Bugünün Beğenilenleri

dindarların doğa ve hayvan düşmanı görülmesi

böyle bir konu gündem ettim miydi? etmediysem ediyorum ettiysem tam olarak başlık neydi hatırlayamadım.

ya var böyle bir şey. doğa ile ilgili malum muhafazakar parti sayesinde en çok. hayvan düşmanlığı olarak da var.

bugün sabah sabah bir şey oldu burada. okursanız anlatayım.

işyerinde. burada işyerleri yanyana. bir sürü. neyse, bir kaç dükkan ileride (belki 50 mt) çalışan bir kızceğiz var. buralarda ne kadar köpek filan varsa bakıyor besliyor. adeta merhamet abidesi bir insan. çok iyi birisi. bizim de kapımızda beslediğimiz bir kedimiz var. yan komşu , ben bakıyoruz. arada da o kız mama getiriyor. yarı evcil. içeri pek girmez ama kapının önünden de çok az ayrılır. hep buralarda.

neyse bu kızceğiz sabah elinde bir poşetle buna mama getiriyormuş. baktığı iki adet köpek de peşinden gelmiş. aslında onları genelde dışarıda besler ama bazen bu büyük yapının içine de girerler. diğer yanımdaki hacı komşum kıza çok sert şekilde uyarıda bulundu. bu köpekleri burada besleme falan. oysa kapısının önüne kap falan koymuş değil. zaten mamayı da kediye getiriyormuş. o sakin , güleryüzlü kız bir asabileşti, birlaflar saydırıyor, hiç lafını sakınmıyor. küfür etmiyor ama iyi karşılık verdi. hacı amca gitmiş şikayet etmiş yönetime filan. kız gün içinde uğradı ufak bir muhabbetini yaptık. kızı haklı buldum. yahu her şeye de müdahale etmeyin ya. koskoca adamsın, 65 yaşına gelmişin bak hala...

hasılı; bu algının oluşmasında bizim hacıların payı var. ''kıyamet kopacak olsa, elinizde bir fidan olsa onu dikin'' diyen hz. ömer miydi yoksa bu bir hadis miydi ? diyen ne güzel demiş. kalbinde merhamet bulunmayanın neyleyim müslümanlığını ?

ağacı sula, merhameti besle, kediyi doyur, algıyı kır.

insanları dinden soğutan sözde alimler

insanlar dinini Allah'ın kitabından değil de alimlerin hacıların hocaların sözlerinden öğrenmeye kalkarlarsa gerçekleşmesi muhtemel eylem.

kuran'ı içselleştirmiş ve böylece kuran temelli bir akıl süzgecine sahip kişilerse, dinden değil o alim denilen kişilerden soğuyacaklardır.

bu tiplere bakarak dinden çıkan dinden soğudum diyen zaten o dinle hiç tanışmamıştır ne yazık ki.

sungu ortaokulu

el birligi ile daha iyi sartlara gelecegine inandigim okul.. buranin yazarlarinin binbir çeşit farkli gorusu de olsa yardimseverlik ve duyarlilikta tek vücutlar.. umarim katkimiz olur. ve bu baslikta iyileştirilmiş fotolari da görürüz..

damat çiçeği

universitede bir erkek hocamiz ki kendisi evli mutlu cocuklu bir heteroseksueldi. bir keresinde sosyal yasantinin kadini tatmini uzerinde dondugunu ama erkegin bundan pek de nasiplenmedigini soylemisti. tatmin derken sevmek, sevilmek ve bunlari belli etmek uzerine. misal derdi kadina cicek alirsin o mutlu olur ve bir omur erkekten cicek bekler. peki hic dusundunuz mu bir erkek cicek alinca ne yapar? o da mutlu olur. peki kadinlar erkeklere cicek aliyor mu? tabii ki hayir. sanki cicek bahcelerinin tapulari onlarin ustune.

velhasili erkeklerimizi cicekten mahrum birakmayalim. onlar gul lale orkide alalim. dugunde kendi cicekleri olsun salona girince ellerini nereye koyacak telasisina girmesinler. sonra bekar arkadaslarina atsin o cicegi.

gelecekte mumkundur diyorum ben!!!
|

kedilerin garip huyları

aslında her birinin bilimsel bir açıklaması olan huylardır. mesela benimkisi saat 23.00ü vurdu mu evin içinde bir anda koşmaya başlıyor kuyruğu kabartıp. hayır özel bir delibaşlığı var zaten ama neden yani. Şu yüzdenmiş; bu haspalar gece avlanırlarmış, o yüzden saati geldi mi kurmalı olarak başlıyor koşmaya. biyolojik saat böyle bir şey olsa gerek.
|

minimalizm

kazimir malevich abimizle başlayan ancak benim için ludwig mies van der rohe ile gerçek özünü bulan bir sanat akımıdır. mimari'de japonların ve almanların daha yatkın olduğu, malzemenin en yalın halini kullanan, süslemeye karşı olan ayrıca güzelliğin, basitlikten ve sadelikten doğduğuna inan bir akımdır. en minimal diye bir olgu yoktur. minimalizmin ölçütü yine kendi içerisindedir. örneğin bir mimari yapı kendi içerisinde daha minimal olabilir ancak onu kıyaslayabileceğiniz bir minimallik ölçütü veya standardı yoktur.
|

karısının bikini giymesine izin veren adam

başlık gereği adam hakkında fikir belirtilmesi gerekirken herkesin yazar hakkında fikir belirtmesine sebep olan adamdır. ne bikini giyen karısı, ne adamın kendisi bu kadar acımasızca eleştirilmedi! eleştirilmemesi de gerekiyor ama biri çıktı ve bana göre sevdiğini teşhir eden bundan da rahatsız olmayan adam değildir dedi yemediği zılgıt kalmadı. sözde sözlük çok muhafazakardır hatta marjinal olan bizdik. o zaman adam hakkında bende diyeyim
karısının bikini giymesine izin veren adam normal değildir, izin meselesine gelince eşler arasında izin diye bir konu vardır karşı tarafın rahatsız olmaması için fikir danışırsın izin diye buna derler. yoksa resmi dairelerdeki izinler gibi değil. ayrıca bu adamların 2 şeyi vardır birincisi karısının guzelliği ile övünürler ikincisi özgüven sorunları vardır. ben hem erkeğim hem de karımın bikini giymesinden rahatsız olmam diyorsa otursun bi daha düşünsün denilen kişidir ama adam değildir.

sungu ortaokulu

milli egitimin egitimde firsat esitligi ilkesini saglamaya calisirken oncelik sirasini ayarlayamadigini ispatlayan okul.
dogudaki cogu okul tadilat nedeniyle ilk 3 hafta ögrenci cagiramiyor. eksikleri tamamlamak icin mem le baglantinin kuvvetli olmasi gerekir ancak yetmez. bildigin cingenelik etmeniz gerekir. gecende idareyle neleri satip neler alabiliriz diye dusunuyorduk. okulla mem arasini asindiran idare allem edip kallem edip boyayı bedavaya getirdi. tahta ve jeneratör eksigi ancak irandan ucuz bulunursa alinır.. bu bi de bizim ögretmenlerle aramizda para toplamiş halimiz..
bu arada yazar kardes ,allah yardimcin olsun. vakti zamaninda bu sözlük sakinlerinin benim okula cok yardimi dokundu. eger cok bi miktar toplayamazsan sebebi benim onlari yardim icin epey darlamam. o yuzden hakkinizi helal edin. *

en eski duygu

rivayete göre korku imiş.
sebebi ise bilinmezlik.
bilinmezliğe olan korku.
insanlar içgüdüsel olarak bilmediği şeyden korkarmış, bunu ise nefret söylemleri şeklinde ortaya çıkarıyor genel tablo itibariyle.

birini tanımadığımız için ondan uzak durur, özel şeylerimizi anlatmayız. korkarız çünkü bilinmezliğe olan güvensizliğimizden...

şimdilik bu kadar. nasıl çözüleceğini daha öğrenemedim.

insanları dinden soğutan sözde alimler

düşüncesizce yaptıkları açıklamalarla insanları dinden soğutan sözde alimlerdir.

sözde diyorum, çünkü bir alimin sahip olması gereken bilgi edinme, bilgiyi yorumlama ve bilgiyi aktarma becerilerine sahip değillerdir.

islam'ın ana meseleleriyle, müslüman toplumların büyük sorunlarıyla konuşmak yerine ipe sapa gelmez konulara kafayı takarlar. ayrıntılarda boğulurlar.

büyük çoğunluğu kadın düşmanıdır. konuşmalarının %99'u kadınlarla ilgilidir. erkeğin günahlarından, erkeğin ahlaksızlığından, erkeğin ahlak şartlarından asla bahsetmezler. kadınlar evin bir odasına kilitlenip, yemek, su vermek dışında gün yüzüne çıkarılmasalar bundan mutlu olacak kadar hastalıklıdırlar.

bu tiplere bakarak dinden soğuyan, hatta dinden çıkan çok kişi var. ne yazık ki durum bu. artık bir sussalar diyoruz. sussalar ve bu dine daha fazla zarar vermeseler.

ekleme: bu arada bu sözde alimlere bakıp dinden soğuma konusunda da (#5925992) numaralı entry'ye kesinlikle katılıyorum. fakat ne yazık ki her ne kadar bu durum bizi rahatsız etse de, toplumda bunlar yüzünden dinden soğuyanlar var.

ekleme 2: bu başlıkta tartışmaya açılan şey 'sözde alimler' dediğimiz kişilerin eylemleri, söylemleri ve tarzlarıdır. dinden soğuyanlar değil. cevaplarda sürekli dinden soğuma noktasına takılınmış. konumuz bu değil arkadaşlar. konumuz sözde alimler. ayrıca kabul etsek de etmesek de toplumda bu şekilde sözde alimlere tepki olarak dinden soğuyan insanlar var. bu gerçeğe istediğimiz kadar gözlerimi kapatalım. var yani bu.

rönesans inşaat

klasik bir türk inşaat şirketidir. avrupa firmalarıyla iş hacmi konusunda belki yarışır ama çalışanlarına verdiği haklar ve değer konusunda avrupanın tırnağı olamaz. diğer tüm türk inşaat şirketlerinde olduğu gibi çalışanlarını ağır şartlarda iki haftada bir gün izinle çalıştırır. teknik kadrosuna sürekli yükselme ve maaş artışı vaatlerinde bulunur ancak bunlar çoğu zaman hayal olur. hakkını aramak istediğinde ise genelde "burası rönesans, burada bedava çalışmak isteyip de giremeyen binlerce işsiz var" tarzı cümleler duyarsınız. rönesans'da kaymağı genelde ceo'lar ve merkezdeki üst düzey yöneticiler yer. gezerler-tozarlar şantiye ziyareti altında yer-içerler sonra hesabı firmaya kitler otururlar. garibim mühendis tayfası da bu adamların gözüne girebilmek için kırk takla atar, yalakalığın her türlüsünü yapar üstüne kardeşim dediği ekip arkadaşını gözünün yaşına bakmadan iki dakika da satar. çoğu büyük inşaat şirketlerinde çalışmış biri olarak söylüyorum rönesans'da gördüğüm entrikaları anneannemin eski dizisi yalan rüzgarlarında bile görmedim. gerçekten bu konuda son nokta rönesans.
|

ulusların kendi kaderini tayin hakkı

self determinasyon da denilen bir hak. wilson ilkeleriyle ortaya atılıp evrensel haklar içinde yerini almıştır. işin ilginç tarafı bu hak her zaman doğu'daki azınlık halkların önüne "bak senin böyle bir hakkın var haa" denilerek sunulmuştur. amaç gayet açık. bölmek, parçalamak. hadi kendi içindeki azınlık halklara da versene bu hakkı. kızılderililere mesela. vermezsin değil mi? çünkü böyle bir hak esasen yok. bu hak, doğu'daki azınlıklara verilen bir yemdir. ne yazık ki çok güzel yediler, yemeye de devam ediyorlar.

dini kendince yorumlamak

onları nerede yakalarsanız öldürün. sizi yurdunuzdan çıkardıkları gibi siz de onları yurtlarından çıkarın. fitne, adam öldürmeden beterdir. yalnız onlar, mescid-i hâram yanında sizinle savaşa kalkışmazlarsa siz de onlarla mescid-i harâm yanında savaşmayın. ama onlar, sizi orada öldürmeye kalkışırlarsa öldürün onları. budur kâfirlerin cezası işte.

bakara 191...

bu ayeti kendince yorumlayanlar suriye'de kafa kesiyor kardeşim, bilmeni istedim. nüzul zamanı, gerekçesi, karşılığı, peygamberimizin hayatına sokuş şekline bakmadan, herkes "ben anlarım" derse, "anladığımı yaşarım" derse din bütünlüğü olmaz, din olmaz.