Geçen Haftanın Beğenilenleri

muntekim gicirbey

o artık bir baba. dünyadaki en anlamlı görevi üstlenmiş artık bana göre. ınsan yetiştirmek zor hele bir de evladın ise bu.
Allah hayırlı sağlıklı bir evlat nasip etsin inşallah.
youtube da çok güzel bebek bezi değiştirme videoları var diyorlar talimlere başlasın hemen.*

sözlüğümüze yazar kazandırma çağrısı

dünya sözlük yazarlarına;

dünya sözlük yönetimi olarak son zamanlarda sözlüğümüze yeni yazar kazandırmak amacıyla bir takım çalışmalar yürütüyoruz ve inşallah yürütmeye de devam edeceğiz. bu çalışmaların tek gayesi ise toplumun her kesiminden insanları bir araya toplayarak devasa bir bilgi hazinesi oluşturmak, dünya sözlük'ü interaktif sözlükler içinde daha yukarılara taşımak ve artık bir alternatif olmaktan çıkarmaktır.

herkes farkındadır ki biz dünya sözlük ailesi olarak diğer interaktif sözlüklerden farklı bir konumdayız. her şeyden evvel farklı görüşlere ve karakterlere sahip olsak da biz büyük bir aileyiz. birbirimizden çok da farklı değiliz. girilerimizdeki samimiyet de bunun en büyük ispatıdır. istiyoruz ki daha da büyük bir aile olalım. istiyoruz ki milli ve manevi değerlere saygılı olan herkes bu ailenin bir ferdi olsun ve burada kalem oynatsın. sonuç olarak da daha çok insana bilgiyi ulaştıralım, sosyal alemdeki duruş eksikliğini biz giderelim ve sesimizi daha yüksek çıkaralım.

biz elimizden geldiğince çabalıyor olsak da çabamız arzulanan sonuca ulaşmak için yeterli olmuyor malesef. sizlerin de çabasıyla bir gaye üzerine kurulmuş bu nadide platformu hak ettiği konuma yükseltebiliriz. yapmanız gereken şey taş taşımak değil. hepimizin bir ailesi var, akrabalarımız var, iş ve okul arkadaşlarımız var. bir takım sosyal mecralarda bulunuyor, derneklerde ve vakıflarda kelam ediyoruz. kısacası değerli dostlar, çevremizden en az 3 kişinin yolunu dünya sözlük'e düşürebilirsek çok büyük bir adım atmış oluruz. bu da bizim kampanyamızdır. her yazarımızı kampanyaya katılmaya davet ediyoruz. elbette bunun dışında kendi girilerinizi yahut da başka yazarlara ait beğendiğiniz girileri aktif olduğunuz sosyal medya platformlarında paylaşarak da çok sayıda kişiyi dünya sözlük'ten haberdar edebilirsiniz.

haydi bayanlar baylar, toplanıyoruz. kavgaya adam çağırır gibi sözlüğe yazar davet ediyoruz. mevzu büyük.

saygılar...

dünyevi mecmua

sevgili yazar arkadaşlarım, değerli moderasyon ve sayın monark!

hepimiz bu sözlükte bir şeyler yazmaya çabalıyor ve kendimizi, fikrimizi ifade etmeye çalışıyoruz. kimimiz kendisini musikiye adamış, kimimiz sinemaya. hepimizin birçok farklı noktada yazdığı şeylerin ortak noktası ise yazdıklarımızın birileri için bir şeyler ifade etmesi. hepimiz farklı düşüncelere de sahip olsak, dünyaya farklı farklı açılardan da baksak; sanırım hepimizin fıtratında bir yerlerde iz bırakmak var. sözlükte yazdığımız tanımlarla birbirimize çok şey katsak da yazdığımız edebi ve sanatsal içerikli tanımlar sözlük mantığı sebebiyle, diğer tanımların arasında kaybolup tozlanmaktalar.

işte bu yüzden yaklaşık bir senedir ara verilen ve kollektif bir çalışma olan dünyevi mecmua’yı yeniden canlandırma amacındayız. sözlükle alakalı her işte olduğu gibi, bu işte de sözlük yazarlarının desteği en önemlli faktör. Allah’a hamdolsun ki farklı farklı yaratılmışız. kimimiz çizim konusunda çok yetenekli, kimimizin tarihsel bilgisi çok, kimimiz sinemaya ilgili ve kimimiz de çok güzel fotoğraflar çekiyor. inanıyorum ki sözlükteki yazarların yeteneklerinin çeşitliliği de bu mecmuayı çok daha güzel yerlere getirecektir.

eyleme dönüşmeyen arzunun ruh bozukluğuna yol açacağını bildiğimiz için kolları sıvadık. sizlerden gelen fikirleri bekliyoruz. öncelikle bu e-dergi işiyle bilhassa ilgilenmek isteyen yazarların bana özelden yazmasını rica ediyorum. ben ne yapabilirim ki deyip de kimse geri de durmasın, çünkü bir dergide herkese düşecek iş vardır. kimimiz tashih işiyle uğraşır, kimimiz kapakla ve kimimiz de içerikle.
biz böyle bir adım atmaya niyet ettik. umarız ki son birkaç aydır taze bir nefes gelen şu sözlükte bu mecmua da çok güzel bir adım olur.

öncelikli hedefimiz dergi için bir a takımı oluşturmak ve çalışmalara, fikir alışverişlerine başlamak.

esenlikle kalınız.

hedefimiz dünyevi mecmua 7. sayı!

not: görüş, öneri ve her türlü fikrinizi özelden bekliyorum. umarım birileri mesaj kutumu yakar. size güveniyorum!

ps:tasarım işini ben halletmeye çalışacağım inşallah!

önceki sayıları incelemek isteyenlere;
1.sayı
2.sayı
3.sayı
4.sayı
5.sayı
6.sayı

eylül 2017 dünya sözlük verileri

1-30 eylül tarihlerine dair, sözlüğümüzün bazı önemli istatistiksel bilgilerini içermektedir. emeği geçen herkese teşekkür ederiz...

alexa türkiye sıralaması: 3843

sayfa görüntüleme sayısı: 882.586

tekil ziyaretçi sayısı: 74.946

toplam tanım sayısı: 23.519

tanım girilen başlık sayısı: 8.212

verilen artı oy sayısı: 59.985

verilen eksi oy sayısı: 8.254

en az bir oy alan yazar sayısı: 1.109

en az bir oy veren yazar sayısı: 254

en az bir tanım giren yazar sayısı: 285

en az bir başlık açan yazar sayısı: 169

en az bir mesaj gönderen yazar sayısı: 219

sözlüğümüze yazar kazandırma çağrısı

son derece iyi niyetli, samimi ve ciddi bir çağrıydı; küçümseyenlere, eleştirenlere, saçmalayanlara rağmen.
altı buçuk yıldır değişmeyen bir şey var. sözlüğümüzdeki insanlar bu platformda bulunma gerekçeleri bakımından ikiye ayrılıyor; sözlüğü kullananlar ve sözlüğü sahiplenenler.
sözlüğü kullananların amaçları çok çeşitli olabiliyor, zaten sözlük de açık bir kaynak olarak aslen buna hizmet ediyor yani o kadar alternatşf varken yeni bir sözlük olarak ortaya çıkış sürecimiz zaten belli hassasiyetler doğrultusunda ihtiyaca binaen insanların kullanması için faydalı bir ortam oluşturma güdüsüne dayanıyor.
sözlüğü sahiplenenler ise doğal olarak emek vermekten, kendiyle özdeşleştirmekten, misyonuna inanmaktan geri durmuyorlar. sözlüğü sahiplenenlere dikkat ettiğimizde dikkatimizi çeken şey, fikirleri veya tavırları ne kadar sert ve uyumsuz olursa olsun duyarlılıklarıyla diğerlerinden çok daha insancıl görünmeleri. çünkü heyecanlarını geçip giden zaman öldürmüyor, vefa denilen duygudan yoksun değiller ve herkesi kendileri gibi sanma hatasına düşüyorlar. bazen bu durum hata olmuyor; tuzak oluyor, kasıt oluyor, provokasyon oluyor. çünkü birilerinin hiç hoşuna gitmiyorlar, sözlükte empati ve sempati yönü güçlü kimseye tahammülü olmayan ve buranın ıssız bir çöle dönmesi için bıkmadan pusuda bekleyen kişilerin nefretini kazanıyorlar. o tahammülsüz kimselerin sırf heves kırmak için sarfettikleri laflar, sırf emektarları yormak için sebep oldukları kırılmalar, sırf fitne çıkarmak için ördükleri iletişim ağları onlarca kez beyhude bir çaba olarak başlarında patladı. fakat yılmıyorlar zira fayda üretmek gibi bir dertleri yok, gayeleri yapmak değil yıkmak üzerine. sabırla mücadele edeceğiz, inşa etmekten geri durmayacağız.
arkadaşlar, lütfen farkına varalım; sözlüklerde çok sayıda kişi yazar olur ama hepsi baki kalmaz. türlü türlü sebeplerle ortamdan uzaklaşanlar olur, sonuna kadar kalanlar olur, ara sıra uğrayanlar olur ve hepsi de gayet normal tercihlerdir. bugün aramızda eskilerin çok rağbet gören, çok sevilen bazı isimleri hem de kendi istekleriyle aramızdan ayrıldılar diye sözlüğü suçlamanın manası nedir Allah aşkına? aynı şekilde, onlar artık yok diye onlardan önce bile burada olup halen yazan veya onlardan sonra gelip sözlükte çok sevilen-sayılan-okunan bunca insanı değersiz mi göreceğiz? yahu bu sözlük altı buçuk yıl önce ilk açıldığında ancak iki ay ömrü var diyenler oldu, yirmi kişiyle ne kadar dayanacaksınız ki diyenler oldu, şu giderse sözlük biter bu yazmazsa sözlük akmaz diyenler oldu; peki o kişiler şimdi neredeler, yoklar ama bu seferde güncellenmiş modeller aramızda kol geziyor maalesef. hepimiz çok farkındayız ki fikrini söylemek ayrıdır insanları üzmek ayrıdır, açık sözlülük ayrıdır yıkıcılık ayrıdır, eleştiri ayrıdır provokasyon ayrıdır. vaktiyle söylenenlere kulak asıp paydos etseydik, tacizlere boyun eğip sözlüğü kapatsaydık, bazı kişiler gidince ümidimizi yitirip biz de yazmayı bıraksaydık şu anda yukarıda bahsi geçen aramıza sonradan katılmış yüzlerce kıymetli şahsiyeti hiç tanıyamayacaktık hatta bunları yazabileceğimiz bir sözlüğümüz bile olmayacaktı. ilk sözlük kurulduğundan bu yana piyasaya çıkan 169 sözlüğün çoğu gibi sözlükler çöplüğünde yer almak için mi çıktık yola, onun için mi dişimizi sıktık her yanlış anlaşıldığımızda, bu yüzden mi aslolan insandır deyip yediğimiz darbeleri yansıtmadık? tabii ki hayır, tek kişi kalana dek sonuna kadar gideceğiz. binlerce insanın tanıştığı bir mecrayı ucuz fantezilere yem mi edeceğimiz sanılıyor, bu sözlüğün gelişmesi için her dönemde arı gibi çalışan moderatörler var oldu ve olacaktır çünkü kazanılmış bu değeri yitirmek istemeyen sağlıklı akıl ve ruh sahipleri hiç bitmeyecek.
sözlüğümüz eskiye nazaran çok daha fazla kişiye ulaşıyor, her ay bir öncekinden daha fazla kişi sözlükteki içeriklerden faydalanıyor. çok daha fazla insan google ve yandex gibi arama motorları aracılığıyla sözlüğe ulaşıyor, işin güzel yanı tıkladıkları başlıklar sanıldığı gibi kızlı erkekli başlıklar değil, kavramsal nitelikte bilgiler veya özgün yorum içeren gündem veya kültür başlıkları oluyor. yakında zaten ağustos 2017 itibariyle tuttuğumuz ilginç istatistiklerin memnun edici neticelerini sizinle de aylık olarak paylaşacağız, oradan kendiniz daha net çıkarımlarda bulunabilirsiniz. lütfen kimsenin sizi etkilemesine, durdurmasına, kandırmasına izin vermeyin. ilk günden bu yana az ya da çok emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz...

şehiriçi otobüslerde semtlere göre değişen yolcu profili

şehirlerarası otobüsler zaten tespit membaı bunda herkes hemfikir. çeşme'ye giden otobüste yaşananlarla erzincan otobüsünde yaşananlar elbette aynı olamaz. bununla beraber büyükşehirde yaşıyorsanız tespit yapmak için artık il dışına çıkmanıza gerek yok. tespit ayağınıza geldi. yapmanız gereken şey iç kesimlerden şehrin tarihi merkezine kadar bir skala halinde otobüslere binmek. istanbul özelinde birtakım izlenimler:

ümraniye/sultangazi/gaziosmanpaşa'ya giden veya uğrayan otobüsler:

ekseriyetle hınca hınç dolu olurlar. her gün yeni bir yolcu sayısı rekoru kırılır ve bu rekorlar "gaptaaaaan öldük öldük glimayi aaaaç" diye bağırarak kutlanır. yolcuların geneli ağlayan bebek, çocuk, genç ve orta yaşlılardan oluşur. çünkü bu semtlerde çok yaşlı insanlar ev-cami rotasından şaşmadıkları için veya çok yaşlanamadan öldükleri için otobüse binmezler.

kadıköy/bostancı/nişantaşı otobüsleri

yaş ortalaması 62'dir. arabası veya araba alacak parası olmasına rağmen otobüsü daha kolay bulan insanlar barındırır. sürekli 65 yaş üstü kart bastıkları için sürekli zarardadır bu hatlarda çalışan otobüsler. insanları genelde naziktir. "ben fi tarihinde şu gazinoda bodyguarddım" muhabbeti çeviren amcaları olur. dolu olurlar fakat ölü çıkacak kadar değil.

beylikdüzü/tuzla/büyükçekmece

bu semtlerin yolcu profilinde hemen göze çarpan şey orta yaşlı baskınlığıdır. henüz çoluk çocuğa karışmamış, işi şişli'de olduğu için günde 3 saat trafikte uyuklayan çalışan tayfadır bunlar. özel üniversitelerin buralara tünemesinden dolayı 18-25 yaş aralığı da görülebilir. upuzun hatlar oldukları için binme saatine göre obalar oluşur zamanla. birbirini tanımayan adamlar birbiri için sıra tutmaya falan başlar.

ben gerdun değilim

dünya sözlüğün diğer sözlüklerden farkı içindeki yazarları. böyle bir durumu ilk defa duydum. bu kadar karı kız düşkünlerinin olduğunu bilmiyordum, hadi diyelim oldu. bu zamana kadar herhangi bir yazardan böyle bir rahatsızlık duymadım. bu nasıl bir ahlaksızlık örneği? her yerin formatı farklı. gidersin herhangi bir çöplük olan yere. dilediğine dilediğin gibi yürür karşılık da alırsın meraklanma. bunlara da insan diye toplumda yer veriyoruz. birey diye ciddiye alıyoruz işte. ona duyduğumuz saygıyı o başka birilerine duymuyor. hiç görmediğin birine böyle davranan reelde tanıdığına neler yapmaz? kimlerle aynı havayı soluyoruz? Allah herkesin canını ırzını böyle hastalıklı beyinlerden korusun.

neşet ertaş

şu anda yüksek bir binadan bütün şehre seni dinletiyor birileri. kimse de çıkıp, bu ne gürültü, demiyor. tüm kent bir kenara büzüșmüș seni dinliyoruz. mekanın cennet olsun!