tarikatların şirk yuvası olması

göz önünde olan gerçektir.

aksini iddia etmek cahilliktir. menzilciler olsun,mevleviler,ağacılar olsun hepsi ama hepsi bugün şirk bataklığındadır. islamın yerine ehli bidatin hakim olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Allah'ın değil sözde şeyhlerin ilahlaştırıldığı göz önündedir. halkı peşine takıp milyarlar kazanan şarlatan şeyhlerin bindiği arabaları,oturduğu evleri konuşmaya gerek yok sanırım.

kardeşler hakiki yol kuran ve sünnet yoludur islamla alakası olmayan çıkmaz yollara girip de dininizle oynamayın.
devamını gör...
allah Allah Allah Allah bu nasıl genellemek dediğim önermedir..şimdiye kadar, saniyorum mevlevilere laf atan hiç olmamıştı.
ibretlik tespit yaptın birader..helal be ya..
devamını gör...
çakma ise öyledir çakma değilse bahsi geçen tarikat söyleyen şirke gitmesede bir sürü insanın hakkına girer! tarikat Allah rızasına ulaşmak için oluşturulmuş bir yoldur, niyetin ve amellerin sapkınlığı söz konusu deilse böyle bir cümle sakattır.
devamını gör...
kısmen doğru olan gerçek. alimlerin buyurduğu üzere; şeriatsiz tasavvuf zındıklık, tasavvufsuz şeriat ahmaklıktır.
devamını gör...
doğru bir önermedir.

said nursi, celaleddin rumi kitaplarının yazdırıldığını söylüyorlar ve hatta kitabın kur’an'ın indirildiği arştan iktibas edildiğini söyleyenleri, ve aracılığı savunup Allah'ı trafoya benzetenleri aracı, şefaatçi, kurtarıcı görenleri şirk kabul edemeyiz, tabi..
devamını gör...
hepsinin müşrik olduğu anlamına gelir. eğer onlar müşrik değilse onlara bu yaftayı yapıştırdığın için sen helak olursun.
devamını gör...
menzilin köpeği olacaksanız, said nursinin: bunlar bana yazdırıldı, demesinden vahiy değil de ilham derseniz, 'yü­ce tanrı beni o kadar sever ki istediğim şekilde yanıma gelir' diyene inanıyorsanız, m.... ete kemiğe büründü Allah (haşaa) diye göründü diyecekseniz .... sizleri kafir edecek değilim, ilmim de yok sadece kendimin ve sizin günahlarınız için ancak dua ederim. yaptığımız günahların tövbesini edelim, kusurlarımızı kapama da gece gibi olalım fakat Allah ın şeriatını kuran ve sünnet çizgisinde, kimselerin esiri olmadan idrak etmeye gayret edelim. amin...
devamını gör...
gavsa inanan kişi neden inanıyor? adam yağmur ve kar benim elimde diyor. yağmur ve kar tanrısı gavsus.

bi de unutmadan gavs denen yalancı adam köydeki akarsudan yararlanmak için davalık olmuş birisi. gavs tağuta mahkeme oluyor hahahahha. yağmur senin elindeyse yağdırsana tarlana. ne kuranda ne sünnette var yalanınız saltanatınız batsın. Allah'a ve rasülüne değil de kendisine çagıranlara lanet olsun. Allah bu adamlara kananların cehaletini mazur görsün. göbekli gavs mı olur?? adam saniyede dunyayı bilmem kaç defa dolaşıyormuş ama son model mercedesi de var. haaa bir de bu adam fevzeddin erol denenyalancı daha kur'anı düzgün okuyamayan adamla gavslık yarışıma girmiş ve kazanmış birisi.

gavsa tek soru baban da mı gavstı be?
el cevab: evet!
devamını gör...
bu genellemeye höst denir, bu kadar kalın bir anlayışa sahip olmamak lazım.

bizim bakış açımız, tevil edilebilir fikir ve davranışların kestirip atılmaması şeklindedir, ulema böyle yaklaşmış.

lâkin, tasavvuf ehlinin bir kısmı da bu kafa koparıcıların ağzına sakız veriyor, suistimal edenler özelikle.
devamını gör...
insanlara güzeli öğreten, güzele teşvik eden ve bu ülkenin manevi dinamiklerini ayakta tutan oluşumlar için atılmış olan iftiradır.

benim karı-kız düşkünü bir arkadaşım vardı. ama öyle bir karı kız düşkünlüğü değil bu. adamın libidosu nirvanadaydı..

bu adam menzil'le tanıştı. 180 derece değişti. bu bir tek örneği. böyle yüzlercesi vardır. böylesi yerleri şirk yuvası olarak görmenin kendisi şirktir. ayıptır. ortamda bir trollük faaliyeti yapacaksan buradan yol bulma bari.
devamını gör...
"tarikatlarin bid'at ve sirk yuvasi olmasi" seklinde genisletilebilir, fazlasi yok eksigi eksigi var. din tek, islam tek, hala bazi gafiller cakma muceddidleri, gavslari, seyhleri insanlari sirke goturecek sekilde yutturma gayreti icindeler. seyhini dusunmekten algisi korelmis rabitaci zevat elbette buna sirk demez, ancak sirk tam olarak budur...
devamını gör...
önce hariciler daha sonra vehhabilerin son olarak da ışidin benimsediği görüş. bu zihniyetlerin titiz yaklaşımlarının neticesi son olarak kabe de tavaf yapmayı da şirk olarak görmeye kadar gider. islam tevhid dinidir ve tevhide halel getirecek hiçbir anlayış tabiyki kabul etmez ama şirk konusunda hiçbir hassasiyet sahibi olmamak islama ne kadar zarar getiriyorsa islamla özdeşleşmiş bir takım ritüelleri ya da sırf peygamber döneminde olmadığı için kimilerince bidat olarak kabul edilen tarikatları islam kültürü içinde yoğrulmuş daha bir çok şeyi şirk diye kabul etmemek hatta kökten yok etmeye çalışmak bu tür faaliyetlerin içinde olanları kafir olarak nitelendiirmek o kadar yanlıştır. çünkü kültür olmadan din din olmadan kültürden bahsetmek neredeyse imkansızdır.

tarikatler de peygamber(sav) zamanından çok sonra kurumsallaşmış ve içinde potansiyel olarak her zaman şirk unsurunu barındırmıştır. (bkz: rabıta) bu anlamda en çok tartışılan hususlardan birisidir. ancak şunu ifade etmekte büyük fayda var ki insanların tarikatler sayesinde coşkulu bir şekilde dinlerini yaşama imkanı ve huzur buldukları tarikatler görülmezden gelinmekte ve günümüzde bu işler tabiri caizse merdiven altlarında yürütülmekte ve bir çok insan maddi ve manevi olarak sömürülmekte. devlet bu kurumları kapatmak yerine denetlemeye ve ıslahata gitseydi bugün yaşanan pek çok sorun yaşanmaz ezici çoğunlukta bir çok insanın aklında tarikat eşittir şirk denklemi kurulmazdı.
devamını gör...
şirk yuvaları değil ama, fetto için niye yıllardır devletimize ve milletimize bir uyarı yapmadılar.gel de kafan karışmasın şimdi.kandilleri sönmüştür .tarikat devri bitmiştir artık.bop 'a uygun dindar yetiştirmekle meşguller şu an.
devamını gör...
gerçek tarikatlar taa ilk yıllarından fetönün kafir olduğunu bilip uyarıyorlardı.

ame amaç tarikatları kötülemek olunca bunu öğrenmeye gerek duyulmaz.
devamını gör...
bir filmde hiç bir elçi olmasa bile Allah'ın varlığının bulunabileceğini izlemiştim. bu nedenle vasıta ile Allah'a ulaşmayı vaadeden tarikatların beyanları samimi gelmiyor. tarikatlar rant ve çevre edinme aracıdır. açık ve net.
ekleme: bu tanımda peygamberin de bir vasıta olduğu ve peygamberlik müessesesinin de reddedildiği gibi bir kavram ortaya çıkıyor. konuyu açacak olursak kuranda peygamberler ve veli kullardan bahsedilmektedir. ancak en son dinde değişik uygulamalar ve ihtilaflar meydana getiren tarikatlardan bildiğim kadarıyla söz edilmemektedir. ayrıca bahsedilen gerçek mürşidlere günümüzde ulaşmak zordur. bana şeyhini düşünerek ağla onun elini öptüğünü hayal et (ne kadar fetöye benziyor di mi ama fetö değil) diyen bir tarikatın neye hizmet ettiği de açıkça ortadadır. varsa gerçek bir mürşid bilen mesaj kutumu yeşillendirebilir.
devamını gör...
geçmişten günümüze incelendiğinde ortaya çıkan acı tespittir.
devamını gör...
atatürk'ün seneler önce tekke ve zaviyeleri kapatmasına neden hadisedir.
devamını gör...
bu önermedir ki ucu şuralara gider;

baş müşriker;
abdulkadir'i geylani
şah-ı nakşibendi,
imam-ı rabbani
imam-ı gazali
ahmet er rıfai
ahmet ibni hanbel

tövbeler olsun.

ordan biri birşeyler diyor bak duyuyorum, "biz günümüz tarikatları diyoruz, günümüz" diye, yok kardeşim. siz hep mürid tanımışsınız hiç mürşid tanımamışsınız. o nedenle de rasyonelliğiniz bir su sızıntısı kadar sığ.
devamını gör...
saçma sapan bir sui zan. ben de tarikatları hiç sevmem ama tüm tarikatları da müşrik ilan etmek nasıl bir kafadır onu anlamam. bu kafanın tipik tekfirci ışid kafasından pek farkı yok açıkcası. çık tarikatların itikadi yanlışları var de sırala yanlışlarını. reddiye yaz hangi tarikat ise. ama toplu tekfir nedir yahu. içlerinde müşrik olmayanlar varsa bu iddia sahiplerinden ahirette davacı olurlar. ve Allah ın gazabı çok çetindir.
devamını gör...
kendi hacı hocalarını yada şeyh midir ne karın ağrısıysa artık yüceltmekten kendilerinden geçen bir grup mevcut sonuç olarak.
e daha ne?
devamını gör...
çetrefilli bir konu, üşenmezsem akşama uzunca bir tanım ile huzurlarınızda olacağm inşallah..
edit: yazıyı paşlaştım.
azıcık aşağı in mübarek.
devamını gör...
neye göre kime göre? ben hiç bir tarikatın put yapıp taptığını görmedim. şeyhine tapanı da görmedim. nasıl şirk yuvası olduğu kanısına vardınız? şeytanın sahip olduğuna inandığınız bir takım özelliklere bir insanın sahip olması mı şirk? şeytan insanın kalbine sızıyor vesvese veriyor ilham veriyor sürekli insanın yanında buna inanırken şirk yok bir şeyhin bunu yapabildiğine inanınca mı şirk oluyor? kimse şeyhine ilah gözüyle bakmıyor, ilahi vasıflar da atfetmiyor. Allah'ın sıfatlarını da yakıştırmıyor. ee şirk nerede? yoksa siz mi ilah oldunuz da size şirk koşulduğunu ima ediyorsunuz?
devamını gör...
evet efendim..evet dediysem başlığı onayladığımdan değil..şimdi..insanoğlunun ölçüyü tutturamadığı en nemateli bahis..aşk..kişi birine aşık olursa her şeyi yapabilir..tapmak dahil..hristiyanların hali malum..hani var ya hadis-i şerif..''kişi sevdiği ile beraberdir''..işte burada ölçüsüzlük olduğu vakit..bu hadisin hükmü iptal oluyor..günlük hayatta da bunu çokça görüyoruz..sevdiği kız için birini öldürenleri..kulun kölen olayım diyenleri..bu biraz tabii olmakla birlikte bazen gayrı ihtiyari de olabiliyor..tarikatlarda da mürşide duyulan şiddetli sevginin..yada aşkın..sonucunda bir nevi ''tapınma hali'' tezahür edebiliyor..''her şeyi mürşidinden bilmek'' gibi şirki ilzam eden vartalara düşülebiliyor..dediğim gibi..buradaki mevzu ''ölçü''..kişi eğer mürşidinden manevi terbiyesini alıp..onu sadece bir ''mürebbi'' olarak bilirse sıkıntı yok..yalnız haddini aşıp ''benim mürşidim her halimi bilir'' gibi uç noktalara temas ederse sıkıntı..tövbe bahsi de böyledir..kişi eğer şeyhine/mürşidine tövbe ederse müşrik olur..bu çok net..yalnız ''onunla birlikte Allah'a tövbe'' ederse sıkıntı yok..yada onu mübarek bilip dua isterse de sıkıntı yok..yalnız başına ne gelirse gelsin..bunu Allah'tan bilmelidir..zuhurat hali dahil..eğer herhangi bir şeyi mürşidinden bilirse..allah muhafaza..bu noktada da akaid ilmi bilmeyenlerin seyr-i süluk bahsinden uzak durması icap eder..böylelerinin tarikata alınmaması icap eder..günümüzde ise en büyük sıkıntılarımızdan biri bu..cahil sofi..son olarak..tarikatların ''şirk yuvası'' diye tanımlanmaları vicdansızlık olmakla birlikte..hak nezdinde doğruluk payı da vardır..allah cümlemizi ıslah etsin..
devamını gör...
tarikatı çok yanlış anlamış kişilerin iddiası.

yunustan gelsin:
sayılmayız parmak ile,
kırılmayız vurmak ile,
taşramızdan sormak ile,
bilinmez ahvalimiz.

yani dışardan bakmakla anlayamazsın bizi buyurmuş yunus.
devamını gör...
su-i misal misal olunmaz kaidesini bilmeyen kimsenin beyanıdır. tasavvuf adına ortaya çıkmış bir kısım yapılar içinde problemli olanları hatta küfre kadar gidenleri olmuştur. ama unutmayalım yalancı peygamberlerde (daha doğrusu peygamberlik iddiasında olanlarda) var olmuş. tasavvuf nefis terbiyesi, muhabbet ve zikrullah ile alemlerin rabbine erişebilme gayretidir. (ehli sünnet tarikatları kastediyorum burada)
--- alıntı ---

derdin devâya erişe
kalbin safâya erişe
lutf u atâya erişe
îsâr-ı zikrullâh ile
--- alıntı ---
devamını gör...
tarikatı yalın anlmaya çalışmak kavanozun dışını yalmakla içindeki balın tadını anlayamamaktır.
devamını gör...
adamların şirkten anladığı put yapıp tapmak. o da az buçuk okumayı filan seveni. buralara gelebileni. çok büyük oranı kendi tarikat öğretisinden öteye gitmez, başka şeyleri okumaya yeltenmez, adeta korkar. düşün işte diğerlerinin halipürmelalini. o mekkeli müşrik x putu Allah dostu ilan etmiş, isteklerini Allah'a ulaştıracak bir vasıta görmüş sen x şeyhi aynı durumda görmüşsün. (bkz: fark göremiyorum) yoksa mekkeli müşrikler ateist değil, o azılı müşriklerden (yanılmıyorsam ebu cehil) kabe'de görevli. bakın bırak hacca gitmeyi kabe'de önemli bir görevi var. hatta oruç, zekat ve hatta hatta bizlere anlatılmayan namazları var bunların. buna rağmen ''birer pislik'' olarak nitelenen müşrikler.
devamını gör...
müridin mürşidine müşriklerin anlayışıyla yaklaştığını "zannedenlerin" iddiası. tasavvufun içinden bir örnek görelim? yok. hangi uygulama şirk? bilinmiyor. ee nerede bu şirk?
devamını gör...
mahmud efendi hazretlerine intisaplı biri olarak bu yazıyı kaleme alıyorum…
yıllardır efendi hazretlerine bağlıyım. arkadaş çevremin ekserisi de menzil’e bağlıdır..
anlatacaklarım tamamen başımdan geçmiş olaylardır…
tarikat şirk midir?
bu soruyu cevaplandırmak için belli argümanları sentezleyip servis etmem gerekecek, üşenmeyen okusun..
tarikat nedir?
bir konuda hüküm verebilmek için önce o konuya hakim olmamız gerekir öyle değil mi, yani öncelikle tarikatın ne olduğunu öğrenmemiz gerek..
nazım el kıbrısi hazretleri kendisine yöneltilen “tarikat nedir” sorusuna şu cevabı verir;
"allah bizlere kabe’ye gitmeyi ve hac vazifesini yerine getirmemizi emretmiştir..
bize farz olan Allah’ın evine gitmektir..
şimdi sen Allah’ın evine gittin senden mesuliyet kalktı, sen farz olanı yerine getirdin.
ben evini gördüm, şimdi de sahibini istiyorum dersen tarikata gireceksin.."
tarikat Allah’a ulaştıran yoldur..
tarikat farz değildir..
bir lükstür..
tarikat, yemekten sonra yenen tatlı gibidir gözümde. haa! senin ülserin varsa yani şeriatta noksansan bu tatlı sana zarar verir!
tarikatlar; müntesibi bulunan “ham sofiler” yüzünden lekelenir..
bu ham sofiler cahildir, yenidir, hamdır..
kendisi fenafillah olmuş da bütün derdi ümmet olmuş izlenimi verir.
şeriat namına bilgisi yoktur, işin aslına bakarsan tarikat namına da bilgisi yoktur…
ona sorarsanız tarikat farzdır,
ona sorarsanız şeyhi yatakta kaç takla attığını bilir
ona sorarsanız şeyhi yağmur yağdırır ve nebatat yeşertir..
ona sorarsanız dünya onun şeyhinin yüzü suyu hürmetine ayakta duruyordur..
ona sorarsanız şeyhi Allah’ın bütün sıfatlarına haizdir..
onunla sohbet ederseniz görürsünüz ki şeyhi; uğruna kainatın yaratıldığı peygamberimiz (s.a.v)’den bile üstündür..(!)
bu adam şirk içerisindedir kardeşim!
ayrıca tevessül ve rabıtayı yanlış anlamıştır bu zavallı!
rabıtayı şeyh'ten istemek olarak anlamıştır..
yumar gözünü, saatlerce; himmet eyle efendim, kabul eyle bu fakiri der..
başına bir bela geldiğinde elini açıp Allah’tan istemez de Allah’ın yarattığı aciz bir kuldan ister..
putlaştırmıştır şeyhini; ona göre şeyhi onun her şeyini biliyordur..
yalan!
vallahi de yalan billahi de yalan!
Allah resulünden yüce bir insan yaratılmadı, yaratılmayacak da..
Allah resulü yeri geldi hata yaptı, yeri geldi biçare kaldı..
Allah bana bildirmese ben hiçbir şey bilmem dedi!
ham sofiye sorsanız şeyhi gaybı bilir, hatta şeyhinin bulunduğu beldeye kafir cinler ve atası şeytan giremez!
peygamberlere vesvese veren mel’un şeytan, bunların şeyhinin olduğu yere gelemiyormuş.. bak hele!
sorsanız şeyhinin hiç günahı yoktur..
peki yukarıda zikrolunan sorunlar şeyh’den mi kaynaklı dersiniz, bence hayır!
onca şeyh tanıdım bir tanesi benden himmet isteyeceksin demedi..
hiçbiri beni ilahlaştıracaksın demedi..
hiçbiri peygamberden üstün olduğunu söylemedi..
yani anlayacağınız; suç şeyhin değil, şeyhi uçurtan müridin..
Allah resulü buyuruyor ki; benim adıma hadis uyduran cehennemdeki yerine hazırlansın!
öyle uydurma hadislerle karşılaşıyorum ki; tatbik etsem belki erecem o derece hayır kokuyor ama uydurma!
peki okuyanı amele teşvik eden bu uydurma hadisi piyasaya süren elemanın niyeti neydi??
Allah resulünün adını kullanarak amele teşvik etmekti, niyeti iyidi ama cehenneme gidecek..
ham sofinin de meselesi buna benziyor, iyi niyet ile olmayan kerametleri şeyhine isnat ediyor, onu yüceltiyor da yüceltiyor..niye ?? diğer insanlar da feyizlensin diye ama bu davranışı yüzünden o değerli şeyhleri avam ağızlara sakız ediyorlar.
bunun gibiler yüzünden tarikatlara şirk yuvası deniyor..
tarikat şirk değildir, şeyhler Allah dostudur.. kerametleri de haktır..
gerek mahmud efendinin müridleri olsun, gerekse gavsı sani hazretlerinin müridleri olsun bu ham sofilerle dolu…
Allah’ım bizleri ham sofi olmaktan korusun..
devamını gör...
aynı sıfatlar/kerametler/özellikler fetullah gülen'de şirk, şeyh de keramet.

devamını gör...
kahvede geğirerek tespih çeken cahil söylemi.
devamını gör...
doğrudan kaynağından verelim. aşağıda nakşibendiliğin 11 düsturu var. hadi bakalım buradan şirki bulup çıkarın ben de ayağınızı öpeyim.

--- alıntı ---

abdulhalik-ıl güjdevani'nin tespit ettiği "on bir" tarikât düstûru[değiştir | kaynağı değiştir]
ana maddeler: abdulhalik-ıl güjdevani ve tarikât
1) vukûf-ı zamanî
anlamı; her an kendini yoklamak ve zamanı iyi değerlendirmektir. müridin zamanı çok iyi değerlendirmesidir.
2) vukûf-ı adedî
anlamı; zikir sayısına dikkat etmek ve uymaktır. dersin adedi ve gerçek manası düşünülmelidir.
3) vukûf-ı kalbî
anlamı; kalbin daima zikr-i ilâhî ile meşgul olmasıyla kalbin kontrol edilebilmesidir. kalbi uyanık tutmak gerekir.
4) hûş der-dem
anlamı her alınan ve verilen nefeste manen uyanık bulunmaktır. nefes alıp verirken, gaflette olmamak..
5) nâzar ber-kadem
anlamı gözün ayak ucuna bakarak yürünmesi, fuzûli (boş) bakışlardan muhafazasıdır. başkasına değil, kendine bakmalıdır..
6) sefer der-vatan
halktan ayrılıp hakk'a gitmesidir.
7) halvet der-encümen
halk içinde de olsa, halvet hali olmalıdır.
8) yâd kerd
anlamı; kalbin zakir hale gelmesi, yani dil ve kalp zikrini birleştirmektir. şeyhin verdiği zikri, kalb ve dil ile daima tekrarlamak.
9) bâz geşt
anlamı; matlub ve maksudun ancak Allah rızası olmasıdır. zikirle Allah'a dönüş, vuslât düşünülmelidir.
10) nigâh-daşt
anlamı; nefsani ve şeytani vesveselerden korunmaktır. kalbi zararlı düşüncelerden korumak.
11) yâd-daşt
anlamı; kendini daima Allah'ın huzurunda bilmektir. masivâyı bırakarak, sadece Allah'ı düşünmektir.

--- alıntı ---
devamını gör...
selçuklu, anadolu selçuklu ve osmanlının orta dönemlerine kadar kısmında kesinlikle yersiz olan bir önermedir.
hacı bayram veli, ahmet yesevi, mevlana celaleddin rumi, hacı bektaş veli, yunus emre ve ismini sayamadığım nice insanlar anadoluyu oluşturmuşlardır.
ama bakın bu çok ilginç son 500 senedir binlerce din alimi gelmiş geçmiş hiç birinin ismi hatırlanmamıştır.
niye ? çünkü onlar Allah'ı ve peygamber sevgisini yüceltirken şimdikiler kendilerini yüceltip neredeyse peygamber ilan ediyorlar.
devamını gör...
önemli bir konu. evet. tarikatların dışında herşey Allah resul'ü ölçü olarak yapılıyor ya(!) ne zaman konuşacağız diye gün sayıyordum. a.r.o.

devamını gör...
der tarik-i nakşibendi çar terk
terk-i dünya,
terk-i ukba,
terk-i hesti
terk-i terk.
bu anlayıştan nasıl şirk çıkar anlamış değilim.

t: gavur değnekçisi kemalistlerin homurtulaŕından...
devamını gör...
din metafizik bir kavramdır. kişi kur'an ve sünnet ile çelişmeden kendini en huzurlu şekilde nerede hissediyorsa onun için en uygun ve makbul nokta odur.tarikatların adapları, edepleri anlaşılmadan ele alınırsa böyle şeyler düşünülebilinir. kişi kendini dergahta, mürşid huzurunda daha huzurlu hissediyorsa, kalpten samimi manada o hal üzere Allaha daha yakın olduğunu düşünüyorsa bu onun için bir vesiledir.bırakın insanlar istediği gibi yaşasın dini kur'an ve sünnet ile çelişmeden, sizin şirk yuvası dediğiniz yerdeki mürşid eğer gerçek manada Allah dostu ise, "benim dostuma savaş açan bana savaş açmış gibidir" ifadesi ile olan ancak sizlere olur. ancak tarikatlara mensup kardeşlerimiz de tarikat dışından olan insanlara farklı bir gözle bakmak yerine o kişiyi de o hal üzere kabullenmeli, tarikat dışı olanlara dinsiz muamelesi yapmamalı veya kendini daha takvalı mümin kabul etmemeli, kalplere nazar edemeyiz.
"şüphesiz en doğrusunu rabbimiz bilir"
devamını gör...
eskiden böyle başlıklara ne tanımlar yazıyordum oh oh oh.kendi kendime geriliyordum falan. yetmezdi mahlas altından salla bir de, o da olmaz özele koştur.. pffffff. lan ne salak adammışım.
tanım: bir görüş.

(bkz: aynen öyle senin dediğin olsun be hacı)

ekleme: işin garibi reelde de böyle sallamaz bir şey oldum son dönemde.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar