Dünün Favorilenenleri

dünyaitiraf.com

artık ümidim kalmadı
son çırpınışlar
yitirdiğimi hissediyorum
kötüyüm bu aralar
deli bi ağırlık var
her boka ağlayan ben
ağlayamıyorum bile
içime oturdu söküp atmak istiyorum
her şeyi silip atmak istiyorum bir yandan
buna bile cesaret edemiyorum
şu günleri atlatmak istiyorum
yoruldum
üzgünüm
kırgınım
özlüyorum.

yazarın tövbesi

üç kere üst üste tekrarlayacak...

ben pişmanım yazmış olduğum bütün tanımlardan.
keşke yazmasaydım.
inşallah bir daha yazmayacağım...
ben kabul ettim derviche kendime monark kabul ettim...


bu tövbeyi üç kere yazdıktan sonra, yazarın geçmiş bütün tanımları temizlenerek tertemiz bir sayfa açılır ve yazar artık yeni bir yazarmış gibi sözlük hayatına devam eder...

yeterki yazmış olduğu tanımlardan pişmanlık duysun...

şuhafazakar

islami gayelerle tesettür sınırlarına dikkat ettiğini belirten ancak asli hedefi ortamlarda ilgi odağı ve beğenilen kimse olmakmış gibi davranan, makyaj ve kadınsılık dozajı yüksek hanım kızdır.

ruhafazakar

ne zaman manevi değerlerden, kutsi hususlardan söz açılsa “önemli olan ruh” veya “benim ruhum temiz” gibi karma felsefesine daha uygun garip cümleler kuran muhafazakar için uygun sıfat.

kadınlar yayılıyor hareketi

(bkz: nasıl saçmalasam acaba)

kadınlar zarif varlıklar, narinler yaratılışları böyle. fizikten de daha zarifler, davranış olarakta. bu tarz davranışlar yani... erkek kadın eşit değil; iki cinste fıtratlarına göre muamele görmeli. konu buradan ele alındığında 'kadınlar yayılıyor' out.
|

kurtuluş savaşı

“kendilerine savaş açılan kimselere, zulme uğramaları sebebiyle savaşmalarına izin verildi. şüphesiz Allah onlara yardıma kadirdir.” hac suresi 39

bu ayet'i koyuyorum ki, neden savaşa girdiğimiz hakkında da şüphe oluşmasın...

sapla saman birbirine karıştırılarak bir ülkenin, halkın, milletin (her ne derseniz deyin) geçmişle olan bağlarının, bütünlüğünün dibine dinamit konulma teşebbüsü...

şimdi efendim, cumhuriyetin ilanı sonrasındaki devrimlerin (inkılapların) haklı haksız yanları tartışılır da, kurtuluş savaşı gibi bir savaşın stratejisi hakkında neden şimdi laf sokuşturulur, çok düşündürücü... düşman askerlerinin bozkıra çekilmesi suretiyle zayıflatılması ve de bu sayede yapılan taarruz ile savaşın bitirilmiş olması, o koşullarda gayet de rantabl bir hamle... silah, insan gücü, para gibi faktörlerin mevcudiyeti ortada iken, yapılabilecek tek hamle belki de saydığım bu maddelerden olabildiğince az zayiat vererek mücadeleyi kazanmış olmak olmalı...

bu arada geride kalan çetelerin 640 bin kişiyi katlettiğinden bahsediliyor ki, o çetelerin oralara nasıl girdiğinin cevabını daha evvel tarihlerde aramak lazım gelmez mi?

diğer taraftan, kurtuluş savaşı zamanlarında yaşamış insanlarla hiç görüşeniniz oldu mu bilmiyorum ama, o zamanın tanıkları hep şunları dile getirirlerdi... o kurtuluş mücadelesinin bir destan gibi olduğunu, bugün olsa tekrar hiç düşünmeden ceng'e gideceklerini, o savaşta canlarını kaybeden askerlerin şehadetlerinin kutsiyetini, mustafa kemal paşa'nın askeri olmaktan duydukları kıvancı.

kurtuluş savaşında askerler cepheye hava almak ve sömestr tatili için gitmediler... onları yönetenler de psikopatlıklarından savaştırmadılar onları... askeri deha kabul edilmiş bir zafer hakkında böylesi bir çamur tiksinti verici...

tanım: zafer değil de, kayıp gözüyle bakılan savaş...

yazarların memleketleri hakkında düşünceleri

üzümü, inciri ve delileri meşhur memleketimin, hatta kendine özel bir deli hastanesi bile var.

kumru sesleri ve ağaçların yapraklarından süzülen güneş ışığı uyandırır sizi, spil dağı ufkunuzu kapatır, havası boğucudur nefes almak bile zordur, yazın sıcaktan uyuyamazsınız, ama uyanmak güzeldir memleketimde. eğer olurda sokakta kalırsanız açlıktan ölmezsiniz, zira hayrına lokma döktüren biri karnınızı doyurmak için hazırda bekliyor, hemde her köşe başında.

costas balafas

yunan fotoğrafçı.
yunanistan'ın dağlarını, köylerini, yollarını çekmiş ,savaş dönemine yetişmiştir. erkekler harp meydanında olduğundan çoğu fotoğraflarında kadınlar yer almakta.