bir poz vermişiz, hepsinin yanakları al al koşmaktan... bense şaftı kaymış bir palyaço kılığında osman'ı kucağımda zapdetmeye çalışıyorum. hepsi önüme dizilmiş, ibrahim başgan, ayşe, şirince zeynep ve diğerleri... biliyorum yerime başkaları onlarla ilgileniyor belki de beni çoktan unuttular. ben uzaklaşsam da hiçbirini unutmadım.

hem nasıl unutabilirim ki, sen de olsan unutmazsın sözlük...

şirince zeynep'in salondan dışarı çıktığımızda yoldan geçen bir çocuğun babasına seslenerek koşarken bakakalışı ve onlar gittikten sonra yeni kaybettiği babasını hatırlayıp "ben de babamı istiyorum." diye ağlarken beni jokerden bozma palyaço halimle ona sarılarak ağlatmasını, yanlarına giderken haber verdiğim muhammedle isa'nın sokağın başında beni karşılayıp bacaklarıma dolanmalarını, uçuramayacağımı bile bile mutlu olsun ve eğlensinler diye mahallenin dik yokuşundan uçurtma uçurma bağanesiyle yalpalaya yalpalaya koşmalarımızı nasıl unutayım.

yine mart ayındayız, yetim dayanışma günleri başladı ve maskot ablanız sizi çok özledi...
devamını gör...

dünyaitiraf.com

çalan telefonu ters çevirerek sessize alıyorum. 2 dostumtan başkasını görmek istemiyorum. onların iyi yada kötü olmasından dolayı değil sadece istemiyorum. ben bana iyi gelen insanlarla konuşmak istiyorum bencillik mi bu öyle olsun.
devamını gör...
|