Bu Haftanın Favorilenenleri

tek insanla ömür boyu beraber olmak

evliliği sadece dünyalık düşünen kimselerin anlayamadığı tuhaf geldiği durum. bu kafa yapısıyla kadın yahut adam yaşlanıp çirkinleşti diye kapının önüne koymak lazım. fakat refika i hayatın ahirette hurilerden daha güzel suret verileceği vad ediliyor. yani evlilik sadece sevişip sevişip sonra sıkılmak değil dünya ve ahirette birbirilerine arkadaş bir dost birer sevgili olmaktır. bu kafa yapısıyla evlenmiyorsanız evlenip toplumun temel taşının içine tükürmeyin.
|

türkler araplaştırılıyor goygoyu

"tırılmasına" gerek yok. arabesk kültürü varoşta yaşayan muhafazakarı da kısmen "araplaştırmıştır" 20 - 30 senedir zaten. berkecan daha düne kadar bunun bir türkiye gerçeği olduğunun farkında dahi değildi. lakin şimdi heryerde görüyor, kaygı duyuyor küçüğüm. kıyamam.

buna karşılık gerek resmi gerekse gayriresmi olarak 16. yy. menşeili bir "geleneksel ortodoks sunni" inancına fazlaca gereksiz ve uzun vadede zararları dokunabilecek bir ehemmiyet verilmiyor da değil. orası apayrı.

ha ama bu araplaşma mı? hayır berkecan, bunun adı "araplaşma" değil işte.

talat sait halman

hakkı verilmesi gereken bir adam. fikirlerine katıl katılma ama bence gerçekten çok çaplı bir adamdı. adam divan edebiyatının en baba metinlerini hem de aruz vezni ile ingilizceye çevirmiştir. sırf bu bile benim için dehşet bir adam olmasına yeter de artar bile.

bazı hamidolar chpnin kültür bakanı olduğu için böyle bir cevheri görmezden gelirler ki onlara yazıklar olsun. ne olursa olsun bizim ülkemizin çocuğudur. takdir edilesi bir cevherdir. madem çok biliyorsunuz bir tane bile yunus divanını çevirecek adam neden çıkmaz?

tabi alışmışız "ver mehteri" demeye. öyle cilt cilt kitap okumak, derin tercüme yapmak falan zor iş.

cleared to rise

şöyle bir tanımlarına göz gezdirdim. üstadı takipte kalın, pişman olmazsınız. dinin muhafazasında ilmi duruş, devleti konusunda vatanperver tavırlar, hoş bir mizah anlayışı. güzel bir kedisi de var hatta. sahura kalkan cinsten. geçenlerde de düğünü olmuş. Allah mutlu mesut etsin, salih evlatlar nasip etsin.

bunca zaman ihmal ettiğimiz için hakkını helal et hocam. buralara daha sık uğra inşallah.

insanı mutlu eden kokular

uyandığında aldığın sucuklu yumurta kokusu.

anneanne-babaanne evi kokusu

toprak kokusu (buna ölürüm)

fındık çuvalı kokusu (bu beni öldürür)(yani mutlu etmez aslında)(ama neyse köyde olduğumu bildireceğinden ona da razı olduğumdan yine de mutlu edici) (tamam bu da son parantez)

yeni çorap kokusu

rutubetli köy evinin yatak kokusu-rutubet kokusu

kavurma kokusu

ben bu listeyi sayfalarca uzatırım da neyse kokular beni aşırı etkiliyor.

------> tabiki kızların o parfüm şişelerini üstüne döküp gezmeleri durumunda etkilediği tek şey sinir-öfke damarlarım oluyor. tahammül edemediğim kadar kötü bir durum. ayaklı parfüm şişesi misiniz kardeşim?!?!? bence kullanma zaten de kullanıyorsan da Allah aşkına acı biraz o ozon tabakasına yav!

batı medeniyeti

saldırmadığı hiç bir değer , kurum ve kişi kalmamıştır. topyekun insanlığa savaş açmıştır. insanlık çapında bir kaos yaratmıştır. bütün insanlığa , bütün medeniyetlere, bütün dinlere , bütün kültürlere saldırısı var. tanrıya saldırısı var , hakikate saldırısı var, tabiata saldırısı var.

ozon tabakasını hintliler delmedi, tabiatı müslümanlar delik deşik etmedi, mevsimleri allak bullak eden kenyalılar değil, dünyanın en zengin doğal kaynaklarına sahip afrika kıtasını dünyanın en rezil kıtası haline mısırlılar getirmedi.

osmanlı medeniyeti'ne tüm insanlık gelecekte de mahkumdur.

kızların bilgisayardan anlamaması

ortaokuldayız sevdiğim kızın bilgisayarda winamp donmuş çağırdı beni, çıktım evlerine oturdum bilgisayara cmd komut sayfasını açıp ortaokula kadar öğrendiğim ingilizce kelimeleri yazıp enter'a basıyordum. onlarca kelime yazdım beni hayranlıkla izliyordu sonra ctrl+alt+del yapıp winamp'ı kapattım. o anki karizmamı ve kodları yazarken kızın bana bakışlarını hiç unutmam.

kızların bilgisayardan anlamaması

demeyin öyle aklınızı alcak kişiler vardır burada. sonra bir e-mail düşer ekrana elimde görüntülerin var şu hesaba şu kadar yatır diye.
o yüzden demeyin öyle.
tanım: geleneksel hatun kişileri gömme eylemidir. oysa bu olaylar 2000lerin başında kaldı. kod yazma, grafik tasarım gibi alanlarda çok iyi bayan çalışanlar var.

örgü örmek

rahatlatan kafa dağıtan bir yöntemdir. normalde çok sıkılan ben sırf minnak öğrencilere öreceğim diye bir günde bir ipi bitirdim neredeyse. babacımda azıcık kıskandı galiba ben de istiyorum dedi. tontonuma da öreceğim. başkasına yok. kendi yapsın. *

avrupa yakası

solda mevcut yemek başlıkları. karnımdan gelen gurultulardan sonra çareyi avrupa yakasında buldum. burhanlı yemekteyiz.

hüseyin nihal atsız'ın eğitimle ilgili görüşleri

ilkokullarda erkek ve kız öğrenciler ayrı eğitim almalıdır.

ilkokulların programları olgunlaştırılmalıdır. çocuklarda disiplin duygusu geliştirilmelidir.

ödül ve ceza anlamlı hale getirilmelidir .kadın öğretmenler erkek talebeye ders vermemelidir.

ortaokullarda beden dersleri askeri eğitimle kaynaştırılarak verilmeli; milli sporlarımız ön planda tutularak yarışmalar düzenlenmelidir.

türk dil bilgisi tüm öğrencilere en iyi şekilde öğretilmeli ve bu konuda özel hassasiyet gösterilmelidir.

liselilerin fen kollarında laboratuvar çalışmaları arttırılmalı ve talebe yurt için yaratıcılık kabiliyeti daha bu sıralarda inkişaf ettirilmelidir spor derslerinde başarı gösterenler için eski ananelerimizde olduğu gibi alplık ve batırlık unvanları, bilgide başarı gösterenler için bilgelik ve danışmanlık unvanları hazırlanarak öğrencilere verilmelidir.

daha fazla detay için

pozitivizm

sığlığın , yüzeyselliğin dibidir. neymiş sadece duyu verileri düşünmek zorunda imiş insanoğlu. eee ben düşünmek istiyorum kardeşim sanane!!! yoooo safsata olur o zaman diyor.yani bi de utanmadan zorluyor seni illa böyle düşüneceksin diye.

insanı , beşer seviyesine indirger. yani sadece dirimbilimsel , biyolojik bir yaratık olarak görür insanı.

Allah'ın kendi nefesinden üfleyerek kutsallık addedilen insan yerine , kokuşmuş çamurdan imal edilen beşere döner insan.

yalnız bir opera

bu şiire başladığımda nerde,
şimdi nerdeyim?
solgun yollardan geçtim. bakışımlı mevsimlerden
ikindi yağmurlarını bekleyen
yaz sonu hüzünlerinden
gün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerim
geçti her çağın bitki örtüsünden
oysa şimdi içimin yıkanmış taşlığından
bakarken dünyaya
yangınlarda bayındır kentler gibiyim:
çiçek adlarını ezberlemekten geldim
eski şarkıları, sarhoşların ve suçluların
unuttuklarını hatırlamaktan
uzak uzak yolları tarif etmekten
haydutluktan ve melankoliden
giderken ya da dönerken atlanan eşiklerden
duyarlığın gece mekteplerinden geldim
bütünlemeli çocuklarla geçti
gençliğimin rüzgara verdiğim yılları
dokunmaların ve içdökmelerin vaktinden geldim.

murathan mungan
|

rebelin korubenisi ile sözlük röportajı

alucard sordu:

öhhö öhö. merhabalağğğğ.

münker ve nekir'e hazırlık saadinde sorular silsilesi gibi oldu ama olan oldu. hadi bakalım.

edebiyat mezunu, karadenizli ve fotoğrafçı olduğunu biliyoruz. bunları sözlükte ifade etmekten çekinmediğinizi de. bunların ışığında ve belki bunların dışında ben de birkaç soru sormak istiyorum. daha önce ciddi ciddi soru sorduğum yazar sayısı çok azdır. yazarları ciddi görmediğim için değil de tanımadığımdan, dikkat etmediğim ve üzerine düşmediğimden doğan sebeplerden dolayı soru sormadım ya da soramadım. fikrimin olmadığı kimseye soru soramam tabi. senin hakkında fikirlerim var ve tabi sorularım da.


edebiyat mezunu olduğunuzu biliyoruz demiştik. öyleyse sizce "sanat sanat için mi yoksa sanat topl..." şaka şaka. bu soru değil tabi.


yeniden üniversite'ye başlamış olsaydınız şunları şunları yapardım dediğiniz şeyler nelerdir?

üniversite okuyan kardeşlerinize söyleyecek birşeyiniz var mı?

bir edebiyatçı olarak ilham kaynaklarınızı nelerden alırsınız?

edebiyatçı yanınız okurlukla mı sınırlı yoksa okudunuz kadar da yazar mısınız?

fotoğraflarınız da photoshop kullanıyor musunuz? photoshop'u etik buluyor musunuz?

daha önce bir entry'de portre çekmeyi sevdiğinizi söylemiştiniz? size daha önce "düğün fotoğraflarımızı bedavaya çekersin değil mi?" diye soran oldu mu? mesela ablanızın düğününde "hadi bakalım rebel'in korubenisi görelim hünerlerini" dendi mi?

dünya sözlük'ün ilerisi için ne düşünüyorsunuz? sizce gidişat iyi mi? bazı yazarlar özel'de yaşadıkları problemleri yazarları rahatsız edecek şekilde paylaşıyor bu hususta düşünceleriniz nelerdir?

iyi bir sözlük yazarının vasıfları neler olmalıdır?

ben sözlük sahibi olsam şunu yapardım dediğiniz şey?

ve son olarak da müslüman kardeşlerinize neler söylemek istersiniz?


teşekkür ederim.

merhabalar alucard, dersine çalışıp gelmişsin öncelikle onun için tekrar teşekkürler sözlü notuna 100 vereceğim. tek başına beş kişilik soru sorduğundan direkt sorulara geçiyorum...

-yeniden üniversiteye başlasaydım, başlayacak olsaydım daha cesur olurdum ve istediğim şehre giderdim. belki daha başka olurdu böylece her şey. daha çok yer görür daha çok insan tanırdım.

-üniversite okuyan arkadaşlar okulun bitmesini, dersleri geçmeyi vs. dert etmeyip anı yaşasın. bir şekilde bitiyor, bitecek. mezun olmak o kadar da güzel bir şey değil, olabildiğince öğrenci kalsınlar bence.

-ilham kaynağım genel anlamıyla dünya ve insan. dünyayı okur yazar izler dinlerim sonrasında bir şeyler yazacak duruma gelebilirim. çok değişken bir şey bu. bazen arabayla geçerken gördüğüm kısacık bir an, bazen bir haber bazen bir çocuktan duyduğum küçücük bir söz büyüyor zihnimde. öyle ki yazmadan kurtulamıyorum ondan. yazmak kurtuluşu duyuruyor bazen.

-okur yazar olmaya çalışıyorum. her ikisinde de iyi değilim ama olmaya çalışıyorum.

-photoshop programını kullanmayı bilmediğimden kullanamıyorum. ancak fotoğrafların renkleriyle oynadığım oluyor. programı kullanabilenleri destekliyorum, etik de buluyorum. güzeli daha güzel görmemizi sağlıyorlar ne güzel. neden olmasın?

-evet portre çekmeyi severim. dolayısıyla bana baktığında aklına direkt fotoğraf gelen insanlar mevcut. bu düğün fotoğraflarını çekme muhabbeti arkadaşlarla çok olur aramızda. keşke yapabilsem, isterim. halihazırda da yaptığım küçük çekimler mevcut. iyi bir fotoğraf makinesine sahip değilim ama aile için sorun arz etmiyor. ablama nişanında ve nikahında dış mekan çekimi yapmıştım. bunun yanında ablamın nişanında, nikahında, kınasında, düğününde fotoğrafları ben çektim. doyamadım şimdi yeğenimi çekiyorum. onun düğün fotoğraflarını da çekeceğim biri beni durdursun!*

-dünya sözlük benim gözümde hep iyi bir konumdaydı. daha iyi olmasını isteriz, gidişat olacağını da gösteriyor. daha geniş kitlelerce tanınmayı daha güzel insanları bünyesine katmayı hak ediyor. ilerleyen günlerde böyle olacağını umuyoruz. özelde yaşananın özelde kalması taraftarıyım. sorunu büyütmek kimseye bir şey kazandırmıyor. gereksiz huzursuzluklara mahal vermeyip çözümcü olmamız gerek.

-iyi bir sözlük yazarının ölçütleri şu olmalıdır diyemem. herkes birbirinden güzel, iyi nitelikler barındırıyor. sözlük yazarlığı altında da iyiyi ararsalar, kimseyi kırmayı üzmeyi hedeflemezlerse herhangi bir sorun kalmayacağını düşünüyorum.

-ben sözlük sahibi olmazdım diyorum. moderasyona katılıp arkadaki, mutfaktaki işleyişi gördükten sonra sözlüğe bakışım değişti. vallahi çok zor işmiş monarklık, Allah kendisinin yardımcısı olsun. moderasyona katılmadan önce kısa sürede darbe yapıp başa geçmeyi planlıyordum da vazgeçtim işin aslını görünce.*

-son olarak müslüman kardeşlerim nezdinde tüm insan kardeşlerime şunu söylemek istiyorum; sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz.*